EKONOMİ - 05 Kasım 2017 Pazar 11:56

Nissibi Köprüsü Güneydoğu ekonomisine baharı getirdi

A
A
A
Nissibi Köprüsü Güneydoğu ekonomisine baharı getirdi

Açılışı Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından yapılan Güneydoğu Anadolu Bölgesi'nin incisi olarak tanımlanan Nissibi Köprüsü, bölge turizmini ve ticaretini hareketlendirdi.

1992 yılında Atatürk Barajı'nda su tutulmasıyla beraber Adıyaman-Şanlıurfa-Diyarbakır'ı birbirine bağlayan yol ve köprü sular altında kalırken, bölgede ulaşım feribotlarla sağlanmış, bölge halkı uzun yıllar ekonomik ve sosyal mağduriyet yaşamıştı. Dönemin Başbakanı olan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın talimatıyla yapılan ve Türkiye'nin en uzun 3'üncü asma köprüsü olan Nissibi, Şanlıurfa ve Adıyaman'ın yanı sıra doğu ile batı illerini de birbirine bağlıyor. Köprünün açılmasıyla yaşanan ulaşım kolaylığı, bölge ekonomisine ciddi katkı sunuyor.

Doğu illerinden batı illerine giden otobüs firmalarının da kullandığı Nissibi Köprüsü, sürücülerin en fazla tercih ettiği güzergah haline geldi. Daha önce saatler süren feribot yolculuğunu sona erdiren köprü, ülke ve bölge illerinin turizmini de hareketlendirdi. Adıyaman sınırlarındaki Nemrut Dağı'na gitmek isteyen turistlere ulaşım kolaylığı sağlayan Nissibi, doğu illerinde üretim yapan firmaların ürünlerini batıya ulaştırmasını daha rahat hale getirdi.

Siverek Belediye Başkanı Resul Yılmaz, İHA muhabirine yaptığı açıklamada, Nissibi Köprüsü'nün bölgeye birçok katkısının olduğunu söyleyerek, "Ulaşım medeniyettir, ulaşımı kolaylaştırdı, insanların bir an önce birbirlerine kavuşmalarını sağladı. Kaldı ki insanlar eskiden saatlerce feribotu bekliyordu karşıya geçmek için. Şuan öyle bir sıkıntı yok, hemen bir kaç dakika içinde karşı tarafa geçebiliyorsunuz" dedi.

Köprünün bölge ticaretini de hareketlendirdiğini dile getiren Yılmaz, şunları kaydetti: 

"Örneğin geçmişte Kahta ilçemizden, Adıyaman'ımızdan, Gerger'imizden insanlar Siverek hayvan pazarına hayvanlarını satmak üzere gelmek istiyorlardı fakat çok azı gelebiliyordu. Şuan da ise diyebilirim ki hafta 1-2 defa başta Adıyaman ilimiz olmak üzere çevredeki ilçeleriyle birlikte Siverek ile daha sıkı bir ilişki içerisindeler, ticaret daha fazla gelişti. Keza Diyarbakır'dan örneğin Maraş'a gitmek isteyen, Malatya'ya gitmek isteyen, Adıyaman'a gitmek isteyen daha da batı illerine gitmek isteyen vatandaşlarımız bu yolu kullanıyor."

" Cumhurbaşkanımıza yürekten teşekkür ediyoruz"

Duble yol çalışmalarının sürdüğünü ifade eden Belediye Başkanı Resul Yılmaz, "Bu vesileyle hükümetimize şükranlarımı sunuyoruz. Keza bu köprünün buraya kazandırılmasında büyük bir emeği olan sayın Cumhurbaşkanımıza yürekten teşekkür ediyorum Siverek halkı adına. Gerçekten büyük bir sorundu, insanların birbirlerine ulaşmalarına vesile oldu. İnşallah ileri ki dönemlerde, bölgemiz, hem turizm açısından hem ticari faaliyetlerin daha da gelişmesi açısından köprünün önemini daha iyi anlayacaktır" diye konuştu. "Güneydoğu Anadolu Bölgesi'nin İncisi" olarak adlandırılan köprünün hemen yanı başına 50 bin metrekare alan bir mesire yeri yaptıklarını söyleyen Yılmaz, dev bir kompleks yaptıklarını belirtti. Yılmaz, tesisinde bölgenin tanıtımına katkı sunacağını belirtti.

