RAMAZAN - 16 Mayıs 2018 Çarşamba 09:56

Orucu bozan şeyler durumlar haller maddeler halinde nelerdir? Ramazan orucunu neler bozar!

A
A
A
Orucu bozan şeyler durumlar haller maddeler halinde nelerdir? Ramazan orucunu neler bozar!

Mübarek Ramazan ayının başlaması ile beraber vatandaşlar internet üzerinden orucu bozan şeyler nelerdir, diyanet orucu bozan şeyler gibi aramalar yapıyor. Haberimiz üzerinden ramazan ayında orucu nelerin bozduğunu öğrenebilirsiniz. İşte konu ile ilgili detaylar

11 ayın sultanı Ramazan ayının başlaması ile beraber birçok vatandaş orucu bozan durumlar nelerdir? Ağız kokusunu önlemek için ağız spreyi kullanmak veya sakız çiğnemek orucu bozar mı? Unutarak yemek içmek orucu bozar mı? gibi durumları merak ediyorlar. Oruç tutarken yapılmaması gereken şeyleri haberimiz üzerinden kapsamlı bir şekilde bulabilirsiniz. İşte orucu bozan durumların listesi...

Orucu bozan şeyler durumlar haller maddeler halinde nelerdir? Ramazan orucunu neler bozar!

Orucu bozan şeyler

Sual: Ramazan orucunu bozan şeyler nelerdir?

CEVAP

Ramazan orucunu bozup, yalnız kaza gerektiren şeyler:

1- Boğaza kar ve yağmur kaçması,

2- Astım spreyi kullanmak,

3- Zorla bozdurulmak,

4- Buruna sıvı ilaç koymak,

5- Burnuna kolonya çekmek, [Koklamak bozmaz.]

6- Mukimken oruca başlayıp, sefere çıkınca yiyip içmek,

7- Ud ağacının, amberle tütsülenip dumanının çekilmesi,

8- Başkasının içtiği sigara dumanını isteyerek çekmek,

9- Kulağın içine ilaç damlatmak, kulağı ilaçlı suyla yıkamak,

10- Derideki açık yaraya konan sıvı veya katı ilacın sindirim yoluna girmesi,

11- Vücuda ilaç şırınga etmek,

12- İsteyerek, zorlayarak ağız dolusu kusmak,

13- Dişi kanayanın ağzındaki kanı yutması veya tükürükle eşit miktarda karışık kanı yutması,

14- İmsak vaktinin bittiğini bilmeden yiyip içmek,

15- Güneş battı zannederek orucunu bozmak,

16- Dişlerin arasında kalan nohut kadar şeyi yutmak,

17- Buruna çekilen suyun ağızdan çıkması,

18- Abdest alırken boğaza su kaçması, [Hanbelî’de bozmaz.]

19- Kâğıt, taş, pamuk, ot, pişmemiş pirinç gibi ilaç ve gıda olmayan şeyi yutmak,

20- Makattan veya kadınların önden fitil kullanması,

21- Oruçlu olduğunu unutup yediğinde, orucu bozuldu sanarak, bilerek yemeye devam etmek,

22- İmsak vaktinden sonra niyet edenin, gün içinde orucunu kasten bozması,

23- Denize girince veya guslederken makattan su girmesi, [Hanbelî’de bozmaz.]

24- Dil altına konan ilacı emmek,

25- Makata konan pamuğun veya başka şeyin hepsinin içeri girmesi,

26- Vücuda giren ultrason veya endoskopi cihazında ilaç, merhem olması,

27- Lavman yaptırmak, [Mâlikî’de bozmaz.]

28- Özel olarak su buharı teneffüs etmek,

29- Burundan genze giden kanı yutmak,

30- Bayılanı ayıltmak için veya uyuyanın ağzına su akıtmak,

31- Açlığa veya susuzluğa gerçekten dayanamayarak yiyip içmek. [Kefaret gerekip gerekmeyeceğini bilmeyen, ihtiyaten küçük bir kağıt parçasını veya çiğ pirinç tanesini susuz yutarak orucunu bozmalı. Sonra yiyip içebilir.]

