RAMAZAN - 14 Mayıs 2019 Salı 11:47

Nurdan Balakçı’dan Ramazan’da strese karşı yemek önerileri

A
A
A
Nurdan Balakçı’dan Ramazan’da strese karşı yemek önerileri

Diyetisyen Nurdan Balakçı, iftar ve sahurda yenilen yemeklerle stresin azalabileceğini açıkladı.

Ramazan ayında oruç tutarken kişinin aç kalmasından kaynaklı asabi ve stresli olması sebebiyle zor günler geçirebiliyor. Diyetisyen Nurdan Balakçı, iftar ve sahurda yenilen yemeklerle stresin azalabileceğini açıkladı. Dyt Balakçı, Ramazan ayında oruç tutmanın manevi huzuru hiçbir şeyle kıyaslanmadığını ancak yaklaşık 16-17 saat bir şey yemeden, su bile içmeden geçirilen saatler hem vücudu hem de zihni yorgun ve halsiz bıraktığının altını çizerek, "Hepimizin bir rutini var. Ya da yaşantımızın sürüp gittiği bir takım ‘normal koşullar’ var. Ramazan ayında bu normal koşullarda bir değişiklik yaşamaya başlıyoruz. Öğün sayısı düşüyor, aç ve susuz kalıyoruz, yemek-içmek normal değil yasak hale geliyor ve vücudumuz da, bir şeyler ters gidiyor diye tepki vermeye başlıyor. Bu tepki de kendini en çok sinirlilik, sabırsızlık ve stres olarak ifade ediyor. Normal şartlarda vücut stresle karşılaştığı zaman kortizol salgılayarak bu durumu alt eder. Kortizol ise yeme isteğini artırır. Ramazan’da stres var, kortizol salgılanıyor ama yiyemiyorsunuz! İşte bu kısır döngü yüzünden oruç tutarken açlıktan çok stresle başa çıkmanız gerekir" dedi. 

"Açlığımızı anında gideremediğimiz için psikolojik ve duygusal tepkilerimiz yoğunlaşıyor"
Bu stresin başka nedenleri de olabileceğini kaydeden Diyetisyen Balakçı, "Kan şekeri dengemiz bozuluyor. Enerji seviyemiz düşüyor. Açlığımızı anında gideremediğimiz için psikolojik ve duygusal tepkilerimiz yoğunlaşıyor. Bir yandan oruç tuttuğumuz için huzurluyuz ama bir yandan da sabırsızlanıyoruz. Bu iki duygunun gel-gitleri bile stres için yeterli hale geliyor". ifadelerini kullandı. 

Dyt Nurdan Balakçı, stresi yanlış yiyeceklerle bertaraf etmek en büyük hata olduğunu vurgulayarak, "Genellikle stres altında olduğumuz zaman bu yiyeceklere yöneliyoruz. Oysa her eve giren pek çok gıda maddesiyle stres seviyemizi düşürmek kolay. Örneğin hindi eti bir amino asit olan triptofan içerir ve bu da serotonin üretimini yükseltir. Aynı şekilde ıspanak da magnezyum kaynağıdır. Magnezyum ise sakin olmanıza yardımcıdır çünkü lif zengini olduğu için enerji seviyenizi yükseltir. Ramazanda kıvırcık salatası yerine ıspanak salatası yapın derim Somon, Omega 3 zengini bir balıktır ve esansiyel yağ asitleri bakımından zengindir. Hem serotonin seviyesini yükseltir hem de stres hormonları devreye girdiğinde beynin sakin kalmasını sağlar. Kan akışını da düzenlediği için yüksek tansiyona iyi gelir, bu da beyne kan hücum etmesini önler. Yulaf ezmesi ve havuç da lif, karbonhidrat, vitamin ve mineral zengini olduğu için hem serotonin üretimini artırır hem de içerdikleri şekerle oruçlu olduğunuz sürede bir de şeker açlığı çekip strese girmenizi önler" şeklinde konuştu.

