SAĞLIK - 31 Mayıs 2016 Salı 11:14

'Sağlıklı yaşamın önündeki en büyük engel sigara'

A
A
A
'Sağlıklı yaşamın önündeki en büyük engel sigara'

Prof. Dr. Serhat Fındık, 31 Mayıs Dünya Tütünsüz Günü'nde ciddi sağlık problemlerine neden olabilen sigaranın olumsuz etkileri konusunda açıklama yaptı.

Sigara kullanımının insan sağlığına verdiği zararla birlikte organlarda yarattığı tahribat ciddi oranda büyük olduğunu belirten Hisar Intercontinental Hospital Göğüs Hastalıkları Bölümü Uzmanı Prof. Dr. Serhat Fındık, 31 Mayıs Dünya Tütünsüz Günü'nde ciddi sağlık problemlerine neden olabilen sigaranın olumsuz etkileri konusunda açıklama yaptı. Birçok kanser türüne de sebebiyet verebilen sigaranın, en büyük hasarını tartışmasız akciğerlere verdiğini vurgulayan Fındık, akciğer başta olmak üzere, diğer organ kanserlerinin artmasına neden olduğunu, akla gelebilecek tüm hastalıklarda izlenen tedavi sürecini de yüksek oranda olumsuz etkilediğini söyledi.

Prof. Dr. Serhat Fındık, akla gelebilecek tüm hastalığın kökeninde birinci derecede etkili olabilen sigaranın, birçok hastalığın da temelini oluşturduğunu vurgulayarak, “Uzun süreli sigara kullanımı kişiyi zamanla, solunum sistemi hastalıkları, astım, bronşit, zatürre, uyku apnesi, akciğer kanseri, kalp damar hastalıkları ve KOAH gibi birçok hastalıkla mücadele etmek zorunda bırakabilmektedir. Bağımlılığı sağlayan nikotin, katran, tüp gaz, radon gazı, kurşun gibi birçok ham madde içeren sigara; kanser hastalığının da en büyük sebebi sayılabilmektedir. Sigara kullanımı özellikle kadınlarda oldukça tehlikeli riskler taşıyabiliyor. Sigara içen kadınlarda, beklenenden daha erken menopoz görülebilmektedir. Bu da kemiklerin erken erimesine neden olabiliyor. Aynı şekilde sigara içen kadınlar içmeyenlere göre 4 kat daha fazla rahim ağzı kanserine yakalanma riski taşımaktadır. Bununla birlikte sigara kullanımı kadınlarda düşük riski, doğurganlıkta azalmaya ve erken doğuma da yol açabiliyor” dedi.

Uzun süreli sigara kullanımında ortaya çıkabilen ciddi hastalıkların erken dönemde teşhis şansı da oldukça düşük olduğunu belirten Fındık, “Kişinin sigara içme süresi başta akciğer kanseri olmak üzere birçok kanser için de büyük oranda risk taşır. Ortalama 20 yıl ve üzeri, günde bir paket ve üstü sigara içenlerde, içmeyenler veya daha az içenlere göre akciğer kanseri görülme riski belirgin oranda artabiliyor. Kişi ne kadar erken yaşta sigaraya başlamışsa, sigara içme süresi ne kadar uzun ve günlük sigara tüketme adedi ne kadar fazlaysa, organ kanserine yakalanma riski de o kadar yükselebiliyor. Sigara içme süresi kadar sigaraya başlangıç yaşı da çok önemlidir. Sigarayı bıraktığınızda akciğerler başta olmak üzere tüm organlar kendi kendini yenilemeye başlar. Bu durum kişiden kişiye değişse de, yaş ilerledikçe akciğerlerin yenilenme süresi de uzayabiliyor” ifadelerini kullandı.

