SAĞLIK - 22 Ocak 2016 Cuma 10:17

Sebepsiz yere aşırı mutluluk bipolar bozukluktur

A
A
A
Sebepsiz yere aşırı mutluluk bipolar bozukluktur

Psikiyatrist/Psikoterapist Yrd.Doç.Dr.Rıdvan Üney, sebepsiz yere aşırı mutluluğun bipolar bozukluk olduğunu söyledi.

Son haftalarda vizyona giren ve bir milyondan fazla kişinin seyrettiği Delibal filminin konusu bipolar bozukluğu olan bir kişinin yaşantısını ele aldığını anlatan Psikiyatrist/Psikoterapist Yrd.Doç.Dr.Rıdvan Üney, “Bipolar bozukluk esasen çok da bilinmeyen ancak toplumda neredeyse 50 kişiden birinde görülen bir ruh sağlığı sorunudur. Bipolar bozukluk en basit haliyle; zaman zaman kişinin çökkünlük ve taşkınlık dönemler yaşamasıdır.

Kadınlarda ve erkeklerde de aynı sıklıkta görülebilmektedir. Özellikle 20-25 yaşlarında başlar. Kişinin bu değişken ruh halleri nedeniyle hakkında filmler yapılmış, ünlülerin bir kısmında da gözükmesi nedeniyle ilgi odağı olmuştur. Bu sorunu yaşayanlar dönem dönem farklı ruhsal durumlarla karşımıza çıkar. Dönemlerden biri depresyondur. Bu dönemde en az iki hafta süren çökkünlük, isteksizlik, ilgi ve istekte azalma, uyku sorunları, iştah sorunları, konsantre olamama, enerji azalması, suçluluk duygusu, iç sıkıntısı, işine gidememe, huzursuzluk ve intihar düşünceleri görülebilir. İkinci dönem ise taşkınlık (mani) dönemidir. Bu dönem en az bir hafta sürer. Kişiye az uyku yetmeye başlar ancak buna rağmen aşırı enerjiktir. Neşeli, aşırı hareketli, aşırı konuşkan, dışa dönük, aşırı şakacı bazen cinsellikle ilgili yersiz şakalar yapan, kendisini önemli bir kişi gibi hisseden, aşırı harcama yapan bir kişi olarak karşımıza çıkar. Bazen bu dönemde kişi aşırı kavgacı, sinirli bir kişi olabilir. Bu dönemde uygunsuz ve sık cinsellik yaşanabilir. Hepimizin gün içerisinde ya da bir gün süren böyle dönemleri olabilmektedir. Ancak ailelere sorduğumuzda; bizim çocuğumuz böyle bir kişi değildi, bir anda değişti bambaşka biri oldu derler. Burada önemli fark uygunsuz ortamlarda uygunsuz davranmaktır. Esasen manyak kelimesi mani dönemini yaşayan kişi olmasına rağmen, toplumda bir aşağılama kelimesi olarak kullanılmaktadır.” diye konuştu.

Bipolar bozukluğu olan kişiler sonbahar ve kış dönemlerinde depresyon dönemi daha sık yaşarlarken, ilkbahar ve yaz dönemleri daha çok taşkınlık dönemleri yaşayabildiğini kaydeden Yrd.Doç.Dr.Rıdvan Üney, “Çoğunlukla bu dönemler başlarken stres yoktur. Ancak stresli durumlarda bu hastalığı başlatabilir. Kişiler bu hastalıkta hayatları boyunca bir hastalık dönemi ya da birden çok hastalık dönemi yaşayabilirler. Bu dönemler depresyon, mani, ya da her iki durumu da barındıran karma dönemler olabilir. Birçok kişi; arkadaş veya yakının önerisiyle, ya da eczaneden ricayla antidepresan ilaçlar kullanmaktadır. Böyle bilgisizce, takip edilmeden kullanılan ilaçlar depresyon hastalarında taşkınlık dönemi başlatabilmektedir.” dedi.

Yrd.Doç.Dr.Rıdvan Üney, Bipolar bozukluğu düşündüren durumları ise şöyle açıkladı;
“Kişi içe kapanık bir dönem yaşarken birden aşırı neşeli taşkın bir dönem yaşamaya başlaması.
Normal giyimli bir kişinin kısa bir zaman içinde aşırı renkli dikkat çekici giyinmeye başlaması.
Çok konuşkan olmayan birinin günlerce hatta bazen sesi kısılmasına rağmen aşırı konuşur duruma gelmesi
Kişinin az ya da hiç uyumamasına rağmen oldukça dinç olması.
Uygun olmayan bir ortam da uygunsuz davranışlar yapması. Örneğin cenazede şarkı söylemek, aşırı gülmek gibi.
Sebepsiz aşırı neşeli olması.
Böyle bir alışkanlığı olmamasına rağmen, aşırı ve kontrolsüz alışveriş yapma veya para harcama
Aşırı alkol ve uyuşturucu kullanma.
Daha önce olmadığı halde; aşırı kendine güvenmesi, her yerde kavga etmesi.
Bahar dönemlerinde bu belirtilerin artması.
Antidepresanlarla tedavide iki hafta tedaviyi tamamlamadan depresyonun tersi bir döneme girerek aşırı neşeli olması.
Sıkça depresyon yaşayan kişilerin ara dönemlerde aşırı taşkınlık yaşaması.”
Hastalığın tedavisinde; o dönemi ne kadar ağır geçirdiğine bağlı olarak ayaktan tedaviden hastaneye yatışa hatta şok tedavisine kadar farklı tedavi yöntemleri kullanılabilmektedir. Hastalık yaşam boyu sürebilmektedir. Bu nedenle hastalık tekrarlamasın diye koruyucu ilaçlar kullanılmaktadır. Hastalığın en büyük risklerinden biri de intihar girişimleridir. Bu nedenle tedaviye özen göstermek ve psikiyatristin önerisi olmadan ilaç bırakmamak gerekir.” 

