MAGAZİN - 06 Eylül 2018 Perşembe 12:25

Orhan Kural’dan Cem Yılmaz’a 10 bin liralık tazminat davası

A
A
A
Orhan Kural’dan Cem Yılmaz’a 10 bin liralık tazminat davası

Prof. Dr. Orhan Kural, Cem Yılmaz hakkında 10 bin liralık manevi tazminat davası açtı. Cem Yılmaz’ın kendisi için terapi görmesi gerektiği şeklindeki paylaşımlarına tepki gösteren Kural, “Kendisi doktor mudur? Paylaşımlarından sonra metroda saldırıya uğruyordum" dedi.


Prof. Dr. Orhan Kural, yeni şovunun ilk gösterimini Londra’da yapacak olan Cem Yılmaz’a 18 yaş sınırı getirilmesi haberine sosyal paylaşım sitesi Twitter’da "İngiltere bu kişinin gençlik için nasıl tehlikeli olduğunu bizden önce anladı, bravo. Yıllardır anlatmaya çalışıyorum" yorumunu yapmıştı. Kural’ın bu paylaşımının ardından ünlü komedyen Cem Yılmaz, Twitter hesabı üzerinden yaptığı paylaşımla Orhan Kural’ın tedavi olması gerektiğini belirtmişti. Yılmaz, yaptığı paylaşımda "Orhan Kural Bey sizi sizin yönteminizle taciz etmek istemiyorum ama artık benimle ilgili bir terapi görmenizin zamanı geldiğini düşünüyorum" demişti. Bu paylaşımı üzerine Kural, Cem Yılmaz hakkında 10 bin liralık manevi tazminat davası açtı. 

Tazminat davasını açtıktan sonra basın mensuplarına açıklamalarda bulunan Prof. Dr. Orhan Kural, “Cem Yılmaz filmlerinde her fırsatta sigara içtiği için bugüne kadar hep suç duyurusunda bulundum. Bunun bedelini de çok ödüyorum. Her yazısından sonra hakkımda çok sayıda iftira oluyor” dedi.
İngiltere’de Cem Yılmaz’ın yapacağı şov için 18 yaş sınırı getirildiğini aktaran Kural, “İngiltere çok doğru bir şey yaptı, İngiltere bunu anladı biz anlayamadık’ dedim. Bu kurumsal bir açıklamaydı. Kendisine suçlamada bulunmadım” ifadelerini kullandı.

“KENDİSİ DOKTOR MUDUR?” 

Bu açıklamaları üzerine Cem Yılmaz’ın sosyal medya hesabında yaptığı paylaşımla kendisinin terapi görmesi gerektiğini söylediğini ifade eden Kural, “Kendisi doktor mudur? Diyelim ki ben terapi görüyorum. Bunu doktorum bile açıklayamaz. O gün bugün ailemle birlikte her türlü iftiraya, saldırıya uğruyorum. Geçen gün metroda saldırıya uğruyordum. Metroda üç çocuk ‘Cem Yılmaz’la uğraşan bu’ diyerek tip tip bakıyorlardı. Bende hızlıca indim metrodan. Arkamdan gelemediler. Bu sefer mahkeme karşısına çıksın istedik. Geçen seferde suç duyurusunda bulunuyorduk. Gelip ifade veriyordu gizlice, sonra takipsizlik kararı veriliyordu” dedi.
Kural’ın avukatı İzzet Demir ise, Cem Yılmaz’ın yaptığı yorumu kabul etmediklerini ve 10 bin liralık dava açtıklarını söyledi. 

