KÜLTÜR SANAT - 26 Nisan 2013 Cuma 12:52

Muzaffer Sarısözen anılacak

A
A
A
Muzaffer Sarısözen anılacak

Herkesin dilinden diline dolaşan eşsiz eserlerin derleyicisi ve Yurttan Sesler Korosu’nun kurucusu Hoca Muzaffer Sarısözen vefatının 50. Yılında düzenlenecek törenle anılacak.

Herkesin dilinden diline dolaşan eşsiz eserlerin derleyicisi ve Yurttan Sesler Korosu’nun kurucusu Hoca Muzaffer Sarısözen vefatının 50. Yılında düzenlenecek törenle anılacak.

İstanbul Büyükşehir Belediyesi Kültür ve Sosyal İşler Daire Başkanlığı Kültür Müdürlüğü’nün düzenlediği tören 30 Nisan 2013 Salı günü Cemal Reşit Rey Konser Salonu’nda gerçekleştirilecek.

Muzaffer Sarısözen kimdir?

Muzaffer Sarısözen, 1899 yılında Sivas’ta doğdu. İlkokulu Sivas’ta bitirdikten sonra, lise öğrenimine Sivas’ta başladı. Lise 2. sınıfta iken Çanakkale Savaşı’na katılmak için gönüllü olarak askere gitti. Kurtuluş Savaşı'ndan sonra terhis oldu. Sivas’a döndükten sonra Türkçe ve müzik öğretmenliği yaptı. 1926’da Sivas Valiliği tarafından müzik öğrenimi görmesi için İstanbul Belediye Konservatuarı’na gönderildi. Burada 4 yıl öğrenim gören Sarısözen, bir süre konservatuar müdürü Yusuf Ziya Demircioğlu ile birlikte folklorla ilgili çalışmalar yaptı. Daha sonra Sivas’a gelerek, önce öğretmen okulunda, sonra lisede müzik öğretmenliği yaptı. Öğretmenliği sırasında, bir yandan da halk müziği ve oyunlarıyla ilgili derleme çalışmalarını sürdürdü.

Muzaffer Sarısözen, Eylül 1930’da Milli Eğitim Müdürü olan Ahmet Kutsi Tecer ile tanıştı. Tecer; Sarısözen ile tanıştıktan sonra, 1930 yılında "Halk Şairlerini Koruma Derneği"ni kurdu. Muzaffer Sarısözen ise derneğin genel katibi oldu.

İlk “Halk Şairleri Bayramı” 1930’da yapıldı. Âşık Veysel’in de ilk çıkışı Halk Şiirleri Bayramı ile olmuştur. Bayram sonunda çıkarılan Sivas Halk Şairleri Bayramı adlı broşürde Sarısözen, “Sivas Halayları” başlıklı yazısını, halayların notaları ile birlikte yayınladı. Sarısözen’in yazısı halaylar hakkında yazılmış ilk notalı makaledir.
Sivas’ta öğretmenliği sırasındaki çabalarından dolayı Milli Eğitim Bakanlığı yetkililerince 1938 yılında Ankara Devlet Konservatuarı (Ankara Musiki Muallim Mektebi) Folklor Arşivi’ne atandı.

1937-1951 yılları arasında, Milli Eğitim Bakanlığı tarafından Türkiye’nin birçok yöresinde yapılan derleme çalışmalarına katılan Sarısözen, derlenen bu türkü ve ezgilerin arşivde bir düzen içinde saptanması, korunması ve değerlendirilmesini sağladı.

Muzaffer Sarısözen’in Türkiye’deki folklora katkısı, türkü ve oyun havalarının derleme ve notaya alınmasının yanı sıra Türkiye düzeyinde yaygınlaştırılması ve tanıtılması konusunda oldu.
Halk müziği ile ilgili radyo yayınları Sarısözen’in 1938’de Ankara’ya gelmesiyle başladı. Radyo yayınları önceleri birer ikişer solo program olarak sürmüş, Milli Musiki Sanatkarları Kolu adıyla Türk Halk Müziği ve Klasik Türk Müziği ile birlikte yürütülmüştür. Halk müziği yayınlarının dikkatle dinlenmeye başlandığı 1938-1941 yılları arasında, müzik yayınları şefi Mesut Cemil Sel, halk müziğinden sorumlu şef yardımcısı ise Muzaffer Sarısözen’di. Sarısözen, o yıllarda Ankara Radyosu’na gelip, zaman zaman programlar yapan yöre sanatçılarını bir araya getirip ilk halk müziği programlarını başlattı.

1940 yılından sonra zamanla artan halk müziği yayınları, 1941 yılının sonlarına doğru Sarısözen yönetiminde “Biz Türkü Öğreniyoruz” ve “Yurttan Sesler “adı altında Klasik Türk Müziği korosundan ayrılarak yayınlarını sürdürmeye başladı. Bu topluluk elemanlarının sayıları gün geçtikçe arttı ve böylece Türkiye Radyolarının ilk Yurttan Sesler Korosu, Muzaffer Sarısözen’in öncülüğünde resmen kurulmuş oldu. Bu gelişmeyi çağdaş halk müziğindeki birinci kopuş ve yeniden yapılanma olarak adlandırmak yerinde olur.