32- Basur memesinin, taharetlendikten sonra, ıslak olarak içeriye girmesi,

33- Mastürbasyon yapmak,

34- Yaş parmağı, ön veya arka tarafa sokmak, [Hanbeli’de bozmaz.]

35- Seferde iken kasten orucunu bozana kefaret gerekmez, sadece kaza gerekir. Çünkü seferde oruç tutmak farz değildir.

36- Kasten orucunu bozan, sonradan oruç tutmamayı mubah kılacak bir hâl başına gelse, mesela kadının hayzı başlasa yahut oruç tutamayacak kadar hastalansa yalnız kaza gerekir. Fakat orucunu bozup sefere çıksa, kefaret gerekir; çünkü sefere çıkmak semavi bir özür değildir.

37- Oruçlunun ağzına giren gözyaşı veya ter, çok olur da, tuzluluğunu ağzının her yerinde duyar ve yutarsa orucu bozulur. Yutmayıp tükürürse bozulmaz.

Orucu bozan şeyler

Sual: Dinde reformcular, (Kolaylaştırın, güçleştirmeyin) hadisini, (Abdest alırken ağza bulaşan su orucu bozmadığı gibi, ağza sıkılan ilaçlı sprey de orucu bozmaz. Burun damlası da içeri girse bile bozmaz. İğne veya serumla ilaç vermek, makattan ve vajinadan fitil kullanmak, dilaltı hapını emmek ve kulağa damlatılan ilaç da orucu bozmaz) şeklinde yorumluyorlar. Bu yorumlar yanlış değil mi?

CEVAP

Elbette yanlıştır. Hepsi, dört mezhepte de orucu bozar. Fıkıh kitaplarında gıda veya deva [ilaç] olan bir şeyi yutmak orucu bozar deniyor. Kum, toprak, maden gibi gıda ve deva olmayanlar ise orucu bozar, fakat kefaret gerektirmez. (Redd-ül-muhtar)

Gıda ve deva olanların serumla, iğneyle verilmesi orucu bozar, kefaret değil kaza gerektirir. Mesela açık yaraya konulan sıvı veya katı ilaç emilirse, orucu bozar, fakat kefaret gerekmez. Astım spreyinin içinde ilaç olduğu için bozar. Ağza girip yutulan bir şeyin, az veya çok olmasının önemi yoktur. Bir damla ilaç veya bir damla su, isteyerek yutulursa oruç bozulur, kefaret de gerekir. Abdest alırken istemeden yutulursa kefaret gerekmez, çünkü bunda kasıt yoktur. Abdest alırken ağızda kalan yaşlığı yutmakla, ağza burna verilen ilacın yutulması mukayese edilemez, çünkü abdest almak zarurettir. İlaç almak da zarurettir denirse, zaten oruç tutamayacak kadar hasta olanın oruç tutmamasına ruhsat verilmiştir. İyileşince tutar. Reformcuların dediği gibi, (Hem ilacı alır, hem de oruçlu olurum) demek çok yanlıştır.

Dört mezhepte de ve bütün müctehid imamlara göre, yaraya konulan ilaç, cevfe [içeriye] giderse oruç bozulur. Şâfiî’de, dimağ [beyin], karın, bağırsak, mesane birer cevftir. Mesela, baştaki kemik yarılsa, buradaki yaraya konulan ilaç, cevfe yani beyne gideceğinden oruç bozulmuş olur.

Şafii’de karna bıçak saplansa, bıçağın ucu mideye, yani cevfe girdiği için oruç bozulur. Sağlam deriden bıçak, cevfe girince oruç bozulduğu gibi, iğneyle adaleyi veya damarı yırtarak verilen ilaç, cevfe ulaşınca oruç bozulmuş olur. Hanefi’deyse, bıçak tamamen midenin içine girerse oruç bozulur.

