RAMAZAN - 16 Haziran 2015 Salı 12:28

Ramazan öncesi Osmanlı şerbetleri hazır

A
A
A
Ramazan öncesi Osmanlı şerbetleri hazır

Bilecik’te, Ramazan ayında Osmanlı geleneklerini sürdürmek amacı ile hazırlanan özel şerbetler hazırlandı.

Bilecik’te, Ramazan ayında Osmanlı geleneklerini sürdürmek amacı ile Şeyh Edebali Üniversitesi Gıda Bölümü öğrencilerinin gönüllü olarak hazırlıkları ve yine yöresel kıyafetler giymiş öğrenciler tarafından teravih namazı sonrası dağıtılacak özel şerbetler hazırlandı.

Bilecik Belediyesi ile Bilecik Şeyh Edebali Üniversitesi tarafından ortaklaşa düzenlenen proje ile asırlık gelenek sürdürülecek. Bilecik Şeyh Edebali Üniversitesi Gıda Bölümü öğrencilerinin gönüllü olarak hazırlıkları Osmanlı şerbeti yine gönüllü olarak yöresel kıyafetler eşliğinde Ramazan ayı boyunca her gün çeşitli camilerde teravi namazı sonrası cemaate dağıtılacak. İHA kameraları için özel şerbet yapımı gerçekleştiren bölüm öğrencileri Arzu Bilgeli ve Fırat Acar şerbet yapımının detayları anlattı.

“200 ÇEŞİTE YAKIN OSMANLI ŞERBET ÇEŞİDİ OLDUĞUNU BİLİYORUZ”
Yaptıkları şerbet hakkında bilgi veren Bilecik Şeyh Edebali Üniversitesi Gıda Bölümü Öğrenim Görevlisi Mesut Kaplan, Osmanlı şerbetinin çok eski tarihlere varan bir tarihçesinin olduğunu belirterek, “Selçuklular döneminde belki daha eskisinde de şerbetin ikram edildiği şerbetin içildiği biliniyor. Bu tarihsel gelişimi açısından çeşitli bilişimler ve bölgedeki yetişen ürünlere bağlı olarak bilişimi zaman zaman değişmiş bu yüzden 150 den fazla 200'e yakın şerbet çeşidi olduğunu biliyoruz. Biz yapmış olduğumuz çalışmalarda 50'den fazla bileşimi denedik ve bu bileşimlerden 8 tanesini bölgemize uygun olarak tespit ettik. Bilecik Belediyesiyle beraber ortaklaşa çalışarak tescil ve markalama işlemlerine başladık, tamamlamak üzereyiz. Şuanda 8 çeşidimiz den 2 tanesine uyguluyoruz” dedi.

“OSMANLI ŞERBETİNİN EN ÖNEMLİ ÖZELLİĞİ İKLİME GÖRE BİLİŞİMİNİN DEĞİŞMESİ”
Osmanlı şerbetinin en önemli özelliği iklime göre bilişiminin değişmesi olduğunu ifade eden Kaplan, “Yaz şerbeti ve kış ayında tüketilen şerbetin özellikler farklı farklı özellikte oluyor. Ona göre lezzetini dengelemek gerekiyor. Havanın koşuluna göre oluşturmak dengelemek gerekiyor. Yapmış olduğumuz şerbeti geleneksel hale getirip özellikle ramazanda teravih namazlarından sonra dağıtımını yapıyoruz. Buna çok ilgi duyuluyor. Halkımız tarafından taktir edilmeye başlandı. Dağıtımı öğrencilerimiz tarafından gerçekleştiriliyor, Bilecik Üniversitesi Gıda Bölümünde bulunan öğrencilerimizle beraber gönüllü olarak yapıyoruz bu çalışmayı” dedi.

