GÜNDEM - 17 Ağustos 2021 Salı 10:08

Prof. Dr. İsmail Cinel’den vatandaşa aşı uyarısı!

A
A
A
Prof. Dr. İsmail Cinel’den vatandaşa aşı uyarısı!

Korona virüs salgınında delta varyantıyla mücadele sürerken, uzmanlar salgınla mücadelede aşılamanın önemi konusunda vatandaşlara uyarılarda bulunuyor. Aşılamanın önemine dikkat çeken Marmara Üniversitesi Pendik Eğitim ve Araştırma Hastanesi Başhekimi Prof. Dr. İsmail Cinel, “Aşı olmamayı tercih edebilirsiniz, ama o zaman topluluklara karışmayacaksınız, köyünüze gidebilirsiniz, orada tavuğunuzdan yumurta alabilirsiniz” dedi.

Korona virüs salgını sürecinde delta varyantıyla mücadele sürerken, uzmanlar da salgını sonlandırma konusunda aşılamanın önemini vatandaşlara anlatıyor. Uzmanlar, her bireyin aşı zamanı geldiğinde randevu alıp aşısını olması gerektiğini, bu şekilde yoğun bakımda yatan veya hastalığı ağır atlatan hasta sayısının azalacağını belirtti. Marmara Üniversitesi Pendik Eğitim ve Araştırma Hastanesi Başhekimi ve yoğun Bakım Uzmanı Prof. Dr. İsmail Cinel, korona virüs sürecinde aşılama konusunda vatandaşlara uyarılarda bulundu.

“Dördüncü pik, aşısızların yaygın pandemisi şeklinde diğer piklerden farklı olarak karşımızda”

Prof. Dr. Cinel, “Dünyaya paralel olarak biz de şu anda dördüncü pikin içinde yer alıyoruz. Haftalık ortalamalarda sayılarımız her hafta artıyor. Bunun yoğun bakımlara yansıması var. Hastaneye yatışlara yansıması var. Bu dördüncü piki en kolay ve en iyi, bizim yaşadığımız ikinci pikle kıyaslayabiliriz. Çünkü ikinci pik sırasında geçtiğimiz yıl Kasım - Aralıkta henüz aşı yoktu ve aşının olmadığı bir pikle şu anda önce Ocak, Şubat, Mart'ta bir dönem çok yoğun bir aşılama oldu. Altmış beş yaş üstü ve tüm sağlık personellerine. Daha sonra da yavaş yavaş yaş aralığı on sekizlere, on altılara kadar aşağıya doğru geldi ve yoğun bir aşılama oldu Mayıs, Haziran Temmuz aylarında.

Aşısız dönemle kıyasladığımız zaman Kasım Aralıkta 33 bin vaka varken yoğun bakımlarda gerçekten inanılmaz bir doluluk olmuştu ve 6 bin ağır hastamız vardı. Organ fonksiyonları bozulmuş, yoğun bakım ekipleri hastadan hastaya koşturuyorlardı. Şimdi durum öyle değil. Bakın 25 bin, 26 bin ortalama rakamlardan bahsediyoruz. Normalde aşı olmasaydı 4 binlerde, 4 bin 500’lerde ağır hasta sayımız olacaktı ve yoğun bakım dolacaktı, dolmaya başlayacaktı.

Şu an ise yoğun bakım ağır hasta sayımız yavaş yavaş artıyor. Yoğun bakımlara hastalarımız düşüyor ama kıyaslanamayacak derecede az. Ne kadar az? Belki beşte biri. Yani 800’ler civarı ağır hasta sayımız, 800, 900 arası yoğun bakımda yatan hastamız söz konusu. Tüm toplumun bağışıklanmasını sağlayamadık ama aşının gerçekten çok faydalı olduğunu, hastalansanız dahi bu hastalığı eğer aşılı iseniz daha hafif geçirdiğiniz, yoğun bakımlara düşmediğiniz, düşseniz dahi yoğun bakımdan sağ salim kurtulduğunuz hastalık derecesi söz konusu dördüncü pikte. O yüzden dördüncü pik aşısızların yaygın pandemisi şeklinde diğer piklerden farklı olarak karşımızda şu anda” dedi.