Yolu sık sık kullandığını belirten Sedat Büyükbayram, "Daha önce gelirken feribot vardı, feribotta zaman kaybı çok oluyordu. 2-3 saat beklediğimiz olurdu, gece bir hastamız olduğu zaman gidemiyorduk, Urfa üzerinden gittiğimizde çok fazla zaman kaybı oluyordu. Bu köprünün yapılması hem Kahta, hem Gerger, hem de Siverek arasındaki ticareti de geliştirdi. Bu anlamda köprünün yapılmasında emeği geçen herkese teşekkür ediyorum. Şimdi rahatlıkla Siverek'e gidip ailelerimizi ziyaret edebiliyoruz. Ticaret anlamında Kahta kapalı bir ortamda bulunuyordu, şuan ticaret anlamında Diyarbakır, özellikle Siverek ile hayvancılık anlamında da ticaret gelişmiş oldu. Bildiğiniz gibi Adıyaman bir tekstil kenti, batıya açılabiliyordu ama doğuya açılamıyordu. Köprü Adıyaman için hem tekstil, hem ticaret anlamında büyük bir kapı önemine sahip oldu" dedi.

Bayram, köprünün tamamlanmasıyla ticaretin geliştiğini ve çok sayıda mevsimlik işçinin kendi işini yapmaya başladığını söyledi. Köprünün yapılmasıyla yollarının kısaldığını ifade eden tır sürücüsü Hacı Güngör, şunları söyledi: 

"Çok güzel oldu, mesela gemi vardı, saati kaçırdım mı orada kalıyordum. Bazen gece orada kalırdım sabaha kadar. Yani köprü çok güzel oldu, devletimizden Allah razı olsun. Memnunuz yani köprüden. Adıyaman kör cepheydi, şuan açıldı, firmalarda geçiyor, daha yakın oldu bize doğu. Çok güzel oldu, memnunuz yani."

Diyarbakır'dan Adıyaman'a taziye ziyaretine gittiklerini söyleyen Süleyman Yıldırım, şu ifadeleri kullandı:
"Aslında köprünün açılması doğu ile batının birleşmesine vesile oldu. Millet için daha güzel oldu, hem ticaret yönünden hem de ulaşım bakımından millete çok faydalı bir köprü oldu. Yapanlardan Allah razı olsun. Çok faydalı bir köprü oldu insanlar için. Daha önce gelirken feribot üzerinde geçiyorduk, baya bir sıkıntı yaşıyorduk, her saat gidip gelemiyorduk, geldiğimizde feribotun kalkmasını bekliyorduk. Bu açından baya güzel oldu ulaşım açısından, feribotla baya bir sıkıntı yaşıyorduk yani."

Köprüyü her gün yaklaşık 300 aracın kullandığı tahmin edilirken, hafta sonları sayının daha fazla olduğu düşünülüyor. Köprüye ulaşımı daha kolaylaştıracak ve otoban standardında yapılan yolda ise hummalı çalışmalar devam ediyor. 

