RAMAZAN - 26 Haziran 2015 Cuma 09:55

Sahurda çay yerine ne içmeliyiz?

A
A
A
Sahurda çay yerine ne içmeliyiz?

Ramazan ayında açlık ve susuzlukla ilgili bilgiler veren diyetisyen Penbe Berna Karaca, susuzluğun önüne geçilmesi için çay yerine süt, ayran veya hoşafın tercih edilmesi gerektiğini, tokluk için de pide yerine çavdar ve buğday ekmeği yenilmesinin daha iyi olacağını söyledi.


Medical Park Elazığ Hastanesi Diyetisyeni Penbe Berna Karaca, oruç tutanların iftar ve sahur ayında dikkat etmesi gerekenleri anlattı. Ramazan ayının yaz ayına denk gelmesi nedeniyle 17 saatlik açlık yaşandığını bu durumun da metabolizmayı etkilediğini ifade eden Karaca, "Ciddi sağlık sorunları ile karşılaşmamak için beslenmeyle alakalı mutlaka bilinçli hareket etmek gerekiyor. Yemek yeme süresi kısa olduğu için öğün sayısı ikiye düşüyor. Bunlardan en önemli diyeceğim sahur, insanların yorgun olması nedeniyle gece kalkmada zorlandıkları için genellikle atlanıyor. Sahur kesinlikle atlanmamalıdır" dedi.

"SAHURDA ÇAY YERİNE SÜT TERCİH EDİN"
Sahurda yenilenlere de dikkat edilmesi gerektiğinin altını çizen Karaca, şöyle devam etti:
"Öncellikle günlük hayatta enerjiyi karşılayacak ve kolay hazmedilecek yiyecekler tercih edilmelidir. İftardan kalma yemekler yerine kahvaltılık tercih edilirse iyi ve daha sağlıklı olacaktır. Sahurda çay yerine ise, süt, hoşaf, ayran, komposto tercih edilmesi daha iyi olur. Çay vücuttan su atımına neden oluyor. Çaydan vazgeçilemiyorsa açık olarak içilmesi uygundur. Az tuzlu peynir, haşlanmış yumurta ancak bazen omlet olarak da tercih edilebilir. Zeytin yerine ceviz tercih edilmesi gerekiyor. Zeytin her ne kadar suda bekletilmiş olsa da tuz içeriyor, gün içinde su ihtiyacını arttırabilir. Domates, salatalık ve meyve yenilebilir."

"TOK KALMAK İÇİN ÇAVDAR VEYA BUĞDAY EKMEĞİ TERCİH EDİN"
Ramazan ayında özellikle ekmeğe de dikkat edilmesi gerektiğini aktaran Karaca, "Pide yerine, kepekli, tam buğday veya çavdar ekmeği tercih edilmelidir ki tok tutsun. Pide çok fazla olmamak kaydıyla iftarda tercih edilmelidir. İftardan 1-2 saat sonra meyve tercih edilmesi de iyi olur. Mevsim meyveleri tercih edilmesi daha uygundur. Meyveyi tatlı niyetine yiyebilirler, tatlı ihtiyacı çok ise kuru meyvelerde yiyebilirler. Aşırı ağır şerbetli hamur işi tatlılar yerine, meyve ve sütlü tatlılarla, tatlı ihtiyacını karşılayabilirler. Arada şerbetli tatlı olabilir ama çok sık tercih edilmemesi gerekir" diye konuştu.

"GÜNÜ RAHAT GEÇİRMEK İÇİN TUZDAN UZAK DURUN"
Sahurda tuzlu gıdalardan uzak durulması gerektiğini de belirten Karaca, "Tuz oranı yüksek gıdalar, peynir, zeytin, işlenmiş et ürünleri tüketildiği zaman bir sonraki gün su ihtiyacını arttıracaktır ve gün daha zor geçecektir. Tabi 17 saat uzun bir süre, gün içinde insanların sosyal yaşamı etkilenecektir. İnsanlar daha agresif olabilirler, sabır eşiği biraz daha düşük olacağı için günü rahat geçirmeleri açısından az tuzlu yiyecekleri tercih etmelerini öneriyoruz" şeklinde konuştu. 