“Ya hiç aşı olmamışlar veya iki doz aşı olmuşlar ama üzerinden zaman çok fazla geçmiş”

Yoğun bakımda yatan hastaların çoğunlukla aşı olmamış ya da bir sonraki aşı tarihini geciktirmiş kişiler olduğunu belirten Prof. Dr. Cinel, “A aşısı b aşısı, c aşısı hiç fark etmez. Üstten bakmak zorundayız olaya. Aşı bilim demektir. Örnek veriyorum bir kızamık hastalığının aşıyla kökü kazınmıştır adeta. Aynı şekilde burada karşımızda bir mikrop, bir virüs var.

Yüzde sekseni hafif geçiriyor bu hastalığı. Bir şey olmuyor ama yüzde beşlik dilim şiddetli geçiriyor, organ fonksiyonları akciğerlerden başlamak üzere bozuluyor. Bağışıklık sistemleri yerle bir oluyor ve yoğun bakımlara düşüyorlar. Yoğun bakımlara düşenlere dördüncü pik sırasında bakıyoruz. Ya hiç aşı olmamışlar veya iki doz aşı olmuşlar ama üzerinden zaman çok fazla geçmiş. Başınız ağrıyor, ilaç aldınız. Bir süre sonra tekrar ilaç alma gereksiniminiz olabilir. İlacın etkisi geçince tekrar ağrıyor olabilir başınız. Aşıda da özellikle ülkemizdeki kullanılan ölü aşı Sinovac aşısı için söylüyorum. Zaten bilimsel dergiler de koruyuculuğu üç, altı ay arası olarak açıklandı. Dünya yeni yaşıyor bu pandemiyi ve bilimsel yayınlar her gün üst üste geliyor” diye konuştu.

“Aşı olmamayı tercih edebilirsiniz, Ama o zaman topluluklara karışmayacaksınız, köyünüze gidebilirsiniz, orada tavuğunuzdan yumurta alabilirsiniz”

Prof. Dr. Cinel konuşmasının devamında, “Delta varyantı hakim varyant olmuş durumda şu anda ülkemizde. Hindistan'dan yola çıktı ve tüm dünyada bütün ülkeleri etkiliyor. Eylül ayında okullar açılacak ve tatil yörelerinden memleketlerinden insanlar büyük metropollere gelecekler. O yüzden bir hazırlık içerisindeyiz. Bu kısa dönemde aşılamayı arttırıp daha hazırlıklı olarak Eylül ayına girmek istiyoruz. Yoğun bakımlarda yerimiz şu an için var. Burada bir sorun yok ama yavaş yavaş doğal olarak vaka sayısı ile birlikte artış söz konusu olacaktır. Bizim burada delta varyantı sonrası yeni varyantların ortaya çıkmasını engelleyebilmek açısından aşıyı kısa sürelerde daha geniş kitlelere yapma zorunluluğumuz var.

Bu bir insan hakkı, aşı olmamayı tercih edebilirsiniz bu da doğal hakkınız saygı gösteriyorum. Ama o zaman topluluklara karışmayacaksınız, köyünüze gidebilirsiniz, orada tavuğunuzdan yumurta alabilirsiniz, domatesinizi yetiştirirsiniz, bir sorun yok. Ama metropollerde, büyük şehirlerde kapalı alanlara girerken, toplu taşımaya girerken buralarda aşı olanların bir günahı yok. Siz beklemeden, onlara fark etmeden zarar vermiş olabiliyorsunuz. Aşı bilim demektir. Aşıya koşalım bu kısa süre içerisinde” dedi.

“Hafif geçireceğinizin garantisi yok”

Korona virüs sürecinde risk alınmaması gerektiğini belirten Prof. Dr. Cinel, “İkinci pikten sonra, üçüncü piki biz Mart, Nisan, Mayıs'ta gördük. Mart Nisan Mayıs ikinci pike oranla yaş ortalaması daha gençleşmişti. Yetmiş sekizden altmış ikilere düşmüştü, çünkü altmış beş yaş üstünü biz aşılamayı Ocak Şubat Mart’ta başarmıştık. Şimdi daha farklı bir durum var.

Gençlere yönelmekle birlikte çok fazla sayıda altmış beş yaş üstü popülasyonda iki doz aşısını olmuş ama üzerinden süre geçtiği için, devlet üçüncü doz hakkını tanıdığı ve hatırlatma dozunuzu olun dediği halde olmayan bir insan popülasyonumuz var. Belki yedi sekiz milyon, delta varyantıyla birlikte aşılarının üzerinden de zaman geçtiği için bunların yoğun bakıma düştüğünü açık ve net olarak biz gözlemlemekteyiz. Organ fonksiyonlarınızın az bozulmasını istiyorsanız bağışıklığınızın sağlanmış olması gerekir. Aşı olmayın, hasta olun ve hafif geçirin hastalığı. Burada da korunursunuz. Ama hafif geçireceğinizin garantisi yok ve çok ağır geçirip yoğun bakıma düşüp ölme riskiniz veya yarım insan olarak yoğun bakımdan taburcu olma riskiniz var. Bunların hiçbirisine asla değmez” şeklinde konuştu.

