ASAYİŞ - 29 Aralık 2017 Cuma 13:04

Mor beyin mağduru gazeteci Ömer Faruk Aydemir serbest bırakıldı

A
A
A
Mor beyin mağduru gazeteci Ömer Faruk Aydemir serbest bırakıldı

Terör örgütü tarafından kullanılan bylock haberleşme sistemini kullandığı gerekçesiyle 5 ay önce tutuklanarak cezaevine konulan İhlas Haber Ajansı’nın İstihbarat Şefi Ömer Faruk Aydemir tahliye edildi.

Aydemir, yapılan son çalışmalar neticesinde ortaya çıkartılan ve “mor beyin” adı verilen bir yöntemle iradesi dışında telefonuna bylock yüklenen mağdurlar arasında olduğu ortaya çıkınca tutuklu bulunduğu Silivri Cezaevi’nden sabaha karşı tahliye edildi. Aydemir’i çok sayıda seveni karşıladı.

Fethullahçı Terör Örgütü’nün gizli haberleşme sistemi olan bylock programının bazı kişilere iradesi dışında yüklendiğinin ortaya çıkmasının ardından mağdur olanların tahliyesine devam ediliyor.

İhlas Haber Ajansı İstanbul Bölge Müdürlüğü bünyesinde İstihbarat Şefi olarak görev yapan Ömer Faruk Aydemir, terör örgütünün gizli haberleşme sistemi olan Bylock kullandığı gerekçesiyle 10 Ağustos 2017 tarihinde gözaltına alındıktan sonra tutuklanarak Silivri Cezaevi’ne gönderilmişti.

Yapılan yoğun şikayetler üzerine harekete geçen Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı konunun ayrıntılı incelenmesi için Milli İstihbarat Teşkilatı ve Bilgi Teknolojileri ve İletişim kurumunu harekete geçirmişti. İncelemeler sonucunda bylock kullanıcısı gibi görünen 11 bin 480 kişinin mağdur olduğu ve programın iradeleri dışında telefonlarına yönlendirildiği ortaya çıkmış ve Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından kamuoyuna duyurulmuştu.

Bu gelişmenin ardından mağdur listesinde yer alan ve tahliyesine karar verilen Ömer Faruk Aydemir sabaha karşı Silivri Cezaevi’nden tahliye edildi.

Mor beyin mağduru gazeteci Ömer Faruk Aydemir serbest bırakıldı

Gazeteci Ömer Faruk Aydemir tahliyesinin ardından Silivri Cezaevi önünde ailesi, yakınları, gazeteci arkadaşları ve sevenleri tarafından karşılandı. Duygu dolu anların yaşanmasının ardından Ömer Faruk Aydemir sevincini sevenleriyle paylaştı.

FETÖ'nün yeni tuzağının ortayı çıkmasının ardından tahliye olan Ömer Faruk Aydemir, “İlk günden beri masum olduğumu söylüyordum, sizler bana inandınız beni yalnız bırakmadınız masum olduğum ortaya çıktı. Hepinize teşekkür ediyorum” dedi.

Mor beyin mağduru gazeteci Ömer Faruk Aydemir serbest bırakıldı

Mor beyin uygulaması nedeniyle mağdur olan ve cezaevinde bulunan bin 100 kişinin tahliye işlemleri devam ediyor. Henüz hakkında işlem yapılmayan 10 bin 380 kişi için ise herhangi bir yargılama yapılmayacağı öğrenildi. 

