RAMAZAN - 25 Mayıs 2017 Perşembe 11:39

Nohut Ramazan'da el yakacak

A
A
A
Nohut Ramazan'da el yakacak

Ramazan’da fiyatı en çok artması beklenen gıda yüzde 28 zam oranıyla nohut oldu. Nohutu sırasıyla sucuk ve siyah zeytin izledi.

Türkiye'deki tüm markalar için fiyat/rekabet araştırma hizmetleri sunan, basılı ve online fiyat verilerini araştırıp takip eden BrandZone, Ramazan ayı zam şampiyonu gıdaları belirledi. Verilere göre, Nisan ayında kilosu 9,6 TL’den satılan nohutun fiyatı Ramazan’ın gelmesiyle birlikte 12,3 TL’ye çıktı. Nohut fiyatlarında bir ayda yüzde 28,1 zam yaşandı. Ramazan’la beraber fiyatı artan ikinci gıda yüzde 16,5’lik artışla sucuk oldu. 225 gram sucuğun fiyatı nisan ayında 10,9 TL iken Ramazan ayıyla birlikte 12,7 TL’ye yükseldi. Fiyatı artan üçüncü gıda ise; yüzde 13’lük artışla siyah zeytin oldu. Nisan ayında kilosu 11,5 TL’ye satılan siyah zeytinin fiyatı Ramazan ayında 13 TL’ye yükseldi.

Ramazan ayının gelmesiyle birlikte gıdada yaşanan fiyat artışlarını değerlendiren BrandZone Kurucu Ortağı Cem Köz, “Nisan ayı fiyatlarıyla karşılaştırma yaparak, bazı gıda kalemlerine zam yapıldığını görebiliyoruz. En çok fiyat artışı ise bakliyatta yaşandı” diye konuştu.

Fiyatı en çok düşen un oldu

Verilere göre gıdada en fazla düşüş yüzde 8,5 ile un fiyatlarında yaşandı. Buna göre 5 kiloluk unun fiyatı 9,4 TL’den 8,6 TL’ye geriledi. Fiyatı en çok düşen ikinci gıda yüzde 5’le zeytinyağı oldu. Bir litre zeytinyağının kilosu nisan ayında 17,9 TL iken Ramazan ayında 17 TL’ye düştü. Fiyatı en çok düşen üçüncü gıda ise yüzde 4,2 ile margarin oldu. 500 gram margarinin fiyatı nisan ayında 4,8 TL iken Ramazan’da 4,6 TL’ye geriledi. 

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Aksaray Etin kalitesini bozup proteinini düşürmeyin Kurban Bayramı’nda kurbanlıkların kesiminin ardından hemen dolaplara alınan etlerin kalitesinin düştüğünü belirten uzmanlar, etlerin 5-6 saat bekletilmesinin son derece önemli olduğunu kaydetti. Türk Veteriner Hekimleri Birliği Merkez Konseyi 2. Başkanı Önder Yıldız, kurban kesiminin ardından etin nasıl saklanması gerektiğine ilişkin bilgiler verdi. Vatandaşların kesim sonrası en büyük hatasının etleri hemen dolaplara kaldırmak olduğunu söyleyen Yıldız, "Kesimden sonrası bizim için son derece önemli. Kesimden sonra etlerin uygun ortamlarda 5-6 saat süreyle güneş almayan yerde küçük parçalara ayırılmış şekilde bekletilmesi gerekir. Bu, etin olgunlaşmasını sağlayacak, bakterilerin üremesini engelleyecek. Hem de insanlarımızın sağlıklı bir şekilde et tüketimini sağlayacaktır" dedi. Etlerin hemen dolaba atılmasının birçok kayıplara neden olduğuna değinen Yıldız, "Halkımızın yaptığı en büyük hata şu; kesimden sonra etlerin hemen buzdolabı ya da derin donduruculara konularak muhafaza edileceğini düşünüp uygulaması. Bu uygulama etin kalitesini bozuyor. Ölüm sertleşmesi ve orada oluşabilecek olumsuz bakterilerin yok edilmesi noktasında etlerin küçük parçalara ayrılarak güneş almayan yerlerde 5-6 saat muhafaza edilerek olgunlaşmasını sağlaması gerekir. Bu ortamların oluşturulmasının ardından paketlenerek ya buzdolabına ya da derin donduruculara konulabilir. Eğer ki böyle yapılmazsa buradaki risk başta etin kalitesini düşürür, bozulur. Olgunlaşma bakterileri orada görev yapmadığı için lezzetinde, kokusunda ve sertliğinde bazı sıkıntılar oluyor. Tüketiminde de hem damak tadı olarak hem kalite olarak hem de protein ile besleyici değerler yönünden kayıplara neden oluyor. Bunlara dikkat etmemiz son derece önemli" diye konuştu.
Eskişehir Eskişehir’de geleneksel el sanatları ev hanımlarının elinde hayat buluyor Eskişehir’de yaşayan 66 yaşındaki Elvida Ertaş, ev hanımıyken hobi olarak başladığı el işlerini 6 yıl önce ticarete dönüştürdü. Patikten şala, yazmadan eldivene kadar pek çok ürünü ilmek ilmek işleyen Ertaş, "Annemizden ne gördüysek onu yapıyoruz, şimdi el emeğimizle aile ekonomisine katkı sağlıyoruz" dedi. Eskişehir’de kadınların el emeği göz nuru ürünleri, hem gelenekleri yaşatıyor hem de ev bütçesine can suyu oluyor. Yaklaşık 6 yıldır profesyonel olarak örgü ve çeyiz işleriyle uğraşan 66 yaşındaki Elvida Ertaş, ilerleyen yaşına rağmen üretmeye devam ediyor. "Annemizden öğrendiğimizi işe çevirdik" Yıllarca ev hanımlığı yaptıktan sonra el işine yöneldiğini belirten Ertaş, "Bu işi annemden, evde kendi kendimize öğrendik. Ev hanımı olunca her şeyi yapmak zorundasınız. Biz de bu becerimizi hobiden işe çevirdik" diye konuştu. Çeyizlikten hediyelik eşyaya geniş ürün yelpazesi Ürettiği ürünlerin tamamen el emeği olduğunu vurgulayan Ertaş, ürün gamı hakkında şu bilgileri verdi: "Çeyiz işi, patik, eldiven, havlu, yazma ve şal gibi ürünler yapıyorum. Hepsi kendi el emeğim. Fiyatlarımız ise oldukça makul; patik ve yazmalar 100-150 liradan başlıyor, şal ve büyük işler 250-300 lira civarında seyrediyor. Müşterilerimizin bütçesini zorlamamak için fiyatları 400 liranın üzerine çıkarmıyoruz." Mevsime göre satış, düğüncüye özel ilgi Satışların mevsime göre değişiklik gösterdiğini ifade eden Elvida Ertaş, "Kışın daha çok patik ve şal gibi sıcak tutan ürünler, yazın ise tülbentler ve yazmalar rağbet görüyor. Müşterilerimiz genellikle düğün yapacak olanlar veya sevdiklerine el emeği hediye almak isteyenlerden oluşuyor" dedi.