Halit Arslan

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Malatya Battalgazi’de yeni taziye evi projesi Battalgazi Belediyesi, Eski Malatya’da yapılacak taziye evi için hayırsever iş insanı Osman Yağız ile protokol imzaladı. Battalgazi Belediyesi, mahallelerde sosyal kullanım alanlarını artırmaya yönelik çalışmalarını sürdürüyor. Bu kapsamda Eski Malatya’da, sosyal dayanışma, birliktelik ve paylaşım duygularını pekiştirecek kalıcı bir yapı olarak yeni bir taziye evi inşa edilecek. Battalgazi Belediye Başkanı Bayram Taşkın’ın seçim vaatleri arasında yer alan modern taziye evleri projesiyle, geleneksel çadır sisteminin yerine daha konforlu ve kalıcı alanlar oluşturuluyor. Yazın serin, kışın sıcak kullanım imkânı sunacak şekilde planlanan taziye evlerinden bugüne kadar Hasırcılar’da hizmete açıldı, Göztepe ve Selçuklu mahallelerindeki yapılar tamamlanarak açılış aşamasına geldi. İskender, Çöşnük ve Yıldıztepe mahallelerinde ise inşaat çalışmaları sürüyor. Bu çerçevede, Eski Malatya Alacakapı Mahallesi’nde inşa edilecek yeni taziye evi için Battalgazi Belediyesi ile iş insanı Osman Yağız arasında iş birliği protokolü imzalandı. Proje kapsamında taziye evinin yapımı hayırsever tarafından üstlenilirken, arsa tahsisi, proje ve ruhsat süreçleri ile işletme ve bakım hizmetleri Battalgazi Belediyesi tarafından yürütülecek. Battalgazi Belediye Başkanı Bayram Taşkın, mahallelerde ihtiyaç duyulan sosyal alanlara yönelik çalışmaların sürdüğünü belirterek, "Mahallelerimizde taziye evi, kültür evi ve semt konağı tarzındaki çalışmalarımızı planlı şekilde sürdürüyoruz. Bu kapsamda, Eski Malatya’da yeni bir taziye evini daha ilçemize kazandırıyoruz. İş insanı Osman Yağız ve ailesi, babalarının adını yaşatmak amacıyla belediyemize başvuruda bulundu. Yapılan değerlendirmeler sonucunda uygun alanı belirledik ve imza sürecini tamamladık. En kısa sürede bu yapının tamamlanarak hizmete sunulmasını bekliyoruz. Bu tür projeleri yalnızca belirli bölgelerle sınırlı tutmayacağız. Yıl sonuna kadar Battalgazi’de bulunan 104 mahallenin en az dörtte birine taziye evi veya benzer nitelikte sosyal alanlar kazandırmayı hedefliyoruz. Katkı sunan herkese teşekkür ediyorum" dedi. İş insanı Osman Yağız ise, "Eski Malatya’da, Battalgazi’de babamızın adını yaşatacak bir taziye evi yaptırma düşüncemiz vardı. Bu süreçte belediyemizle iletişime geçtik ve gerekli destek sağlandı. Biz de üzerimize düşeni yaparak bu projeye katkı sunacağız. Amacımız, memleketimize kalıcı ve faydalı bir eser bırakmak. İnşallah en kısa sürede tamamlanarak vatandaşlarımızın hizmetine sunulur" ifadelerini kullandı.
Gaziantep SANKO Sanat Galerisinde fotoğraf sergisi açıldı Resim öğretmenleri Işın Özkan ve Celalettin Tecimer, SANKO Sanat Galerisinde fotoğraf sergisi açtı. Sanatçı Işın Özkan, sergi açılışında yaptığı konuşmada sergilenen her fotoğrafının hem fiziksel ışığın hem de içsel bir bakışın izini taşıdığını söyledi. Fotoğrafın çok özel bir alan olduğunu ve güçlü bir dil barındırdığını belirten Özkan,"Işığın nesnelerle kurduğu sessiz ama güçlü ilişkiye birlikte tanıklık ediyoruz. Natürmort benim için yalnızca hareketsiz objeleri fotoğraflamak değil; zamanı yavaşlatmak, ışığın bir yüzeye değdiği o kısa anı görünür kılmak demek" dedi. Fotoğraf sanatının kendisi