Bugün tıpta, serumun mesaneye, dimağa ve vücudun her yerine gittiği kesin olarak bilinmektedir. O halde serum, dört mezhepte de orucu bozar. Sadece kaza gerekir. Tıp, damardan veya adaleden verilen ilacın, dimağ ve mesaneye gittiğini bildirirken, hiç kimse, (Serum veya enjeksiyonla verilen ilaç, cevfe [yani dimağ ve mesane gibi yerlere] gitmez) diyemez. Derse de ilmî olmaz, indî olur ve hiç kıymeti olmaz. [Buradaki Hanefîyle ilgili bilgiler, Tahtâvi, Mebsut, Bedayi gibi, Şâfiîlerle ilgili bilgiler ise, Mecmû, Muğn-il-muhtaç, Tuhfe, Envâr, Kummesrâ, Bâcuri, Şerh-i İbni Bâcuri gibi muteber eserlerden alınmıştır.]

Lavman yaptırmak, Maliki hariç, diğer mezheplerde bozar. (El-fıkh-u alel-mezahib-i erbaa)

Makattan ve vajinadan fitil kullanmak, hatta pamuğun girip kaybolması, parmağın yaş olarak girmesi, kulağa ilaç damlatmak ve burna sıvı ilaç çekmek de orucu bozar. (Redd-ül-muhtar, Hindiye, Hidaye)

Dilaltı hapı ise ilaçtır, mukoza denilen yumuşak dokudan emildiği için, deri altına iğneyle ilaç zerki gibi olup orucu bozar. Ağız içindeki mukozadan değil de, vücuttaki sağlam deriden emilen ilaçlar bozmaz.

Kulağa konan ilaç

Sual: (Kulağa veya buruna konan ilaç, tedavi amaçlı olduğu için orucu bozmaz) diyenler çıkıyor. Tedavi amaçlı olunca, bu ilaçlar ve serumlar orucu bozmaz mı?

CEVAP

Tedavi maksatlı olanlar da elbette orucu bozar. Oruçlu, kasten gıda yahut ilaç olarak bir şeyi yiyip içerse, kefaret de gerekir. Şırınga [enjeksiyon] yaptırır veya buruna ilaç akıtır yahut kulağa yağ damlatırsa veya ufak taş ve benzeri yenmeyen veya iğrenilen, tiksinilen bir şeyi yutarsa sadece kaza gerekir. (Redd-ül-muhtar)

Tedavi veya gıda maksadıyla da olsa, serum da, iğne yaptırmak gibi orucu bozar ve kaza gerekir. Kefaret gerektirmemesi, ağızdan verilmediği içindir.

Yaradılışta bulunan deliklerden içeri giren şey, gıda ve deva olmasa bile orucu bozduğu gibi, vücuttaki yaraya konulan ilaç, sindirim yollarına sızarsa, yine oruç bozulur. (Tahtavi)

Demek ki, tedavi maksadıyla yani ilaç olarak da olsa, zaruretsiz bir şey yiyip içmek, orucu bozduğu gibi kefaret de gerekiyor. Tedavi maksadı olsun olmasın, kulağa veya buruna akıtılan ilaç kazayı gerektiriyor. Tedavi amaçlı olunca orucu bozmaz demek, dinimize aykırıdır.

İlaç orucu bozmaz mı?

Sual: Bir dinde reformcu, (Kulağa ilaç damlatılsa, buruna sıvı ilaç çekilse, astım spreyi kullanılsa oruç bozulmaz, çünkü tedavi amaçlı ilaç ve damlalar orucu bozmaz. İlaç kullanılması bir beslenme işi değildir, oruca karşı direnç kazanma faaliyeti sayılmaz. Onun için orucu bozmaz) diyor. İlaç almak orucu bozmuyor mu?