Mor beyin mağduru gazeteci Ömer Faruk Aydemir serbest bırakıldı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İzmir Kuzey Ege Spor Oyunları Aliağa’da sona erdi İzmir’de ilk defa düzenlenen ve Aliağa’nın ev sahipliğinde 12 farklı branşta bin 453 sporcunun katılımıyla gerçekleştirilen Kuzey Ege Spor Oyunları düzenlenen törenle sona erdi. Aliağa Gençlik ve Spor İlçe Müdürlüğü koordinesinde organize edilen Kuzey Ege Spor Oyunları’na Kınık, Bergama, Menemen, Foça ve Dikili’den de sporcular katıldı. 6 gün boyunca minikler, küçükler, yıldızlar ve gençler kategorilerinde kız ve erkekler ayrı ayrı olmak üzere 12 branşta kıyasıya mücadele eden sporcular, yeteneklerini sergileyerek başarı elde ettiler. Tören, Avcı Ramadan Çocuk Oyun Alanı’nda yapıldı Kuzey Ege Spor Oyunları’nın ödül töreni, Avcı Ramadan Çocuk Oyun Alanı’nda gerçekleşti. Törene Aliağa Kaymakamı Zekeriya Güney, Aliağa Belediye Başkan Yardımcısı Mesut Öztürk, Bergama Belediye Başkanı Tanju Çelik, Dikili Belediye Başkan Yardımcısı Ali Kayacan, İl Gençlik ve Spor Müdürü Murat Eskici, Spor Federasyonları Daire Başkanı Erbil Yiğitbaş, Kınık Belediyesi Kültür ve Sosyal İşler Müdürü Ahu Geç ,Aliağa Belediyesi Personel Şirketi Yönetim Kurulu Başkanı Mehmedali Özkurt, Aliağa Gençlik ve Spor İlçe Müdürü Günay Karataş, gençlik ve spor ilçe müdürleri, ilçe milli eğitim müdürleri, beden eğitimi ve spor öğretmenleri, antrenörler, sporcular ve aileleri katıldı. Murat Eskici: "Hedefimiz bir olimpiyat şampiyonu çıkarmak" Törende konuşma yapan Gençlik ve Spor İl Müdürü Murat Eskici, sporun tabana yayılması için büyük bir gayret içerisinde olduklarını belirterek, "Bu gençlerin içerisinden bir tane olimpiyat şampiyonu çıkarmak için çalışıyoruz. İnanıyorum ki İzmir’de nice şampiyonlar var ve olimpiyat şampiyonlarımız var. Bu hareketlilik sayesinde dünyaya Ege’nin incisi İzmir’in adını duyuracak nice şampiyon sporcular çıkaracağımıza yürekten inanıyorum" ifadelerini kullandı. Mesut Öztürk: "Dostluk ve barış kazandı" Aliağa Belediye Başkan Yardımcısı Mesut Öztürk ise 6 günden beri süren Kuzey Ege Spor Oyunları’nın 6 ilçenin katılımıyla büyük bir coşku ve heyecanla tamamlandığını ifade ederek, "Büyük Atatürk’ün ’Spor dostluk, barış ve kardeşliktir’ sözünü rehber alan tüm sporcularımızı kutluyor, katılımlarınız için teşekkür ediyorum" diye konuştu. Zekeriya Güney: "Bu oyunlar en güzel şekilde devam edecektir" Aliağa Kaymakamı Zekeriya Güney yaptığı konuşmada "6 gün boyunca Aliağa ilçemizin ev sahipliğinde diğer 5 ilçelerimizden gelen sporcularımızla birlikte centilmence mücadeleler oldu. Mutlaka bu oyunların kazananları belli olacak. Ama kazanan bütün herkes, bütün ilçelerimiz kazandı, gençlerimiz kazandı, sporcularımız kazandı ve dostluk kazandı. Ben inanıyorum ki bundan sonraki süreçlerde bu oyunlar en güzel şekilde devam edecektir. Bu oyunların düzenlenmesinde emeği geçen bütün arkadaşlarıma teşekkür ediyorum. Herkese çok çalıştı, belediye başkanlarımıza teşekkür ediyorum, spor ilçe müdürlüğü personeline, eğitimcilerine, milli eğitim müdürlüğümüze, bütün ilçelerimizin milli eğitim müdürlüklerine, bütün sporcularımıza teşekkür ediyorum” dedi. Törenin ardından dereceye giren sporculara ve takımlara ödülleri ve kupaları takdim edildi.
