ASAYİŞ - 26 Şubat 2019 Salı 18:15

Romanya açıklarında Türk balıkçı teknesine ateş açıldı

A
A
A
Romanya açıklarında Türk balıkçı teknesine ateş açıldı

Ordu'nun Perşembe ilçesi Medreseönü Balıkçı Barınağına kayıtlı balıkçı teknelerine Romanya sahil güvenlik ekipleri tarafından uluslararası karasularında ateş açıldı. Açılan ateş sonucu yaralanan 3 balıkçıdan biri olan Serdal Memiş yaşadıklarını anlattı.

20 Şubat tarihinde Romanya'nın yaklaşık 50 mil açığında meydana gelen olayda, Ordu'nun Perşembe ilçesi Medreseönü balıkçı Barınağı’ndan hareket eden 'Ostik Şenol' adlı 14 metrelik balıkçı teknesi, uluslararası karasularda Romanya Sahil Güvenlik ekipleri tarafından takibe alındı. Sahil Güvenlik ekipleri tarafından durdurulmaya çalışıldığı iddia edilen balıkçı teknesine plastik ve gerçek mermiler kullanarak ateş açıldı. Büyük korku ve panik yaşayan balıkçılar, telsizle yardım çağrısında bulundu. Plastik mermi isabet eden kaptan Serdal Memiş ve tayfa Samet Demir ile eline gerçek mermi isabet eden İsa Memiş yaralandı. Bir süre sonra Romanya Sahil Güvenlik ekipleri geri çekildi. Kurşun delikleri oluşan balıkçı teknesi, 8 kişilik tayfası ile İstanbul'a döndü.

Romanya Sahil Güvenlik ekiplerinin Türk balıkçı teknesine ateş açtığı anlar, cep telefonu kamerasıyla görüntülendi. Tayfanın panik yaşadığı o anlarda İsa Memiş'in elinden yaralandığı, bazı balıkçıların ise tekbir getirdiği görülüyor.

“Tekneyi batırmak ve bizi öldürmek istediler”

Olayda yaralanan teknede bulunan ve yaralanan balıkçı Serdal Memiş, Romanya Sahil Güvenlik gemisinin kendilerini öldürmek ve tekneyi batırmak için ateş açtığını savundu. Memiş, “Romanya açıklarında kalkan avcılığı yapıyoruz. 4-5 yıldır bu işi yapıyoruz. Her yıl çarpışıyoruz ama bu seneki çarpışma biraz daha sıkıntılı oldu. Bende ve diğer 2 kişi de yaralanmalar var. Uçaksavar parçaları geldi. Bu sefer bizim teknemizi kesinlikle batırmak ve kaçmak peşindelerdi. Olay saat 06.30 sıralarında başladı, 13.30’a kadar sürdü” dedi.

"Teknemiz batmasın diye kendimizi merminin önüne attık"

Yaralı balıkçılardan İsa Memiş ise olayı şöyle anlattı:

“Sabah saatlerinde çatışma başladı. Amaçları bizi batırmaktı. Uçaksavar ile bu zamana kadar hiç yaşam mahallerine ateş açmıyorlardı, hep su kesimlerine ateş açılıyordu. Bu sefer direkt adamlara ateş ettiler, mermi bacağımın arasından geçti. Vücudumuza şarapnel parçaları geldi. Çeşitli yerlerden yaralandık, yatağımızın içerisinde bile mermi parçaları vardı. Teknemiz batmasın diye kendimizi merminin önüne attık.” 

"Öldürme amaçlı bir girişim"

Teknenin tayfalarından Samet Demir de daha önceleri yaşanan olayların korkutma amaçlı olduğunu ancak bu kez öldürme amaçlı bir girişim olduğunu belirtti. Demir, “Uluslararası sularda vurma yetkileri olmadığından biz kendimizi koruduk. Bu sefer gelen mermiler sadece bize yönelikti. Çeşitli yerlerimizden yaralandık. Keleş ve uçak savar ile ateş açıldı. Yurt dışı yaptığımız için de zaten cezamızı yedik” diye konuştu.  