CEVAP

Elbette bozar. (İlaç alınması orucu bozmaz) demek dini sulandırarak yıkmak demektir. Fıkıh kitaplarında deniyor ki:

Faydalı bir şey yiyip içince, gıda veya deva olarak veya keyif veren bir şey ağızdan mideye gidince oruç bozulmuş olur, kefaret de gerekir. Açık yaraya konulan sıvı veya katı ilaç emilirse oruç bozulur. Vücuda, gıda ve deva olmadığı hâlde, ağızdan yutulan, bir taş, bir kâğıt parçası da girse, orucu bozar. Suyun illa ağızdan burundan girmesi şart değildir, taharetlenirken makata su kaçarsa oruç bozulur. Bir kimse şırınga yaptırır, burnuna bir ilaç akıtır veya kulağına yağ damlatırsa yahut vücut veya baş yarasına ilaç akıtır da ilaç hakikaten içine ve beynine işlerse veya ufak taş ve benzeri insanın yemediği veya iğrenip tiksindiği bir şeyi yutarsa kaza lazım gelir. (Dürr-ül muhtar, Redd-ül muhtar, Hindiyye, S. Ebediyye)

Orucu bozanlar

Sual: Gözyaşları, yüzden akan terler, yağan yağmur yahut kar, ağzımızı kapattığımız hâlde boğazımıza kaçarsa orucumuz bozulur mu?

CEVAP

Evet, bozulur ve kaza gerekir. Eğer kasten ağzımızı açıp yağmurun, karın girmesini sağlarsak kefaret de gerekir. (Nimet-i İslâm)

Kulağa ilaç koymak

Sual: Hanefî’yim diyen biri, (Kulağa ilaç damlatmak orucu bozmaz) gibi yanlış bir hükmü nasıl verebiliyor?

CEVAP

Belki, mezhepsiz demesinler diye Hanefî’yim demiş olabilir. Çünkü mezhebi olan kimse, aklına göre kıyaslar yapmaz, mezhep kitaplarından nakiller yapar.

Kulağa damlatılan ilacın mideye veya boğaza gitme şartı yoktur. Kulağa damlatılan yağ veya ilaçlar orucu bozar. (Dürr-ül muhtar, Redd-ül muhtar, Mülteka, Fetâvâ-i Hindiyye, Hidaye, Nimet-i İslam, Mecmua-i Zühdiye, Dürer ve Gurer)

Şâfiî mezhebinde kulağının içine bir şey sokmak da orucu bozar. Çünkü kulağın içi mide hükmündedir, hattâ bir erkek idrar yoluna pamuk koysa bile orucu bozulur. Çünkü tabiî menfezden içeri girmiş oluyor. Şâfiî'de kulak da tabiî bir menfez yani deliktir. (El-fıkhü alel mezahibil-erbea)’da, (Şâfiî'de, bir çöpü kulağa sokmak da orucu bozar. Çünkü kulağın içi, vücudun iç kısmından sayılır) deniyor.

O kişi, (Astım spreyi ile ağza püskürtülen oksijenli ilaç orucu bozmaz, çünkü miktarı azdır) diyor. Hâlbuki hiçbir kitapta (Çoğu bozar, azı bozmaz) diye bir kayıt yok. Gıda değil veya deva değil, küçücük bir taş veya kum tanesi de boğaza girince bozduğu, yukarıda adı geçen kitapların hepsinde bildirilmektedir.

(Dil altı hapı, az ilaç emildiği için orucu bozmaz) diyor. Dil altı hapı ise ilaçtır, mukoza denilen yumuşak dokudan emildiği için, deri altına iğne ile ilaç zerki gibidir. Orucu bozar. Mezhebimizin hükmüne uymayıp da aklını ölçü alan kim olursa olsun itibar etmemelidir.

İğne yaptırmak orucu bozar mı?

Sual: (S. Ebediyye’de, iğne [enjeksiyon] yaptırmanın, serum vermenin İmameyn’in kavline göre orucu bozmadığı yazılıdır) deniyor. Doğru mu?

CEVAP

Doğru değil. Bir yanlış anlaşılma var. Serum ve iğne, dört mezhepte de orucu bozar. S. Ebediyye’de Merakıl-felah şerhinden alınarak şöyle deniyor:
(Başta ve gövdedeki yaraya konulan ilacın, sıvı olsun, katı olsun, beyne ve hazım yoluna gittiği bilinirse, oruç bozulur. İçeri gittiği iyi bilinmezse, ilaç sıvı ise, İmam-ı a’zam bozulur dedi. İki imam ise, içeri gittiği iyi bilinmeyince bozulmaz dedi. İçeri sızdığı iyi bilinmeyen ilaç katı ise, üç imam da, bozulmaz dedi.)