için yalnızca bir ifade biçimi değil, aynı zamanda bir bakma ve görme pratiği olduğuna dikkat çeken Özkan, kadrajın içine giren her unsurun, kendi hikayesini fısıldadığına vurgu yaptı. "Işığın yönü, şiddeti ve zamansallığı, fotoğrafın ruhunu belirleyen en temel unsurlar arasında yer almaktadır" diyen Özkan, şöyle devam etti: "Köyde bahçe içinde bir evde yaşamaya başlamak, üretimimde belirleyici bir kırılmaya yol açtı. Sınırlı bir alanın aslında sonsuz bir evren barındırdığını keşfettim. Çiçekleri, böcekleri, meyveleri ve gündelik nesneleri birer görsel anlatıya dönüştürdüm. Makro detaylarda saklı olan incelik, natürmort kompozisyonlarda pastoral bir dinginliğe evriliyor. Çoğunlukla doğal ışıkla çalışıyorum. Günün farklı saatlerinde değişen ışığın nesneler üzerindeki titreşimini takip ediyorum. Işık, bu sergide yalnızca bir aydınlatma unsuru değil; formu dönüştüren, zamanı işaret eden ve varlığı görünür kılan bir özneye dönüşüyor. Eserlerim, izleyiciyi doğanın yavaş ritmine, gündelik olanın içindeki şiirselliğe ve ışığın adil dağılımına tanıklık etmeye davet ediyor." Işın Özkan, 1966 yılında Samsun’da doğdu. Ondokuzmayıs Üniversitesi Eğitim Fakültesi Resim-İş Öğretmenliği Bölümü’nden 1987 yılında mezun olan Özkan, 2010 yılına kadar resim öğretmenliği yaptı. Rahatsızlığı nedeniyle sergi açılışına katılamayan Celalettin Tecimer ise gönderdiği mesajında, fotoğraf makinasıyla ortaokul yıllarında tanıştığını, "Yaşanmışlıklar; Sabahattin Ali Sinop" adlı sergisinde, tarihi Sinop Cezaevi’ndeki yaşanmışlıkları kareleriyle buluşturma amacıyla vizör, ışık ve diyafram yardımıyla duygularını, sessiz çığlıkları ifade ettiğini kaydetti. Sanatçı, öğretmenliği sırasında çalıştığı köy, kasaba ve kentlerdeki yaşanmışlıklara duyarsız kalmadığını, kompozisyonlarda objelerin içindeki ifadeleri inceleyerek, bir bavulun, bir dalganın, bir su damlasının barındırdığı duyguları ölümsüzleştirmeyi amaçladığının altını çizdi. Sergi açılışına katılan SANKO Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Güner Dağlı ise SANKO Holding’in sanayi yatırımlarının yanı sıra, eğitim ve kültür-sanat alanlarında da öncü olduğunu ifade ederek, sanatçıları kutladı. İl Kültür ve Turizm Müdür Yardımcısı Mehmet Aykanat da sanat galerilerinin kentlerin gelişmişlik düzeyine katkı sağladığını, SANKO Sanat Galerisinin Gaziantep’in ötesinde, ülke genelinde bilinen bir platform olduğunu söyledi. Gaziantep Fotoğraf Sanatı Derneği önceki dönem başkanlarından Hasan Yelken, sergilenen fotoğrafların tarihe bırakılan belgeler olduğuna işaret ederek, diğer illerden gelen sanatçıların sergi açmasının önemli kazanım olduğunu vurguladı. SANKO Park AVM Müdürü Sait Gizir, alışveriş merkezlerindeki galerilerin, sanatın her yaş grubuna ulaştırılması anlamında önemli misyon üstlendiklerini, SANKO Park’ın bu konuda Türkiye’de öncüler arasında bulunduğuna işaret etti. SANKO Sanat Galerisi Yürütme Kurulu Başkan Yardımcısı Cengiz Halil Çiçek ise 2004 yılında sanata ve sanatçıya hizmet amacıyla açılan SANKO Sanat Galerisinin, ülkemizin önemli ve saygın galerilerinden birisi haline gelmesinin mutluluğunu yaşadıklarını dile getirdi. Konuşmaların ardından, SANKO Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Güner Dağlı, SANKO Holding adına "Zeugma Fırat’ın Gerdanlığı" isimli yayını Işın Özkan’a takdim etti. Işın Özkan ve Celalettin Tecimer’in fotoğraflarının yer aldığı sergi, SANKO Park AVM üçüncü katta bulunan SANKO Sanat Galerisi’nde 17 Nisan 2026 tarihine kadar her gün 12.00-20.00 saatleri arasında gezilebilecek.
