ÇEVRE - 20 Nisan 2022 Çarşamba 18:20

Sapanca Gölü’nde içme suyu kalitesi birinci sınıf

A
A
A
Sapanca Gölü’nde içme suyu kalitesi birinci sınıf

Tarım ve Orman Bakanlığı’nın hazırladığı yönetmelik çerçevesinde analizleri yapılan Sapanca Gölü’nde içme suyu kalitesi "(A1) 1. Sınıf" kalitesinde olduğu tespit edildi.

Sakarya ve Kocaeli’nin içme suyu kaynağını karşılayan Sapanca Gölü’nde Tarım ve Orman Bakanlığı’nın hazırladığı yönetmelik çerçevesinde her ay 10 farklı noktadan numune inceleniyor. Bu doğrulta, Sakarya Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem Yüce, Sapanca Gölü ile ilgili son yapılan analizleri paylaştı. Göldeki suyun içilebilirlik anlamında hangi seviyede olduğu Tarım ve Orman Bakanlığı’nın hazırladığı yönetmelik çerçevesinde belirlendi. "İçmesuyu Elde Edilen Suların Kalitesi ve Arıtılması" alanında alınan son numuneler suyun "(A1) 1. Sınıf" kalitesinde olduğunu gösterdi. Başkan Yüce, ayrıca gölün 32.24 metrelik seviyeyle son yılların en iyi noktasına ulaştığını bilgisini paylaştı. Türkiye'nin en kaliteli içme sularından birine sahip olduklarını vurgulayan Yüce, bu zenginliği korumak ve geleceğe aktarmak için çalıştıklarını aktardı.

“Bu sertifika sayılı şehirlere veriliyor”

Sakarya Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü (SASKİ) ekipleri, gölün ve kent genelindeki tüm akarsular, doğal kaynakların korunması için büyük bir hassasiyetle çalışıyor. Gölü, besleyen tüm dere-akarsulardan her ay düzenli olarak numune alınıyor. 10 ayrı istasyondan yüzey, orta ve dip suları da örnek olarak incelemeye gönderiliyor. Büyükşehir'in uzman ekibi Su ve Atıksu Kontrol Laboratuvarı’nda suyun kalitesini ve içindeki değerleri rutin olarak takip ediyor. Analizlerde suyun fizikokimyasal, biyolojik parametreleri kontrol ediliyor. Bu analizler Tarım ve Orman Bakanlığı'na bağlı Su Yönetimi Genel Müdürlüğü'ne raporlanıyor. Ekipler kurulan dijital ve elektronik sistemlerle kayıp kaçağı ortadan kaldırarak seviyenin yükselmesini sağlıyor. Son analizin de sonucu olan 'A1 - 1. Sınıf su kalitesi’ sertifikası Türkiye'de sayılı şehirlerde bulunuyor.

“Hamdolsun hep standartların en üst seviyesindedir”

