EKONOMİ - 18 Ağustos 2021 Çarşamba 14:03

Milli silahlı drone sistemi ‘Songar’ tüm versiyonlarıyla İDEF21’de

A
A
A
Milli silahlı drone sistemi ‘Songar’ tüm versiyonlarıyla İDEF21’de

Asisguard tarafından geliştirilen SONGAR Drone Sistemi 15’inci Uluslararası Savunma Sanayii Fuarı (IDEF’21) ‘nda sergileniyor. SONGAR drone sisteminin silahlı ve bombaatarlı versiyonları Uluslararası Savunma Sanayi Fuarı’nda tanıtıldı.

IDEF’21 Uluslararası Savunma Sanayi Fuarı’nda Türk Silahlı Kuvvetleri envanterinde yer alan ilk milli silahlı drone sistemi Songar entegre tüm versiyonlarıyla IDEF’te görücüye çıktı. Asisguard Genel Müdürü M. Barış Düzgün, “Songar’ın ekipmanlarında 5.56 tüfekli , 40 milimetrelik 4 bombayı aynı anda atabilen ekipmanı ve 6 tamburlu bomba atar gemisi yer alıyor. Ayrıca TÜBİTAK SAGE tarafından geliştirilen boyut, maliyet etkinlik ve hassas vuruş kabiliyetleri ile öne çıkan Togan mühimmatı entegre edildi” dedi.

“Songar’ın ekipmanlarında farklılıklar oldu”

Songar’ın eski haline göre daha fazla ekipmana ulaştığını belirten Barış Düzgün, “Bu 2 sene içerisinde biz ihtiyaçlara göre daha fazla gelişim sağladık. Bir platform olmasını istedik ve bu platform üzerine farklı farklı faydalı yükler ekleyelim dedik sadece bir 5.56 değil farklı yüklerinde yüklenmesini istedik. Bomba atar düşündük ve bunu yaptık 40 milimetrelik 4 tanesini aynı atabilen bir yapı tasarladık SONGAR için platform hiç değişmiyor aynı platforma farklı ekipmanlar çıkarıp takılabiliyor. Ayrıca 6’lı tamburalı bomba atar gemisini getirdik” ifadelerini kullandı.

Milli silahlı drone sistemi ‘Songar’ tüm versiyonlarıyla İDEF21’de

“Togan mühimmatları Songar’a entegre edildi”

Tübitak SAGE’nin kendilerine desteklerinden bahseden Düzgün, “Burada TÜBİTAKSAGE ile çalıştık ve çok destekleri oldu. Kendilerinin Togan mühimmatları var çok etkili 35 metrelik bir çapı etkileyen oldukça kuvvetli ekipmanı bizim Songar’a entegre ettik. Aslında aynı platformda biraz yazılım değişiklikleriyle çalışabilen 3 tane sahada kullandığımız ürün çıkardık” şeklinde konuştu.

“Envanterimizde 8 tane Songar bulunuyor”

Türk Silahlı Kuvvetleri Envanterin de 8 Songar’ın bulunduğunu söyleyen Düzgün, “Envanterimizde şuan 8 tane Songar’ımız var ve biz kullanıp konseptleri ile güncellemeler yapıyoruz sahadan gelen görüntülere göre geliştirme faaliyetlerimiz cihazlarımız üzerinde devam ediyor. Bunun yanında ak göz dediğimiz sistemi çıkardık, termal kamera sistemleri çıkardık soğutma sistemleri çıkardık uzak mesafe görüş sistemleri 360 derece farkındalık sistemleri çıkardık” dedi.

“Seri üretim için 2 ülke opsiyonumuz var”

Songar için seri üretim planları yaptıklarını anlatan Düzen, “Askeri cihazların seri üretimi 20-30 veya 40 tane olur insanlar seri üretim dediğimiz zaman 1000-2000 adetleri aklına getiriyor çok kısa zamanda 2 farklı yurtdışı opsiyonumuz ile belli adetlerde oyuna gireceğimizi düşünüyorum. Görüşmelerimiz bu yönde sürüyor Tabi ki yurtdışı ihracatı biraz meşakkatli oluyor ama son aşamalara geldiğimizde 2 tane ülke var orda istediğimiz adetlere ulaşacağımızı düşünüyorum” diyerek sözlerini sonlandırdı.