Malatya Milletvekili Ölmeztoprak üretici ve vatandaşların taleplerini dinledi AK Parti Malatya Milletvekili İnanç Siraç Kara Ölmeztoprak, Malatya’daki temasları kapsamında Dünya Kayısı İş Merkezi’nden Kasap Pazarı’na, Yeşilyurt ve Akçadağ mahallelerinden esnaf buluşmalarına kadar geniş bir program gerçekleştirdi. Ölmeztoprak, yaptığı görüşmelerde hem üreticilerin hem esnafların hem de vatandaşların taleplerini dinleyerek sahadaki tabloyu yerinde değerlendirdi. AK Parti Malatya Milletvekili İnanç Siraç Kara Ölmeztoprak, kayısı ticaretinden esnafın sorunlarına, mahallelerin altyapı ihtiyaçlarından deprem sonrası sürece kadar birçok başlığı gerçekleştirdiği ziyaretlerle yerinde değerlendirdi. "Kayısı ticaretinde hedef daha güçlü" Dünya Kayısı İş Merkezi’ni ziyaret eden Milletvekili Ölmeztoprak, Dünya Kayısı İş Merkezi Tüccarları Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği Başkanı ve Kaynarca Mahallesi Muhtarı Mehmet Güner ile bir araya gelerek esnaflarla görüştü. Kayısının üretimden ihracata uzanan sürecini değerlendiren Ölmeztoprak, Malatya kayısısının dünya pazarındaki yerini daha ileri taşımak için yürütülen çalışmaları ele aldı. Kayısının Malatya için sadece bir tarım ürünü değil, aynı zamanda ekonomik ve sosyal bir değer olduğuna dikkat çeken Ölmeztoprak, "Kayısımız şehrimizin bereketidir. Dünya pazarlarında daha güçlü yer alması hem ekonomimize hem de Malatya’mızın tanıtımına katkı sunacaktır" dedi. Geçtiğimiz yıl yaşanan zirai don afetine de değinen Ölmeztoprak, yeni sezona ilişkin umutlu olduklarını belirterek, "Bu yıl gayret, disiplin ve kararlılıkla daha verimli bir sezon hedefliyoruz" dedi. Kasap pazarı esnafı ile toplantı Malatya Kasap Pazarı’nda faaliyet gösteren esnafları da ziyaret eden Ölmeztoprak, sektör temsilcileriyle birebir görüşmeler gerçekleştirdi. Esnaflarla çay eşliğinde sohbet eden Ölmeztoprak, et ve gıda sektöründeki maliyet, tedarik ve piyasa dengelerine ilişkin değerlendirmeleri doğrudan esnaflardan dinledi. Sektörün sürdürülebilirliğine vurgu yapan Ölmeztoprak, ticari hayatın istikrarını koruyacak adımların önemine işaret etti. Kasap Pazarı’nda esnaflarla gerçekleştirdiği toplantıda daha geniş kapsamlı bir istişare ortamı oluşturan Ölmeztoprak, 2023 depremleri sonrası iş yerlerine geçiş sürecini de gündeme aldı. Esnafların geçici alanlardan kalıcı iş yerlerine geçişine ilişkin süreci yakından takip ettiklerini belirten Ölmeztoprak, belediyeler ve ilgili bakanlıklarla koordinasyon içinde çalışmalar yürütüldüğünü ifade etti. Kadiruşağı Mahallesi’nde altyapı ve üstyapı görüşmeleri Yeşilyurt ilçesine bağlı Kadiruşağı Mahallesi’nde ise muhtarlıkta toplantı düzenleyen Ölmeztoprak, mahallede devam eden çalışmalar hakkında bilgi aldı. İçme suyu başta olmak üzere altyapı hizmetlerini değerlendiren Ölmeztoprak, yol genişletme, asfalt ve trafik düzenlemeleriyle ilgili yapılması gerekenleri yerinde inceledi. Deprem sonrası inşa edilen köy evlerindeki çalışmaları da ele alan Ölmeztoprak, yaşam alanlarının daha güvenli ve