TEKNOLOJİ - 03 Ekim 2012 Çarşamba 13:39

Nanoteknolojiye sahip çıkan kazanacak

A
A
A
Nanoteknolojiye sahip çıkan kazanacak

Yıldız Teknik Üniversitesi’nde gerçekleştirilen “II. Ulusal Nanoteknoloji Kongresi”nde firma, akademisyen ve öğrenciler gibi sektörün bileşenleri, geleceğe yön verecek olan teknolojiyi konuştu.

İSTANBUL

Yıldız Teknik Üniversitesi Rektörlüğü’nün desteğiyle Makine Teknolojileri Kulübü tarafından YTÜ II. Ulusal Nanoteknoloji Kongresi gerçekleştirildi. Teknolojik bağımsızlığı kendine misyon edinmiş olan Yıldız Teknik Üniversitesi tarafından sektörün nabzını tutmak amacıyla düzenlenen kongrede, sanayi ve teknoloji dünyasının önemli isimleri ile öğrenci ve sektör ilgilileri bir araya geldi. Amerika’da alanında öncü olan 2 Türk akademisyenin sunumları, akademik sunumlar, firma sunumları ve panellerden oluşan kongreye ilgi büyüktü.

GELECEĞE NANOTEKNOLOJİ YÖN VERECEK

YTÜ Rektörü Prof.Dr. İsmail Yüksek açılış konuşmasında, günümüzde, savunma, ulaşım, çevre, iletişim, kimyasallar, tüketici ürünleri alanlarında ve en fazla olarak da biyomedikal ve tıp alanında kullanılan Nanoteknoloji’nin, yakın gelecekte tüm dünyanın sanayi kollarına ve insan hayatına yön verecek bir kavram olduğunu söyledi. Nanoteknoloji alanında başta NASA olmak üzere dünyanın pek çok büyük araştırma merkezleri ve önde gelen teknoloji enstitülerinin milyonlarca dolarlık bütçelerle araştırmalarını büyük bir hızla sürdürmekte olduğunun altını çizen Rektör Yüksek, Nanoteknoloji alanlarında açılan akademik program sayısının giderek arttığına dikkat çekerken şunları söyledi:

“40 tanesi ABD’de olmak üzere nanoteknoloji alanında yaklaşık 140 üniversite programı bulunmaktadır. Nanoteknoloji, kullandığımız aletler, bilgisayarlar, yapılar, elbiseler ve materyalleri değiştirecek ve yeni ürünler, piyasalar ve yaşam tarzını gündeme getirecektir. Devlet ya da devlet büyüklüğündeki işletmeler artık nanoteknolojiyi bir adım ileriye götürecek atılımlar içinde olmak zorundadırlar. Nanoteknolojiye sahip çıkan mutlaka kazanacaktır. Bu kongreyi düzenleyen Üniversitemizin Makine Fakültesinin değerli öğretim üyelerine, Makine Teknolojileri Öğrenci Kulübüne ve bu organizasyona destek veren tüm kişi ve kuruluşlara teşekkür ederim.”

"NANOTEKNOLOJİ POLİTİKALARI" VE "NANOTEKNOLOJİ UYGULAMALARI" KONUŞULDU

Türkiye’nin dört bir yanından dinleyicilerin bulunduğu, ortaöğretim, lisans, lisans üstü ve firma temsilcilerinin katılımıyla gerçekleşen ve iki gün süren kongre boyunca nanoteknolojinin, tıp, yazılım, robotik gibi tüm alt dallarının yanı sıra ‘Nanoteknoloji Politikaları’ ve ‘Nanoteknoloji Uygulamaları’ konularına değinildi.

DPT desteği ile kurulmuş olan Sabancı Üniversitesi Nanoteknoloji Araştırma ve Uygulama Merkezi’nin direktörü olan Volkan Özgüz, Türk Patent Enstitüsü Patent Uzmanı Murat Onur, Yusuf Menceloğlu, Selçuk Özer ve Yusuf Yusufoğlunun katılımıyla gerçekleşen panellerde nanoteknolojinin tüm merak edilenleri ve yol haritaları tartışıldı. Washington University in St. Louis’te ülkemizi aşarıyla temsil eden, Dr. Şahin Kaya Özdemir yaptığı sunumda ileride tıbbi testlerde dahi çığır açabilecek kuantum teknolojisini anlatan konuşması ile oldukça beğeni topladı.
İkinci gün suda yürüyen robotun mucidi olarak tanınan Carnegie Mellon Üniversitesi Nanorobotik Laboratuvarı kurucusu ve yöneticisi Prof. Dr. Metin Sitti suda yürüyen robot hakkında yaptığı sunumu ile oldukça ilgi uyandırdı.