Bundan anlaşılıyor ki, sızdığı iyi bilinen ilaç, katı da olsa, sıvı da olsa, üç imam da (Orucu bozar) buyurmuştur. Koldan, bacaktan, her yerden deri altına, adaleye iğne ile yapılan aşı, ilaç enjeksiyonlarının orucu bozacağı, buradan anlaşılmaktadır. (S. Ebediyye)

Görüldüğü gibi, yapılan iğnelerin, serumların orucu bozduğu açıkça bildirilirken, (Bozmaz) diyenlere itibar etmemelidir.

KAYNAK:DİNİMİZİSLAM.COM

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Erzurum Aziziye’nin karla mücadele timlerine gece yarısı sürprizi Aziziye Belediye Başkanı Emrullah Akpunar, sahada karla mücadele çalışması yürüten belediye işçilerine gece yarısı tatlı sürprizi yaptı. Başkan Akpunar, vardiya sistemiyle çalışan karla mücadele ekipleriyle sabaha karşı 03.00 sularında bir araya geldi. Yoğun kar yağışının ilçedeki araç ve yaya trafiğini aksatmaması için yoğun bir tempoyla çalışan belediye işçilerine sahada baklava ve çay ikram eden Aziziye Belediye Başkanı Akpunar, karla mücadele çalışmalarına sabahın ilk ışıklarına kadar eşlik etti. Aziziye Belediye Başkanı Emrullah Akpunar, belediyenin karla mücadele timlerine yaptığı gece yarısı sürprizini sosyal medya hesabından da paylaştı. Akpunar, baklava ve çay ikram ettiği işçilerle bir aradayken bulunduğu fotoğraf karelerini, şu mesajla paylaştı: "Gecenin ortasında Aziziye için çarpan ve karla mücadele için çırpınan yüreklerle beraberdik. Soğuk havanın nefesleri bile dondurduğu gecede, karı adeta alın teriyle ıslatan işçi kardeşlerimize tatlı ikram ettik ve sıcacık çaylarımızı birlikte yudumladık. Bize gece de yok, gündüz de Aziziye’miz için günün her anında sahada, karla mücadele ekiplerimizin başındayız. Haydi aslanlar! Aziziye’miz bizden hizmet bekler!" Öte yandan Aziziye Belediye Başkanı Emrullah Akpunar, ilçedeki karla mücadele çalışmalarının 73 cadde ve 458 sokaktan oluşan geniş bir alanı kapsadığını belirterek, "Bütün imkânlarımızı seferber etmiş durumdayız. Karla mücadele çalışmalarımızı ilçemizin dört bir yanında sürdürüyoruz" dedi.
Muğla Muğlaspor Parkı’nda yenileme çalışması başladı Muğla Büyükşehir Belediyesi, kent yaşamını daha konforlu ve estetik hale getirmek amacıyla yatırımlarına hız kesmeden devam ediyor. Bu kapsamda Menteşe ilçesi Emirbeyazıt Mahallesi Zübeyde Hanım Caddesinde bulunan Muğlaspor Parkı’nda yapılacak yenileme çalışmaları ile alan yeni çehresine kavuşacak. Yaklaşık 2 bin 280 metrekarelik alanı kapsayan yenileme projesi; çim alan düzenlemeleri, bitkisel peyzaj çalışmaları, sert zemin uygulamaları, motosiklet park alanları ve oturma alanlarıyla modern ve fonksiyonel bir şehir dokusu oluşturmayı hedefliyor. Proje ile bölge sakinlerinin dinlenme, spor ve sosyal alan ihtiyaçlarına yanıt verilmesi amaçlanıyor. Kent estetiğini güçlendiren ve kamusal alanların daha güvenli hale gelmesini sağlayan yenileme çalışması sayesinde vatandaşların günlük yaşamda daha rahat ve keyifli vakit geçirebileceği alanlar oluşturulacak. Başkan Aras: "Muğla’yı birlikte daha yaşanabilir bir