Metin Akyürek - Ahmet Altay - Selim Kuşcu


 

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Bursa Büyükşehir’den çiftçiye hayat veren destek Bursa Büyükşehir Belediyesi, kırsal mahallelerin hem girdi maliyetlerini azaltmak hem de üretim gücünü artırmak amacıyla 17 ilçedeki toplam 4 bin 261 çiftçiye hibeli damla sulama borusu ve sıvı gübre desteği verdi. Tarım ve hayvancılık konularında üreticilere birçok destekte bulunan Bursa Büyükşehir Belediyesi, Tarım Peyzaj AŞ tarafından Tarım Plast Fabrikası’nda üretilen yüzde 100 geri dönüşüm ürünü damla sulama borularını çiftçilerle buluşturmaya devam ediyor. Yüzde 50 hibeli destek Kırsal Hizmetler Daire Başkanlığı tarafından yürütülen çalışmayla, 17 ilçedeki 4 bin 261 çiftçiye 6 milyon 976 bin 800 metre yuvarlak, 4 milyon 735 bin metre yassı damla sulama borusu dağıtımı yapıldı. Proje kapsamında 17 bin 442 adet yuvarlak ve bin 894 adet yassı damla sulama borusunun da üreticilere ulaştırılacağı bildirildi. Ayrıca törene katılan çiftçilere sıvı gübre dağıtımı da yapıldı. Yüzde 50 hibeli olarak hayata geçirilen projeyle, üreticilerin girdi maliyetlerinin azaltılması, suyun daha tasarruflu kullanılması ve tarımsal verimliliğin artırılması hedefleniyor. Hüdavendigar Kent Parkı’nda düzenlenen törende konuşan Bursa Büyükşehir Belediyesi Başkanvekili Mehmet Aydın Saldız, çiftçimizin emeğini korumak ve üretimini güçlendirmek için çalıştıklarını ifade etti. Su kaynaklarının doğru kullanımının önemine de değinen Saldız, verilen desteklerle hem verimliliği artırmayı hem de su tasarrufu sağlamayı hedeflediklerini vurguladı. CHP Bursa Milletvekili Orhan Sarıbal ve Kayıhan Pala ise, tarımın stratejik önemine dikkat çekerek bu tür projelerin hem maliyet yükünü hafiflettiğini hem de üretimin sürdürülebilirliğine katkı sağladığını belirtti.
Bursa Tanpınar’ın külliyatı Bursa’da konuşuldu ‘Bursa Tanpınar Yılı’ etkinlikleri çerçevesinde düzenlenen söyleşide, Ahmet Hamdi Tanpınar’ın arşivi üzerine yapılan çalışmalarla yazarın mevcut külliyatını nasıl şekillendirdiği ve dönüştürdüğü değerlendirildi. Bursa Büyükşehir Belediyesi Kültür, Sanat ve Sosyal İşler Dairesi Başkanlığı Kültür Şube Müdürlüğü tarafından düzenlenen ‘Tanpınar Arşivi: Külliyat İçin Yeni İmkânlar’ başlıklı söyleşi, Tayyare Kültür Merkezi’nde edebiyatseverlerin katılımıyla gerçekleştirildi. Seda Yücekurt Ünlü ve Sakine Korkmaz’ın konuşmacı olarak katıldığı programda, Tanpınar’ın İstanbul Üniversitesi Türkiyat Araştırmaları Enstitüsü’nde bulunan arşivi üzerine değerlendirmelerde bulunuldu. Söyleşide, yazarın arşivindeki müsveddelerin edebi metne evrilme süreci ve Tanpınar’ın çalışma pratiği tartışmaya açıldı. Arşivin Tanpınar çalışmalarına sunduğu yeni imkânlar da ele alındı. Seda Yücekurt Ünlü, Tanpınar’ın edebi mirasının korunmasının büyük önem taşıdığını vurguladı. Usta yazarın metinlerinin yalnızca edebi bir değer taşımadığını, aynı zamanda kültürel hafızanın temel unsurlarından birini oluşturduğunu ifade eden Ünlü, arşiv çalışmalarının çağın imkânlarıyla yeniden ele alınması gerektiğini belirtti. Sakine Korkmaz ise külliyat çalışmalarında yaşanan güçlükleri dile getirdi. Tanpınar’ın farklı yerlerde bulunan metinlerini bir araya getirmenin oldukça zahmetli bir süreç olduğunu anlatan Korkmaz, dijitalleşmenin bu süreci daha sistemli ve erişilebilir hale getirdiğini söyledi.
