DÜNYA - 26 Haziran 2024 Çarşamba 23:30 | Son Güncelleme : 26 Haziran 2024 Çarşamba 23:31

Rusya'da yolcu treni raydan çıktı: 50 yaralı

A
A
A

Rusya'ya bağlı Komi Cumhuriyeti'nde bir yolcu treninin raydan çıkması sonucu 50 kişi yaralandı.

Rusya'ya bağlı Komi Cumhuriyeti'nde Vorkuta-Novorossiysk seferini yapan yolcu treninin 9 vagonu raydan çıktı. Olay yerine çok sayıda arama-kurtarma ekibi ve ambulans sevk edildi. Rusya Sağlık Bakanlığı, ilk belirlemelere göre vagonlardan yaklaşık 50 kişinin yaralı olarak çıkarıldığını, yaralılardan 7'sinin durumunun ağır olduğunu açıkladı.
Rusya Soruşturma Komitesi, vagonların raydan çıkmasıyla ilgili soruşturma başlatıldığını duyurdu. İlk belirlemelere göre, yoğun yağışlardan dolayı raylarda hasar oluştuğu ve kazanın bu nedenle oluşmuş olabileceği üzerinde duruluyor.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Ülker, 2026 yılı ilk çeyrek finansallarını açıkladı Türkiye’nin lider gıda şirketlerinden Ülker Bisküvi, 2026 yılının ilk çeyreğini 33,9 milyar TL ciro ile bitirdi. Ülker Bisküvi, yılın ilk çeyreğindeki finansal sonuçlarını Kamuoyu Aydınlatma Platformu’na (KAP) bildirdi. Gönderilen açıklamaya göre, şirket bu yılın ilk çeyreğini 33,9 milyar TL ciro ile kapattı. Şirket aynı dönemi yüzde 15,1 faiz amortisman ve vergi öncesi kar (FAVÖK) marjı ile bitirdi. Yılın ilk çeyreğindeki sonuçlara ilişkin değerlendirmelerde bulunan Ülker CEO’su Özgür Kölükfakı, "İkonik ve güçlü markalarımızla ve etkin inovasyonlarımızla tüketicilere ulaşıyor, amaç odaklı bir şirket olarak attığımız her adımda her lokmada mutluluk vermeyi amaçlıyoruz. Yeni kampanyamız "Ülker varsa mutluluk var"ın reklam filmi, TV ekranlarında, dijital platformlarda ve açık hava mecralarında izleyiciyle buluştu. Jeopolitik ve zorlu ekonomik koşulların yaşandığı yılın ilk çeyreğini 33,9 milyar TL ciroyla tamamladık ve Türkiye ekonomisine istihdamımızla, üretimimizle, ihracatımızla katkı sağlamaya devam ettik. Sürdürülebilirliği işimizin her aşamasına, dokunduğumuz her alana entegre etmek ve toplumsal faydayı artırmak için çalışıyoruz. Çalışmalarımız, S&P Global ve London Stock Exchane Group (LSEG) gibi uluslararası platformlarda takdir ediliyor. LSEG’de üç yıl üst üste dünya birincisi olurken, S&P Global’in Sustainability Yearbook listesinde altıncı kez yer aldık ve kurumsal sürdürülebilirlik değerlendirmesinde gıda şirketleri arasında ilk yüzde 3’e girdik. Önümüzdeki dönemde de değişen küresel dinamikleri yakından izleyerek finansal disiplinimizi korumayı, dijitalleşme, yapay zekâ, inovasyon ve sürdürülebilirliği büyümemizin merkezine alarak uzun vadeli değer oluşturmayı hedefliyoruz" diye konuştu.
