ASAYİŞ - 17 Mayıs 2017 Çarşamba 14:49

Sabancı suikasti davasında İsmail Akkol’a ağırlaştırılmış müebbet

A
A
A
Sabancı suikasti davasında İsmail Akkol’a ağırlaştırılmış müebbet

Sabancı suikasti davasında, 20 yıl sonra yakalanan tutuklu sanık İsmail Akkol “anayasal düzeni silah zoruyla değiştirmeye teşebbüs” suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapse çarptırıldı. Davanın sanıklardan Fehriye Erdal’ın firari olduğu gerekçesiyle dosyası ayrıldı.

Kamuoyunda Sabancı suikastı davası olarak bilinen Sabancı Holding Yönetim Kurulu üyesi Özdemir Sabancı, Toyotasa Genel Müdürü Haluk Görgün ve sekreter Nilgün Hasefi’nin 1996 yılında öldürülmesine ilişkin geçtiğimiz yıl yakalanan sanık İsmail Akkol’un yargılandığı davada karar açıklandı.

İstanbul 18’inci Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davanın karar duruşmasına tutuklu sanık İsmail Akkol cezaevinden getirilirken, Akkol’un 3 avukatı ile Sabancı ailesi adına bir avukat da duruşmada hazır bulundu.
Davanın biteceği hatırlatılarak son savunması sorulan sanık Akkol, “Sabancı bu toprakların ne ilk öleni oldu, ne de son öleni olacak. Ben sizden beraatimi talep ediyorum diyemem. Beraatimi talep ediyorum desem, önünüzdeki delillere bakıp beraatin mümkün olduğunu söyleseniz de vermeyeceksiniz. Delil durumuna bakarsanız beraat kararı verilmesi gerektiğini göreceksiniz. Beraatimi istiyorum” dedi.

Mahkeme heyeti kararında, dosya kapsamı ve mevcut delil durumunu dikkate alarak, sanığın üzerine atılı suçun yasa dışı silahlı terör örgütü olan DHKP/C’nin amaçlarına uygun olarak gerçekleştirilen suçlardan olduğunu belirtti. Akkol’un “anayasal düzeni silah zoruyla değiştirmeye teşebbüs” suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptıran mahkeme, ceza da herhangi bir artırıma ve sanık lehine cezayı hafifletecek bir indirim nedeni bulunmadığına dikkat çekti. Sanığın tutukluluk halinin devamına hükmedilirken, davanın şikayetçilerinden Demir Sabancı’nın duruşmalarda kendisini avukatla temsil ettirmesinden dolayı, 3 Bin 600 TL’lik avukatlık ücretinin sanıktan alınmasına karar verildi.

Fehriye Erdal’ın dosyası ayrıldı

Henüz ifadesi alınamayan ve hakkında çıkartılan kırmızı bültene rağmen yakalanamayan firari sanık Fehriye Erdal’ın dosyası ise ayrıldı. Erdal hakkındaki tüm işlemler, aynı mahkemede yeni bir dosya üzerinden yürütülecek. Oy birliğiyle verilen karar, İstinaf Ceza Dairesince onaylandığı takdirde Akkol’un cezası kesinleşecek.

Olayın geçmişi

İsmail Akkol, 9 Ocak 1996 tarihinde DHKP/C’li teröristler Fehriye Erdal ve Mustafa Duyar ile birlikte, Sabancı Center binasında Sabancı Holding Yönetim Kurulu üyesi Özdemir Sabancı, Toyotasa Genel Müdürü Haluk Görgün ve sekreter Nilgün Hasefi’yi öldüren grupta yer aldıktan sonra kayıplara karışmıştı. Yunanistan’dan eylem yapmak için geldiği Türkiye’de yakalanan DHKP/C’li terörist İsmail Akkol, yargılandığı Sabancı Suikasti Davası’nın görüldüğü İstanbul 18’inci Ağır Ceza Mahkemesi’nde 4 Şubat 2016 tarihinde ilk kez hakim karşısına çıkmıştı. Mahkeme, isnat edilen suçun delil durumu, uzun süredir yargılanmadan kaçması, adli kontrol kararlarının yetersiz kalacağı dikkate alınarak sanık Akkol’un tutuklanmasına karar vermişti. 

