ASAYİŞ - 21 Mayıs 2015 Perşembe 12:05

Palalı saldırgandan polise: 'DHKP-C ile alakan var mı?'

A
A
A
Palalı saldırgandan polise: 'DHKP-C ile alakan var mı?'

Gezi Parkı eylemleri sırasında göstericilere palayla saldıran Sabri Çelebi, kendisi aleyhine açıklama yapan polise 'DHKP-C ile alakan var mı?' diye soru sorunca salonda tartışma çıktı.

Gezi Parkı olayları sırasında Beyoğlu Talimhane’de eylemcilere pala ve sopa ile saldıran olayı engellemeye çalışan müşteki polis memurlarına da direndikleri iddia edilen aralarında Sabri Çelebi’nin de bulunduğu 4 kişi hakkında “kasten yaralama ve görevi yaptırmamak için direnme” suçlarından 27 yıla kadar hapis istemiyle açılan davaya devam edildi.

İstanbul 53. Asliye Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmaya tutuksuz sanık Sabri Çelebi ile müşteki ve sanık avukatları hazır bulundu.

“ÇELEBİ’NİN ELİNDE PALA, YANINDAKİLERİN ELİNDE BEYZBOL SOPASI VARDI”
Duruşmada Çevik Kuvvet Şube Müdürlüğü’nde görevli polis memuru Ramazan Eken tanık olarak dinlendi. Olay günü Divan Otel önünde Çevik Kuvvet Müdürü Kayhan Şahan’la birlikte olduğunu söyledi.
Tanık polis Eken ifadesinde, “Bir ara imdat sesi duyunca müdürümüz Kayhan Şahan, ben ve Ahmet Yeşilkaya olay yerine gittik. İki grup birbirine saldırıyordu. Gezi eylemcileri masa üzerindeki eşyaları ve sandalyeleri atıyorlardı. Huzurdaki sanık Sabri Çelebi’nin elinde pala vardı. Sanığın yanındaki diğer kişilerin elinde ise beyzbol sopasına benzer aletler vardı. Birbirlerine saldırıyorlardı. Biz araya girdik” diye konuştu.

“SABRİ ÇELEBİ’NİN DOĞRUDAN MÜDÜRÜMÜZE SALDIRDIĞI AŞİKARDIR”
Kendisinin olay yerinde elinde sopa olan kişileri engellemeye çalıştığını belirten tanık Eken, “Ben ellerindeki sopaları aldım, etkisiz hale getirdim. Müdürümüz Kayhan Şahan sanık Çelebi ile ilgileniyordu. Bu arada müdürümüz elinden yaralandı. Biz arada kaldığımız için gezi eylemcileri tarafından atılan sandalye ve masa üzerindeki eşyalara maruz kaldık. Gezi eylemcilerinin hedefi doğrudan biz polisler değildik. Eylemcilerin hedefi Sabri Çelebi ve yanındakilerdi. Müdürümüz elinden yaralanmıştı. Bu fırsatla sanıkları olay yerinden uzaklaştırdık. Olaylar sırasında bir gezi eylemcisinin Sabri Çelebi tarafından boğazı kesilerek yaralandığını gördüm. Buraya 100 kişiyi dizin ben yaralı olan eylemciyi buradan seçerim. Sabri Çelebi’nin doğrudan müdürümüze saldırdığı aşikardır. Ben diğer sopalılarla uğraşırken sanık Çelebi elindeki palayı sağa sola savuruyordu” dedi.

“TANIK YEMİNİ ETTİN YALAN SÖYLEME”
Tanık polis memuru ifade verirken taraf avukatları arasında sözlü tartışma yaşandı. Sanık Çelebi’nin avukatı Turan Öner tanık polisin yalan ifadeler verdiğini öne sürdü. Avukat Öner tanığa “Sen hazırlıklı gelmişsin zaten. Yazık. Tanık yemini ettin burada. Yalan söyleme” dedi. Bunun üzerine tanık Eken, Çelebi’nin avukatına, “O Allah’la benim aramda olan bir şey” şeklinde konuştu.

ÇELEBİ’DEN POLİS MEMURUNA: “DHKP-C İLE BİR ALAKAN VAR MI? ”
Tanık Eken’in ifade verdiği kürsünün arkasında oturan sanık Çelebi, tanığa “Senin DHKP-C ile bir alakan var mı?” dedi. Hakim Fatma Şeker, Çelebi’nin bu sözünü duymayınca müşteki avukatı Hacer Yılmaz ile Çelebi’nin avukatı Turan Öner asında tartışma yaşandı. Avukat Öner, Çelebi’nin böyle bir söz söylemediğini savunurken avukat Yılmaz Çelebi’nin sözünün duruşma zaptına geçmesini isterken, duruşma salonunda bulunan diğer avukatlar ve gazeteciler tarafından Çelebi’nin sözünün duyulduğunu söyledi. Avukat Turan Öner, “DHKP-C müvekkilimi her gün ölümle tehdit ediyor. Ne yaptıklarını adliyede gördük zaten” dedi.