İstanbul Besler, yılın ilk çeyreğindeki konsolide cirosunu KAP’a bildirdi Türkiye’de, gıda sektörünün öncü şirketlerinden Besler, 2025 yılındaki başarılı performansını 2026’ya taşıyarak, yılın ilk çeyrekteki konsolide cirosu 9,4 milyar TL’ye yükseldi. Brüt kârı 2,5 milyar TL’ye ulaşan Besler, dondurulmuş gıdada ve margarin pazarlarındaki güçlü sektör liderliğini korudu. Dondurulmuş gıda ve konserve kategorisinde SuperFresh, donuk fırıncılıkta DFU, yağ kategorisinde Bizim Yağ, Terem, Luna, Yayla, Sabah ve Halk, sürülebilir peynir kategorisinde Ülker Sürmix markalarını bünyesinde barındıran Besler, 2026 yılının ilk üç ayına ilişkin finansal sonuçlarını Kamuyu Aydınlatma Platformu’na (KAP) bildirdi. Şirket, geçen yılın aynı dönemine kıyasla konsolide ciro ve kârlılığını artırarak istikrarlı büyümesini sürdürdü. Güçlü operasyonel yapısı ve verimlilik odaklı yaklaşımıyla Besler’in yılın ilk çeyreğindeki konsolide cirosu, 2025 yılının aynı dönemine göre yüzde 3,7 artarak 9,4 milyar TL oldu. Brüt kârı yüzde 2,9 artışla 2,5 milyar TL’ye ulaşan Besler’in, Faiz, Amortisman ve Vergi Öncesi Kârı (FAVÖK), ise yüzde 5,1 artışla 1,3 milyar TL oldu. FAVÖK marjı da yüzde 13,5’e yükseldi. Besler, 2026’nın ilk üç ayında 708 milyon TL ihracat geliri elde etti. Besler, bu yıla ilişkin finansal öngörülerini kamuoyuyla paylaşarak sürdürülebilir büyüme hedeflerine olan güvenini ortaya koydu. Şirket, sene sonu hasılat büyüme beklentisini 1 puan sapma payıyla yüzde 3, FAVÖK marjı beklentisini ise 1 puan sapma payıyla yüzde 13,5 olarak açıkladı. Yıldız Holding bünyesinde oluşturulan Gıda Grubu yapılanmasıyla organizasyonunu daha da güçlendiren Besler; zengin marka portföyü, üretim gücü ve sektör deneyimiyle sektördeki öncü konumunu daha da ileri taşımayı hedefliyor. Yaklaşık 63 milyon tabakta 20 milyon haneye ulaşan Besler, dondurulmuş gıdada SuperFresh yüzde 34, margarinde ise Bizim Yağ ve Terem markalarıyla toplam yüzde 68,6’luk pazar payı ve üretim gücüyle sektör liderliğini korudu. Tüketici ihtiyaçlarına hızlı yanıt satış performansına olumlu yansıdı 2026’nın ilk üç aylık döneminde, şirketin tüketici ihtiyaçlarına hızlı yanıt veren ürün stratejisi ve kategori odaklı yaklaşımı, satış performansına da olumlu yansıdı. Besler’in lider markaları ile Ramazan dönemini de kapsayan ilk çeyrekte hayata geçirdiği iletişim faaliyetleri ve inovatif ürünleri tüketiciyle kurulan güçlü bağı destekledi. Yağ kategorisinden elde edilen hasılat 6,1 milyar TL olurken, dondurulmuş gıda ve konserve kategorilerinden elde edilen hasılat ise 3,3 milyar TL olarak gerçekleşti. Yeni kategorilerin ve inovatif ürünlerin ciroya katkısı büyüyor Besler’in Türkiye’yi dondurulmuş gıda ile tanıştıran ve kategorinin liderlerinden olan markası SuperFresh, 2025’in son çeyreğinde giriş yaptığı hazır yemek kategorisinde inovatif ürünleriyle kısa sürede önemli bir ivme yakaladı. Tüketicilere evde restoran deneyimi sunan yeni Pizza Artizan, Gurme Mantı ve Lazanya ürünleriyle, YouGov Yılın İnovatif Ürünleri araştırmasında hazır yemek kategorisinde aldığı ödüller, SuperFresh’in inovasyondaki öncü konumunu tescilledi. Sürülebilir peynir kategorisinde ise Ülker Sürmix, 2026 yılının ilk çeyreğinde 400 bin haneye ulaşırken, geçen yılın aynı dönemine kıyasla pazarın en hızlı büyüyen alt segmenti olan çeşnili sürülebilir peynir kategorisinde tonaj bazında yüzde 31 pazar payı elde etti. Besler, ticari performansını güçlendirmenin yanı sıra, sürdürülebilirlik alanındaki bütüncül yaklaşımını da geliştirmeyi sürdürdü. Bu kapsamda SuperFresh’in tarladan sofraya uzanan, toprağı korurken üretimde verimliliği ve israfı azaltmayı merkeze alan bütüncül "Döngüsel Bereket" modeli, şirketin tarımsal değer zincirinde uzun vadeli değer üretme vizyonunun önemli örneklerinden biri oldu. "İnovasyon ve sürdürülebilirlik odağında gıda sektörünün geleceğine öncülük ediyoruz" 2026 yılına güçlü bir finansal performans ve stratejik hedeflerimizle uyumlu bir büyümeyle başlangıç yaptıklarını vurgulayan Yıldız Holding Gıda Grubu Başkanı ve Besler CEO’su Mert Altınkılınç, "Besler olarak öncü markalarımız, verimli üretim anlayışımız ve inovatif ürün portföyümüzle istikrarlı büyüme hedefimize kararlılıkla ilerliyoruz. Hem ülkemizde hem de global pazarlarda varlığımızı güçlendirirken, geleceğin gıda ekosistemini şekillendirmek için çalışıyoruz. 2026 yılına Yıldız Holding Gıda Grubu çatısı altında organizasyonumuzu yeniden yapılandırarak güçlü bir başlangıç yaptık. Grup bünyesinde lider şirketlerimiz ve markalarımız ile gıda sektörünün sürdürülebilir dönüşümü için üretimden tedarik zincirine, inovasyondan ürün geliştirmeye uzanan bütüncül bir yaklaşımla çalışmalarımıza devam ediyoruz. Önümüzdeki dönemde de inovasyonu işimizin merkezinde tuttuğumuz ürün portföyümüzü sürekli geliştirirken; güçlü finansal yapımız, yüksek üretim kapasitemiz, Ar-Ge yatırımlarımız ve sürdürülebilirlik yaklaşımımızla gıda ekosisteminin geleceğine yön vermeye kararlıyız" dedi.