Gaziantep Görme engelli Umut, Aşık Veysel’in yolundan gidiyor Gaziantep’te karanlık dünyasını müzikle aydınlatan görme engelli öğrenci Umut Geçili, başarılarıyla göz dolduruyor. Gaziantep’in Şahinbey ilçesinde yaşayan 16 yaşındaki doğuştan görme engelli Umut Geçili, ilkokula başladığı yıllardan itibaren müziğe ve çalgı aleti olarak da bağlamaya ilgi duymaya başladı. Ailesinin de desteğiyle küçük yaştan itibaren bağlama çalmaya başlayan Geçili, çocukluğundan beri müzikle iç içe bir yaşam sürüyor. Bilgisayardan dinlediği Aşık Veysel türküleri ile müziğe merak salan ve Aşık Veysel’in de görme engelli olmasına karşın bağlama çalmasını merak eden Geçili, kendini geliştirmeye başladı. Aşık Veysel’in izinden gidiyor Gaziantep Ticaret Odası Anadolu Güzel Sanatlar Lisesi 3’üncü sınıf öğrencisi Geçili için müzik yalnızca bir hobi değil, aynı zamanda hayatının da en güçlü ilham kaynağı olarak öne çıkıyor. Bağlama alanında kendini geliştirmek isteyen Geçili, ünlü halk ozanı Aşık Veysel’in izinden gidiyor. Aşık Veysel’i dinleyerek ilham alıp müzik alanında ilerlemek içim geçen yıl Şahinbey Belediyesi Konservatuvarı’ndaki müzik kurslarına katılan Geçili, düzenli olarak katıldığı kursta eğitmeni Gökhan Aktaş’tan eğitim alıyor. Ünlü halk ozanı Aşık Veysel’i örnek alan ve görme engeline rağmen büyük bir istek ve azimle bağlama çalan Geçili, görmeden, tamamen dokunarak ve hissederek öğreniyor. Kısa sürede önemli bir gelişim kaydeden, azmi ve başarısıyla dikkat çeken genç Geçili, Aşık Veysel’in ve diğer halk ozanlarının türkülerini de söylüyor. Karanlık dünyasını müzikle aydınlatıyor Müziğe olan tutkusu sayesinde engelleri aşan Geçili, hem Şahinbey Belediyesi Konservatuvarı’ndaki eğitmenin hem okuldaki öğretmenlerinin hem de okul arkadaşlarının takdirini kazanırken, gelecekte de müzik öğretmeni olmayı hedefliyor. Karanlık dünyasını aydınlatan müzikle hayata tutunduğunu belirten Geçili, görme engeline rağmen hissederek çalmayı öğrendiğini söyledi. "Şahinbey Belediyesi Konservatuarı’nda eğitim alıyorum" Ünlü halk ozanı Aşık Veysel’i ve Neşet Ertaş’ı örnek aldığını belirten Geçili, "Bağlamayla ilkokul çağlarında tanıştım. Ortaokula giderken kısa bir ara verdim. Daha sonra lisede tekrar bu işi yapmak istedim. Lisede güzel sanatlara geçtim. Öğrenmeye başladım ve geçen seneden beri de Şahinbey Belediyesi Konservatuarı’nda eğitim alıyorum. Benim zaten ilk ilham aldığım sanatçı Aşık Veysel oldu. Hem benim gibi görme engelli olması açısından hem de bağlama çalması açısından Aşık Veysel’i örnek aldım. Aşık Veysel kendine özgün bir sanatçı olması açısından ilk ilham aldığım ozan ve usta kesinlikle