“EVET DURUŞMAYI BEN YÖNETİYORUM”
Çelebi’nin avukatı Öner, avukat Yılmaz’a “Her duruşmayı provoke ediyorsunuz” deyince Yılmaz, “Ben hakimle muhatabım. Sürekli bana müdahale ediyorsunuz. Duruşmayı siz mi yönetiyorsunuz” cevabını verdi. Avukat Öner’in “Evet duruşmayı ben yönetiyorum” demesi üzerine avukat Yılmaz, “Hakimin reddini talep ediyorum. Duruşmadan çekilin” diye bağırdı.

TANIK İLE AVUKAT ARASINDA SÖZLÜ DÜELLO
Tansiyonun hiç düşmediği duruşmada ifadesi biten tanık polis memuru salondan çıkarken , “ Bir polis memuruna DHKP-C üyesi diyecek kadar düştü” dedi. Tanık salondan çıkarken Çelebi’nin avukatı” İşini yaptın çık. Çok güzel yaptın işini. Hazırlıklı gelmişsin. Seninle özel uğraşacağım” deyince tanık “Tamam dışarıda bekliyorum” dedi. Avukat ise mahkemeye dönerek “Ne yapacaksın bana dışarıda” demesinin ardından ardından tanık salondan çıktı.

“EVET SÖYLEDİM KABUL EDİYORUM”
Tanık çıktıktan sonra avukatlar arasından bu kez de duruşma zaptı krizi yaşandı. Müşteki avukatı Yılmaz, Çelebi’nin tanığa söylediği söz ile kendi beyanlarının zapta geçmediğini öne sürünce Çelebi’nin avukatı Öner tepki gösterdi. Bunun üzerine sanık Çelebi, “ Evet tanığa o sözü söyledim. Yalan söyleyecek değilim. Söyledim kabul ediyorum” dedi. Çelebi’nin bu beyanı üzerine Hakim, Çelebi’nin sözünü duruşma zaptına yazdırdı.

“TANIK HAKKINDA SUÇ DUYURUSUNDA BULUNACAĞIZ”
Hakimin, avukatlara bir talebi olup olmadıklarını sorması üzerine avukat Turan Öner, “Avukat Yılmaz’ın reddi hakim talebi duruşma zaptına geçsin” deyince avukat Yılmaz, duruşmanın iyi yönetilemediğini sözlerinin zapta geçmemesi sebebiyle böyle bir talepte bulunduğunu ancak bu aşamada bir diyeceği olmadığını söyledi. Avukat Öner ise müşteki vekilinin sözünün arkasında durmadığını öne sürdü. Avukat Öner daha sonra, “Tanık yalan beyanda bulunmuştur. Celse arası tanık hakkında suç duyurusunda bulunacağız” dedi.
Ara kararını açıklayan mahkeme sanık tarafının tanıklarını dinlemek üzere duruşmayı erteledi.

