MAGAZİN - 15 Kasım 2014 Cumartesi 18:42

Safiye Soyman ve Faik Öztürk mutfağa girdi

A
A
A
Safiye Soyman ve Faik Öztürk mutfağa girdi

Ünlü ses sanatçısı Safiye Soyman ve Faik Öztürk, Bursa Kebap Evi'nin açılış törenine katıldı. Önlüklerini giyip mutfağa giren ünlü ikili, açılış törenine katılanları esprileri ile kahkahaya boğdu.

Ünlü ses sanatçısı Safiye Soyman ve Faik Öztürk, Bursa Kebap Evi'nin Kahramanmaraş Piazza Alışveriş ve Yaşam Merkezi’ndeki şubenin açılış törenine katıldı. Önlüklerini giyip mutfağa giren ünlü ikili, açılış törenine katılanları esprileri ile kahkahaya boğdu. 

Dünyaca meşhur Bursa kebabını en gerçek haliyle tüketicilere sunmak için modern ve yenilikçi bir yönetim anlayışı ile kurulan Bursa Kebap Evi'nin Piazza'daki açılış törenine, Kahramanmaraş Büyükşehir Belediye Başkanı Fatih Mehmet Erkoç ve seçkin bir davetli grubu katıldı.

İskender, İnegöl köfte, pideli köfte, soslu tavuk ve çorba gibi birbirinden nefis lezzetleri Kahramanmaraş halkının damak zevkine sunan Bursa Kebap Evi'nin açılış töreninin özel konukları Safiye Soyman ve Faik Öztürk, sempatik tavırlarıyla ilgi odağı oldular.

Bursa Kebap Evi markasının sahibi olan Helvacı Gıda Yönetim Kurulu Başkanı Cem Helvacı'nın ev sahipliğinde gerçekleşen açılış töreninde, dondurma şov da vardı. Kahramanmaraş'ın ünlü lezzeti dondurmayı satırla kesen Safiye Soyman ve Faik Öztürk, konuklara da kendi elleriyle ikram ettiler.

Cem Helvacı yaptığı açıklamada, Kahramanmaraş'ta olmaktan büyük mutluluk duyduğunu belirterek, "Gaziantepliyim ancak, bu kenti de doğduğum yer kadar seviyorum. Kahramanmaraşlılar, Bursa Kebap Evi lezzetini ilk günden sevdi. İyi ki buradayız" dedi.

Mevcut 44 şubenin 35’inin AVM’lerde olduğu bilgisini veren Cem Helvacı, Adana’da ise caddede faaliyetlerini sürdürdüklerini vurgulayarak Adana Optimum’da da şube açmak istediklerini söyledi. Şanlıurfa Piazza AVM’de de şubelerinin bulunduğunu anlatan Helvacı, "Türkiye'nin dört bir yanına Bursa kebabının lezzetini sunuyoruz" dedi. 

MUHAMMET ÖZER

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara Bakan Ersoy: "Ülkemiz, dünyadaki sayılı büyük ve hızlı üretim kapasitesine sahip konservasyon merkezlerinden birine sahip" Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Türkiye’nin konservasyon ve restorasyon alanında dünyada sayılı ülkeler arasında yer aldığını belirterek, "Bugün ülkemiz, dünyadaki sayılı büyük ve hızlı üretim kapasitesine sahip konservasyon merkezlerinden birine sahiptir" dedi. Bakan Ersoy, Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü bünyesinde faaliyet gösteren Konservasyon Laboratuvarı’nda yürütülen çalışmaları yerinde inceleyerek, son yıllarda yapılan yatırımların Türkiye’yi arkeoloji ve kültürel miras alanında uluslararası ölçekte güçlü bir konuma taşıdığını vurguladı. "Ülkemiz, dünyadaki sayılı büyük ve hızlı üretim kapasitesine sahip konservasyon merkezlerinden birine sahiptir" Konservasyon laboratuvarlarında hem ekip hem de ekipman açısından ciddi yatırımların yapıldığını aktaran Bakan Ersoy, "Bunun somut sonucu olarak, bu merkezlerde bugüne kadar 251 binden fazla eser restore edilerek kültür hayatımıza kazandırıldı. Bugün ülkemiz, dünyadaki sayılı büyük ve hızlı üretim kapasitesine sahip konservasyon merkezlerinden birine sahiptir" ifadelerini kullandı. "Pek çok ülkeden ekipler, eğitim almak için laboratuvarlarımızı tercih ediyor" Türkiye’nin sahip olduğu teknik altyapı ve uzman insan kaynağının birçok ülke tarafından yakından takip edildiğini belirten Ersoy, "Pek çok ülkeden uzman ekipler, eğitim almak ve deneyim paylaşmak için laboratuvarlarımızı tercih ediyor. Bu durum, ülkemizi arkeoloji ve kültürel mirasın korunması alanında uluslararası düzeyde ayrı bir noktaya taşıyor" açıklamalarında bulundu. Ersoy, laboratuvarların yalnızca restorasyon çalışmalarıyla sınırlı kalmadığını, aynı zamanda kültür varlığı kaçakçılığıyla mücadelede de bilimsel veri ve teknik analizlerle kritik bir rol üstlendiğini ifade etti. Konservasyon altyapısına ilişkin bilgiler de paylaşan Bakan Ersoy, Genel Müdürlük bünyesinde 11 aktif laboratuvarın bulunduğunu ve 281 uzman personelle hizmet verildiğini söyledi. Kazılardan çıkan eserlerin, sergilenene kadar birçok bilimsel işlemden geçtiğini aktaran Ersoy, ahşap, taş, metal, bronz ve tekstil gibi farklı malzemeler için ayrı uzman ekiplerin görev yaptığını; müdahale yöntemlerinin laboratuvar analizlerine göre belirlendiğini kaydetti. Bakan Ersoy, tekstil konservasyonu çalışmalarına da değinerek, Mustafa Kemal Atatürk’ün Selanik’teki doğduğu evde sergilenen kişisel eşyalarının da bu laboratuvarda titizlikle korunduğunu hatırlattı. "Atatürk’ün ailesine ait kişisel eşyalar, Cumhuriyet Müzemizde geçici olarak sergilendikten sonra burada bakım ve onarımları yapılarak yeniden Selanik’teki Atatürk Evi’ne gönderildi" diyen Ersoy, laboratuvarların her türlü malzemeye müdahale edebilecek teknik yeterliliğe sahip olduğunu vurguladı. "256 noktada kazı çalışması yürütüyoruz" Geleceğe Miras Projesi kapsamında kazı faaliyetlerinin hızla arttığını kaydeden Ersoy, "Bugün 256 noktada kazı çalışması yürütüyoruz. Artan kazı bütçeleriyle, son 60 yılda yapılan çalışmaları önümüzdeki 4 yıl içinde gerçekleştirmeyi hedefliyoruz. Bu yoğunluk, konservasyon kapasitemizi daha da güçlendirmemizi zorunlu kılıyor" dedi. Bakan Ersoy, sahada ve laboratuvarlarda görev yapan tüm uzmanlara teşekkür ederek, Türkiye’nin kültürel mirasını bilimsel yöntemlerle koruma ve geleceğe aktarma kararlılığının artarak süreceğini ifade etti.