Aşık Veysel olmuştur. Aşık Veysel gibi sanatçılar bir daha dünyaya gelir mi bilmiyorum. Ben iyi bir müzik öğretmeni olma hedefinde ilerliyorum. Amacım iyi bir müzik öğretmeni olmak" dedi. Müzik öğretmeni olmak istiyorum" Şahinbey Belediyesi Konservatuvarı’ndaki müzik kursunda aldığı eğitimlerin kendisine büyük katkıları olduğunu belirten Geçili, "Şahinbey Belediyesi Konservatuvarı’na geldiğimden beri daha zor bağlama pozisyonlarını yapabildiğimi fark ettim. Sağ olsun Gökhan hocam beni geliştirmek için çabaladı. Ben de onu kırmak istemedim ve kendimi geliştirmek istedim. Şimdiki hedefim buradan ayrıldıktan sonra üniversitede konservatuvar okumak ve müzik öğretmenliğinde ilerlemek" ifadelerini kullandı. "Şahinbey Belediyesi Konservatuvarı’nda gelişti" Oğlunun saz çalmayı ve müziği çok sevdiğini belirten anne Emine Geçili ise, "Umut’un ilkokuldan beri bir müzik merakı doğdu. O günden beri sürekli elinde ve biraz zor bir süreç oldu ama çalmayı da öğrendi. Öğrenme süreci yaklaşık birkaç yılı geçti ve Umut, Şahinbey Belediyesi Konservatuvarı’nda kendini daha da iyi geliştirdi" şeklinde konuştu. "Çok başarılı bir müzik öğretmeni ve müzisyen olacak" Müzik eğitmeni Gökhan Aktaş da, "Biz Umut ile geçen sene yetenek sınavımıza başvurduğunda tanıştık. Umut’taki yeteneği ve azmi gördük. Dezavantajlı gruplar için aslında burada bir farkındalık oluşturmak istedik. Özellikle görme engelli öğrencilerimize de burada eğitim verilebileceğini ifade etmek isterim. Bu çocukların kesinlikle topluma kazandırılması gerekir. Umut gibi örneklerimiz bu konservatuarımızdan çıkıyor. Umut lise öğrencisi, inşallah kendisi çok başarılı bir müzik öğretmeni ve müzisyen olacak. Ona güveniyoruz. Umut’un tek başına hareket etmesi biraz zor. Bu anlamda da annesine çok teşekkür ediyoruz. Hiçbir dersimizi kaçırmadı. Her dersimize geldi. Her dersimizin takibini de annesine borçluyuz. Ona da çok teşekkür ederiz" diye konuştu.
Bursa Nilüfer’in 8’inci giyim pazarı Balat’ta açıldı Nilüfer Belediyesi, vatandaşlara uygun fiyatlı ve modern alışveriş imkanı sunan giyim pazarlarına bir yenisini ekledi. Balat’ta her hafta pazar günü açık olacak giyim pazarı, ilçe genelindeki 8’inci giyim pazarı olacak. Nilüfer Belediyesi, sosyal belediyecilik vizyonu doğrultusunda ilçedeki ekonomik alışveriş noktalarını artırmaya devam ediyor. 19 Mayıs, Üçevler, Cumhuriyet, Konak, Görükle, İhsaniye ve Altınşehir Mahallesi’nin ardından Balat’ta yeni giyim pazarı hizmete girdi. Açılış törenine Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir ve eşi Nuray Özdemir’in yanı sıra Belediye Başkan Yardımcıları Mahmut Demiröz ve Sinan Sarıbal, BESOB Başkanı Fahrettin Bilgit, Bursa Yaymacılar ve Benzerleri Esnaf Odası Başkanı Fahrettin Tüccaroğlu, Bursa Seyyar Pazarcılar Esnaf Odası Başkanı Ahmet Refik Aksu, Nilüfer Belediyesi Meclis Üyeleri Berna Hacer Bilici ve Aslıhan Ceyhan ile çok sayıda vatandaş katıldı. Ekonomik şartların zorlaştığı günümüzde halkın alım gücünün desteklenmesi