DÜNYA - 02 Şubat 2026 Pazartesi 13:56 | Son Güncelleme : 02 Şubat 2026 Pazartesi 13:58

Rusya güvenlik yetkilisi Medvedev: "Küresel bir çatışmayla ilgilenmiyoruz"

A
A
A
Rusya güvenlik yetkilisi Medvedev: "Küresel bir çatışmayla ilgilenmiyoruz"

Rusya Güvenlik Konseyi Başkan Yardımcısı ve eski Devlet Başkanı Dmitry Medvedev gazetecilere yaptığı açıklamada, "Küresel bir çatışmayla ilgilenmiyoruz. Biz deli değiliz" dedi.

Rusya Güvenlik Konseyi Başkan Yardımcısı ve eski Devlet Başkanı Dmitry Medvedev, İngiliz ve Rus medyasına açıklama yaptı. Dmitry Medvedev ABD ile ilişkiler, küresel çatışmalar ve nükleer silah konularına ilişkin konuştu. Ukrayna'da nükleer silah kullanma ihtimaline ilişkin bir soruya cevap veren Medvedev, ülkenin nükleer doktrinine sıkı sıkıya bağlı hareket ettiğini, bu doktrinde nükleer silahların hangi durumlarda kullanılabileceğinin açıkça listelendiğini belirtti. Dmitry Medvedev, "Elbette, nükleer silah, nükleer silahtır. Bu silahlar olağanüstü ve tüm insanlık için son derece tehlikeli. Ama aynı zamanda, defalarca söylendiği gibi, ülkenin geleceği söz konusu olduğunda Rusya'nın kullanacağından kimsenin şüphe duymaması gerekir" dedi.

NATO birliklerinin Ukrayna'da konuşlandırılması durumunda Rusya için meşru hedefler haline geleceğini kaydeden Rusya Güvenlik Konseyi Başkan Yardımcısı Medvedev, "Ülkemize düşman olan NATO üyesi yabancı bir kuvvetin böyle bir devletin topraklarında konuşlandırılması durumunda hangi garantiden bahsedebiliriz? Yüz kez söylendi ki, bunlar yok etme açısından meşru hedefler olacak. Görünen o ki, bunu söyleyen insanlar anlaşmaya varmak istemiyor. En azından Avrupa liderleri için bu geçerli" diye konuştu.

"Ülkemize karşı işlenen suçlar, zaman aşımına tabi değildir"

Ukrayna krizinin çözüm şartlarının Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin tarafından dışişleri bakanlığındaki toplantıda belirlendiğini vurgulayan Rus yetkili, "Şartlar açıktır. Bunlar, Rusya Devlet Başkanı tarafından Dışişleri Bakanlığı toplantısında ilk kez formüle edildi. Bu şartlar Anchorage'daki toplantıda ABD meslektaşlara da iletilmiş ve hala değişmemiştir" ifadelerini kullandı.

Medvedev, Rusya'ya karşı işlenen savaş suçlarının zaman aşımına tabi olmadığını ve şu anda Rusya ile silahlı çatışmada bulunan herkesin bunu bilmesi gerektiğini söyledi. Sovyetler Birliği'nin 1970'te onayladığı ve günümüz Rusya'sının taraf olduğu "Savaş Suçları ve İnsanlığa Karşı Suçlarda Zamanaşımının Uygulanmaması Sözleşmesi"ne atıfta bulundu. Medvedev, "Ülkemize karşı işlenen suçlar, savaş suçları, zaman aşımına tabi değildir. Şu anda bizimle silahlı mücadele yürüten herkes bunu anlamalı" şeklinde konuştu.

