GÜNDEM - 09 Mart 2015 Pazartesi 10:08

Şalvarlı kayakçılar kayak merkezinin tadını böyle çıkardı

A
A
A
Şalvarlı kayakçılar kayak merkezinin tadını böyle çıkardı

Şanlıurfa’nın Siverek ilçesinin sınırları içinde bulunan Güneydoğu’nun ‘Ulu Dağ’ı olarak tabir edilen 1919 rakımlı Karacadağ kayak severlerin uğrak yeri olmaya devam ediyor.

Bölgede ki tek kayak merkezi olması nedeniyle günü birlik kayak severlerin uğrak yeri olan, Şanlıurfa, Diyarbakır, Mardin ve Batmandan gelen kayak severler kar ve güneşin tadını çıkarmaya çalışıyorlar. Karacadağ kayak merkezinde kar kalınlığının yer yer 25 santimi bulması, kayak severler için hem kayak merkezi hem de piknik alanı olarak kullanılıyor. Karacadağ kayak merkezi acemi kayakçılar için olduğu kadar, profesyonel kayakçılara hitap edecek niteliktedir.

Kayak merkezine gelen şalvarlı vatandaşlar kayak yaparken profesyonel kayakçıları aratmadılar. Kayak merkezinde kayak takımlarının bir saatlik ücreti 20 TL olurken olduğu öğrenildi. Kayak merkezine gelen vatandaşlar, kar üzerinde mangal yapıp kayak yapmanın yanı sıra piknik yapmanın da keyfini çıkardılar. Bazı vatandaşlar ise hatıra fotoğrafı çektirdi. Kayak merkezine gelen vatandaşların yaptığı açıklamada; kayak merkezine ilk kez geldiklerini ve güzel bir duygu yaşadıklarını, burada böyle bir merkezin olmasının kendilerini mutlu ettiğini söyledi. Kayak merkezine gelen Sinan Atilla ise ;

“Karacadağ’da bulunuyoruz burası genelde sıcağıyla biliniyor sıcaklığın 35-40 derece olduğu, Karacadağ gibi güzel bir yerimizde var burası 3 aya yakın kayak yapılmakta hem Diyarbakır’dan olsun Mardin’den olsun Urfa merkezden olsun Siverek’ten diğer ilçelerden halkımız eğlenmeye geliyor. Burada bu şekilde hem kayağımızı yapıyoruz hem mangalımızı yapıyoruz her tas eğlencemiz var dedi.

Karacadağ bölgesi bizim bölgemizdir, köyümüz hemen Karacadağ’ın altındadır her zamanda geliyoruz buraya hem kaymak için hem de piknik yapmak için ifadelerinde bulundu.

BAHATTİN YOLAÇAN
 

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Onur: "Arvasi Hoca Türk milletinin manevi mimarlarından biridir" Gazeteci yazar Hüdâvendigâr Onur, büyük Türk milliyetçisi Ahmet Arvasi’nin aynı zamanda bir fıkıh âlimi de olduğunu belirterek, "Bu sahada ‘İlmihâl’ kaleme almıştır. Türk milletinin manevi mimarlarından biridir" dedi. Ülkücü hareketin sembol isimlerinden Erdem Karakoç’un düzenlediği haftalık ‘Vefa’ toplantıları devam ediyor. Koçoba’daki son etkinlikte büyük Türk milliyetçisi ve mütefekkiri S. Ahmet Arvasi anıldı. Erdem Karakoç, 12 Eylül öncesi zor zamanlarda Arvasi Hoca’nın yazılarıyla, konferanslarıyla bir nesli eğittiğini, yetiştirdiğini, batıl ideolojilere saplanmaktan koruduğunu söyledi. Karakoç ayrıca, Ahmet Arvasi’nin savunduğu davayı yaşayan ‘örnek bir şahsiyet’ olduğunu söyledi. MHP Şişli ilçesi eski başkanlarından Kamil Balyer de konuşmasında, Ahmet Arvasi’nin kadroya önem verdiğini belirterek, "Söylediğini yaşamaya gayret ederdi. Ülkücü hareketin manevi mimarlarından biridir. Bir davayı anlatmada, devlet yönetiminde, yapılacak her işte başarılı olmak için kadroların kalitesinin önemine değinirdi. O Ahmet Yesevi ruhluydu" dedi. "Yazılarında Türklük vurgusu çoktur" Gazeteci yazar Hüdavendigâr Onur da, Türk milliyetçilerinin yetişmesinde emeği olanlardan birinin Ahmet Arvasi olduğunu belirterek, "Yazıları dikkatle okunduğunda, satır aralarında Türk tarihine, din ve felsefeye, kısacası yaşadığı döneme ait tüm konulara değindiği görülür. Ahmet Arvasi’ye göre Türk milliyetçiliği, İslâm’ın çizdiği sınırlar içerisinde Türk’ün mutluluğunu arayan bir harekettir. Bu bir iddia değil tespittir" dedi. Hüdâvendigâr Onur, aynı zamanda Ahmet Arvasi’nin bir din bilgini olduğunu belirterek, "O, fıkıh âlimidir. İlmihâl kaleme almıştır. Şöyle der, ‘İlmihâl bilmeyen, ne İslam’ı bilir ne de onun dünya ve kâinata bakışını.’ Ülkücü hareketin, Türk milletinin manevi mimarlarından biridir" ifadelerini kullandı. Ahmet Arvasi’nin yaşadığı dönemin tüm sorunlarına değindiğini, çareler ürettiğini belirten Onur, Arvasi’nin güzel sanatlara verdiği önemden de bahsetti. Ahmet Arvasi’ye göre estetiğin bir ilim olduğunu belirten Onur, sözlerini şöyle tamamladı: "Arvasi’ye göre sanat, güzele ulaşmak ve çirkinden uzaklaşmaktır. Sanatkâr mutlak güzeli arar. Sinan imparatorluğumuzun temel taşlarından Süleymaniye çıkabileceğini, Selimiye çıkacağını ispatladı. Arvasi’ye göre bu muhteşem eserlerde hendesenin zaferi ve dinin zaferi vardır. İslâmiyet’e göre en güzel Allah’tır."