Diyetisyen Nurdan Balakçı, Ramazan ayında stresten uzak tutacak içecekleri, atıştırmalıkları ve meyveleri de şöyle sıraladı: 

"İçecekler: Papatya çayı ve yeşil çaydan vazgeçmeyin. Özellikle sahurda papatya çayı içmekle hem günün geriliminden kurtulursunuz hem de rahat bir uyku çekersiniz. Yapılan son araştırmalar papatya çayının anksiyete bozukluğuna iyi geldiğini de kanıtlamışken denemeye değer. İkinci önerim ise yeşil çay. Çünkü yeşil çay beyin yorgunluğuna iyi geldiği gibi zihinsel kapasitenizi de artırıyor. Bu da sağlıklı düşünme sebebi.

Atıştırmalıklar: Fındık, fıstık ve ceviz hem iftarda hem de sahurda elinizin altında olsun. Çünkü bu yemişlerdeki Omega 3 ve Omega 6 stresi uzaklaştırıp beyni dinlendiren etkiye sahip. Aynı şekilde ay çekirdeği ve kaju da serotonin seviyesini yükseltiyor. Kaju içerdiği çinko ile anksiyete ve depresyona karşı da etkili bir yemiş. Yalnız bütün bu yemişlerin tuzsuz olanlarını tercih edeceksiniz. Çikolata da iyi bir seçenek. Zaten söylemeye gerek yok; çikolatanın ruh halimiz üzerinde son derece olumlu etkileri var. Ama bitter olanı tercih edin çünkü içerdiği polifenoller ve flavanoller tansiyonu dengelediği gibi daha sakin olmanızı da sağlıyor. 

Meyveler: Portakal, mandalina, greyfurt, turunç, limon Bu meyvelerin tamamı C vitamini içerir ve bu da stres seviyenizi düşürür. C vitamini aynı zamanda bağışıklık sisteminizi güçlendiren benzersiz bir antioksidandır. Avokado, glutatyon zenginidir ve bu madde oksidatif hasara neden olan bazı yağların bağırsaklardan emilmesini önler. Diğer meyvelerden daha fazla lutein, beta-karoten, E vitamini ve folat içerir. Bütün bunlar da vücudun strese karşı direncini artırır. Sadece dörtte biri bile vücudun ihtiyacı olan B vitaminiyle doludur ve bu da stresle savaşır. Yaban mersininde antosiyanin bulunur ve bu da yaban mersinini, doğada en yüksek seviyede antioksidan içeren meyve yapar. Zihinle ilgili her türlü sorunda derde devadır. Çilek, ahududu ve böğürtlen de stresle mücadelede son derece etkilidir ve tümü de C vitamini zenginidir".  