kent haline getiriyoruz" Kıyı Ege Belediyeler Birliği ve Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras, projeye ilişkin yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verdi: "Muğla’mızın her mahallesinde vatandaşlarımızın yaşam kalitesini artıracak, sosyal ve yeşil alanları çoğaltacak projeleri hayata geçiriyoruz. Emirbeyazıt Mahallemizde başlattığımız Muğlaspor Parkı’nda yapılacak yenileme projesi ile hem kent estetiğini güçlendiriyor hem de hemşehrilerimize güvenli, konforlu ve kullanışlı alanlar sunuyoruz. Doğaya saygılı, sürdürülebilir ve insan odaklı bir şehir anlayışıyla çalışmaya devam edeceğiz. Muğla’yı hep birlikte daha yaşanabilir bir kent haline getireceğiz" dedi.
Şanlıurfa Gülpınar, karla mücadele çalışmalarını değerlendirdi Şanlıurfa Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Kasım Gülpınar, son 58 yılın en yoğun kar yağışının ardından düzenlenen bilgilendirme toplantısında yürütülen çalışmaları tüm ayrıntılarıyla kamuoyuyla paylaştı. Şanlıurfa Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Kasım Gülpınar, kentte etkili olan ve Cumhuriyet tarihinin en yoğun kar yağışlarından biri olarak kayıtlara geçen süreçle ilgili kapsamlı bir basın toplantısı düzenledi. Gülpınar, "Karaköprü’de 32 santimetre kar ölçtük, 104 saat kesintisiz çalıştık, 48 bin 945 kilometre yol kat ettik. Bu rakamlar mücadelenin büyüklüğünü ortaya koyuyor" dedi. "Urfa, son 58 yılın en yoğun kar yağışını yaşadı" Büyükşehir Belediyesi Toplantı Salonu’nda düzenlenen değerlendirme toplantısında kar yağışının boyutuna dikkat çeken Gülpınar, Meteoroloji Bölge Müdürlüğü verilerine göre Şanlıurfa’da en son 1968 yılında 29 santimetre kar ölçümü yapıldığını hatırlattı. 31 Aralık gecesi Karaköprü’de yapılan ölçümde ise kar kalınlığının 32 santimetreye ulaştığını belirten Gülpınar, "Bu resmi bir ölçüm değil ancak bizzat kendi ellerimizle ölçtük. Büyük ihtimalle Urfa tarihinin en yoğun kar yağışını yaşadık" dedi. Kar yağışının sıradan bir meteorolojik olay olmadığını vurgulayan Gülpınar, ana yolların kapanmasının her kar yağışında yaşanabileceğini ancak bu kez durumun çok daha farklı olduğunu ifade etti. Gülpınar "Benim için en önemli gösterge, karın ağırlığına dayanamayan çatıların çökmesidir" dedi. Gülpınar, Organize Sanayi Bölgesi, oto galericiler sitesi, hal pazarı, kamu kurumları ve 12 Eylül Caddesi başta olmak üzere birçok noktada sundurma, tente ve pergolelerin çöktüğünü, araçların hasar gördüğünü ve ciddi maddi kayıpların oluştuğunu söyledi. Olağanüstü hava şartlarına rağmen sürecin kontrollü şekilde yönetildiğini belirten Gülpınar, kar yağışından bir gün önce tüm birimlerle toplantı yaptıklarını açıkladı. Araçların konuşlandırılacağı noktaların önceden belirlendiğini, tüm araçlara kamera sistemi kurulduğunu ve uydu üzerinden takip edildiğini kaydeden Gülpınar, "Gece 12’den itibaren ekiplerimiz görev yerlerine geçti ve karın başlamasını bekledi" şeklinde konuştu. Kar yağışının sabah saatlerinde başlayarak zaman zaman tipiye