Eskişehir 37 yıl önce şehit olan komutanlarını kabri başında andılar 28 Nisan 1987’de Hakkari’de teröristlerle girdiği çatışma sonucunda şehit düşen Piyade Üsteğmen Halil Durmaz’ın Eskişehir Hava Şehitliği’nde bulunan kabri, 37 yıl sonra silah arkadaşları tarafından ziyaret edildi. Afyon ilinin Emirdağ ilçesi Dağılgan köyünde doğan ve Kara Harp Okulu’ndaki eğitiminin ardından 1982 yılında teğmen olarak orduya katılan Halil Durmaz, 28 Nisan 1987 yılında Hakkari Dağ ve Komanda Tugayı 1’nci Komando Taburu’nda şark hizmeti yaparken teröristlerle girilen çatışmada şehit düştü. Evli ve bir erkek çocuğu babası Durmaz’ın vefatı o dönemlerde hem ailesine hem de komutanları olarak başlarında bulunduğu askerlere büyük üzüntü yaşattı. Şehadete erişinin ardından Eskişehir Hava Şehitliği’ne defnedilen Şehit Piyade Üsteğmen Halil Durmaz’ın kabri, şehit olduğu dönemde komutanlığını yaptığı askerleri tarafından ziyaret edildi. Farklı illerden Eskişehir’e gelen ve 37 yıl sonra komutanlarının mezarı başında anan silah arkadaşları, duygu dolu anların yaşanmasına sebep oldu. Halil Durmaz’ın şehit olduğu yıllarda gerek vatani görevini yapmak için er ve erbaş olarak orada bulunan gerekse Türk Silahlı Kuvvetleri bünyesinde astsubay ve subay olarak görev yapan silah arkadaşları, gösterdikleri vefa örneği ile şehidin eşi Hülya Durmaz’a da duygu dolu anlar yaşattı. Aradan geçen 37 yılın ardından aralarında emekli subayların ve emekli generallerin de bulunduğu silah arkadaşları tarafından şehit eşinin kabrinin ziyaret edilmesinden büyük memnuniyet duyduğunu belirten Hülya Durmaz, kocasının bayrağını seven birisi olarak vatanını ailesine tercih etmesinin gurur verici olduğunu söyledi. "O zamanın askerleriyle Şehit Üsteğmen Halil Durmaz’ı anmak maksadıyla buradayız" 1987 yılında üsteğmen olarak görev yapan emekli Albay Halit Olgun, "O zamanın askerleriyle beraber Şehit Üsteğmen Halil Durmaz’ı anmak maksadıyla buradayız. Türkiye’nin çok değişik coğrafyalarından gelenler var. 81 vilayetimiz var, inanıyorum ki bunun yüzde 30’undan gelenler oldu. Hatta Almanya’dan gelen arkadaşımız var. Biz 37 yıl sonra şimdi, bu topraklarda can vermiş kardeşimizi anmak maksadıyla bir araya gelmiş o zamanki yirmili yaşlarının gençleriyle şimdiki dede olmuş insanlar bir güzelliği yaşatmaya, değer yargılarının değersizleştiği günümüz dünyasında bir değeri ortaya koymaya çalışıyoruz. İnanıyorum ki bundan da burada bulunan herkes ziyadesiyle memnuniyet duyuyordur" dedi. "Terör ve teröristlerle mücadelenin ilk büyük çatışmasında 12 şehit vermiştik” Halil Durmaz’ın nasıl şehit düştüğünü anlatan Olgun, "28 Nisan 1987 yılında Ramazan’ın ilk günü. 1980’lerde başlayan terör ve teröristlerle mücadelenin ilk büyük çatışmasıydı. Şemdinli, Tütünlü bölgesinde cereyan etmişti. Çatışmada 1 binbaşı, 2 üsteğmen ve yaklaşık 9 erbaşı şehit vermiştik. O çatışmada Ömer Aktuğ binbaşımız, İzzettin Polat ve Halil Durmaz üsteğmenimiz ile ismini şu an ifade edemeyeceğim vatan evlatları şehit oldular. Bu ülkenin bekası için canlarını feda ettiler. Bu ülke varsa bu bayrakların altında yatan şehitlerin yüzü suyu hürmetine var. Biz askerler olarak vatan, millet, cumhuriyet ve vazife uğrunda seve seve hayatını feda etmeye yemin etmiş insanlar olarak bundan onur ve hep gurur duyuyoruz. Bizim hayatımız vatan, şeref ve vazife. Başka da bir şey yok" şeklinde konuştu. "Birileri bu vatan için şehit olacaktı, bu şehitlerin arasında benim sevgili eşim de vardı" Şehit Piyade Üsteğmen Halil Durmaz’ın eşi Hülya Durmaz ise eşinin silah arkadaşlarının gerçekleştirdiği ziyaretten duyduğu memnuniyeti dile getirirken şu ifadeleri kullandı: "82 devreler her yıl 28 Nisan’da anma programlarını gerçekleştiriyorlar. Ancak ben şuna inanıyorum, bu vatanı ve toprağı her bir bireyimiz çok sevmekte. Yakın olmasak da onların gönüllerinde şehitlerimizin yaşadığına ben inanıyorum. Değerli komutanımız, devre arkadaşı ve nefer olan askerleri başta olmak üzere gelen bütün misafirlerimizin hepsine ayrı ayrı teşekkür ediyorum. Çok mutlu olduğumu söyleyebilirim. Karışık duygular yaşadım. Eşimin aralarında olmasını çok isterdim ama vatanını ve bayrağını seven bir asker olarak da bizleri vatanına tercih etmesi gurur veriyor. Bu vatan hepimizin vatanı. Birileri bu vatan için şehit olacak, bu şehitlerin arasında benim sevgili eşim de vardı. Eşim başta olmak üzere tüm şehitlerimizi rahmetle anıyorum."