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Ünlülere operasyonlar sürerken uzmanlardan ‘uyuşturucu’ uyarısı: "Bir kereden çok şey olur" Ünlü isimlere yönelik uyuşturucu operasyonları sürerken madde ve kumar bağımlılığına yönelik uyarılarda bulunan Psikiyatri Uzmanı Dr. Cavid Guliyev, "Sadece kişiyi değil aileyi de etkileyen bir durum. Maddi zorluklar ya da ilişki sorunlarıyla, iş kayıplarıyla bize başvurabiliyorlar, maalesef başvurular istediğimiz seviyede değil. Kişiler başlangıçta hastalık olduğunu fark etmiyor ya da kabullenmiyorlar. Buna düşünce tuzakları diyoruz; bir kereden bir şey olmaz değil, bir kereden çok şey olur. Zaten ekseriyâ başlama ve devam etme nedenleri de bu düşünceye bağlıdır. Tedavi ekibinin, toplumun da el birliğiyle işin üstesinden gelinebiliniyor" dedi. Ünlü isimlere yönelik uyuşturucu operasyonları çerçevesinde bu sabah yeni gözaltılar yapılırken uzmanlar, madde bağımlılığı ve yasa dışı bahis gibi konulara ilişkin uyarılarda bulundu. Şişli Hamidiye Etfal Eğitim ve Araştırma Hastanesi Psikiyatri Bölümü’nden Uzman Dr. Cavid Guliyev de bağımlılıkların sosyal ve psikolojik birçok sorunu beraberinde getirdiğini aktardı. Dijitalleşmeyle ulaşılabilirliğin artmasının kimi bağımlılıklarda etkili olabildiğini belirten Uzman Dr. Guliyev, ‘Bir kereden bir şey olmaz’ düşüncesinin yanlışlığına dikkat çekti. Uzman Dr. Guliyev, bağımlıların sadece kişiye değil aileleri ve topluma da etkileri olduğunu belirtti. "Sadece kişinin hayatını değil aileyi de etkileyen bir durum" ‘Bağımlılığı bir denetleme sorunu olarak görebiliriz’ diyerek sözlerine başlayan Uzm. Dr. Cavid Guliyev, "Kişinin bağımlılık yapan maddelere, alkol de kumar da diyebiliriz, başladıktan bir süre sonra artık denetleme kabiliyetini kaybettiği bir durumdur. Kestikten sonra çeşitli bedensel ya da fiziksel, ruhsal yoksunluk belirtilerinin yaşanması. Almadığında çeşitli zorluklar yaşaması, elde etmek için çeşitli legal ve illegal yollara başvurması gibi durumlar bağımlılık olarak değerlendirilebilir. Kişinin hayatında olumsuz etkileri olan bir hastalıktır. Bu sadece kişinin hayatını değil aileyi de etkileyen bir durumdur. Son dönemlerde özellikle giderek artan miktarlarda diyebileceğimiz kumar bağımlılığı ön planda. Hem casino oyunları hem de bahis oyunlarını sayabiliyoruz. İllegal yollardan kişiler maalesef online oyunlara yönelebiliyor. Son dönemlerde kumar bağımlılığının artmasıyla hem oynayan kişiler hem de aileler tarafından toplumu da ilgilendirecek şekilde sorunlar ortaya çıkabiliyor. Gelen hastaların ifade ettikleri şey; hem fiziksel, ruhsal zorluklar, hem aile, ilişki, sosyal çevre, iş hayatlarıyla ilgili sorunlar yaşayabiliyorlar" dedi. "Ailenin nasıl bir dil kullanacağını öğrenmesi gerekiyor" "Zorluklardan bir tanesi de toplum tarafından dışlanmışlığa da maruz kalmak" diyen Uzm. Dr. Guliyev, "O da hem kişilerin tedavi başvurularını etkiliyor hem yeniden topluma kazandırılmayı zorlaştırıyor. Sosyal desteği iyi kişilerde tedavi başarımız da iyi oluyor. Ailenin bilgilendirilmesi, nasıl davranacağını veya davranmayacağını, nasıl bir dil kullanacağını öğrenmesi gerekiyor. Kişinin tekrar başlamamayı da öğrenmesi gerekiyor. Hayatlarının orta noktasında bağımlılık vardır. Kişiler hayatlarının büyük bir kısmını oynamakla ve kaybettiklerini kazanmaya çalışmakla geçiriyor. Kişiler online oynandığı ve kolaylıkla ulaştığı