gerektiğini vurgulayan Başkan Şadi Özdemir, "Sosyal belediyecilik anlayışımız gereği, vatandaşlarımızın ekonomik ve alternatifli ürünlere uygun fiyatlarla ulaşabilmesi için projeler üretiyoruz. Ekonomik şartların herkesi zorladığı bu günlerde, hem esnafımızın hem de vatandaşlarımızın yüzünü güldürecek bu hizmeti sunmanın mutluluğunu yaşıyoruz" dedi. Kurdele kesiminin ardından giyim pazarı hizmete girdi. Açılışın ardından Başkan Şadi Özdemir, esnaf ve vatandaşlarla sohbet etti. Her hafta pazar günü giyim pazarı olarak faaliyet gösterecek Balat Pazarı, 120 araçlık açık ve kapalı otopark alanı, otomatik açılır-kapanır güneş ve rüzgar perdeleri, kolay temizlenebilir zemin, enerji tasarruflu aydınlatma sistemleri, dijital bilgilendirme ekranları ve 24 saat kayıt yapan kamera sistemi ile dikkat çekiyor.
Bursa Ebeveynlere dijital çağ rehberi Özel Bursa Kültür Okulları’nın geleneksel hale gelen ’MomTalks 2026’ etkinliğinde farklı alanlardan uzman isimler, ebeveynlikten dijital güvenliğe kadar geniş bir yelpazede önemli konular ele aldı. Sağlıklı, başarılı ve mutlu çocuklar yetiştirmenin ebeveyn eğitiminden geçtiğine inanan ve ’Gelecek Aileden Başlar’ diyen Türkiye’nin ilk ve en kapsamlı ebeveyn - uzman buluşma platformu Momtalks, bu yıl da özel Bursa Kültür Okulları’nın ev sahipliğinde Bursa’da düzenlendi. Özel Bursa Kültür Okulları Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Yıldırım Sırakaya, anne baba olma bilinci taşıyan, bu sorumluluğu önemseyen ve hem evladına hem de öğrencisine karşı görevlerinin farkında olan bireyleri bir arada buluşturmayı hedeflediklerini söyledi. Sırakaya konuşmasında ebeveynlik sorumluluğunun giderek arttığına vurgu yaparak, "Bugün burada gerçekten anne baba olmanın bilincinde, bunu dert edinmiş bireylerle birlikteyiz. Çocuklarımız artık mahallenin, sokağın, büyük ailenin çocuğu olarak yetişemiyor. Modern hayat bizleri biraz daha yalnızlaştırdı. Kaygılarımız artıyor ve farkında olmadan bunları çocuklarımıza da aktarıyoruz. Oysa çocukların en büyük ihtiyacı sevgi, şefkat ve kendilerini önemli hissetmeleri. Bunları şartsız şekilde hissettirmemiz gerekiyor" diye konuştu. "Çocukları hayata hazırlamalıyız" Sırakaya, etkinlik kapsamında çocuklara yönelik şartsız sevgi, şefkat ve muhabbetin nasıl ifade edileceği üzerinde durulacağını vurgulayarak şunları kaydetti; "Özellikle sosyal medyada çok farklı içeriklerin servis edildiğini, iyi öğrencinin, iyi çocuğun, mükemmel çocuğun nasıl ve ne şekilde hayata hazırlanacağıyla ilgili belli bilgi kirliliklerini de hep beraber gözlemliyoruz. Editoryal anlamda neyin doğru neyin yanlış olduğunu maalesef şu an ölçemiyoruz. Hep birlikte bu yolculukta sorumluluk alarak siz anne baba olarak, biz eğitimciler olarak çocuklarımızın hayatında olan, onlara değinen, dokunan, ilgili kurumlarla birlikte çocuklarımızın temel yoksunluklarını gidererek onları hayata hazırlamak gibi bir görevimiz var." "Ebeveynlerin gelişime ve değişime ihtiyacı var" MomTalks’ın fikir annesi