düzenli hale getirilmesi için süreci yakından takip ettiklerini belirtti. Mahalle ziyaretinde kendisine verilen onursal üyeliğin anlamlı olduğunu ifade eden Ölmeztoprak, bunu bir sorumluluk olarak gördüğünü dile getirdi. Özal Mahallesi’nde doğalgaz ve konut süreci Özal Mahallesi’nde gerçekleştirilen toplantıda vatandaşlarla bir araya gelen Milletvekili Ölmeztoprak, talepleri dinledi. Kırsal konut çalışmalarını yakından takip ettiklerini belirten Ölmeztoprak, sürecin daha sağlıklı ilerlemesi adına temaslarını sürdürdüklerini söyledi. Mahallenin bir bölümünde doğal gaz kullanımının başladığını belirten Ölmeztoprak, diğer bölgeler için de önemli bir gelişmeyi paylaştı. Yeni güzergah planlaması yapıldığını ifade eden Ölmeztoprak, "Yaptığımız görüşmeler neticesinde sürecin 2026 yılı programına alınmasını hedefliyoruz" şeklinde konuştu. Kabristanı da ziyaret eden Ölmeztoprak, vefat eden vatandaşlar için dua etti. Akçadağ’da hane ziyaretleri ve gönül buluşması Akçadağ Aksaray Mahallesi’nde önceki dönem muhtarı Mahmut Ayaz’ı, muhtar Arif Koyuncu ile birlikte evinde ziyaret ederek, mahalleye dair değerlendirmelerde bulundu. Milletvekili Ölmeztoprak, ziyaret sırasında vatandaşlarla da birebir temas kurarak talepleri dinledi. Mahallede yaşayan kadınların günlük yaşama dair beklentileri ile ilgili de sohbet etti.
Kocaeli Kocaeli’de 700 tonluk vinçle 9 saatlik gece operasyonu Kocaeli Büyükşehir Belediyesi, Başiskele Kavşağı Koridor Projesi kapsamında D-130 Karayolu’ndaki trafik düğümünü çözecek köprünün dev kirişlerini gece mesaisiyle yerleştirdi. Başkan Tahir Büyükakın’ın sosyal medyadan canlı yayınladığı çalışmada, her biri 82 ton olan 7 dev kiriş 700 tonluk vinçle 9 saatte monte edildi. Büyükşehir Belediyesinden yapılan açıklamaya göre, kentin dört bir yanında önemli ulaşım yatırımlarına imza atan ekipler, D-130 Karayolu ile Ömer Türkçakal Bulvarı bağlantısını sağlayacak direksiyonel kavşağın en kritik aşamalarından birini geride bıraktı. Trafiğin aksamaması için gece saat 01.30’da başlayan montaj çalışmalarında, yaklaşık 80 kişilik uzman bir ekip görev aldı. Operasyon için bölgeye getirilen 700 tonluk dev vinç yardımıyla, yüksekliği 1 metre 80 santimetre, ağırlığı ise 82 ton olan 7 dev kiriş büyük bir titizlikle köprü ayaklarına yerleştirildi. Sadece 9 saat süren hummalı çalışmanın ardından güzergah, saat 10.30 sıralarında yeniden trafiğe açıldı. Başkan Büyükakın canlı yayınladı Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Büyükakın, ekiplerin gece boyunca süren zorlu mesaisini sosyal medya hesabından açtığı canlı yayınla paylaştı. Kent trafiğine nefes aldıracak bu devasa yapının yükselişi, vatandaşlar tarafından anbean takip edildi. Bölge trafiğine derin bir nefes aldıracak Toplam 862 metre uzunluğunda olan ve D-130 Karayolu ile Hoca Ahmet Yesevi Caddesi üzerinden geçen iki önemli araç köprüsünü barındıran proje, tamamlandığında bölge trafiğinde rahatlama sağlayacak. Direksiyonel bağlantı kolu devreye girdiğinde, mevcut durumda Yuvacık Sapağı üzerinden Hoca Ahmet Yesevi Caddesi’nden gelen trafik akışının birleşmesiyle oluşan darboğaz ortadan kalkacak. D-130 Karayolu ile Ömer Türkçakal Bulvarı arasındaki kesişim noktası ayrıştırılarak, güzergahtaki ulaşım çok daha düzenli, güvenli ve akıcı hale getirilecek.