GÜNDEM - 18 Temmuz 2020 Cumartesi 09:14

QNET’e, 2020 Asya-Pasifik Stevıe’den ödül

A
A
A
QNET’e, 2020 Asya-Pasifik Stevıe’den ödül

QNET, 7. Asya-Pasifik StevieÖdülleri’ndeBronz Stevie Ödülü’nün sahibi oldu. Manchester City Futbol Kulübü sponsorluğu kapsamında gerçekleştirdiği bir dizi yenilikçi topluluk katılımı projesiyle ödüle layık görülenşirket, sponsorluğu kapsamında geçen yıl, aralarında Türkiye’nin de bulunduğu 12 ülkeden yetenekli ve dar gelirli 20 çocuğu, futbol kampı ve İngilizce koçluğu için iki hafta Manchester'a götürmüştü.

Faaliyetlerini, “Dünyaya değer katmak için kendini değiştir” mottosuyla sürdüren Asya’nın önde gelen doğrudan satış şirketi QNET, 7. Asya-Pasifik Stevie Ödülleri'nde ‘Sponsorlukta İnovasyon’ kategorisinde bronz ödül kazandı.

Kendisine Asya-Pasifik Stevie Ödülleri’ndeBronz Stevie Ödülü kazandıran sponsorluğuyla QNET, bir dizi yenilikçi topluluk katılımı projesiyle, 2014 yılından bu yana desteklediği Manchester City Futbol Kulübü sponsorluğunu etkinleştirmiş; halen devam eden sponsorluğunun bir parçası olarak ise Güney Doğu Asya'da küçük çocuklar için futbol antrenör kampı; müşterileri için Etihad Stadyumu'na teşvik gezileri düzenlemiş; okullarda futbol takımları oluşturmuştu. QNET’in yürüttüğü en etkili programlardan biri ise, 12 ülkedeki düşük gelirli ailelerden bir dizi yetenekli çocuğu futbol kampı ve İngilizce koçluğu için iki hafta Manchester'a götürmesi oldu. 2019 yılında söz konusu program için, aralarında Türkiye’nin de olduğu Endonezya, Gana, Mısır, Kamerun, Fildişi Sahili, Rusya, Kazakistan, Azerbaycan, Tayland ve Singapur gibi ülkelerden 20 çocuk seçildi.

“Amacımız, iş yaptığımız topluluklarda olumlu bir etki oluşturmak”

Manchester City Futbol Kulübü ile devam eden sponsorluk ilişkisinden gurur duyduklarını söyleyen QNET CEO'su MalouCaluza, “Bu sponsorluk aracılığıyla amacımız, sadece markamızı global yapmak değil, aynı zamanda iş yaptığımız topluluklarda da olumlu bir etki oluşturmak. Bu sponsorluk tam da bunu yapmamıza izin verdi” dedi.

Manchester City Futbol Kulübü APAC Ortaklıklar Grup DirektörüStephan Cieplik ise, “QNET, Manchester City’nin en uzun soluklu ortaklarından biri ve onlarla olan ilişkimiz her geçen yıl daha da güçlendi. Bu ortaklık sayesinde QNET, hem taraftara hem de QNET'in küresel satış ağına yarar sağlayan ve faaliyet gösterdiğimiz topluluklar üzerinde olumlu bir etkiye sahip olan birçok heyecan verici etkinlik üretti. Bu çalışmanın bu ödülle karşılığını görmek harika” diye konuştu.