“DÜZENLİ YAPILAN KONTROLLER HASTALIKLARA KARŞI ERKEN ÖNLEM ALMANIZI SAĞLAR”
Sigarayla yapılan mücadele aslında kansere ve diğer hastalıklara karşı yapılan mücadele olduğunun altını çizen Prof. Dr. Serhat Fındık, sigara içen bir kişinin sigarayı bırakma sürecinde öncelikle kendine inanması, kararlı ve istekli olması, sigarayı bırakma yolunda oldukça önem taşıdığını söyledi. Bir kişi sigara bırakmak istiyor, fakat başaramıyorsanız uzman kontrolünde düzenli tedavi görülmesi başarı oranını arttırdığını kaydeden Fındık, “Buna rağmen sigara içmeyi önleyemiyorsak o zaman da hastalıklarda erken teşhis çok önem taşıyor. Bunun için düzenli olarak akciğer grafisi, fizik muayene bulguları ve kan değerlerini içeren check-up yaptırmak hastalıkları başlangıç evresinde yakalama imkanı sağlar. Sigara içen kişilerin 30 yaşından itibaren, sigara içmiyorsa ancak ailesinde kanser öyküsü olanların 35 yaşından sonra mutlaka check-up yaptırmaları gerekir” dedi. 

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara Altay Tankı’nda Süleyman Soylu’nun rolü Ordu Yardımlaşma Kurumu (OYAK) Genel Müdürü Murat Yalçıntaş, ‘Yeni Altay’ın Bilinmeyen Hikayesi’ kitabında, dönemin İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun sahadan yaptığı telefon görüşmesiyle zırhlı araçlara erken ihtiyaç olduğunu ilettiğini ve sürece doğrudan dahil olarak Altay Tankı projesini yakından takip ettiğini aktardı. OYAK Genel Müdürü Murat Yalçıntaş’ın kaleme aldığı ‘Yeni Altay’ın Bilinmeyen Hikayesi’ kitabı raflardaki yerini aldı. Türkiye’nin yerli savunma sanayi projelerine ışık tutan ‘Yeni Altay’ın Bilinmeyen Hikayesi’ kitabında dikkat çeken bir Süleyman Soylu detayı yer aldı. Murat Yalçıntaş, yılbaşı gecesi yaşanan kritik bir telefon görüşmesini aktararak Soylu’nun sürece doğrudan etkisini gözler önüne serdi. Yalçıntaş’ın anlatımına göre, 31 Aralık gecesi aile ortamında gelen telefonun ucunda dönemin İçişleri Bakanı Süleyman Soylu vardı. Soylu, Hakkari Cudi Dağı üs bölgesinden arayarak yeni yıla sahada görev yapan jandarma ile birlikte girdiklerini ifade etti. Aynı hatta Jandarma Genel Komutanı Orgeneral Arif Çetin’in de bulunduğunu belirten Soylu, sahadaki ihtiyaçlara dikkat çekerek zırhlı araçların teslim sürecine ilişkin doğrudan talimat verdi. Teslim tarihini öne çekti Kitapta yer verilen bilgilere göre Soylu’nun, üretimi süren Vuran araçlarının planlanan takvimden daha erken teslim edilmesini talep ettiği ifade edildi. Araçların normal tarihinden daha erken ihtiyaç duyulduğunu dile getiren Soylu’nun, sürece doğrudan dahil olarak projeyi yakından takip ettiğini bildirdi. Yalçıntaş’ın aktardığına göre Süleyman Soylu, görüşme sırasında süreci doğrudan takip ettiğini belirterek koordinasyonun hızlandırılmasını istedi. Bu yaklaşımın, savunma sanayi projelerinde sahadan gelen ihtiyaçların hızlı karşılanması açısından kritik rol oynadığı ifade edildi. Saha-üretim hattı doğrudan bağlandı Kitapta yer verilen bu anı, Soylu’nun görev süresi boyunca yalnızca idari değil, operasyonel süreçlerde de aktif rol üstlendiğini ortaya koydu. Sahadaki güvenlik güçleri ile üretim hattı arasında doğrudan iletişim kurulmasını sağlayan bu müdahale, projelerin hızlandırılmasında belirleyici oldu.