“KESİNLİKLE HİÇ BİR KATKI MADDESİ KULLANMIYORUZ”
Osmanlı şerbetinin hiç bir katkı maddesi kullanmadan tatlandırıcı kullanmadan güzel bir lezzet oluşturduklarını belirten Kaplan, sözlerine şöyle devam etti.
“Yapmış olduğumuz Osmanlı şerbetinde bileşim olarak bölgede yetişen meyveler ve çeşitli baharatlar kullanıyoruz ve kesinlikle hiç bir katkı maddesi kullanmıyoruz. Bu çalışmalarımızın sonunda Sakarya Üniversitesi Teknoloji Geliştirme Merkezinde ve üniversitemizin iş birliği içerisinde yöresel ürünlerimizin geliştirilmesiyle ilgili bir proje başlattık. Osmanlı şerbetiyle beraber Bilecik yöresine has olan çok sayıda ürünü geliştirme fırsatı bulacağız. Bunların ticari değerini artırmaya çalışacağız”.

HALILAR YIKANARAK CAMİLER RAMAZANA HAZIR HALE GETİRİLDİ
Ayrıca, yapılan şerbet gönüllü öğrencilerinin giydiği yöresel kıyafetler eşliğinde vatandaşlara ikram edilirken, Bilecik Belediyesi tarafından merkezde bulunan camilerde halılar yıkanarak Ramazana hazır hala getirildi.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Yalova Yalova’da 14 aylık bebeğin yaralandığı komşu kavgasıyla ilgili baba ve anne ifade verdi Yalova’nın Çınarcık ilçesinde aralarında husumet bulunan komşularının saldırısında, kucağındaki 14 aylık çocuğuyla birlikte yaralanan baba ile eşi savcılıkta ifade verdi. Olayla ilgili tutuklanan saldırganın ifadesinde, "Benim amacım Muhammed Baca’ya vurmaktı. Ancak savurduğum cisim kucağındaki çocuğa denk geldi" dediği ortaya çıktı. Alınan bilgiye göre, Çınarcık’a bağlı Esenköy beldesinde bir sene önce aldıkları eve taşınan 4 çocuklu Baca ailesi ile aynı binada oturan E. ailesi arasında çocuk gürültüsü, park, kaçak bina yapıları nedeniyle çok sayıda tartışma yaşandı. Son olarak 20 Şubat 2026 tarihinde yaşanan olayda Muhammed Baca (34), kucağında 14 aylık kızı İkra varken Şener E.’nin çocuk scooterı ile saldırısına uğradı. Saldırıda babanın burnu kırılırken, kucağındaki 14 aylık çocuğu İkra’nın ise kafatası çatladı. Yaralılar Yalova Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde tedavi altına alındı. Olay sonrası gözaltına alınan Şener E. çıkarıldığı mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderildi. Daha önce uzaklaştırma kararı verilen diğer şüpheli Servet E. ise serbest kaldı. Minik İkra, 3 günlük tedavinin ardından taburcu edildi. "İfadelerde hem Servet hem de Şener vurulduğunu kabul etmiştir" Olayla ilgili Muhammed Baca ve eşi B. Baca, Yalova Adliyesi’ne gelerek savcılıkta ifade verdi. Adliye çıkışı açıklama yapan Baca ailesi avukatlarından avukat Tolga Taylı, son günlerde sanki çocuğun yaralanmasının torpidoya çarparak olduğu gibi bir algı oluşturulmak istendiğini belirterek, "Servet E.’nin veyahut da Şener E.’nin ifadeleri de apaçık ortadadır. Muhammed Baca’ya karşı yapılan bir saldırı neticesinde Muhammed Baca’nın elinde çocuğu olduğu görülmesine rağmen cisim vurulmaya ve fırlatılmaya devam edilmiştir. Kaza da olsa elinde bir çocuk olan babaya karşı böyle bir eylemin yapılmasının hiçbir anlamı yoktur ve bunu farklı yerlere çekmeye de gerek yoktur" diye konuştu. "Kalıcı bir hasar