1953 yılında İzmir Radyosu, 1954 yılında İstanbul ve daha sonraki yıllarda da Erzurum Radyosu Yurttan Sesler Korosu kurulmuştur. 1940’lı yıllarda radyolarda 5-10 kişiyi geçmeyen halk müziğine gönül veren profesyonellerin sayısı bugün binlere ulaşmıştır.

Muzaffer Sarısözen 1951 yılında Neriman Altındağ ile evlilik yaptı. Bu evlilikten oğlu Memil Sarısözen dünyaya geldi.
Muzaffer Sarısözen, bugün sesini ve sazını dinlediğimiz birçok sanatçının öğretmeni olup, ilk Ankara’ya gelişinde Ankara Devlet Konservatuarı Folklor Arşivi’ndeki görevi sırasındayken başlattığı tarih ve halk oyunları öğretmenliğini uzun yıllar sürdürerek, pek çok öğrencinin bu alanda yetişmesini sağladı. Türkiye’nin birçok yöresinde Mahmut Ragıp Gazimihal, Ahmet Adnan Saygun, Ulvi Cemal Erkin, Halil Bedii Yönetken, Nurullah Taşkıran ve Rıza Yetişen’den oluşan derleme ekibiyle birlikte on binlerce türkü ve öykü derledi. Bunların binden çoğunu Muzaffer Sarısözen notaya aldı, değerlendirdi.

Türkiye’de az sayıda yapılan halk müziğine ilişkin basılı yayınların başında, 1926’da İstanbul Belediye Konservatuarı’nın yayımladığı 14 defterlik “Anadolu Halk Şarkıları” adlı kitapların dışında Sarısözen’in 1941 yılında yayımladığı “Seçme Köy Türküleri” adlı kitabı öne çıkmaktadır. Sarısözen, 1952 yılında “Yurttan Sesler”, 1962 yılında günümüzde halk müziği ile ilgili önemli bir kaynak olan “Türk Halk Musikisi Usulleri” adlı kitabını yayımladı.
1949-50 yıllarında İtalya ve İspanya’da yapılan halk oyunları şenliklerine Türkiye’den ilk kez halk oyunları ekipleri Sarısözen’in başkanlığında gönderildi ve büyük başarı sağladı. 1952 yılında bir bankanın kurduğu halk oyunlarını yayma ve yaşatma kurumunda da önemli görevlerde bulundu.

Muzaffer Sarısözen, özellikle halk müziğine ilişkin görüşlerini çeşitli dergi ve gazetelerde yayımlayıp, genç kuşağı halk müziğinin derlenmesi, araştırılması ve tanıtılması konusunda özendirmeye çalıştı.

Muzaffer Sarısözen, arkasında söylenecek binlerce türkü , çekilecek yüzlerce halay, türküleri söyleyecek binlerce sanatçıyı ve yollarını açtığı yüzlerce ozanı geride bırakarak 4 Ocak 1963 yılında Ankara’da vefat etti.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kırklareli Şehir trafiğini rahatlatacak karar: Zorunlu tır parkı uygulaması başladı Kırklareli’nin Pınarhisar ilçesinde Altın Çağ Projesi muhtevasında ilçe genelinde trafik düzenini sağlamak, güvenliği artırmak ve şehir merkezini korumak amacıyla zorunlu tır parkı uygulamasını bugün itibarıyla hayata geçirdi. Kararın uygulanmaya başlamasıyla ağır tonajlı araçların şehir merkezinde gelişi güzel park etmesinin önüne geçilecek. Pınarhisar Belediyesi’nden yapılan açıklamada, 1 Ocak 2026 tarihi itibarıyla haritada belirtilen güzergahlar ile alanlar dışında tır, kamyon ve benzeri ağır tonajlı araçların ilçe merkezine giriş-çıkışlarının ve şehir içinde park yapmasının 7 gün 24 saat esasına göre tamamen yasaklandığı bildirildi. Ağır tonajlı araçların park işlemlerinin yalnızca tır parkı alanında yapılacağı vurgulandı. Açıklamada, alınan kararın trafik güvenliğini artırmak, ilçe merkezindeki düzensiz park yapmayı ortadan kaldırmak, yol ve altyapı yatırımlarını korumak amacıyla uygulamaya konulduğu ifade edildi. Belediye yetkilileri, uygulamanın kimseyi mağdur etmeyi amaçlamadığını ancak Pınarhisar’ın düzeni ve güvenliği için kurallara kesinlikle uyulmasının zorunlu olduğunu özellikle belirtti. Haritada belirtilen alanlar dışında ilçeye giriş-çıkış yapan ya da ilçe içinde park eden ağır tonajlı araçlar hakkında, ilgili mevzuat çerçevesinde cezai işlem uygulanacağı da duyuruldu. Pınarhisar Belediyesi’nden yapılan açıklamada açıklamada ayrıca, ilçenin yalnızca bugünüyle değil geleceğiyle de planlandığı vurgulanarak, daha düzenli, daha güvenli ve daha yaşanabilir bir Pınarhisar için kararlılıkla çalışmaya devam edileceği mesajını verdi.