için her an her yerde kumar oluyor’ diyor. Saklama eğiliminde oluyorlar’ şeklinde konuştu. "Tedavi ekibinin, toplumun da el birliğiyle işin üstesinden gelinebiliyor" Hastaların genellikle süreç biraz daha zorlayıcı olduktan, baş edemeyecekleri borçlar aşamasına geldikten, kendilerini durduramadıktan sonra veya istemedikleri şekilde davranışlara yer verdikleri durumlarda kendilerine başvurabildiğini belirten Uzm. Dr. Guliyev, şöyle devam etti: "Başvuran hastada şunu görüyoruz; Mesela; evden haber vermeden bir takım eşyaların alınması, satılması vs. ilk başta ailelerde derin bir hayal kırıklığı ve öfke uyandırabiliyor, çeşitli çaresizlik hisleri ortaya çıkabiliyor. Aileler bu durumdan dolayı da şiddetli tepkiler verebiliyor. Legal, illegal yollardan başvurulan bu kumar oynamalar dolayısıyla ekseriyâ ruhsal problemlerle başvuruyorlar. Maddi zorluklar ya da ilişki sorunlarıyla, iş kayıplarıyla başvurabiliyorlar. Çoğu kimsede ek bir psikiyatrik hastalık da görebiliyoruz, depresyon da eşlik edebiliyor. Anksiyete bozuklukları hatta kumar bağımlılığında intihar düşünceleri yaygın olarak görülüyor. Sadece ülkemiz için değil bütün dünyada bu şekilde maalesef. Artan intihar düşünceleri girişimlere de neden oluyor. Bu nedenden dolayı maalesef hayatını kaybeden insanlar da oluyor. Tedavi ekibinin, toplumun da el birliğiyle işin üstesinden gelinebiliniyor." "Maalesef başvurular istediğimiz seviyede değil" Uzm. Dr. Guliyev, "Önemli olan başvurular, maalesef başvurular istediğimiz seviyede değil. Kişiler başlangıçta hastalık olduğunu fark etmiyorlar ya da kabullenmiyorlar, çevre tarafından yaftalanmaya maruz bırakılacağını düşünüyorlar. Çoğunlukla başvurmadan önce kendileri bırakma deneyiminden bahsediyorlar. AMATEM (Alkol ve Madde Bağımlılığı Tedavi ve Eğitim Merkezi) servislerine ya da sivil toplum kuruluşları var; Yeşilay gibi başvurabilirler. Ayaktan tedavi merkezleri var, başvurulabilir. Şiddetli yoksunluk, aşerme olan ayaktan tedavilerde çok da başarılı olunmayan kullanıma veya oynamaya devam eden kişilerde hastaneye yatış öneriliyor. Genelde yatış süreçleri 21 gün diye planlanıyor ama kısa da uzun da olabilir. Taburcu olduktan sonra ayaktan tedaviler planlanıyor. Hem psikolog hem de psikiyatrist desteğini öneriyoruz. Tekrarlama eğilimi olan bir hastalık olduğu için hep dikkatli olmak ve yaşamı buna göre düzenlemek önemlidir. Buna düşünce tuzakları diyoruz, kişinin tekrar maddeye ya da alkole yönelmesi için zihninde geliştirdiği rasyonellerdir ki bu doğru değil; bir kereden bir şey olmaz değil, bir kereden çok şey olur. Zaten ekseriyâ başlama ve devam etme nedenleri de bu düşünceye bağlıdır" dedi.
Aydın Kuşadası Belediyesi Başkan Vekili Demirtaş, Güzelçamlı Mahallesi’nde vatandaşlarla buluştu Kuşadası Belediye Başkan Vekilliği görevine seçilmesinin ardından saha çalışmalarına hız veren Tahsin Demirtaş, ilk kapsamlı mahalle ziyaretini Güzelçamlı’ya gerçekleştirdi. Bölge sakinleri, esnaf ve sivil toplum kuruluşu temsilcileriyle bir araya gelen Tahsin Demirtaş, "Başkan Ömer Günel’in başlattığı yatırım ve projelerin hepsi kesintisiz devam edecek. Kuşadası’nda hizmet çıtamız daha da yükselecek" dedi. Belediye Başkan Vekili Tahsin Demirtaş, ziyaret programına Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Güzelçamlı Mahalle Temsilciliği ile başladı. Burada partililerle bir araya gelen Tahsin Demirtaş, Belediye