"ABD'liler START'ı uzatmak isterse bu yapılabilir"

Dmitry Medvedev, ABD ile imzalanan "Stratejik Silahların Azaltılmasına Dair Antlaşması'nın (START) 5 Şubat'ta sona erme ihtimaline ilişkin açıklamasında, "Önerimiz hala masada. Anlaşma henüz sona ermedi ve ABD'liler uzatmak isterse bu yapılabilir. Neredeyse 60 yıldır stratejik nükleer potansiyellerin herhangi bir şekilde sınırlanmadığı bir durum yaşamadık. Şimdi böyle bir durum mümkün olabilir. Neredeyse tüm hayatımı, 1972'den itibaren, Stratejik Silahların Sınırlandırılması Antlaşması şemsiyesi altında geçirdim" dedi. Medvedev, bu belgenin başlangıçta SALT I olarak bilindiğini ve Sovyet lideri Leonid Brejnev ile ABD Başkanı Richard Nixon tarafından imzalandığını açıkladı.

Açıklamalarında küresel durumun kontrolden çıkabileceğini belirten Rusya Güvenlik Konseyi Başkan Yardımcısı ve eski Devlet Başkanı Dmitry Medvedev, "Son zamanlarda ABD ile temaslarımızı yeniden başlattık ve bu mutluluk verici. Ve çok geniş bir yelpazede, Ukrayna çatışmasının çözümü de dahil olmak üzere danışmalar yapıyoruz. Ama geniş pencerede durum çok tehlikeli. Ne yazık ki, küresel bir çatışma göz ardı edilemez ve bence riskler çok yüksek ve azalmadı "diye konuştu.

"Batı ve NATO ülkelerini defalarca uyardık"

Medvedev, "Elbette, küresel bir çatışmayla ilgilenmiyoruz. Biz deli değiliz. Kim küresel bir çatışmaya ihtiyaç duyar ki. Ayrıca (Ukrayna'da) özel askeri operasyonu başlatmakla da ilgilenmiyorduk. Batı ve NATO ülkelerini defalarca uyardık, onları müzakere etmeye davet ettik ve Rusya'nın çıkarlarını dikkate almalarını, NATO'nun daha fazla genişlemesinin sınırlarını belirlemelerini ve Ukrayna'yı NATO üyesi yapma fikrinden vazgeçmelerini istedik, çünkü o zamanlar Ukrayna ile Kırım konusunda zaten bir toprak anlaşmazlığımız vardı. Ama onlar da aynı kararlılıktaydı, ‘Hayır, istediğimiz her şeyi yapacağız ve isteyen herkes bloka katılsın' diyerek. Ve işte bu şekilde ciddi bir küresel soruna yol açtılar" ifadelerini kullandı.

 