Samsun İlhan Palut: "Aldığımız 1 puan bizim için kazanç, Samsunspor daha iyi oynadı" SAMSUN (İHA) – Konyaspor Teknik Direkörü İlhan Palut, Samsunspor karşısında aldıkları 1 puan için mutlu olduklarını belirterek, Samsunspor’un maç boyunca galibiyete daha yakın ekip olduğunu söyledi. Trendyol Süper Lig’in 28. haftasında Konyaspor deplasmanda karşılaştığı Samsunspor ile 2-2 berabere kaldı. Maçın ardından düzenlenen basın toplantısında açıklamlarda bulunan Konyaspor Teknik Direktörü İlhan Palut, "Alt taraflar için mevcut tabloyu biliyorsunuz. Her puan inanılmaz değerli, önemli. Çok önemli bir karşılaşma oynadık. Çok önemli bir deplasmandı. Samsunspor da ligin kalburüstü takımlarından biri. Dönem dönem Süper Lig’de istemediği periyotları onlar da yaşadı. Fakat bu potansiyellerini değiştirmiyor. Zor bir maç olacağını maçın öncesinde biliyorduk. Ama rakibi önde baskıyla karşılamayı planlamıştık. Bunu gole kadar sürdürebildik. Gole kadar oyunumuzdan memnunum. Başa baş bir oyun vardı. Fakat golü yediğimiz dakikadan sonraki periyoda baktığınız zaman Samsunspor o süreçte yüzde 77’lik bir topla oynama oranına ulaştı. Gol attıktan sonra oyun planımızdan geri adım attık. Bu bizim için son derece kötü bir periyottu. Takım mücadelesinden memnun olsam da bu durum kötü yanımızdı" dedi. Deplasmandan alınan 1 puanı kazanç olarak gören Palut, "Soyunma odasında oyunculara ikinci yarı tekrar daha öne çıkalım, topa sahip olalım, kolay kaybetmeyelim dedik. Bir 10 dakikada ikinci yarı sürdürebildik. Ondan sonra doğruyu söylemek gerekirse stoperiyle, bekleriyle, oyunu domine eden, golü arayan bir Samsunspor gördük ve gerçekten basit hataları az yaptılar. Belki biz yeteri kadar rahatsız etmemiş olabiliriz. Maçın geneline baktığınız zaman, gol beklentileri birbirine yakın gibi görünüyor ama dürüstlükle kabul etmek lazım ki Samsunspor’un daha dominant olduğu bir oyun izledik. Ben genel manada mücadelemizden memnunum. Memnun olmadığım periyotlar var ama genel olarak mücadeleden memnunum. Bugün alınan bir puanda genel olarak oyuna baktığınız zaman bizim için bir kazanç olarak görülmeli" diye konuştu.
İstanbul Aleksandar Stanojevic: "Hala ligde kalmak için şansımız var" Fatih Karagümrük Teknik Direktörü Aleksandar Stanojevic, Çaykur Rizespor galibiyetinin ardından yaptığı açıklamada, "Galibiyetten dolayı çok mutluyum. Hala ligde kalmak için şansımız var. Asla pes etmeyeceğiz" dedi. Trendyol Süper Lig’in 28. haftasında Fatih Karagümrük, Atatürk Olimpiyat Stadyumu’nda karşılaştığı Çaykur Rizespor’u 2-1 mağlup etti. Müsabaka sonrası basın toplantısında değerlendirmelerde bulunan Fatih Karagümrük Teknik Direktörü Aleksandar Stanojevic, "Galibiyetten dolayı çok mutluyum. Hala ligde kalmak için şansımız var. Asla pes etmeyeceğiz. İyi gidiyoruz. Bu performansı devam ettirmemiz lazım. Son ana kadar savaşacağız, bunun sözünü veriyorum. Bizi zor durumlarda da destekleyen taraftarımıza çok teşekkür ediyorum. Artık her maç çok kritik, bunu biliyoruz. Ama aynı zamanda inançlıyız ve umutluyuz" ifadelerini kullandı. İç sahada oynadıkları son 4 maçta 10 puan toplamalarını nasıl değerlendiğiyle ilgili soruyu da yanıtlayan Sırp çalıştırıcı, "Her maçı kazanacak güçte değiliz maalesef. Evimizde rekabetçi gücümüzü çok iyi gösterebildiğimizi düşünüyorum. Kayseri deplasmanında dakika 30’da kırmızı kart gördük. Gaziantep deplasmanında da bence iyi oynadık ama maalesef olmadı. Şu anki dönemde deplasmanda da bu performansı gösterebileceğimizi düşünüyorum" diyerek sözlerini noktaladı.