Meclis Üyeleri Gülden Akbulut ve Birtan Tütüncü ile birlikte kendisine iletilen talep, sorun ve çözüm önerilerini dinledi. Partililere kent genelinde yapımı devam eden yatırımlar ve planlanan projelerden de bahseden Demirtaş, "Kuşadası’nda hizmet çıtamız daha da yükselecek. Başkan Ömer Günel’in başlattığı yatırım ve projeler kesintisiz devam edecek. Her mahallemize eşit ve etkin hizmet götürmek için var gücümüzle çalışmayı sürdüreceğiz. Doğalgaz firması 2027 yılı itibari ile Güzelçamlı Mahallesi’nde doğalgaz altyapı yatırımlarına başlayacak" diye konuştu. Başkan Vekili Tahsin Demirtaş, Güzelçamlı Mahallesi ziyaretinde ikinci olarak Muhtar Remzi Atıcı ile bir araya geldi. Görüşmede, bölgede yürütülen çalışmalar ve planlanan hizmetler üzerine kapsamlı bir değerlendirme yapıldı. Ardından mahalle sakinlerinin öncelikli ihtiyaçları ve çözüm bekleyen konular ele alındı. Programına mahalle esnafını ziyaret ederek devam eden Tahsin Demirtaş, iş yerlerini de tek tek dolaşıp esnafa hayırlı işler diledi. Esnafın sorunlarını da dinleyen Başkan Vekili Tahsin Demirtaş, vatandaşla kurduğu doğrudan iletişimi ile takdir topladı. Kuşadası Belediye Başkan Vekili Tahsin Demirtaş’ın ziyaretinin bir diğer önemli durağı ise Güzelçamlılılar Derneği oldu. Dernek yönetimiyle bir toplantı yapan Başkan Vekili Tahsin Demirtaş, yürütülen faaliyetler hakkında bilgi aldı ve sivil toplum kuruluşlarının kenti ortak akıl ile yönetmedeki önemine vurgu yaptı. Ardından Atatürkçü Düşünce Derneği Güzelçamlı Şubesi’ne geçen Tahsin Demirtaş, dernek üyeleriyle samimi bir sohbet gerçekleştirdi. Kentin sosyal ve kültürel yapısının güçlenmesinde derneklerin rolüne dikkat çeken Demirtaş, dayanışma mesajı verdi. Başkan Vekili Tahsin Demirtaş, ziyaret programı kapsamında Güzelçamlı sahilinde de incelemelerde bulundu. Yaklaşan turizm sezonu öncesi İşletme ve İştirakler Müdürlüğü Plaj İşletmeleri Şefliği tarafından yürütülen plaj düzenleme çalışmalarını yerinde inceleyen Tahsin Demirtaş, yetkililerden konuyla ilgili bilgi aldı. Güzelçamlı Mahallesi Plaj Caddesi’nde, son yağışlar nedeniyle zarar gören menfezin hemen üzerindeki çöken yolda da inceleme yapan Tahsin Demirtaş, alanın yetki ve sorumluluklarında olması halinde, gerekli onarım çalışmalarına kısa sürede başlayacaklarını söyledi. Kendisini sıcak ve samimi bir şekilde karşılayan Güzelçamlı Mahallesi sakinlerine ziyaretinin sonunda teşekkür eden Başkan Vekili Tahsin Demirtaş, "Biz de Başkanımız Ömer Günel’in yaptığı gibi kentimizin her mahallesini, her sokağını gezip hemşehrilerimizin ihtiyacı olan ne varsa yerinde görüp çalışmalarımıza yön vereceğiz. Kuşadası halkı her zaman en kaliteli hizmeti hak ediyor" diye konuştu.
Trabzon Trabzon’da turizmde Çin hamlesi Trabzon İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü’nün öncülüğünde Trabzon’dan turizm sektörü temsilcileri 16-21 Nisan tarihlerinde Çin’in Xian şehrinde düzenlenecek olan İpekyolu Turizm Fuarı’na katılacak. Heyet, Pekin’de de Çinli acentelerle buluşup Trabzon’un tanıtımını yapacak. Özellikle Çinli turistlerin de ilgisini, beğeni ve merakını cezbederek Trabzon’da gelişen turizm tesislerinin Uzakdoğu kültürünün de hizmetine sunulabilecek gastronomisi ve diğer etkinlikleri ile yöre turizminin geliştirilmesine büyümesine önemli katkılar sunulacağı düşünülüyor. Halihazırda süregelen İran-İsrail+Amerika Savaşı’ndan etkilenen