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ağrı Ağrı Emniyet Müdürü Önder, Kurban Bayramı’nda emniyet personeliyle bayramlaştı Ağrı İl Emniyet Müdürü Göksel Önder, Kurban Bayramı dolayısıyla il merkezi ve ilçelerde görev yapan emniyet personeliyle bayramlaştı, şehit ailesini ziyaret etti. İl Emniyet Müdürü Göksel Önder, bayram kapsamında makamında personelle bir araya gelerek emniyet teşkilatının Kurban Bayramı’nı kutladı. Bayram ziyaretleri çerçevesinde Doğubayazıt İlçe Emniyet Müdürlüğünü ziyaret eden Önder, görev başındaki personelle buluştu. Polislerin bayramını kutlayan Önder, vatandaşların huzur ve güvenliği için fedakârca görev yapan personele çalışmalarında kolaylıklar diledi. Önder, program kapsamında Patnos İlçe Emniyet Müdürlüğü, Tutak İlçe Emniyet Amirliği ile Patnos Özel Harekat Kalekolu’nu da ziyaret ederek görevli personelle bayramlaştı. Önder, daha sonra Hamur İlçe Emniyet Amirliği ile Havalimanı ve Narkotik Şube müdürlüklerinde görev yapan personelle bir araya geldi. Ziyaretlerinde emniyet mensuplarının bayramını kutlayan Önder, özverili çalışmalarından dolayı personele teşekkür etti. Bayram programı kapsamında Şehit Polis Memuru Yalçın Demir’in ailesini de ziyaret eden Önder, ailenin Kurban Bayramı’nı kutladı. Ziyaretin ardından şehit polis memurunun kabrini ziyaret eden Önder ve beraberindekiler dua etti. Önder, son olarak Bölge Trafik Şube Müdürlüğü, uygulama noktaları, Murat Şehit Halis Çınar Polis Merkezi Amirliği ile Asayiş Şube Müdürlüğünü ziyaret etti. Ziyaretlerin ardından müdürlük bahçesinde görev başındaki personelle bir araya gelen Önder, emniyet teşkilatının Kurban Bayramı’nı kutlayarak tüm personele görevlerinde başarı ve kolaylık temennisinde bulundu.
Ankara AK Parti Genel Sekreteri İnan: "27 Mayıs’ın karanlık zihniyetine karşı, AK Parti’nin aydınlık yolunda, vesayetin her türlüsünü yok etmeye ve demokrasiyi daha ileri taşımaya kararlıyız" AK Parti Genel Sekreteri Eyyüp Kadir İnan, 27 Mayıs 1960 darbesinin yıl dönümü dolayısıyla yaptığı açıklamada, "27 Mayıs’ın karanlık zihniyetine karşı, AK Parti’nin aydınlık yolunda, vesayetin her türlüsünü yok etmeye ve demokrasiyi daha ileri taşımaya kararlıyız. Merhum Başvekilimiz Adnan Menderes, Fatin Rüştü Zorlu ve Hasan Polatkan’ın aziz hatıraları önünde bir kez daha saygıyla eğiliyor, 15 Temmuz kahramanlarımızı minnetle anıyoruz" dedi. İnan sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, "Bugün, Türkiye’nin demokrasi hafızasında derin bir yara olan 27 Mayıs 1960’ın yıl dönümündeyiz. Yıllarca bu kara günü ’bayram’ diye kutsayarak millete dayatan, o utanç verici darbe zihniyetini bir zafer gibi sunan herkesi ve bugün hala aynı çarpık zihniyeti taşıyan siyasi anlayışı bir kez daha şiddetle lanetliyoruz. CHP Manisa Milletvekili Özgür Özel de, eğer bir siyasi partinin vesayetle ve yargı kollarının gölgesiyle nasıl hareket ettiğini, iradesini nasıl teslim ettiğini görmek istiyorsa; dönsün 27 Mayıs 1960’a baksın! O gün kurulan darağaçlarına, hukuk adı altında verilen tiyatro kararlara ve milli iradeyi boğmak için kullanılan yargı kılıflarına baksın. O günün karanlığı, bugün hala bazı zihinlerde pusuda bekleyen demokrasi düşmanlığının yegane aynasıdır" dedi. İnan, "Bizim tarihimizde ‘bayram’ bellidir; o da milletin kendi iradesiyle yazdığı destanlardır. 