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Aydın Didim’de cenazelerin hastane morgunda karıştığı iddiası Aydın’ın Didim ilçesinde aynı gün hayatını kaybeden Alman ve Türk vatandaşların cenazeleri iddiaya göre, hastane morgunda karıştı. Alman ailenin fark etmesiyle olay gün yüzüne çıkarken savcılık tarafından soruşturma başlatıldığı öğrenildi. Edinilen bilgiye göre, olay, 31 Aralık 2025 Çarşamba günü meydana geldi. Didim Devlet Hastanesi’nde aynı gün kalp krizi sonucu yaşamını yitiren Alman vatandaşı Derahaea Mana Heffmann (81) ile Türk vatandaşı Fikriye Tuna’nın (76) cenazeleri morga kaldırıldı. Ancak iddiaya göre, burada cenazeler karıştı. İlk olarak Fikriye Tuna’nın yakınları hastaneye gelerek cenazeyi teslim aldı. Gerekli işlemlerin tamamlanmasının ardından Tuna’nın cenazesi mezarlığa götürülerek toprağa verildi. Bir süre sonra Alman vatandaşı Derahaea Mana Heffmann’ın ailesi cenazeyi almak üzere hastaneye başvurdu. Morgda bulunan cenazenin kendilerine ait olmadığını fark eden aile, durumu hastane yetkililerine bildirdi. Yapılan incelemede cenazelerin karıştığı kesinleşti. Bunun üzerine Alman aile hastane yönetimi hakkında şikayetçi oldu. Olayın ortaya çıkmasının ardından hastane yetkilileri Türk aileyle irtibata geçti. Yanlış cenazenin defnedildiği bilgisi verilerek mezarın yeniden açılması gerektiği ifade edildi. Fikriye Tuna’nın ailesinin onayıyla mezar açıldı, cenazeler doğru ailelere teslim edildi. Yaşanan olayın ardından Didim Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından soruşturma başlatıldığı öğrenildi.
Kayseri Büyükşehir kütüphaneleri 2025 yılında 2 milyon ziyaretçiyi ağırladı Kayseri Büyükşehir Belediyesi’nin kütüphanelerinde, Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Memduh Büyükkılıç’ın okuyan ve okutan şehir Kayseri vizyonu ile bugüne kadar milyonlarca ziyaretçi sayısına ulaşılırken, 2025 yılında ise kütüphaneler 2 milyona yakın kitapseveri misafir etti. Hayata geçirdiği proje ve gerçekleştirdiği uygulamalarla Kayseri’yi öğrenci dostu şehir haline getiren Başkan Büyükkılıç yönetimindeki Kayseri Büyükşehir Belediyesi; eğitime yönelik ücretsiz olan çeşitli kursları ile diğer taraftan eğitim öğretime dair destekleri ile kentteki gençler ve öğrenciler başta olmak üzere tüm vatandaşlara katkısını sürdürüyor. Büyükşehir’in 15 kütüphanesi ile gençlerin, vatandaşların donanımlı olmasına katkı sağladığı kentte, Büyükşehir’in kütüphanelerinden 2025 yılında toplam 346 bin 215 kitap ödünç alınırken, toplam üye sayısı ise 378 bin 649 oldu. Büyükşehir Belediyesi’ne ait kütüphanelerde toplam basılı kitap sayısı 214 bin 893 olurken, toplam kişi kapasitesi ise 6 bin 450 kişi şeklinde oldu. 2 milyona yakın ziyaretçi Kayseri Büyükşehir Belediyesi bünyesindeki kütüphanelere gerçekleşen 2025 yılındaki ziyaretçi miktarı ise toplam 1 milyon 893 bin 821 oldu. 2025 yılında Mevlana Kütüphanesi hizmete başlarken, Altınoluk Kütüphanesi ise açılışa gün sayıyor. Kütüphanelerde, 2020-2025 yılları arasındaki toplam ziyaretçi sayısı ise 10 milyon 534 bin 233’e ulaşırken, söz konusu süreçte ise Kayseri’ye 10 kütüphane kazandırıldı. Büyükşehirde, Bebek Kütüphanesi Projesi’nin hayata geçirilmesi ile çocuk kütüphanelerinin sayısının arttırılması da planlanıyor. Büyükşehir Belediyesi kütüphanelerinde, ücretsiz internet ve bilgisayar hizmeti veren bilgisayar odaları, üye olan herkese ücretsiz fotokopi, şubelerinde sabah ve öğle saatlerinde öğrencilere ücretsiz çay, çorba hizmeti ve diğer tüm imkânlar sağlanıyor. Kütüphanelerde ayrıca; üyelik kartı sistemi, öğrencilerin kontrolünü ve güvenliğini sağlayabilmek için turnikeli geçiş sistemi, emanet dolapları, tv izleme üniteleri, sesli çalışma alanları, satranç köşesi, öğrencilerin yiyecek ve içecek ihtiyacını karşılamak için otomatlar bulunuyor.