Yusuf Melikoğlu

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Tekirdağ Tekirdağ’da trafik kazalarında 47 kişi hayatını kaybetti Tekirdağ’da 2025 yılında meydana gelen 3 bin 972 ölümlü yaralanmalı trafik kazasında 47 kişi hayatını kaybetti, 5 bin 275 kişi yaralandı. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından açıklanan 2025 Yılı Karayolu Trafik Kaza İstatistikleri verilerine göre, Türkiye genelinde geçen yıl toplam 1 milyon 549 bin 574 trafik kazası meydana geldi. Bu kazaların 288 bin 321’ini ölümlü yaralanmalı trafik kazaları oluşturdu. Tekirdağ’da ise 2025’te 3 bin 972 ölümlü yaralanmalı trafik kazası yaşandı. Bu rakamla Tekirdağ, Türkiye genelinde en fazla ölümlü yaralanmalı kazanın meydana geldiği 22’nci il oldu. Meydana gelen kazalarda toplam 47 kişi yaşamını yitirdi. Hayatını kaybedenlerin 31’inin olay yerinde, 16’sının ise kaldırıldıkları sağlık kuruluşlarında kazanın etkisiyle 30 gün içerisinde yaşamını kaybettiği belirtildi. Trafik kazalarında ayrıca 5 bin 275 kişinin yaralandığı açıklandı. Verilere göre Türkiye genelinde ölümlü yaralanmalı trafik kazalarının yüzde 86,5’i yerleşim yeri içinde, yüzde 13,5’i ise yerleşim yeri dışında meydana geldi. En fazla ölümlü yaralanmalı trafik kazası 39 bin 266 kaza ile İstanbul’da gerçekleşirken, Ardahan ise 169 kazayla en az kazanın yaşandığı il oldu. Öte yandan, Türkiye’de motorlu kara taşıtı sayısı 2024 yılında 31,3 milyon iken 2025 yılında 33,6 milyona yükseldi. Trafik kazalarında hayatını kaybeden kişi sayısı ise 6 bin 351’den 6 bin 35’e geriledi. Böylece 100 bin motorlu kara taşıtı başına düşen trafik kazası ölüm sayısı 20,3’ten 18’e düştü.
İstanbul ’Küresel Rekabette Denizler ve Koridorlar’ paneli Bakan yardımcılarıyla öğrencileri buluşturdu Bahçeşehir Üniversitesi (BAU) ’Küresel Rekabette Denizler ve Koridorlar’ paneline ev sahipliği yaptı. Ulaştırma ve Altyapı Bakan yardımcıları Durmuş Ünüvar ve Osman Boyraz’ın da katıldığı etkinlikte, ‘Mavi Vatan’dan, ulaşım koridorlarına birçok konu ele alındı. Bakan Yardımcısı Ünüvar, Mavi Vatan’la ilgili yaptığı konuşmada "Mavi Vatan ve Misak-ı Milli Haritaları hafızamıza kazınmalı, nesilden nesile aktarılmalıdır" dedi. Denizcilikle ilgili birçok konunun konuşulduğu ’Küresel Rekabette Denizler ve Koridorlar’ paneli Beşiktaş’taki BAU Güney Kampüs’te gerçekleştirildi. Bahçeşehir Üniversitesi Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler Kulübü tarafından gerçekleşen etkinlikte Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı Bakan yardımcıları Durmuş Ünüvar ve Osman Boyraz, Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı Dış İlişkiler Genel Müdürü Burak Aykan, İMEAK Deniz Ticaret Odası Başkanı Tamer Kıran ve BAU Yönetim Bilimleri Fakültesi Dr. Öğr. Üyesi Rahmi İncekara konuşma yaptı. Etkinliğe, BAU Rektörü Prof. Dr. Esra Hatipoğlu, BAU Mütevelli Heyeti Üyesi Saygın Şenel, akademisyenler ve öğrenciler de katıldı. Etkinlikte "Türk Denizciliği ve Mavi Vatan" başlığıyla sunum eşliğinde konuşma yapan Bakan Yardımcısı Durmuş Ünüvar önemli değerlendirmelerde bulundu. Konuşmasında Kuzey Kutbu deniz rotasından İran, İsrail, ABD savaşıyla birlikte Hürmüz Boğazı’nın kapanmasına; Ukrayna-Rusya krizinin etkilerinden, Husiler’in