TEKNOLOJİ - 21 Nisan 2012 Cumartesi 10:53

Sentetik DNA üretildi

A
A
A
Sentetik DNA üretildi

Bilim adamları sentetik RNA ve DNA oluşturarak yaşamın kimyasını taklit etmeyi başardı.

Araştırma, genetik bilgi depolama ve aktarmanın doğal DNA ve RNA'nın tekelinde olmadığını kanıtlamış oldu. Science dergisinde yayınlanan araştırma sentetik biyoloji ve biyoteknoloji alanlarinin geleceği açısından ümit vadediyor.

Ayrıca araştırma dünya dışında hayat varsa, bu hayatın evrim sonucu gelişmiş olsa da dünyadakinden farklı kimyasal tepkimeler sonucunda oluşmuş olabileceğine işaret ediyor.
DNA ve RNA'nın taklit edilmeye çalışılmasının önemli nedenlerinden biri de bilim adamlarının dünyada hayatın başladığı ilk anda RNA ve DNA parçacıklarının nasıl oluştuklarını anlamak istemesi.
Bilim adamlarının çoğu ilk olarak RNA'nın ortaya çıktığını ve kendisinden önce gelen ve aynı işi gören daha basit bir molekülden evrildiğini düşünüyor.

Araştırmalar bir gün laboratuvarlarda alternatif kimyasallarla yeni yaşam formları yaratmanın mümkün olduğuna işaret ediyor.
DNA iç içe geçmiş iki spiralden oluşuyor. Bu spiraller merdivenleri andırıyor. Merdivenlerin her basamağı da nükleotidler oluşturur. RNA ise tek bir spiraldir.

İngiliz Tıbbi Araştırma Konseyi Moleküler Biyoloji Laboratuvarı'ndan Phillip Holliger ve meslektaşları 6 farklı DNA ve RNA benzeri molekül üretmeyi başardı.
Dr. Hollinger ''Daha önce DNA'nın yapısının tamamen değiştirildiği deneyler yapıldı. Ancak bizim yapmaya çalıştığımız DNA'dan farklı ancak yine de doğal DNA ile etkileşime girebilecek bir molekül yaratmaktı'' dedi.
Yeni yaratılan sentetik DNA ve RNA'larda doğal DNA ve RNA'da bulunan nükleotidler kullanıldı. Bu da sentetik moleküllerin doğal benzerleri ile etkileşime girmesini olası kıldı. Daha önce Nature Chemistry dergisinde yayınlanan benzer bir araştırma da içindeki şeker yapısı değiştirilmiş DNA'nın DNA'nın orjinali ile iletişime geçebileceğini göstermişti. Ancak bu yeni tamamen sentetik genler yaratma fikri denkleme bir nokta daha ekliyor.

Bu yeni sentetik DNA ve RNA'lar sadece genetik bilgiyi taşımakla kalmıyor, aynı zamanda bunun değişmesine ve yeni nesillere aktarılmasına da izin veriyor.
Yani, evrimin ve kalıtımın bir parçası olabiliyor.
Bunun gerçekleşmesi için polimerazlara ihtiyaç duyuluyor.
Polimerazlar bir kez DNA ve RNA genetik bilgileri paylaşmak için çözüldüklerinde yeni DNA'ların yaratılmasına yarıyor. 
Dr Hollinger ve ekibi yarattıkları sentetik DNA'ların taşıdığı bilgiyi yeni bir DNA yapısına aktarabilecek polimerazlar geliştirmeyi başardılar. Laboratuvarlarında evrim sürecini görmek isteyen bilim adamları, DNA'larından birini belli bir RNA tipine tutunacak şekilde tasarladı. Hedef RNA'ya tutunamayan DNA parçaları zaman içinde kayboldu. Böylelikle, evrimin işleyişi gözlemlenmiş oldu.

Dr. Hollinger ''Bu araştırma sayesinde kalıtımın ve evrimin sadece doğal DNA ve RNA'nın yapabildiği şeyler olmadığını kanıtlamış olduk. Alternatif polimerler de aynı görevi görebilir'' dedi.
Hollinger sözlerine ''DNA ve RNA vazgeçilmez değil. Genetik sistemlerin ve biyolojinin sadece bu iki nükleik aside bağlı olmasını gerektirecek hiç bir neden yok'' diyerek devam etti.


Science dergisinde yayınlanan başla bir makalede Scripps Araştırma Enstitüsü'nden Gerald Joyce ''Yeni bulgular sentetik genetik döneminin başlangıcını işaret ediyor. Bu bulgular sayesinde exobiyolojinin (dünya dışı yaşam) ve biyoteknolojinin mümkün olduğunu görüyoruz ve hayatı anlamaya bir adım daha yaklaşıyoruz'' dedi.