Cuma Sarı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kütahya El emeği eserler beğenildi Kütahya’nın Tavşanlı ilçesinde üç yıl önce bir hayalle yola çıkan Şerife Çelik Sanat Atölyesi, Bedesten AVM’de açtığı stantla kursiyerlerinin el emeği eserlerini görücüye çıkardı. Tavşanlı ilçesinde sanatseverler anlamlı bir sergide buluştu. Şerife Çelik Sanat Atölyesi bünyesinde eğitim alan kursiyerlerin uzun süren çalışmaları neticesinde ortaya koydukları eserler, Bedesten AVM’de düzenlenen sergiyle vatandaşların beğenisine sunuldu. İki gün boyunca açık kalan sergi, sanatseverlerden tam not aldı. Serginin açılışında konuşan atölye kurucusu Şerife Çelik, sanat yolculuğuna üç yıl önce büyük bir hayalle başladıklarını ifade etti. Başarının tesadüf olmadığını vurgulayan Çelik, "Üç yıl önce bir hayalimiz vardı ve bu yola çıktık. Ancak hiçbir hayalin sihirle gerçekleşmeyeceğinin, gerçekten büyük bir çaba gerektirdiğinin farkındaydık. Biz de çok çalıştık, pes etmeden emek verdik" dedi. Atölyenin yakaladığı başarının bir ekip işi olduğunu belirten Şerife Çelik, eğitmen kadrosuna ve kursiyerlerine teşekkür etti. Çelik, "Arkamızda gerçekten güçlü bir ordumuzun olduğunu söyleyebilirim. Hocalarımızla birlikte çok güzel ve özel işler yaptığımıza inanıyorum. Bugün burada sergilenen eserler, o disiplinli çalışmanın ve sanat aşkının bir meyvesidir" ifadelerini kullandı. Bedesten AVM’de kurulan stantta sergilenen tablolar ve el sanatı ürünleri, ziyaretçiler tarafından büyük bir ilgi ve beğeniyle karşılandı. Kursiyerlerin heyecanına ortak olan vatandaşlar, Tavşanlı’daki sanat faaliyetlerinin bu denli kaliteli bir boyuta ulaşmasından duydukları memnuniyeti dile getirdiler. İki gün süren etkinlik, hatıra fotoğraflarının çekilmesiyle son buldu.
Bursa Kışla birlikte gelen göz enfeksiyonlarına dikkat Kış aylarında gribal enfeksiyonların artmasına paralel olarak göz hastalıklarında da artış görülürken, uzmanlar vatandaşları bu konuda dikkatli olma konusunda uyardı. Kış aylarında sık karşılaşılan göz problemleri konusunda bilgi veren Göz Hastalıkları Uzmanı Op. Dr. Adnan İpçioğlu, "Hastalarımıza kış aylarında rahatsızlık veren sorunlardan biri de göz kuruluğudur. Kışın havalar yağışlı ve karlı geçmesine rağmen nem oranı düşük olduğundan hava oldukça kurudur. Ayrıca kış boyunca yanan kaloriferler, çalışan klimalar yeterince havalandırılmayan kapalı ortamlar bu etkilerin daha da artmasına yol açar. Özellikle uzun süre bilgisayar karşısında çalışan meslek grupları kuru göz rahatsızlığı açısından risk altındadırlar. Çünkü uzun süreli konsantrasyon gerektiren durumlarda insanlardaki mevcut göz kırpma sayısı azalmakta ve gözler daha çabuk kurumaktadır. Gözlerde batma, sulanma ve kızarıklık şeklinde kendini gösteren göz kuruluğunda, hastalara önerilerimiz, çalışılan ortamın nemlendirilmesi, bilgisayar karşısında daha sık göz kırpma ve göz hekiminin önereceği gözyaşı damlalarının kullanılması şeklindedir" dedi. Bir diğer problemin de gözde sulanma, kızarıklık, çapaklanma ile başlayan konjonktivitler olarak adlandırılan sorun olduğunu ifade eden Medicana Bursa Hastanesi Göz Hastalıkları Uzmanı Op. Dr. Adnan İpçioğlu, "Kış aylarında virüslere bağlı hastalıkların artmasına paralel olarak özellikle gribal enfeksiyonların artış gösterdiği dönemlerde viralkonjonktivitin görülme sıklığı artmaktadır. Toplu yaşam alanları bu açıdan risk altındadır. Hastalık gözde kızarıklık, sulanma, çapaklanma ve ışığa karşı hassasiyet artışı şeklinde şikayetlere neden olur. Genellikle tek gözde başlayıp daha sonra diğer gözde de şikayetler ortaya çıkar. Gözün kornea dediğimiz saydam tabakasını tutarak görme azalması yapabileceğinden en kısa zamanda bir göz hekimine başvurmak gerekir. Hastalıktan korunmak için özellikle gözlerin çok ovulup kaşınmamasına, başkasına ait havlu, makyaj malzemesi ve benzeri şahsi eşyaların kullanılmamasına, bu tür hastalık belirtileri olan kişilerle yakın temastan kaçınılmasına ve el hijyenine dikkat edilmesi gerekir" diye konuştu. Ultraviyole ışınlarının da göz açısından riskleri olduğunu belirten İpçioğlu, "Kış aylarında sıcaklığın az olması, ultraviyole ışınlarının zararlı etkilerinin de daha az olduğu anlamına gelmiyor. Kışın karların oluşturduğu parlama ve yansımalar bu etkileri daha da arttırmaktadır. Bu nedenle dışarıda uzun süre vakit harcama eğiliminde olan çocuklar, açık havada çalışan işçiler ve kar sporu yapanlar risk altındadır. Yaşa bağlı katarakt, yaşa bağlı makula dejeneresansı, pterjium, ve göz çevresi cilt kanserleri güneş ışığına bağlı göz hastalıklarından bazılarıdır" şeklinde konuştu.