DÜNYA - 14 Nisan 2022 Perşembe 15:26

Rusya: 'Kruvazör gemisi Moskova, çıkan yangın sonucu ağır hasar gördü'

A
A
A
Rusya: 'Kruvazör gemisi Moskova, çıkan yangın sonucu ağır hasar gördü'

Rusya Savunma Bakanlığı, "Moskova" kruvazör gemisinde çıkan yangın sonucu mühimmatın infilak ettiğini ve gemide ağır hasar meydana geldiğini açıkladı.

Rusya Savunma Bakanlığından Ukrayna'nın Neptün füzesiyle vurduğunu duyurduğu Rus donanmasına ait “Moskova” isimli gemiye dair açıklama geldi. Açıklamada, "Moskova kruvazöründe bulunan mühimmat, çıkan yangın sonucu infilak etti. Gemi ciddi şekilde hasar gördü. Tüm mürettebat tahliye edildi. Yangının nedeni araştırılıyor" ifadelerini kullanıldı.

Ukrayna Moskova kruvazörünü vurduğunu açıklamıştı

Öte yandan dün akşam Ukrayna Devlet Başkanlığı Ofisi Danışmanı Aleksey Arestovich yaptığı açıklamada, "Yılan Adası'nı kuşatan Moskova isimli 510 mürettebatlı gemi vuruldu" ifadelerini kullanmıştı. Odessa Valisi Maksim Marchenko da, "Moskova isimli gemi Yılan Adası'ndaki askerlerimizin defettiği yere gitti. Neptün isimli roketler Rus gemisine ağır hasarlar verdi" demişti.

Saldırıların ilk günlerinde gündem olmuştu

Moskova kruvazörü, Rusya'nın 24 Şubat'ta Ukrayna'ya başlattığı saldırıların ilk günlerinde Karadeniz'de Tuna Deltası açıklarında bulunan Yılan Adası'na yönelik saldırıda kullanılmasıyla gündeme gelmişti. Adadaki Ukrayna askerleri teslim olmazken, Rus ordusuna "Cehenneme gidin" çağrısında bulunmuştu.

Rusya'nın Karadeniz Filosunun 186 metre uzunluğundaki amiral gemisi Moskova, 1980'lerin başında hizmete girdi. Sovyet donanmasının Project 1164 Atlant sınıfının önde gelen gemisiyken, ilk önce Slava olarak adlandırıldı. Ancak daha sonra ismi "Moskova" olarak değiştirildi. Savaş gemisinin ana silahları P-1000 Vulkan gemisavar füzeleri olarak biliniyor. 2000 yılında Karadeniz Filosunun amiral gemisi haline gelen kruvazör, 2015 yılında Rusya'nın Suriye'de başlattığı askeri harekatında kilit rol oynamıştı.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Onur: "Arvasi Hoca Türk milletinin manevi mimarlarından biridir" Gazeteci yazar Hüdâvendigâr Onur, büyük Türk milliyetçisi Ahmet Arvasi’nin aynı zamanda bir fıkıh âlimi de olduğunu belirterek, "Bu sahada ‘İlmihâl’ kaleme almıştır. Türk milletinin manevi mimarlarından biridir" dedi. Ülkücü hareketin sembol isimlerinden Erdem Karakoç’un düzenlediği haftalık ‘Vefa’ toplantıları devam ediyor. Koçoba’daki son etkinlikte büyük Türk milliyetçisi ve mütefekkiri S. Ahmet Arvasi anıldı. Erdem Karakoç, 12 Eylül öncesi zor zamanlarda Arvasi Hoca’nın yazılarıyla, konferanslarıyla bir nesli eğittiğini, yetiştirdiğini, batıl ideolojilere saplanmaktan koruduğunu söyledi. Karakoç ayrıca, Ahmet Arvasi’nin savunduğu davayı yaşayan ‘örnek bir şahsiyet’ olduğunu söyledi. MHP Şişli ilçesi eski başkanlarından Kamil Balyer de konuşmasında, Ahmet Arvasi’nin kadroya önem verdiğini belirterek, "Söylediğini yaşamaya gayret ederdi. Ülkücü hareketin manevi mimarlarından biridir. Bir davayı anlatmada, devlet yönetiminde, yapılacak her işte başarılı olmak için kadroların kalitesinin önemine değinirdi. O Ahmet Yesevi ruhluydu" dedi. "Yazılarında Türklük vurgusu çoktur" Gazeteci yazar Hüdavendigâr Onur da, Türk milliyetçilerinin yetişmesinde emeği olanlardan birinin Ahmet Arvasi olduğunu belirterek, "Yazıları dikkatle okunduğunda, satır aralarında Türk tarihine, din ve felsefeye, kısacası yaşadığı döneme ait tüm konulara değindiği görülür. Ahmet Arvasi’ye göre Türk milliyetçiliği, İslâm’ın çizdiği sınırlar içerisinde Türk’ün mutluluğunu arayan bir harekettir. Bu bir iddia değil tespittir" dedi. Hüdâvendigâr Onur, aynı zamanda Ahmet Arvasi’nin bir din bilgini olduğunu belirterek, "O, fıkıh âlimidir. İlmihâl kaleme almıştır. Şöyle der, ‘İlmihâl bilmeyen, ne İslam’ı bilir ne de onun dünya ve kâinata bakışını.’ Ülkücü hareketin, Türk milletinin manevi mimarlarından biridir" ifadelerini kullandı. Ahmet Arvasi’nin yaşadığı dönemin tüm sorunlarına değindiğini, çareler ürettiğini belirten Onur, Arvasi’nin güzel sanatlara verdiği önemden de bahsetti. Ahmet Arvasi’ye göre estetiğin bir ilim olduğunu belirten Onur, sözlerini şöyle tamamladı: "Arvasi’ye göre sanat, güzele ulaşmak ve çirkinden uzaklaşmaktır. Sanatkâr mutlak güzeli arar. Sinan imparatorluğumuzun temel taşlarından Süleymaniye çıkabileceğini, Selimiye çıkacağını ispatladı. Arvasi’ye göre bu muhteşem eserlerde hendesenin zaferi ve dinin zaferi vardır. İslâmiyet’e göre en güzel Allah’tır."