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Manisa Yeniden hayat bulan Marmara Gölü su sporcularının ilgi odağı oldu Manisa’da 5 yıllık kuraklığın ardından yeniden suya kavuşan Marmara Gölü, başta flamingolar olmak üzere göçmen kuşların yuvaya dönmesiyle eşsiz doğa manzaralarına sahne oldu. Doğanın bu büyüleyici uyanışı fotoğraf kareleriyle ölümsüzleşirken, gölün durgun suları da Stand Up Paddleboarding (SUP-kürek sörfü) yapan sporcuların yeni rotası haline geldi. Manisa’nın Salihli, Gölmarmara ve Saruhanlı ilçelerinin ortasında yer alan ve bölgenin en önemli sulak alanlarından biri olan Marmara Gölü, 5 yıl süren yoğun kuraklığın ardından yürütülen hummalı çalışmalar ve bereketli yağışlarla adeta küllerinden doğdu. Suya kavuşan göl, kısa sürede göçmen kuşların akınına uğrarken, İzmir’den gelen su sporcularının da yeni rotası oldu. Geçtiğimiz 5 yıl boyunca iklim krizi ve kuraklık nedeniyle tamamen kuruyan ve tabanı çatlayan Marmara Gölü için Devlet Su İşleri (DSİ) tarafından başlatılan kurtarma projeleri meyvesini verdi. 2025 sonbaharı ile 2026 kış aylarında bölgede etkili olan yoğun ve bereketli yağışlar, çevredeki barajların tam kapasiteye ulaşmasını sağladı. Barajların dolmasıyla birlikte Marmara Gölü’ne su verilmeye başlandı. Kısa sürede neredeyse eski doluluk oranlarına yaklaşan göl, adeta bölgeye yeniden can verdi. Eski günlerine dönen kuş cenneti eşsiz kareler ortaya çıkardı Doğanın kendini hızla toparlamasıyla birlikte, gölün kadim misafirleri de yuvaya geri döndü. Gökyüzünü renklendiren pembe kanatlı flamingolar, pelikanlar, karabataklar ve sumrular Marmara Gölü’nde yeniden kanat çırpmaya başladı. Özellikle havada asılı kalarak avlanmasıyla bilinen bıyıklı sumruların, gün batımının altın saatlerinde yuva yapmak için ağızlarında taşıdıkları otlarla yaptıkları akrobatik uçuşlar ve suya ani dalışları fotoğraf tutkunları için eşsiz malzemeler sundu. Bölgede çekilen doğa fotoğrafları, göldeki ekolojik uyanışın ne kadar hızlı olduğunu gözler önüne serdi. İzmirli SUP sporcuları göle açıldı Öte yandan Marmara Gölü’nün yeniden suyla dolduğunu duyan doğa ve spor tutkunları da bölgeye akın etmeye başladı. İzmir’den Manisa’ya gelen iki SUP - sürek sörfü sporcusu, geniş sörf tahtaları üzerinde ayakta kürek çekerek gölün durgun sularında açıldı. Gölde geri dönen kuş korosu eşliğinde kürek çeken sporcular, batan güneşin ve uyanan doğanın tadını çıkararak eşsiz manzaranın keyfini sürdü. Gölün yeniden su tuttuğunu duyarak SUP denemesi için İzmir’den geldiklerini söyleyen sosyal medya içerik üreticisi Mükremin Necati Baysal, "Yaklaşık 5 yıl önce kuruduğu söylenilen Marmara Gölü’ne geldi. Geçtiğimiz yıl da buraya gelmiştik ve bir damla su yoktu. Göle su verildiğini duyunca merakla geldik. Arkadaşım Kenan Yıldız da su sporlarıyla uğraşıyor. Beraber bir deneme yapalım ve gölün son halini gösterelim istedik" dedi. SUP ile göle açılan su sporcusu Kenan Yıldız, "Doğal döngünün oluşturduğu ancak insanların kuruttuğu gölü incelemeye geldik. Bu güzel haberi değerlendirmek istedik. Burada da bir SUP denemesi yapacağız" ifadelerini kullandı. Marmara Gölü’nün yeniden hayat buluşu hem çevre halkı hem de yaban hayatı uzmanları tarafından büyük bir sevinçle karşılanırken, gölün doğa turizmi için de ne kadar önemli olduğu, Manisa’ya yeni bir turizm kapısı açılabileceğini gözler önüne serdi.