14 Mayıs 1950 tarihinde, Merhum Başvekilimiz Adnan Menderes’in öncülüğünde milletin oylarıyla gerçekleşen, tek parti baskısını ve o karanlık ‘CHP faşizmini’ sandığa gömen ‘Beyaz İhtilal’ gerçek bayramımızdır. O gün, millet kendi kaderine el koymuş, vesayetin zincirlerini kırmıştır. 27 Mayıs 1960’ta darbeyi yapanlar, işte bu 1950’deki ’Beyaz İhtilal’in kazanımlarını geri almak için milletin özgürlüğüne kastetmişlerdir. O karanlık günlerde, sadece bir hükümet değil; milletin onuru ve iradesi hedef alınmıştır. Merhum Başvekilimiz Adnan Menderes, Dışişleri Bakanımız Fatin Rüştü Zorlu ve Maliye Bakanımız Hasan Polatkan. Onlar, dar ağacına yürürken bile milletin emanetini yere düşürmeyen birer şeref abidesiydiler. İnançlarından, milletine olan bağlılıklarından ve demokrasiden bir an olsun ödün vermeden, vakarla şehadete yürüdüler. Onlar, milletin kalbinde ebediyen yaşayacak olan birer demokrasi kahramanıdır" ifadelerini kullandı. Menderes ve arkadaşlarının vasiyetinin AK Parti çatısı altında vücut bulduğunu ifade eden İnan, şunları kaydetti: "Bugün tarihe baktığımızda, çok net bir hakikati görüyoruz: ‘Beyaz İhtilal’in ruhu, Merhum Başvekilimiz Menderes ve arkadaşlarının vasiyeti, bugün AK Parti çatısı altında vücut bulmuştur. 1950’de başlayan o onurlu yürüyüşün bayraktarlığı, 2002 yılında AK Parti’nin gerçekleştirdiği ’Anadolu İhtilali’ ile devralınmıştır. Tam 24 yıl oldu. Çeyrek asra yaklaşan bu süreçte, bu anlayışla, bu inançla ve milletin iradesinden aldığımız güçle; gece gündüz demeden, dur durak bilmeden ülkemize hizmet ediyoruz. Nasıl ki 1950’de Adnan Menderes, milleti devletin asli unsuru kıldıysa; biz de 2002’den bu yana Anadolu’nun sessiz çoğunluğunu bu ülkenin gerçek sahibi yapmış, vesayeti kökünden söküp atmış, milletin iradesini her şeyin üzerinde tutmuş bir hizmet destanı yazdık. 27 Mayıs 1960, açılan bir parantezdi; 15 Temmuz 2016 ise bu parantezin sonsuza dek kapatıldığı yerdir. Milletimiz, 15 Temmuz 2016 gecesi sadece bir darbeyi püskürtmedi; aynı zamanda 1960’tan beri süregelen o vesayetçi ‘darbe tezini’ de sonsuza dek tarihin çöplüğüne gömdü." 15 Temmuz’un gerçek demokrasi bayramı olduğuna dikkati çeken İnan, "Çünkü o gece, darbelerin artık bu topraklarda asla yeşeremeyeceğinin, milletin efendisinin sadece yine millet olduğunun kesin tescilidir. Bizler, Menderes’in 1950 ’Beyaz İhtilali’nden 2002’nin ’Anadolu İhtilali’ne uzanan o sarsılmaz iradenin takipçileriyiz. 27 Mayıs’ın karanlık zihniyetine karşı, AK Parti’nin aydınlık yolunda, vesayetin her türlüsünü yok etmeye ve demokrasiyi daha ileri taşımaya kararlıyız. Merhum Başvekilimiz Adnan Menderes, Fatin Rüştü Zorlu ve Hasan Polatkan’ın aziz hatıraları önünde bir kez daha saygıyla eğiliyor, 15 Temmuz kahramanlarımızı minnetle anıyoruz. O günün ’Yeter Söz Milletindir’ nidası, bugün ’Söz de Karar da Milletindir’ diyerek yankılanmaya devam ediyor. Yaşa, var ol Menderes! Yaşa, var ol demokrasi şehitleri! Yaşa, var ol 24 yıldır millete hizmeti şeref bilen Anadolu İhtilali’nin sarsılmaz iradesi! Yaşa, var ol milli irade" dedi.