Bahar Eriş de, etkinliğin temel amacına dikkat çekerek, "Bizim etkinliklere gelen insanlar genelde öğrenmeye açık insanlar. Bizim temel derdimiz, o gelmeyen insanları buraya nasıl çağırabileceğimiz. Ebeveynlerin gelişime ve değişime çok ihtiyacı var. Siz bugün burada olmak yerine başka bir yerde olmayı tercih edebilirdiniz. Ama buraya çocuğunuzu daha iyi anlamak ve onu daha iyi yetiştirebilmek için geldiniz" dedi. Momtalks Partneri Zeynep İşman ise, çocukları doğu şekilde dinlemenin önemine vurgu yaptı. Anne babaların çocuklarının eğitiminde kullandıkları bilgilerin kaynaklarına dikkat etmeleri gerektiğini belirten Zeynep İşman, "Günümüzde bilgileri genel geçer bir şekilde alıp kullanıyoruz ancak bu bilgilerin hayatımızda, ailemizde ve çocuklarımızın kişiliğindeki geçerliliğini süzgeçten geçirmek gerekiyor. Çocuklarımız dünyayı ilk önce bizim gözlerimizden görüyorlar, bu yüzden davranışlarımızla örnek olmamız çok önemli" şeklinde konuştu. Klinik Psikolog Çağla Tuğba Selveroğlu da, "Duygusal kasları güçlü çocukları yetiştirmek" başlıklı sunumunda çocukların ömürlerinin ebeveynleri ile birlikte geçirdikleri bölümünün yüzde 70’ini 12 yaşına kadar yaşadıklarını belirterek, çocukların bu süre zarfında hayatı ebeveynlerinin tutum ve davranışları ile gördüklerini ifade ederek, bu süreçte çocuklara doğru örnek olmanın önemine vurgu yaptı. Klinik Psikolog Betül Güldal ise, "Mükemmel ebeveyn yorgunluğu" konulu sunumunda günümüzde ebeveynlerin mükemmel anne babalık yapmaya çalışırken yaşadıkları yorgunluktan bahsederek, "Bu konu sosyal medyanın ve teknolojinin gelişimi ile daha da ayyuka çıktı. Şu anda ebeveynlerimiz çocuklara hata yapma hakkı tanımıyor ve bu yolda psikolojik olarak çok yorulup bazen, bu sürecin zevkli taraflarını göremiyorlar. Çocuklarımızın yaptıkları hataların ortaya çıkardığı sorunları çözme yeteneklerini geliştirmeliyiz" dedi. Akademisyen - Yazar Saniye Bencik Kangal, "Ergenlik kapıyı çarpmadan" başlıklı bir sonum gerçekleştirdi. Kangal, insanı insan yapan özelliklerin hayatta kazandığı sosyal beceriler ve manevi ilkeler olduğunu anlatarak, "Biz bu kural ve özellikleri doğduğumuz andan itibaren ebeveynlerimizden öğreniyoruz. Çocukların mizacı çevreleriyle şekilleniyor. Bu anlamda ebeveynlerin sorumluluk almaları çok önemli" şeklinde konuştu. "Yapay zeka çağında ebevenylik: Dijital okuryazarlık ve siber güvenlik" konusunda görüşlerini açıklayan Siber Güvenlik Uzmanı - Yazar Elçin Biren de, teknoloji çağında ebeveynlerin ve çocukların teknolojik imkanları doğru ve güvenli bir şekilde kullanabilmelerinin yollarını anlatırken, Eğitimci - Yazar Müjdat Ataman da "Akran zorbalığına dur de" başlığı altında günümüz şartlarında çocukları hayatın her alanına doğru şekilde hazırlanmasının yolların anlattı. Konuşmacıların, davetlilerin sorularını da yanıtladığı programda aynı zamanda konuşmacılar, kitaplarını okurları için imzaladı. Etkinlikte aynı zamanda çocuklar için çeşitli dallarda atölye etkinlikleri düzenlendi.