Kütahya Kütahya’da kartpostallık manzara zirvede kar, ovada bahar Kütahya, sahip olduğu coğrafi zenginlik sayesinde aynı anda iki farklı mevsimin yaşandığı eşsiz görüntülere ev sahipliği yapıyor. Kentin Gediz ilçesinde bulunan Murat Dağı’nın yüksek kesimlerinde kış mevsimini andıran manzaralar hakim olurken, Aslanapa ilçesindeki verimli tarım arazilerinde ilkbaharın tüm renkleri kendini gösteriyor. Haziran ayına girilmesine rağmen Murat Dağı’nın zirvelerindeki kar örtüsü henüz tamamen erimedi. Ege Bölgesi’nin en yüksek dağlarından biri olan ve 2 bin 312 metre rakıma sahip Murat Dağı, beyaz örtüsüyle dikkat çekmeye devam ediyor. Dağın zirvesindeki kar tabakası, açık havalarda kilometrelerce uzaklıktan dahi görülebiliyor. Özellikle çevre ilçelerden bakıldığında zirvelerdeki beyaz görüntü, bölge sakinlerine kış mevsimini hatırlatıyor. Doğal güzellikleriyle yıl boyunca ziyaretçilerin ilgi odağı olan Murat Dağı, sadece kar manzaralarıyla değil, sahip olduğu turizm potansiyeliyle de öne çıkıyor. Dağın bin 450 metre rakımında bulunan termal kaplıcaları ile bin 850 metre yükseklikte yer alan kayak merkezi, bölgeyi Türkiye’nin önemli turizm merkezlerinden biri haline getiriyor. Türkiye’nin ilk termal kayak merkezi olma özelliğini taşıyan Murat Dağı, ziyaretçilerine aynı bölgede hem termal turizm hem de kış sporları imkanı sunuyor. Öte yandan Murat Dağı’nın karlı zirvelerine karşılık Aslanapa ilçesinde ilkbaharın canlılığı yaşanıyor. Verimli tarım arazilerinin yer aldığı ilçede tarlalar yeşile bürünürken, doğadaki renk cümbüşü dikkat çekiyor. Bahar yağışlarının ardından canlanan bitki örtüsü, bölgeye ayrı bir güzellik katıyor. Çiftçiler yeni üretim sezonunun çalışmalarını sürdürürken, ovadaki manzaralar görsel şölen oluşturuyor. Kütahya’da aynı gün içerisinde hem karla kaplı dağ zirvelerini hem de baharın tüm güzelliklerini görmek mümkün oluyor. Bir tarafta kışın izlerini taşıyan Murat Dağı, diğer tarafta yeşilin her tonuna ev sahipliği yapan Aslanapa Ovası, kentin doğal çeşitliliğini ve zengin coğrafi yapısını gözler önüne seriyor. Ortaya çıkan bu eşsiz görüntü, Kütahya’nın doğa turizmi açısından sahip olduğu önemli potansiyeli de bir kez daha ortaya koyuyor.
İstanbul Sabiha Gökçen Uluslararası Havalimanı’nda uçuş rekoru kırıldı Türkiye ve Avrupa’nın en yoğun havalimanlarından biri olan Sabiha Gökçen Uluslararası Havalimanı, 31 Mayıs 2026 tarihinde gerçekleştirilen 894 uçuş trafiğiyle tüm zamanların en yüksek günlük uçuş trafiğine ulaşarak yeni bir rekora imza attı. Havacılık sektörünün ve Türkiye’nin yükselen değeri olan Sabiha Gökçen Uluslararası Havalimanı, operasyonel kabiliyetini ve bölgedeki stratejik konumunu bir kez daha kanıtladı. 31 Mayıs Pazar günü gerçekleşen yoğun hava trafiği kapsamında, iç ve dış hatlarda toplamda 894 iniş-kalkış trafiğiyle, havalimanı tarihinde bir gün içerisinde ulaşılan en yüksek uçuş sayısı olarak kayıtlara geçti. Sabiha Gökçen Uluslararası Havalimanı Meydan Otoritesi HEAŞ ve Terminal İşletmecisi İstanbul Sabiha Gökçen (ISG) koordinasyonunda uygulanan titiz çalışmalar neticesinde bayram yoğunluğu ve söz konusu rekor trafik sorunsuz şekilde yönetildi. HEAŞ tarafından, hava trafik kontrol hizmetlerinden apron yönetimine, teknik altyapıdan hava sahası emniyetine kadar tüm operasyonel süreçler etkin şekilde yönetilirken; terminal tarafında ise ISG ekiplerince operasyon, güvenlik, temizlik, yönlendirme ve yolcu konforuna yönelik çalışmalar 24 saat esaslı olarak yürütüldü. Böylece bayram dönemine ait yoğun trafik operasyonel aksama yaşanmadan başarıyla tamamlandı. Havalimanının artan kapasite kullanımını destekleyen bu rekor, aynı zamanda Sabiha Gökçen Uluslararası Havalimanı’nın stratejik konumunu ve teknolojik altyapısının gücünü bir kez daha teyit etti. Sabiha Gökçen Uluslararası Havalimanı, operasyonel başarısıyla Türkiye’nin sivil havacılık hedeflerine katkı sunmaya ve bölgedeki en önemli uçuş merkezlerinden biri olma konumunu güçlendirmeye devam ediyor.