Başak Akbulut

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Onur: "Arvasi Hoca Türk milletinin manevi mimarlarından biridir" Gazeteci yazar Hüdâvendigâr Onur, büyük Türk milliyetçisi Ahmet Arvasi’nin aynı zamanda bir fıkıh âlimi de olduğunu belirterek, "Bu sahada ‘İlmihâl’ kaleme almıştır. Türk milletinin manevi mimarlarından biridir" dedi. Ülkücü hareketin sembol isimlerinden Erdem Karakoç’un düzenlediği haftalık ‘Vefa’ toplantıları devam ediyor. Koçoba’daki son etkinlikte büyük Türk milliyetçisi ve mütefekkiri S. Ahmet Arvasi anıldı. Erdem Karakoç, 12 Eylül öncesi zor zamanlarda Arvasi Hoca’nın yazılarıyla, konferanslarıyla bir nesli eğittiğini, yetiştirdiğini, batıl ideolojilere saplanmaktan koruduğunu söyledi. Karakoç ayrıca, Ahmet Arvasi’nin savunduğu davayı yaşayan ‘örnek bir şahsiyet’ olduğunu söyledi. MHP Şişli ilçesi eski başkanlarından Kamil Balyer de konuşmasında, Ahmet Arvasi’nin kadroya önem verdiğini belirterek, "Söylediğini yaşamaya gayret ederdi. Ülkücü hareketin manevi mimarlarından biridir. Bir davayı anlatmada, devlet yönetiminde, yapılacak her işte başarılı olmak için kadroların kalitesinin önemine değinirdi. O Ahmet Yesevi ruhluydu" dedi. "Yazılarında Türklük vurgusu çoktur" Gazeteci yazar Hüdavendigâr Onur da, Türk milliyetçilerinin yetişmesinde emeği olanlardan birinin Ahmet Arvasi olduğunu belirterek, "Yazıları dikkatle okunduğunda, satır aralarında Türk tarihine, din ve felsefeye, kısacası yaşadığı döneme ait tüm konulara değindiği görülür. Ahmet Arvasi’ye göre Türk milliyetçiliği, İslâm’ın çizdiği sınırlar içerisinde Türk’ün mutluluğunu arayan bir harekettir. Bu bir iddia değil tespittir" dedi. Hüdâvendigâr Onur, aynı zamanda Ahmet Arvasi’nin bir din bilgini olduğunu belirterek, "O, fıkıh âlimidir. İlmihâl kaleme almıştır. Şöyle der, ‘İlmihâl bilmeyen, ne İslam’ı bilir ne de onun dünya ve kâinata bakışını.’ Ülkücü hareketin, Türk milletinin manevi mimarlarından biridir" ifadelerini kullandı. Ahmet Arvasi’nin yaşadığı dönemin tüm sorunlarına değindiğini, çareler ürettiğini belirten Onur, Arvasi’nin güzel sanatlara verdiği önemden de bahsetti. Ahmet Arvasi’ye göre estetiğin bir ilim olduğunu belirten Onur, sözlerini şöyle tamamladı: "Arvasi’ye göre sanat, güzele ulaşmak ve çirkinden uzaklaşmaktır. Sanatkâr mutlak güzeli arar. Sinan imparatorluğumuzun temel taşlarından Süleymaniye çıkabileceğini, Selimiye çıkacağını ispatladı. Arvasi’ye göre bu muhteşem eserlerde hendesenin zaferi ve dinin zaferi vardır. İslâmiyet’e göre en güzel Allah’tır."