Küçükçekmece'de geçtiğimiz günlerde PKK yandaşları tarafından bir İETT otobüsüne atılan molotof kokteyli ile yüzü yanan Serap Eser(17), tedavi gördüğü Bağcılar Devlet Hastanesi'nde hayatını kaybetti.
"İHMAL OLDUĞUNU DÜŞÜNÜYORUZ"
Küçükçekmece'de PKK yandaşlarının İETT otobüsüne attıkları molotofkokteyli ile yüzü yandıktan sonra tedavi altına alındığı hastanede bu sabah hayatını kaybeden Serap Eser'in ağabeyi Ümit Eser, kardeşinin ölümünde ihmal olabileceğini savundu.
Ağabey Ümit Eser, kardeşinin hayatını kaybettiği Bağcılar Eğitim ve Araştırma Hastanesi önünde basın mensuplarına açıklama yaptı. Kardeşinin yaklaşık 29 gündür hastanede tedavi gördüğünü anlatan Eser, "Durumu ilk günlerde iyiydi. Kendisi kalkıp yürüyordu. Dışarıdan yemek yeme olanağı da vardı. Son arife gününe birkaç gün kala durumu kötüleşmeye başlamıştı. Doktorların bunun farkında olup olmadıklarını bilmiyorum. İlkokul mezunu olmayan annem, kızın durumunun kötüleştiğini açık açık söylemişti bana. Bu
kızın buradan çıkamayacağını açık açık söylemişti. Ama doktorlar kendilerine göre tedavi uyguluyorlardı" diye konuştu.
Bir ihmal olup olmadığını bilmediklerini kaydeden Ümit Eser, "Ama ihmal olduğunu düşünüyoruz" dedi. Kardeşinin durumunun bir anda kötüleşip, yoğun bakıma alınmasını düşündürücü bulduklarını anlatan Eser, "Çünkü geçtiğimiz cumartesi gecesi, Pazar sabahına ben yanındaydım. Yüksek ateşle birlikte halüsinasyonlar görmeye başlamıştı. Ben bunu doktorlarına bildirdim. İlaçların verdiği bir şey olabilir diyorlardı. Ertesi gün durumu artarak kötüleşmeye devam etti. Halüsinasyonlar olayı da aratarak devam etti.
Yanında olmayan kişilerle konuşmaya başladı. Pazar sabahı da kardeşim yanındaydı. Kardeşim bizi çağırarak Serap'ın yoğun bakıma alındığını söyledi" dedi.
Eser, hastane yönetiminin enfeksiyonla ilgili kendilerine hiçbir şey söylemediğini belirterek, "Yaralının enfeksiyon kapabileceği söyleniyor. Açık yarası olanlar enfeksiyon kapabilir. Ama bize böyle bir şey söylenmedi. Doktorları basına antibiyotiklerini değiştireceğiz şeklinde güzel açıklamalar yapıyordu. Ama bu durumdan bize hiç bahsedilmedi" şeklinde konuştu.
"İhmalle ilgili kuşkularınız nelerdir?" şeklindeki bir soru üzerine ise ağabey Ümit Eser, "Hastane enfeksiyonunun geç fark edilmiş olması olabilir. Enfeksiyon kapabileceği bilgisi vardı ama benim gördüğüm bir anda yoğun bakıma alınması. Buradaki kuşkularımız acaba bayram sürecinde tedavi konusunda bir ihmal olabilir mi? Özellikle belirtiyorum bayram sürecinde doktorları bunun farkında mıydı, bunu öğrenmek istiyorum. Yoğun bakıma girdiği gün tüm doktorları buraya geldi. Vücudundaki yanıkları daha derin kazıyarak enfeksiyondan kurtarmaya çalıştılar.
Ameliyat çıkışında durumunun iyi olduğunu söylediler. Hatta doktorunun söylediği yarın kendi servisine kaldırılabilir, yemekte yiyebilir dediler" cevabını verdi.
Serap'ın durumunun düzelmemesi üzerine annesinde deri nakli yapılması için doktorların kendileri ile konuştuklarını kaydeden Eser, "Doktorları bize Perşembe akşamı deri nakli yapıp Serap'ın dizlerindeki yaraları kapatıp en azından sıvı kaybını önlemek gibi dışarıdan enfeksiyon girmesini engellemeye çalışıyoruz dediler. Bizde bunu onayladık. Çözüm buysa karışma durumumuz yok. Zaten buna karşı çıkamazdık. Annemin hala haberi yok. Başka bir serviste yatıyor" dedi.
Ümit Eser, "Bu tür olaylarda siyasi provokasyon olabilir mi?" sorusuna ise şu yanıtı verdi;
"Siyasi konuya değinmek istemiyorum ama çok az ceza alıyorlar. Failleri yakalandı. Artık giden gitti ben her şeyi de konuşsam giden geri gelmiyor. Bunu yapanlar 20-30-40 yıl ceza altın desem de Serap geri gelmeyecek. Bu Serap'a oldu bugün, yarın bir başkasına olmaması için bunun önlemlerini almaları gerekiyor."
Kardeşinin yılbaşından önce hastaneden çıkacağını düşündüğünü anlatan Eser, "Derslerini düşünüyordu. Üniversite sınavına girecekti zaten tek amacı da oydu. Açıkçası devletine yararlı birisi olmak için çırpınıyordu" dedi.
Olayın yaşandığı otobüs durağının evlerine birkaç dakika uzaklıkta olduğunu kaydeden Eser, ancak durakta ışıklandırma olmadığını ve yerinin yanlış olduğunu söyledi. Bunu defalarca dile getirdiklerini ifade eden Ümit Eser, "Bu durakta bir ışıklandırma yok ve bu çok tehlikeli bir olay. Oralarda bu tür olayları işleyecek birileri dolaşıyordu. Biz her gün duraktan Serap'ı alıyorduk. O günde babam gitti almaya. Şüphelileri görmüş ama anlayamamış. Babamda durakta oturup bekliyor. Şahıslar olayı gerçekleştirdiğinde otobüsten yanarak bir kız düşüyor. Kim diye baktığında kendi kızını görüyor. O gün o da yaralanmıştı.
Bu saatten sonra diyecek bir şey yok. Acı bizim acımız. Şuanda siyasi konumlarla ilgili bir şey diyemem ama kanunlarda ağırlaştırılmış cezaları yürürlüğe sokmak lazım. Bazı şeylere göz yumulmaması lazım. Bu kolay bir şey. Bu kadar kolay olmaması lazım. Adli Tıp'a sevk edeceğiz. Raporlara göre hareket edeceğiz. Durumunun bir anda ağırlaşması bizim kafamızı karıştırdı" diye konuştu.
"Kardeşinizin Bayram günlerinde ihmal edildiğini mi düşünüyorsunuz?" sorusuna ise ağabey Eser, "İlk etapta böyle bir şey söyleyemem. Ama bizim gördüğümüz arife ve bayram sürecinde Serap'ın durumu daha da ağırlaşmıştı. Biz bunu fark ediyorduk" yanıtını verdi.
Hastane yetkilileri, konuyla ilgili yazılı açıklama yaptıklarını belirterek, başka bir açıklama yapmayacaklarını kaydetti.