Asya-Pasifik bölgesinin 29 ülkesinde, işyerlerinde yenilikçiliği tanıyan tek iş ödül programı olan Asya-Pasifik StevieÖdülleri, dünyanın önde gelen iş ödülleri arasında kabul ediliyor. Bu yıl Asya-Pasifik bölgesinden 1000'den fazla adayın katıldığı ödül programındaşirketler, Ürün ve Hizmetlerde İnovasyonda Mükemmellik Ödülü, Yenilikçi Yönetim Ödülü ve Kurumsal Web Sitelerinde İnovasyonÖdülü gibi kategorilerde değerlendirildi. Ödül almaya hak kazanan şirketler, 22 Eylül tarihinde düzenlenecek sanal (çevrimiçi) ödül töreninde kutlanacak.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara Bakan Ersoy: "Ülkemiz, dünyadaki sayılı büyük ve hızlı üretim kapasitesine sahip konservasyon merkezlerinden birine sahip" Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Türkiye’nin konservasyon ve restorasyon alanında dünyada sayılı ülkeler arasında yer aldığını belirterek, "Bugün ülkemiz, dünyadaki sayılı büyük ve hızlı üretim kapasitesine sahip konservasyon merkezlerinden birine sahiptir" dedi. Bakan Ersoy, Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü bünyesinde faaliyet gösteren Konservasyon Laboratuvarı’nda yürütülen çalışmaları yerinde inceleyerek, son yıllarda yapılan yatırımların Türkiye’yi arkeoloji ve kültürel miras alanında uluslararası ölçekte güçlü bir konuma taşıdığını vurguladı. "Ülkemiz, dünyadaki sayılı büyük ve hızlı üretim kapasitesine sahip konservasyon merkezlerinden birine sahiptir" Konservasyon laboratuvarlarında hem ekip hem de ekipman açısından ciddi yatırımların yapıldığını aktaran Bakan Ersoy, "Bunun somut sonucu olarak, bu merkezlerde bugüne kadar 251 binden fazla eser restore edilerek kültür hayatımıza kazandırıldı. Bugün ülkemiz, dünyadaki sayılı büyük ve hızlı üretim kapasitesine sahip konservasyon merkezlerinden birine sahiptir" ifadelerini kullandı. "Pek çok ülkeden ekipler, eğitim almak için laboratuvarlarımızı tercih ediyor" Türkiye’nin sahip olduğu teknik altyapı ve uzman insan kaynağının birçok ülke tarafından yakından takip edildiğini belirten Ersoy, "Pek çok ülkeden uzman ekipler, eğitim almak ve deneyim paylaşmak için laboratuvarlarımızı tercih ediyor. Bu durum, ülkemizi arkeoloji ve kültürel mirasın korunması alanında uluslararası düzeyde ayrı bir noktaya taşıyor" açıklamalarında bulundu. Ersoy, laboratuvarların yalnızca restorasyon çalışmalarıyla sınırlı kalmadığını, aynı zamanda kültür varlığı kaçakçılığıyla mücadelede de bilimsel veri ve teknik analizlerle kritik bir rol üstlendiğini ifade etti. Konservasyon altyapısına ilişkin bilgiler de paylaşan Bakan Ersoy, Genel Müdürlük bünyesinde 11 aktif laboratuvarın bulunduğunu ve 281 uzman personelle hizmet verildiğini söyledi. Kazılardan çıkan eserlerin, sergilenene kadar birçok bilimsel işlemden geçtiğini aktaran Ersoy, ahşap, taş, metal, bronz ve tekstil gibi farklı malzemeler için ayrı uzman ekiplerin görev yaptığını; müdahale yöntemlerinin laboratuvar analizlerine göre belirlendiğini kaydetti. Bakan Ersoy, tekstil konservasyonu çalışmalarına da değinerek, Mustafa Kemal Atatürk’ün Selanik’teki doğduğu evde sergilenen kişisel eşyalarının da bu laboratuvarda titizlikle korunduğunu hatırlattı. "Atatürk’ün ailesine ait kişisel eşyalar, Cumhuriyet Müzemizde geçici olarak sergilendikten sonra burada bakım ve onarımları yapılarak yeniden Selanik’teki Atatürk Evi’ne gönderildi" diyen Ersoy, laboratuvarların her türlü malzemeye müdahale edebilecek teknik yeterliliğe sahip olduğunu vurguladı. "256 noktada kazı çalışması yürütüyoruz" Geleceğe Miras Projesi kapsamında kazı faaliyetlerinin hızla arttığını kaydeden Ersoy, "Bugün 256 noktada kazı çalışması yürütüyoruz. Artan kazı bütçeleriyle, son 60 yılda yapılan çalışmaları önümüzdeki 4 yıl içinde gerçekleştirmeyi hedefliyoruz. Bu yoğunluk, konservasyon kapasitemizi daha da güçlendirmemizi zorunlu kılıyor" dedi. Bakan Ersoy, sahada ve laboratuvarlarda görev yapan tüm uzmanlara teşekkür ederek, Türkiye’nin kültürel mirasını bilimsel yöntemlerle koruma ve geleceğe aktarma kararlılığının artarak süreceğini ifade etti.