Zonguldak Devrek davasında ilk duruşma tamamlandı: Eski Başkan Bozkurt’un ev hapsi kaldırıldı Zonguldak’ın Devrek Belediyesinde usulsüzlük, rüşvet ve zimmet iddialarıyla açılan 30 sanıklı davanın ilk duruşması, kilit isimlerin savunmaları ve mahkeme heyetinin ara kararıyla tamamlandı. Eski Belediye Başkanı Çetin Bozkurt hakkındaki ev hapsi kararı kaldırılırken, davanın tek tutuklu sanığı eski İnsan Kaynakları Müdürü Tuncay Ulupınar zimmet ve sahtecilik eylemlerinin tamamını kendisinin yaptığını itiraf etti. Zonguldak 2. Ağır Ceza Mahkemesinde görülen davanın son oturumunda iddianamenin bir numaralı isimleri hakim karşısına çıktı. Duruşmaya ev hapsi nedeniyle elektronik kelepçe ile katılan eski Belediye Başkanı Çetin Bozkurt, 8 defa nitelikli zimmet, icbar suretiyle irtikap, 2 defa resmi belgede sahtecilik ve ihaleye fesat karıştırma suçlamalarına karşı savunma yaptı. "Belediye başkanı bordro görmez, dolandırılan benim" Belediye başkanının bordro incelemediğini, sadece en son aşamada onay verdiğini belirten Çetin Bozkurt, "İnsan kaynakları bordroları düzenler, birim amirleri onaylar, muhasebeye sevk eder, ben de en son onaylarım. Emeklilik işlemleri için İller Bankasına başvurulur" dedi. İhalelerin sel felaketi döneminde ve Şişli Belediyesi’nin eksik bıraktığı işler için yapıldığını savunan Bozkurt, müteahhit Satılmış B.’nin iddialarına da yanıt verdi. Bozkurt, "2018 yılında annemin üzerine ortak müşterek tapumuz var. Diğer müştereklerden üçünden gitmiş almış. Şua davası açmak için yalvardı. Sonra iki daire üzerinden trampa yaptık. Bana verdiği daireyi başkasına vermiş. Burası benim yerim nasıl başkasına satarsın dedim. Tarihte dolandırılan belediye başkanı ben olacağım diye cümle kurdum. Ben sana başka yerden daire vereceğim dedi. Beni aldı şu an kullandığım evin oraya getirdiler. Burayı bari devralalım ama sözleşme yapalım dedim. Beyefendi her beyanında diyor ki benle sözleşme yapmadı. Beni görmezden geldi. Adamla bir değil 2 sözleşme yapmışız. Hakkında 14 madde çıkardım, yalan söylüyor. İmzalamadığım belgeler yüzünden 400 gündür evimdeyim" diyerek ev hapsinin kaldırılmasını talep etti. İnsan Kaynakları Müdüründen tam itiraf: "Bütün işlemleri ben yaptım" Duruşmaya damga vuran anlar ise 79 defa zimmet ve 55 defa resmi belgede sahtecilik suçuyla yargılanan tutuklu sanık eski İnsan Kaynakları Müdürü Tuncay Ulupınar’ın savunmasında yaşandı. Suçlamaların tamamını kabul eden Ulupınar, alkol bağımlılığı nedeniyle hatalarının önünü alamadığını belirterek, şunları söyledi: "Bu olaylar başıma gelmeden önce işini düzgün yapan, kendisini düzgün yetiştirmeye çalışmış, iyi aile babası, iki evlat babası biriyken insanın başına her şey gelebiliyor. Ben bu işlemleri yaparken iş yerinde alkol kullanmaya başladım. Gün boyunca hatalarımın farkında olmaksızın bunu yapmaya başladım. Önünü alamıyordum. Başka boyutlara geçti. Görev ve sorumluluklar çerçevesinde taleplerini yerine getiren mali hizmetler müdürlüğüne sevkiyatı sağlayan şeffaf şekilde hesaplayıp harcama yetkililerine gönderiyordum. Bir iki ufak çaplı sıkıntı oldu. Sonradan fazla hesaplanan mesailerde hesaplanarak benim tarafıma gelmeye başladıktan sonra zarf içine kendilerine gönderiyordum. Oradaki eylemlerin tamamı bu şekilde yürüyordu. Ben bu 77 eylemin içinde olanların hepsi bu şekilde. Kurum içi denetim zafiyeti vardı. Benim gönderdiğim evraklar fiziken gidiyor. Muhasebeleştirme esnasında oradaki tarih ve sayısını yazdığı zaman dijital olarak entegrasyon yapar. Benim gönderdiğim evrak eş değer ile ekleriyle