Körfez Turizminin olası etkilerini en aza indirerek yeni kültürlerin Trabzon turizmine entegrasyonunun sağlanmasının ve Trabzon’un tarihi mirasının farklı ülkelerin ziyaret ve deneyimine açılması ile daha zengin bir turizm çeşitliliğine katkı sağlamaması hedefleniyor. Konuyla ilgili açıklama yapan AK Parti Trabzon Milletvekili Adil Karaismailoğlu, Trabzon ekonomisinin büyümesinin en temel potansiyel unsurunun turizm kalemi olduğunu söyledi. Karaismailoğlu, bu kapsamda atılacak adımlara ve yapılacak projelere sahip çıkmanın Trabzon’un geleceğine sahip çıkmak olduğunu vurgulayarak "Her platformda Trabzon’un tanınması, bilinmesi ve ekonomisinin daha güçlü hale gelmesi için var gücümüzle çalışacak Trabzonumuzun gür sesi olmaya devam edeceğiz" dedi. Karaismailoğlu, geçen yıl Pekin’de bir otelde Çinli acentelerle yapılan buluşmanın bu yıl Türkiye’nin Pekin Büyükelçiliği himayesinde 21 Nisan 2026 tarihinde elçilik binasında tertiplenmesini sağladıklarını da sözlerine ekledi.
Adana Dağlı: ‘Gıda İhtisas OSB’ uzun vadeli stratejik kazanımlar sağlayacak Adana Gıda İhtisas Organize Sanayi Bölgesi’nde yatırımcılara yönelik ön tahsis süreci başladı. AK Parti Adana İl Başkanı Tamer Dağlı, "Gıda üretimi, işleme, depolama ve tedarik zinciri alanlarında faaliyet gösteren işletmeler için bu sürecin hem maliyet avantajı hem de uzun vadeli stratejik kazanımlar sağlayacağına inanıyoruz" dedi. Adana Gıda İhtisas Organize Sanayi Bölgesi’nde yatırımcılara yönelik ön tahsis süreci başladı. Başvurular 6 Nisan 2026 tarihinde başlarken, süreç 26 Nisan 2026 tarihine kadar devam edecek. Ön tahsis başvuruları, elektronik ortamda gerçekleştirilecek olup detaylı bilgiye ve başvuru ekranına ’meydip.sanayi.gov.tr’ adresi üzerinden ulaşılabilecek. "Adana, güçlü bir cazibe merkezi haline gelecek" AK Parti Adana İl Başkanı Tamer Dağlı, konuyla ilgili yaptığı değerlendirmede, "Adana’mız sahip olduğu tarımsal üretim kapasitesi, bereketli toprakları, sanayi altyapısı ve lojistik gücüyle Türkiye’nin en önemli üretim merkezlerinden biridir. Adana Gıda İhtisas Organize Sanayi Bölgemizde başlatılan ön tahsis süreci, şehrimizin yatırım potansiyelini daha da ileriye taşıyacak son derece kıymetli bir adımdır. Bu bölge, yatırımcılarımıza yalnızca bir üretim alanı değil; aynı zamanda planlı, rekabetçi ve sürdürülebilir bir yatırım zemini sunmaktadır. Gıda sanayisine uygun altyapısı, tarım üretim merkezlerine yakınlığı, lojistik avantajları ve entegre üretim imkanlarıyla Adana’mız, gıda alanında yatırım yapmak isteyenler için güçlü bir cazibe merkezi haline gelmektedir" ifadelerini kullandı. "Şehrimizin üretim, yatırım, ihracat ve istihdam kapasitesini büyütecek" Ön tahsis sürecinin erken aşamada başlaması, yatırım planlamasını bugünden yapmak isteyen firmalar açısından da önemli bir fırsat sunduğunu kaydeden Dağlı, "Özellikle gıda üretimi, işleme, depolama ve tedarik zinciri alanlarında faaliyet gösteren işletmeler için bu sürecin hem maliyet avantajı hem de uzun vadeli stratejik kazanımlar sağlayacağına inanıyoruz. Burada yapılacak yatırımların yalnızca sanayi alanına değil; istihdama, katma değerli üretime, tarımsal üretimin güçlenmesine ve Adana’mızın ekonomik dinamizmine de çok önemli katkılar sunacağı açıktır. Şehrimizin üretim, yatırım, ihracat ve istihdam kapasitesini büyütecek bu sürecin Adana’mız için hayırlı olmasını diliyorum" diye konuştu.