olduğu da tespit edilmiştir" Adli Tıp raporunun da dosyada yer aldığını belirten Taylı, "Rapor içerisinde çocuğun kafatasının arka kısmında ciddi ve kalıcı bir hasar olduğu da tespit edilmiştir. Torpidoya çarpmayla oluşacak bir hasar değildir. Nitekim medya servis edilen görüntülerde 18.55 anlarında Muhammed Baca’nın 112’yi arayarak ve aynı zamanda kaymakamlık makamını arayarak yardım istediği bir görüntü sızmış ve burada ‘çocuğun yüzüne ne oldu’ ifadesi geçmiştir. Bu ifade farklı yerlere çekilmektedir. 18.59’da aynı tarihte çocuğun ev içerisindeki bir video kaymakama gönderilirken yüzü burada apaçık ortadır. Herhangi bir hasar yoktur. İkra bebeğin son günlerdeki, hastanedeki görüntüler de hepinizin zaten malumudur. Yani bir torpidoyla çarpmakla değil. Zaten 18.59’da çocuğun yüzünde herhangi bir hasar olmamasına rağmen 3-4 saat sonrasında hastanelik oluyor. Yani torpidoyla ulaşan bir şey değildir. Burada farklı yerlere, farklı yorumlara çekmeye veyahut da sürüklemeye gerek yoktur. Muhammed Baca ve ailesi mağdurdur. Tekrardan mağdur edilmeye çalışılmaktadır. Bu süreçle ilgili dosyaya girmiş ve süreci takip etmeye başlamış bulunmaktayız. İfadelerde hem Servet hem de Şener vurulduğunu kabul etmiştir. Kasti olarak çocuğa yapmadık ama çocuğu Muhammed’in kucağında gördük olarak ifadelerini net olarak söylemişlerdir." "Muhammed Baca bir hedef olarak göstermiştir" Servet E. ile ilgili de şikayetçi olacaklarını kaydeden Taylı, "Son birkaç gündür sanki Muhammed Baca bilinçli olaraktan burnundan akan kanları İkra Bebek’in üzerine akıtaraktan bir mağduriyet oluşturma, mağdur edebiyat yapma çabasında olduğuna yönelik birkaç tane röportajını gördük. Burada halkı da yanlış yönlendirmektedir. Keza gerek x hesabında gerekse diğer sosyal mecralarda Muhammed Baca ve ailesine karşı şu an bir itibar suikastı vardır. Burada halkı kim ve düşmanlığa yöneltmektedir. Muhammed Baca bir hedef olarak göstermiştir. Bugün için buraya gelirken bile sokakta kendisine ters ters bakılaraktan suçlu baba psikolojisi içerisine sokulmuştur. Bu durumla ilgili de ayrıca hukuki süreçler başlatılacaktır" dedi. Avukat Berika Kurt ise sanıkların suçlamaları kabul ettikleri beyanları olduğunu belirtti. Kurt, sosyal medya üzerinden yapılmaya çalışılan algı operasyonlarına halkın inanmaması gerektiğini kaydetti. Baba Muhammed Baca ise sanıkların suçlamaları kabul ettiğini ve Türk adaletine güvendiğini söyledi. "Kasıtlı olarak çocuğa vurmadım" Öte yandan tutuklanan Şener E.’nin ise ifadesinde, "Muhammed’in elinde çocuğu varmış ve savurduğum cisim Muhammed ile çocuğuna çarpmış. Ben olayın siniri ve heyecanı ile kucağındaki çocuğu fark etmemişim bile. Müteakip jandarma müdahale etti ve bizleri ayırdı. Yengem N. ile Muhammed’in eşi arasında da bir kargaşa oldu ancak birbirlerini darbedip etmediklerini görmedim. Olaylar sona erdikten sonra jandarma tarafından karakola getirildik. Muhammed Baca isimli şahıstan şikayetçi ve davacıyım. Benim amacım Muhammed Baca’ya vurmaktı. Ancak savurduğum cisim kucağındaki çocuğa denk geldi. Kasıtlı olarak çocuğa vurmadım" dediği öğrenildi.