Furkan Serttaş

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kütahya El emeği eserler beğenildi Kütahya’nın Tavşanlı ilçesinde üç yıl önce bir hayalle yola çıkan Şerife Çelik Sanat Atölyesi, Bedesten AVM’de açtığı stantla kursiyerlerinin el emeği eserlerini görücüye çıkardı. Tavşanlı ilçesinde sanatseverler anlamlı bir sergide buluştu. Şerife Çelik Sanat Atölyesi bünyesinde eğitim alan kursiyerlerin uzun süren çalışmaları neticesinde ortaya koydukları eserler, Bedesten AVM’de düzenlenen sergiyle vatandaşların beğenisine sunuldu. İki gün boyunca açık kalan sergi, sanatseverlerden tam not aldı. Serginin açılışında konuşan atölye kurucusu Şerife Çelik, sanat yolculuğuna üç yıl önce büyük bir hayalle başladıklarını ifade etti. Başarının tesadüf olmadığını vurgulayan Çelik, "Üç yıl önce bir hayalimiz vardı ve bu yola çıktık. Ancak hiçbir hayalin sihirle gerçekleşmeyeceğinin, gerçekten büyük bir çaba gerektirdiğinin farkındaydık. Biz de çok çalıştık, pes etmeden emek verdik" dedi. Atölyenin yakaladığı başarının bir ekip işi olduğunu belirten Şerife Çelik, eğitmen kadrosuna ve kursiyerlerine teşekkür etti. Çelik, "Arkamızda gerçekten güçlü bir ordumuzun olduğunu söyleyebilirim. Hocalarımızla birlikte çok güzel ve özel işler yaptığımıza inanıyorum. Bugün burada sergilenen eserler, o disiplinli çalışmanın ve sanat aşkının bir meyvesidir" ifadelerini kullandı. Bedesten AVM’de kurulan stantta sergilenen tablolar ve el sanatı ürünleri, ziyaretçiler tarafından büyük bir ilgi ve beğeniyle karşılandı. Kursiyerlerin heyecanına ortak olan vatandaşlar, Tavşanlı’daki sanat faaliyetlerinin bu denli kaliteli bir boyuta ulaşmasından duydukları memnuniyeti dile getirdiler. İki gün süren etkinlik, hatıra fotoğraflarının çekilmesiyle son buldu.
Bursa Kışla birlikte gelen göz enfeksiyonlarına dikkat Kış aylarında gribal enfeksiyonların artmasına paralel olarak göz hastalıklarında da artış görülürken, uzmanlar vatandaşları bu konuda dikkatli olma konusunda uyardı. Kış aylarında sık karşılaşılan göz problemleri konusunda bilgi veren Göz Hastalıkları Uzmanı Op. Dr. Adnan İpçioğlu, "Hastalarımıza kış aylarında rahatsızlık veren sorunlardan biri de göz kuruluğudur. Kışın havalar yağışlı ve karlı geçmesine rağmen nem oranı düşük olduğundan hava oldukça kurudur. Ayrıca kış boyunca yanan kaloriferler, çalışan klimalar yeterince havalandırılmayan kapalı ortamlar bu etkilerin daha da artmasına yol açar. Özellikle uzun süre bilgisayar karşısında çalışan meslek grupları kuru göz rahatsızlığı açısından risk altındadırlar. Çünkü uzun süreli konsantrasyon gerektiren durumlarda insanlardaki mevcut göz kırpma sayısı azalmakta ve gözler daha çabuk kurumaktadır. Gözlerde batma, sulanma ve kızarıklık şeklinde kendini gösteren göz kuruluğunda, hastalara önerilerimiz, çalışılan ortamın nemlendirilmesi, bilgisayar karşısında daha sık göz kırpma ve göz hekiminin önereceği gözyaşı damlalarının kullanılması şeklindedir" dedi. Bir diğer problemin de gözde sulanma, kızarıklık, çapaklanma ile başlayan konjonktivitler olarak adlandırılan sorun olduğunu ifade eden Medicana Bursa Hastanesi Göz Hastalıkları Uzmanı Op. Dr. Adnan İpçioğlu, "Kış aylarında virüslere bağlı hastalıkların artmasına paralel olarak özellikle gribal enfeksiyonların artış gösterdiği dönemlerde viralkonjonktivitin görülme sıklığı artmaktadır. Toplu yaşam alanları bu açıdan risk altındadır. Hastalık gözde kızarıklık, sulanma, çapaklanma ve ışığa karşı hassasiyet artışı şeklinde şikayetlere neden olur. Genellikle tek gözde başlayıp daha sonra diğer gözde de şikayetler ortaya çıkar. Gözün kornea dediğimiz saydam tabakasını tutarak görme azalması yapabileceğinden en kısa zamanda bir göz hekimine başvurmak gerekir. Hastalıktan korunmak için özellikle gözlerin çok ovulup kaşınmamasına, başkasına ait havlu, makyaj malzemesi ve benzeri şahsi eşyaların kullanılmamasına, bu tür hastalık belirtileri olan kişilerle yakın temastan kaçınılmasına ve el hijyenine dikkat edilmesi gerekir" diye konuştu. Ultraviyole ışınlarının da göz açısından riskleri olduğunu belirten İpçioğlu, "Kış aylarında sıcaklığın az olması, ultraviyole ışınlarının zararlı etkilerinin de daha az olduğu anlamına gelmiyor. Kışın karların oluşturduğu parlama ve yansımalar bu etkileri daha da arttırmaktadır. Bu nedenle dışarıda uzun süre vakit harcama eğiliminde olan çocuklar, açık havada çalışan işçiler ve kar sporu yapanlar risk altındadır. Yaşa bağlı katarakt, yaşa bağlı makula dejeneresansı, pterjium, ve göz çevresi cilt kanserleri güneş ışığına bağlı göz hastalıklarından bazılarıdır" şeklinde konuştu.