24 saat görev başında olan saha ekiplerinden rapor aldıklarını belirten Yüce, "Sapanca Gölü’müz, bizim en büyük cennetimiz. Onu korumak, kollamak asli görevimizdir. Dünyanın hiç bir yerinde böylesine güzel, doğa harikası bir tektonik gölünü bulamazsınız. Allah'ın bize bahşettiği güzelliği gelecek nesile aktarmak için 24 saat sahadayız. Örnek alıyoruz, inceliyoruz, kaçakları tespit ediyoruz, besleyen kaynakların ne durumda olduğunu inceliyoruz, iyileştirme çalışmaları yapıyoruz. Her ay gölde 10 farklı istasyondan numune alıyoruz. Netice, hamdolsun hep standartların en üst seviyesindedir. Tarım ve Orman Bakanlığının çıkarmış olduğu yönetmelikler doğrultusunda son analizlerde de suyumuzun A1 seviyesinde olduğunu sevinerek görüyoruz. Güzel şehrimize ülkenin en kaliteli sularından bir tanesini sunuyoruz. Tüm çevresel etkenleri göz önünde bulunduruyor, adımlarımızı tüm ihtimalleri değerlendirerek atıyoruz. 32.24 metrelik seviyeyle son yılların en iyi noktasındayız hamdolsun" dedi.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kütahya El emeği eserler beğenildi Kütahya’nın Tavşanlı ilçesinde üç yıl önce bir hayalle yola çıkan Şerife Çelik Sanat Atölyesi, Bedesten AVM’de açtığı stantla kursiyerlerinin el emeği eserlerini görücüye çıkardı. Tavşanlı ilçesinde sanatseverler anlamlı bir sergide buluştu. Şerife Çelik Sanat Atölyesi bünyesinde eğitim alan kursiyerlerin uzun süren çalışmaları neticesinde ortaya koydukları eserler, Bedesten AVM’de düzenlenen sergiyle vatandaşların beğenisine sunuldu. İki gün boyunca açık kalan sergi, sanatseverlerden tam not aldı. Serginin açılışında konuşan atölye kurucusu Şerife Çelik, sanat yolculuğuna üç yıl önce büyük bir hayalle başladıklarını ifade etti. Başarının tesadüf olmadığını vurgulayan Çelik, "Üç yıl önce bir hayalimiz vardı ve bu yola çıktık. Ancak hiçbir hayalin sihirle gerçekleşmeyeceğinin, gerçekten büyük bir çaba gerektirdiğinin farkındaydık. Biz de çok çalıştık, pes etmeden emek verdik" dedi. Atölyenin yakaladığı başarının bir ekip işi olduğunu belirten Şerife Çelik, eğitmen kadrosuna ve kursiyerlerine teşekkür etti. Çelik, "Arkamızda gerçekten güçlü bir ordumuzun olduğunu söyleyebilirim. Hocalarımızla birlikte çok güzel ve özel işler yaptığımıza inanıyorum. Bugün burada sergilenen eserler, o disiplinli çalışmanın ve sanat aşkının bir meyvesidir" ifadelerini kullandı. Bedesten AVM’de kurulan stantta sergilenen tablolar ve el sanatı ürünleri, ziyaretçiler tarafından büyük bir ilgi ve beğeniyle karşılandı. Kursiyerlerin heyecanına ortak olan vatandaşlar, Tavşanlı’daki sanat faaliyetlerinin bu denli kaliteli bir boyuta ulaşmasından duydukları memnuniyeti dile getirdiler. İki gün süren etkinlik, hatıra fotoğraflarının çekilmesiyle son buldu.
Bursa Kışla birlikte gelen göz enfeksiyonlarına dikkat Kış aylarında gribal enfeksiyonların artmasına paralel olarak göz hastalıklarında da artış görülürken, uzmanlar vatandaşları bu konuda dikkatli olma konusunda uyardı. Kış aylarında sık karşılaşılan göz problemleri konusunda bilgi veren Göz Hastalıkları Uzmanı Op. Dr. Adnan İpçioğlu, "Hastalarımıza kış aylarında rahatsızlık veren sorunlardan biri de göz kuruluğudur. Kışın havalar yağışlı ve karlı geçmesine rağmen nem oranı düşük olduğundan hava oldukça kurudur. Ayrıca kış boyunca yanan kaloriferler, çalışan klimalar yeterince havalandırılmayan kapalı ortamlar bu etkilerin daha da artmasına yol açar. Özellikle uzun süre bilgisayar karşısında çalışan meslek grupları kuru göz rahatsızlığı açısından risk altındadırlar. Çünkü uzun süreli konsantrasyon gerektiren durumlarda insanlardaki mevcut göz kırpma sayısı azalmakta ve gözler daha çabuk kurumaktadır. Gözlerde batma, sulanma ve kızarıklık şeklinde kendini gösteren göz kuruluğunda, hastalara önerilerimiz, çalışılan ortamın nemlendirilmesi, bilgisayar karşısında daha sık göz kırpma ve göz hekiminin önereceği gözyaşı damlalarının kullanılması şeklindedir" dedi. Bir diğer problemin de gözde sulanma, kızarıklık, çapaklanma ile başlayan konjonktivitler olarak adlandırılan sorun olduğunu ifade eden Medicana Bursa Hastanesi Göz Hastalıkları Uzmanı Op. Dr. Adnan İpçioğlu, "Kış aylarında virüslere bağlı hastalıkların artmasına paralel olarak özellikle gribal enfeksiyonların artış gösterdiği dönemlerde viralkonjonktivitin görülme sıklığı artmaktadır. Toplu yaşam alanları bu açıdan risk altındadır. Hastalık gözde kızarıklık, sulanma, çapaklanma ve ışığa karşı hassasiyet artışı şeklinde şikayetlere neden olur. Genellikle tek gözde başlayıp daha sonra diğer gözde de şikayetler ortaya çıkar. Gözün kornea dediğimiz saydam tabakasını tutarak görme azalması yapabileceğinden en kısa zamanda bir göz hekimine başvurmak gerekir. Hastalıktan korunmak için özellikle gözlerin çok ovulup kaşınmamasına, başkasına ait havlu, makyaj malzemesi ve benzeri şahsi eşyaların kullanılmamasına, bu tür hastalık belirtileri olan kişilerle yakın temastan kaçınılmasına ve el hijyenine dikkat edilmesi gerekir" diye konuştu. Ultraviyole ışınlarının da göz açısından riskleri olduğunu belirten İpçioğlu, "Kış aylarında sıcaklığın az olması, ultraviyole ışınlarının zararlı etkilerinin de daha az olduğu anlamına gelmiyor. Kışın karların oluşturduğu parlama ve yansımalar bu etkileri daha da arttırmaktadır. Bu nedenle dışarıda uzun süre vakit harcama eğiliminde olan çocuklar, açık havada çalışan işçiler ve kar sporu yapanlar risk altındadır. Yaşa bağlı katarakt, yaşa bağlı makula dejeneresansı, pterjium, ve göz çevresi cilt kanserleri güneş ışığına bağlı göz hastalıklarından bazılarıdır" şeklinde konuştu.