Kızıldeniz’i gemilere kapatmasına kadar birçok konuya değinen Ünüvar, dünyada ticaret taşımacılığının büyük bir kısmının gerçekleştirildiği deniz rotalarının önemine de vurgu yaptı. ‘Mavi Vatan, Misak-ı Milli hafızamıza kazınmalı nesilden nesile aktarılmalı’ Bakan Yardımcısı Ünüvar, Türkiye’nin Libya’yla olan ilişkilerine ve Mavi Vatan Haritası’nın önemine dikkat çekerek, "Mavi Vatan Haritası ve Misak-ı Milli Haritası hafızamıza kazınmalı ve nesilden nesile aktarılmalıdır. Bunu asla unutmamalıyız" diyerek Türkiye’nin Libya’yla olan ilişkilerine de değindi. Türkiye’nin Libya’daki savaşta inisiyatif almasının çok önemli olduğunun altını çizen Ünüvar "2019 yılında Türkiye ile Libya Deniz Yetki Alanları Anlaşması yaptı. Bu şu demek belirlenen hat üzerinde diyelim denizden gaz çıkarılacak, petrol çıkarılacak ya da fiber optik haberleşme cihazları kabloları deniz altından geçirilecek dendiği zaman, ülkemizin onayı olmadan Türkiye’den Avrupa’ya, denizden hiçbir şey götüremezsiniz. Hani hatırlarsınız bize ‘Libya’da ne işiniz var’ dediler. Biz Libya’ya gittik, bize "ne işi var Türkiye’nin Libya’da" diyen herkes oradaydı. Eğer orada olmasaydık bugün hapsedilmiş bir Türkiye olacaktı. Bu iş çok büyük kararlılıkla, çok büyük bedellerle ve kahramanlıklarla yapılmış iştir. Müthiş bir iştir" dedi. Ünüvar, Montrö’de 1936’da imzalanan Boğazlar Sözleşmesi’ne de dikkat çekerek, anlaşmanın çok önemli olduğunu dile getirdi. ‘Türkiye olmadan koridor olmaz’ Ulaştırma ve Altyapı Bakan Yardımcısı Osman Boyraz, "Türkiye Yüzyılı’nda Ulaştırma Vizyonu" başlığıyla gerçekleştirdiği sunumunda, Türkiye çevresindeki ulaşım yollarından ve ülkemizde ulaşımla ilgili çalışmalara değindi. Ülkemizin önemli bir kavşak noktasında olduğuna da vurgu yapan Boyraz, "Türkiye olmadan koridor olmaz" sözünü motto olarak kullandığını belirtti. Türkiye’yi Basra Körfezi’ndeki Faw Limanı’na bağlayacak Kalkınma Yolu Projesi’ne de değinen Bakan Yardımcısı Osman Boyraz, Hürmüz Boğazı’nda yaşananların bu projenin önemini ortaya koyduğunu ifade ederek "Kalkınma Yolu Projesi, Hürmüz Boğazı’ndaki yaşanan hadiseden sonra ne kadar kıymetli bir hale geldiğini gördük. İnşallah 2030 yılında bunu tamamlayacağız. 1200 kilometrelik bu hat ülkemize gelecek ve Türkiye’nin içinden de Avrupa’ya doğru uzanacak" dedi. Zengezur Koridoru ve Atatürk’ün öngörüsü Zengezur Koridoru’nun öneminden bahsederek Atatürk’ün Iğdır’daki Dilucu’nu almasındaki öngörüsüne değinen Boyraz şunları söyledi: "Dilucu’nu haritada şöyle gözünüzün önüne getirin, karga burnu gibi şöyle çıkıyor. Orası olmasaydı bugün burada Bakü’yle birlikte bağlantısını yapacağımız Zengezur Koridoru olma şansı yoktu. Onun için de Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü rahmet ve minnetle yad edelim. Çünkü ta o zaman, yakın gelecekte Türkiye’nin Türk Cumhuriyetleri ile bir bağ kurması gerektiğini, gelecek yüzyılda bunun da Dilucu’nun üzerinden geçmek zorunda olduğunu gördü. Dilucu, o gün maalesef İran topraklarındaydı. Stratejik hamlelerle ve görüşmelerle savaşsız bir şekilde 1930’lu yıllarda Dilucu Türkiye sınırlarına dahil edildi. Bugün eğer bu koridor konuşuluyorsa, 100 yıl önceki öngörünün ve vizyonun ortaya koymuş olduğu bir durumdur."