Firma, akademisyen, öğrencilerin bir çatı altında buluşmasını, bilgi paylaşımı yapılmasını sağlayan ‘II. Ulusal Nanoteknoloji Kongresi’nin organizasyon ekibi, önümüzdeki yıllarda da faaliyetlerini devam ettireceklerini ve ülkemizi teknoloji yarışında hızlı adımlarla liderliğe ulaştırabilecek olan bu teknolojinin geliştirilmesinde, tanınmasında büyük görev üstleneceklerini ifade etti.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İzmir İzmir Büyükşehir’den ’Meslek Fabrikası’ açıklaması İzmir Büyükşehir Belediyesi, mülkiyetinde bulunan Eski DGM binası (Meslek Fabrikası), Egemenlik Evi ve gasilhane binasının Vakıflar Genel Müdürlüğü adına tescil edilmesine tepki gösterdi. Belediyeden yapılan açıklamada, söz konusu işlemlerin ’hukuksuz bir el koyma girişimi’ olduğu savunularak yargı sürecinin devam ettiği belirtildi. İzmir Büyükşehir Belediyesi, mülkiyetindeki üç stratejik taşınmazın Vakıflar Genel Müdürlüğü’ne devredilmesiyle ilgili yazılı bir açıklama yayımladı. Açıklamada, taşınmazların 2025 yılının Ekim ayında belediyeye bilgi verilmeden tapu müdürlükleri üzerinden Vakıflar Genel Müdürlüğü mülkiyetine geçirildiği iddia edildi. "Vakıf yoluyla meydana gelmediği belgelerle ortada" Vakıflar Genel Müdürlüğü’nün söz konusu tescil işlemlerini Vakıflar Yasası’nın 30. maddesine dayandırdığı belirtilen açıklamada, şu ifadelere yer verildi: "Bu taşınmazların vakıf yoluyla meydana gelmediği, tarihi belgelerle açık bir biçimde ortadadır. Tamamıyla ilgisiz birtakım vakıf belirtmeleri gerekçe gösterilerek İzmir halkının malına el konulamaz. Bahsi geçen vakıf şerhleri, yıllar önce bedelleri ödenerek sicilden silinmişken, el koyma işleminden hemen önce yeniden ortaya çıkarılmıştır." Meslek Fabrikası ve Egemenlik Evi’nin tarihi vurgulandı Açıklamada, taşınmazların tarihi önemine dikkat çekilerek, Meslek Fabrikası’nın 1926 yılında Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün imzaladığı kararname ile belediye mülkiyetine geçtiği hatırlatıldı. Yapının bugüne kadar 145 bin kursiyere hizmet verdiği ve ciddi bütçelerle restore edildiği ifade edildi. İzmir’in ilk belediye binası olan Egemenlik Evi’nin ise 1891 yılında halktan toplanan paralarla inşa edildiği, bir vakıf tarafından yapılmadığının delilleriyle mahkemeye sunulduğu kaydedildi. Yargı süreci devam ediyor Taşınmazların tahliye edilmek istendiğini belirten İzmir Büyükşehir Belediyesi, hukuki sürece ilişkin şu bilgileri paylaştı: "Meslek Fabrikası ile ilgili İzmir 26. Asliye Hukuk Mahkemesi’nde tapu iptal ve tescil davası açılmış, mülkiyetin üçüncü kişilere devrini engelleyen ihtiyati tedbir kararı alınmıştır. Tahliye işlemlerine karşı açılan davada İzmir 5. İdare Mahkemesi 24.02.2026 tarihinde yürütmenin durdurulması talebini reddetmiştir. Belediyemizce bu karara karşı aynı gün üst mahkemeye itiraz yapılmış olup süreç devam etmektedir." Belediye yönetimi, kamu kurumlarının önceliğinin kamu hizmeti olması gerektiğini vurgulayarak, yargılama süreci tamamlanana kadar tahliye çabalarından vazgeçilmesi çağrısında bulundu.