BAŞAK AKBULUT
 

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kütahya El emeği eserler beğenildi Kütahya’nın Tavşanlı ilçesinde üç yıl önce bir hayalle yola çıkan Şerife Çelik Sanat Atölyesi, Bedesten AVM’de açtığı stantla kursiyerlerinin el emeği eserlerini görücüye çıkardı. Tavşanlı ilçesinde sanatseverler anlamlı bir sergide buluştu. Şerife Çelik Sanat Atölyesi bünyesinde eğitim alan kursiyerlerin uzun süren çalışmaları neticesinde ortaya koydukları eserler, Bedesten AVM’de düzenlenen sergiyle vatandaşların beğenisine sunuldu. İki gün boyunca açık kalan sergi, sanatseverlerden tam not aldı. Serginin açılışında konuşan atölye kurucusu Şerife Çelik, sanat yolculuğuna üç yıl önce büyük bir hayalle başladıklarını ifade etti. Başarının tesadüf olmadığını vurgulayan Çelik, "Üç yıl önce bir hayalimiz vardı ve bu yola çıktık. Ancak hiçbir hayalin sihirle gerçekleşmeyeceğinin, gerçekten büyük bir çaba gerektirdiğinin farkındaydık. Biz de çok çalıştık, pes etmeden emek verdik" dedi. Atölyenin yakaladığı başarının bir ekip işi olduğunu belirten Şerife Çelik, eğitmen kadrosuna ve kursiyerlerine teşekkür etti. Çelik, "Arkamızda gerçekten güçlü bir ordumuzun olduğunu söyleyebilirim. Hocalarımızla birlikte çok güzel ve özel işler yaptığımıza inanıyorum. Bugün burada sergilenen eserler, o disiplinli çalışmanın ve sanat aşkının bir meyvesidir" ifadelerini kullandı. Bedesten AVM’de kurulan stantta sergilenen tablolar ve el sanatı ürünleri, ziyaretçiler tarafından büyük bir ilgi ve beğeniyle karşılandı. Kursiyerlerin heyecanına ortak olan vatandaşlar, Tavşanlı’daki sanat faaliyetlerinin bu denli kaliteli bir boyuta ulaşmasından duydukları memnuniyeti dile getirdiler. İki gün süren etkinlik, hatıra fotoğraflarının çekilmesiyle son buldu.
Bursa Kışla birlikte gelen göz enfeksiyonlarına dikkat Kış aylarında gribal enfeksiyonların artmasına paralel olarak göz hastalıklarında da artış görülürken, uzmanlar vatandaşları bu konuda dikkatli olma konusunda uyardı. Kış aylarında sık karşılaşılan göz problemleri konusunda bilgi veren Göz Hastalıkları Uzmanı Op. Dr. Adnan İpçioğlu, "Hastalarımıza kış aylarında rahatsızlık veren sorunlardan biri de göz kuruluğudur. Kışın havalar yağışlı ve karlı geçmesine rağmen nem oranı düşük olduğundan hava oldukça kurudur. Ayrıca kış boyunca yanan kaloriferler, çalışan klimalar yeterince havalandırılmayan kapalı ortamlar bu etkilerin daha da artmasına yol açar. Özellikle uzun süre bilgisayar karşısında çalışan meslek grupları kuru göz rahatsızlığı açısından risk altındadırlar. Çünkü uzun süreli konsantrasyon gerektiren durumlarda insanlardaki mevcut göz kırpma sayısı azalmakta ve gözler daha çabuk kurumaktadır. Gözlerde batma, sulanma ve kızarıklık şeklinde kendini gösteren göz kuruluğunda, hastalara önerilerimiz, çalışılan ortamın nemlendirilmesi, bilgisayar karşısında daha sık göz kırpma ve göz hekiminin önereceği gözyaşı damlalarının kullanılması şeklindedir" dedi. Bir diğer problemin de gözde sulanma, kızarıklık, çapaklanma ile başlayan konjonktivitler olarak adlandırılan sorun olduğunu ifade eden Medicana Bursa Hastanesi Göz Hastalıkları Uzmanı Op. Dr. Adnan İpçioğlu, "Kış aylarında virüslere bağlı hastalıkların artmasına paralel olarak özellikle gribal enfeksiyonların artış gösterdiği dönemlerde viralkonjonktivitin görülme sıklığı artmaktadır. Toplu yaşam alanları bu açıdan risk altındadır. Hastalık gözde kızarıklık, sulanma, çapaklanma ve ışığa karşı hassasiyet artışı şeklinde şikayetlere neden olur. Genellikle tek gözde başlayıp daha sonra diğer gözde de şikayetler ortaya çıkar. Gözün kornea dediğimiz saydam tabakasını tutarak görme azalması yapabileceğinden en kısa zamanda bir göz hekimine başvurmak gerekir. Hastalıktan korunmak için özellikle gözlerin çok ovulup kaşınmamasına, başkasına ait havlu, makyaj malzemesi ve benzeri şahsi eşyaların kullanılmamasına, bu tür hastalık belirtileri olan kişilerle yakın temastan kaçınılmasına ve el hijyenine dikkat edilmesi gerekir" diye konuştu. Ultraviyole ışınlarının da göz açısından riskleri olduğunu belirten İpçioğlu, "Kış aylarında sıcaklığın az olması, ultraviyole ışınlarının zararlı etkilerinin de daha az olduğu anlamına gelmiyor. Kışın karların oluşturduğu parlama ve yansımalar bu etkileri daha da arttırmaktadır. Bu nedenle dışarıda uzun süre vakit harcama eğiliminde olan çocuklar, açık havada çalışan işçiler ve kar sporu yapanlar risk altındadır. Yaşa bağlı katarakt, yaşa bağlı makula dejeneresansı, pterjium, ve göz çevresi cilt kanserleri güneş ışığına bağlı göz hastalıklarından bazılarıdır" şeklinde konuştu.