dönüştüğünü belirten Gülpınar, yolların açıldıktan 10 dakika sonra tekrar kapandığını söyledi. Buna rağmen ekiplerin 24 saat aralıksız, toplamda ise 104 saat kesintisiz çalıştığını ifade eden Gülpınar, "Yılbaşı gecesi ve yılbaşı günü, Urfa halkı mağdur olmasın diye personelimiz büyük bir fedakarlık gösterdi. Hepsine yürekten teşekkür ediyorum" ifadelerini kullandı. Gülpınar, yaşanan trafik aksaklıklarının büyük bölümünün zincirsiz ve kar lastiği olmayan araçlardan kaynaklandığını vurguladı. Özellikle ağır tonajlı araçların Akabe yokuşu gibi kritik güzergâhlarda trafiği tıkadığını söyledi. "Kendi binek aracımızla, sadece kar lastiği sayesinde 13-14 saat boyunca Urfa’yı dolaştık, hiçbir sorun yaşamadık" diyen Gülpınar, vatandaşlara zorunlu olmadıkça trafiğe çıkmamaları çağrısında bulundu. "Şehir geneli kamera ve devriye araçlarıyla izlendi" Ulaşım Daire Başkanlığı bünyesindeki Trafik Kontrol Merkezi’nden tüm şehrin anlık olarak izlendiğini belirten Başkan Gülpınar, 23 gezici devriye aracı ve 484 kamera ile müdahale önceliklerinin belirlendiğini söyledi. Bazı araçların aynı güzergahta bir günde 100 kilometreye yakın yol yaptığını ifade eden Gülpınar, bunun mücadelenin ne kadar yoğun olduğunu gösterdiğini kaydetti. Gülpınar, karla mücadele kapsamında yürütülen çalışmaların büyüklüğünü rakamlarla ortaya koyarak, süreç boyunca 3 bin 620 ton tuzun kullanıldığını, bin 412 belediye personelinin sahada görev aldığını söyledi. Çalışmalarda 298 araç ve iş makinesinin aktif olarak kullanıldığını belirten Gülpınar, ekiplerin toplamda 48 bin 945 kilometre yol kat ettiğini, mücadelenin ise 104 saat boyunca kesintisiz sürdürüldüğünü ifade etti. Kar yağışı süresince toplu taşımanın iki gün boyunca ücretsiz yapıldığını belirten Gülpınar, 546 bin vatandaşın ücretsiz taşındığını söyledi. Yolda kalan vatandaşlara adet kumanyalar dağıtıldığını, ücretsiz araç kurtarma hizmeti verildiğini ve mahsur kalanlara ikame destek sağlandığını ifade etti. "Kırsalda 2 bin 431 kilometre yol açıldı" Kar yağışının ardından çalışmaların kırsala kaydırıldığını belirten Gülpınar, bu sabah itibarıyla 2 bin 431 kilometre köy yolunun ulaşıma açıldığını açıkladı. 25 ekibin sahada görev yaptığını, özel sektörden kiralanan greyderlerle çalışmaların hızlandırıldığını ifade eden Gülpınar, "Hedefimiz 48 saat içinde kapalı köy yolu bırakmamak. Dünyanın hiçbir yerinde yüzde 100 sorunsuz bir afet yönetimi yoktur. Önemli olan tedbiri önceden almak ve krizi yönetmektir. Biz bunu yaptık. Kuraklık tehdidi altındayız. Bu yağış rahmettir, berekettir" dedi. Gülpınar, kar yağışının başladığı ilk gün Harran ilçesinde bir otomobilin sulama kanalına düşmesi sonucu 3 çocuğun hayatını kaybettiğini, sürücünün ise kayıp olduğunu kazaya da vurgu yapan Gülpınar, yaşamını yitiren çocuklara Allah’tan rahmet diledi. Gülpınar, Harran’da kayıp olan vatandaşın bulunması için arama çalışmalarının aralıksız sürdüğünü de vurguladı. Toplantı, basın mensuplarının soruları ve değerlendirmeleriyle sona erdi.