Fakat çalışma henüz tek başına tamamen sentetik bir genetik platformu oluşturmuyor. Bunun olması için DNA müdahalesi gerektirmeyen kendi kendini kopyalayabilen bir sistemin geliştirilmesi gerekiyor.


Ancak bu araştırma bir gün alternatif kimyasal platformlarda yeni ve özgün yaşam formlarının yaratılmasını sağlayabilir.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Türk Hava Yolları, ikram tercihine bağlı bağış kampanyası başlattı Türk Hava Yolları, uçuş esnasında ikram tercihinde bulunmayacak yolcular adına yeni bir kampanya başlattı. Uçuş öncesinde ikram almayacağını belirten yolcuların adına çeşitli kurumlara bağış gerçekleştirileceğini duyuran THY, hem israfın önüne geçmeyi hem de sosyal sorumluluk projelerine katkı sağlamaya devam edeceğine dikkat çekti. Kampanya kapsamında iç hat uçuşlarında Türk Kızılayı’na, dış hat uçuşlarında ise Yeryüzü Doktorları Derneği’ne bağış yapılacak. Bayrak taşıyıcı, yolcuların dijital kanallar üzerinden önceden yaptığı "ikram almama" tercihini sosyal sorumluluk kampanyasına dönüştürerek sürdürülebilirlik ve toplumsal dayanışma hedeflerini güçlendirecek. İç Hatlarda Kızılay’a Dış Hatlarda Yeryüzü Doktorlarına destek İç hatlardaki uçuşlar kapsamında, Türk Kızılayı’na yapılan bağışlar sosyal incelemeyle belirlenen ihtiyaç sahiplerinin günlük beslenme ihtiyacını karşılamak için kullanılıyor. Kızılay’ın 31 ilde 44 aşevi ile yürüttüğü proje kapsamında engelli, yaşlı ve yemek yapamayacak durumda olan bireylere günlük 40 bini aşkın öğün ulaştırılıyor. Afet dönemlerinde de aktif rol üstlenen aşevleri, 6 Şubat depremlerinde ve Ramazan ayında yüz binlerce kişiye sıcak yemek desteği sağladı. Dış Hatlar uçuşlarında ise Yeryüzü Doktorları Derneği, açlık ve yetersiz beslenmeyle mücadele kapsamında özellikle hamile ve emziren anneler ile 5 yaş altı çocuklara odaklanıyor. Şiddetli açlığın görüldüğü bölgelerde beslenme sağlığı merkezleri kurarak malnütrisyon tedavisi uyguluyor, çocuklara tıbbi beslenme desteği ve mama sağlıyor.
İstanbul MSÜ Hava Harp Okulu Komutanlığı görevlileri hakkında uyuşturucu operasyonunda 3 kişiye gözaltı Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı’ Milli Savuma Üniversitesi Hava Harp Okulu Komutanlığı’nun uyuşturucu kullandıklarına ilişkin ihbarı üzerine görevli 9 sözleşmeli er statüsündeki personeli gözaltına alınmıştı. Adliyeye sevk edilen şüphelilerden 3’ü çıkarıldıkları Nöbetçi Sulh Ceza Hakimliği’nce tutuklanırken, 6 kişi ise ’yurt dışına çıkış yasağı’ şeklinde adli kontrol şartı ile serbest bırakıldı. Milli Savunma Üniversitesi (MSÜ) Hava Harp Okulu Komutanlığı emrinde görevli sözleşmeli er statüsündeki bir kısım personeller hakkında Hava Harp Okulunun ihbarı üzerine Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı’nca soruşturma başlatıldı. Hava Harp Okulu tarafından yazılan ihbar dilekçesinde, erlerin kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek veya bulundurmak yada uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanmak’ suçunu işlediği belirtildi. İhbar üzerine harekete geçen Başsavcılık tarafından, İstanbul Emniyet Müdürlüğüne verilen talimatla 9 şüpheli gözaltına alınmıştı. İfade işleminin ardından Adli Tıp Kurumu’na sevk edilen şüphelilerden kan, kıl ve idrar örnekleri alındı. Dosyada ayrıca ’Uyuşturucu madde temin etme’ ve ’Kullanımı kolaylaştırma’ suçları yönünden de inceleme başlatıldığı, bu kapsamda şüphelilerin gözaltı sürelerinin uzatıldığı öğrenildi. Jandarmadaki işlemlerin ardından adliyeye sevk edilen şüphelilerden 3’ü M.Ö., E.D.A. ve H.Y. çıkarıldıkları Nöbetçi Sulh Ceza Hakimliği’nce tutuklanırken, H.U., M.A.D., A.Y.I., M.Ş., A.K. ve M.A.C. isimli 6 şüpheli ise yurt dışına çıkış yasağı’ şeklinde adli kontrol şartı ile serbest bırakıldı.