aynı. Ama ne hikmetse fazla mesai yapalım denilen evrakla manuel giriş yapılıyor. Kendileri de müdürlerinden bu evrakları saklıyordu. Ben bu suçlamaların tamamını kabul ediyorum. İller bankasından başkanın herhangi bir suçu yok. Buradaki tüm işlemleri ben yaptım. Etkin pişmanlık çerçevesinde ifade vermek istiyorum diye demiştim. Yapılan tüm iş ve işlemlerde benim suçum vardır. Kendi yaşamımı sonlandırmak isterken kararımı değiştirdim. Başkanıma atıfta bulunuyorlardı içki konusunda. O içkiyi içen bendim. Bana başkanım ‘Tuncay sen artık başka boyuta geçtin’ dedi. Ben artık son noktasına gelmiştim. En ufak bir sıkıntıda içki içer hale geldim. Ben bunları anlatabilecek durumda değildim. Cezaevi bana yaradı. İçkiden kurtuluyorum. Ben bütün bunları samimiyetle anlattım. Toplamda kıdem tazminatlarındaki tutar 3 milyon 500 bin liraydı. Bunları ben geri yatırmıştım. Maaş usulsüzlüklerinde 1 milyon 900 bindi. Ben suçluyum. Bir şekilde ceza alacağım. Eşit şartlarda anlatmak istiyorum. Adli kontrol talebim olabilir. 9 ay boyunca başsavcılıktan ifadeye çağrılacağım diye bekledim. Ben yüce adaletimize güveniyorum. Kimseye suç atmadan anlatmak istedim" dedi. Muhasebe Müdürü ve Başkan Yardımcısı iddiaları reddetti Duruşmada 62 defa zimmet ve rüşvet almak suçuyla yargılanan Muhasebe Müdürü Nafia Ç. de iddiaları kesin bir dille reddetti. Nafia Ç., hesaplamaların İnsan Kaynakları tarafından yapıldığını, kendisinin sadece ödeme emri verip bankaya gönderdiğini belirterek, "Fazla mesailer gelince ’Maaş alamayacağız, yaptırmayın’ diye direndim. Beni orada müdür olarak istemediler. Müfettişe eksik evrak sunulmuş, ben noter tasdikli doğrularını verdim" dedi. "Rüşvet gelecekse zarfla gelir, hesabına niye göndersin" Nafia Ç.’nin avukatı Süleyman Caner ise müvekkilinin 62 eylem yapmasının akılla bağdaşmayacağını söyleyerek, "Sayıştay’dan rapor alınması gerektiğini düşünüyorum. Sahte belge ve kaşeler de var. Onları sunacağız. Kocasının ölümüne denk gelen yoğun bakım süreçleri var. Kendisine yapılan yardımlar var. Rüşvet gelecekse zarfla gelir. Hesabına niye atsın. Bizde belediye avukatlığı yaptık. İşleyişi biliyoruz. Sel, afet aşırı bir yoğunluk oldu. Fazla mesailer bu sebeple yazılmış" dedi. Kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği ve 3 defa zimmet suçuyla yargılanan eski meclis üyesi ve başkan vekili Şeref A. ise, geçici görevlerinde mali evrak imzalamadığını ve belgelerdeki imzaların kendisine ait olmadığını savundu. Eski Başkan Yardımcısı Recep K. da sel felaketi dönemindeki yoğunluk nedeniyle insan kaynaklarından gelen evrakları okumadan, doğru diyerek imzaladığını ifade etti. Duruşmada diğer sanıklarda haklarındaki suçlamaları reddetti. Eski başkanın ev hapsi kaldırıldı Sanık savunmalarının ve avukat beyanlarının tamamlanmasının ardından Zonguldak 2. Ağır Ceza Mahkemesi heyeti ara kararını açıkladı. Mahkeme, eski Belediye Başkanı Çetin Bozkurt hakkındaki konutu terk etmeme (ev hapsi) adli kontrol tedbirinin kaldırılmasına, davanın tek tutuklu sanığı Tuncay Ulupınar’ın ise tutukluluk halinin devamına karar verdi. Ayrıca hakkında adli kontrol yükümlülükleri bulunan sanıkların bu durumları değişmezken, imzaların sanıklara ait olup olmadığının tespiti için bilirkişi raporu alınmasına ve Sayıştay denetçilerinden oluşacak bir heyetten eylemlere dair rapor istenmesine karar veren mahkeme, duruşmayı ileri tarihe erteledi. Duruşma çıkışı gazetecilerin sorularını yanıtlayan Çetin Bozkurt, ev hapsi kararının kaldırılmasına ilişkin soruya, "Olması gereken oydu" yanıtını verdi.
Ankara Zuhal Böcek’in ek ifadesi ortaya çıktı İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’ndaki soruşturmada ek ifade veren Zuhal Böcek’in ifadesi ortaya çıktı. Soruşturma dosyasına giren ifadede Zuhal Böcek, eşi Gökhan Böcek’in Ankara seyahatlerinden birinde "Genel merkeze para teslim edeceğini" söylediğini aktardı. Uçakta karşılaştıkları bir isim aracılığıyla otele geçtiklerini anlatan Böcek, ertesi gün eşini bizzat genel merkeze götürdüğünü belirtti. İfadede en dikkat çeken detay ise Gökhan Böcek’in sürekli yanında taşıdığı sırt çantası oldu. Genel merkeze bu çantayla girdiğini hatırladığını söyleyen Böcek, çıkışta çantanın durumunu ise net hatırlamadığını ifade etti. Yolda yapılan bir telefon görüşmesi de Zuhal Böcek’in ifadesinin kritik noktalarından biri oldu. Böcek, eşinin genel merkeze giderken Veli Ağbaba ile telefonda konuştuğunu söyledi. İfade metninde yer alan bir diğer çarpıcı bölüm ise adaylık sürecine ilişkin oldu. Zuhal Böcek, eşinin babasının belediye başkan adaylığı için ciddi miktarda para verildiğini sık sık dile getirdiğini aktardı. "O kadar para verdik, hala açıklanmadı" şeklindeki sitemlerin evde konuşulduğunu belirten Böcek, sürecin eşinde ciddi strese neden olduğunu vurguladı. Böcek ifadesinde ayrıca "1 milyon euro" ifadesinin geçtiğini, ancak bu paranın kaynağını bilmediğini söyledi. İfadede İstanbul’daki Kapalıçarşı detayı ise dikkat çeken bir başka başlık oldu. Gökhan Böcek’in medya işleriyle uğraştığı belirtilen E.B. ile birlikte küçük bir dövizciye girdiğini anlatan Zuhal Böcek, kendisinin kapıda beklediğini söyledi. İçeride gerçekleşen para trafiğine dair doğrudan tanık olmadığını belirten Böcek, çıkışta eşinin kendisine "dövizciye şifre olarak para gösterildiğini" söylediğini aktardı. Bu olayın "ilginç" olduğu için aklında kaldığını vurgulayan Böcek, paranın miktarını ise bilmediğini ifade etti. İfadesinde paranın kim tarafından sağlandığına dair bilgisinin olmadığını belirten Zuhal Böcek, eşinin babası Muhittin Böcek’in konumu nedeniyle iş insanlarından kolaylıkla para temin edebildiğini söyledi. Zuhal Böcek, seçim döneminde birçok kişinin maddi katkı sağladığını duyduğunu da dile getirdi. Şüphelinin avukatı ise müvekkilinin suç kastı bulunmadığını savundu. Paranın temini, toplanması ya da tesliminde herhangi bir rolü olmadığını belirten avukat, Zuhal Böcek’in sadece eşine eşlik ettiğini ifade etti. Avukatı, ayrıca müvekkilinin bu tür ödemelerin yasa dışı olduğunu bilmediğini, herkesin adaylık sürecinde benzer ödemeler yaptığını düşündüğünü öne sürdü.