DÜNYADAN FUTBOL - 17 Ağustos 2020 Pazartesi 00:05

Sevilla, UEFA Avrupa Ligi'nde finalde

A
A
A
Sevilla, UEFA Avrupa Ligi'nde finalde

UEFA Avrupa Ligi Yarı Final maçında Manchester United'ı 2-1 mağlup eden Sevilla, finale çıktı.

UEFA Avrupa Ligi Yarı Final maçında Sevilla ile Manchester United Almanya’nın Köln kentindeki RheinEnergie Stadı'nda karşı karşıya geldi. Mücadeleyi Alman hakem üçlüsü Felix Brych, Mark Borsch ve Stefan Lupp yönetti.

Karşılaşmanın ilk golü penaltıdan geldi. Ceza sahası içinde Rashford vuruşunu yaparken Diego Carlos'un kayarak yaptığı müdahale sonrası yerde kaldı. Hakem beyaz noktayı gösterdi. 9. dakikada topun başına gelen Bruno Fernandes takımını 1-0 öne geçiren golü kaydetti. Sevilla'nın daha baskılı ve kontrollü oyunun sürdüğü ilk yarıda, beraberlik golü de gecikmedi. 26. dakikada Sergio Reguilon'nun sol kanttan uzun pasında arka direkte topla buluşan Suso, rahat bir vuruşla ağları sarstı. Karşılıklı ataklarla geçen devrede iki takım da eşitliği bozacak golü bulamadı.

İkinci yarıda Manchester United biraz daha tempoyu arttırsa da oyunu daha çok kontrol eden taraf Sevilla oldu. İki takım da eşitliği bozan taraf olmak için büyük çaba sarf etti anca buna ulaşan taraf Sevilla oldu. 78. dakikada Jesus Navas'ın asistinde, Luuk de Jong skoru 2-1'e getirdi. Mücadelede golü daha fazla arayan taraf Manchester United olsa da karşılaşmadan galip ayrılan taraf 2-1'lik skor ile Sevilla oldu. İspanya takımı bu galibiyet ile UEFA Avrupa Ligi'nde finale çıktı.

Burak Hatay

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Artvin Bakan Tekin: "Özgür Özel kadar midesi geniş değilim" Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, CHP Genel Başkanı Özgür Özel’e ve 168 kişinin imzaladığı ’Laiklik bildirisi’ne tepkisini dile getirerek, metni imzalayanlar hakkında hukuki süreç başlatacaklarını açıkladı. Bakan Yusuf Tekin, çeşitli temas ve incelemelerde bulunmak üzere Artvin’e geldi. Programı kapsamında okulları ziyaret eden Bakan Tekin, Artvin Valiliği’nde düzenlenen Eğitim Değerlendirme Toplantısı’na katıldı. Toplantı sonrası basın mensuplarına açıklamalarda bulunan Tekin, gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Ramazan ayına yönelik okullardaki etkinliklere ilişkin eleştiriler hakkında konuşan Bakan Tekin, "Ramazan’la ilgili faaliyetlerimiz kamuoyunda farklı mihraklar tarafından farklı şekilde değerlendirme eğilimine girdi. Öncelikle şunu söyleyeyim. Anayasal düzenimiz bize Milli Eğitim Bakanlığına ve bütün kamu görevlilerine Anayasaya uygun hareket etmemizi salık veriyor. Biz de ona göre davranıyoruz. Fakat bizim Ramazan ayı ile ilgili yaptığımız etkinlikleri eleştirenler Anayasanın işine gelen maddelerine bakıyorlar, diğerlerine bakmıyorlar. Geçtiğimiz günlerde 168 kişiden oluşan bir metin imzaya açıldı, imzalandı. Bakanlığımızı zan altında bırakacak ifadeler kullanıldı. İşin tuhaf tarafı, onların içerisinde 1982 Anayasasını bizlere anlatırken yerin dibine geçiren hocalarımız da var; şimdi 82 Anayasasının işine gelen maddelerine değinip kalan kısımlarına hiç değinmedin diyorlar. Öncelikle şunu söyleyeyim, Anayasamızın başlangıç kısmı her Türk vatandaşının temel hak ve hürriyetlerinin eşit bir biçimde kullanılması vurgusunu yapar. Israrla vurgu yapılan Anayasanın 2. maddesindeki laiklik ifadesinin madde ise şöyle başlar: Toplumun huzuru, milli dayanışma. Bu iki kavram bizim açımızdan çok kritik. Dolayısıyla biz, tüm etkinliklerimize, bütün çalışmalarımızda Anayasanın tamamını, kanunların mevzuatın bize yüklediği görevlerin tamamını yerine getirmeye çaba sarf ediyoruz" dedi. "Ramazan ayında yaptığımız etkinlikleri eğitimde ’Taliban’laşma süreci olarak tanımlıyorlar" "Ben bir Anadolu çocuğuyum" diyen Bakan Yusuf Tekin, "Anadolu’nun her tarafından küfür ya da hakaret kabul edilen cümleleri kullanıp da arkasından ’Bence bu küfür değildir, kişilik analizi yapıyorum’ diyen Özgür Özel kadar midesi geniş değilim. Kusura bakmayın, dolayısıyla bu 168 kişinin imzaladığı metinde bizleri zan altında bırakan ifadeler benim durduğum yerden suç teşkil eder. Benim okullarımdaki öğretmen arkadaşlarımızın, eğitim camiamızın, bu konuda destek veren kişilerin emeklerini hiçe saymak anlamına gelir. Dolayısıyla biz bununla ilgili de bir suç duyurusunda bulunacağız. Nedir rahatsız olduğumuz şey? Mesela bizim Ramazan ayında yaptığımız etkinlikleri, milli dayanışma, birlik beraberlik, kardeşlik vurgusu üzerine yaptığımız etkinlikleri eğitimde ’Taliban’laşma süreci olarak tanımlıyorlar. Arkadaşlar, böyle bir şeyi söyleyebilmek için ya bu toplumun içerisinde yaşamıyor olmanız gerekir, ya bizim metinlerimizi okuyamamış olmanız gerekir ya da art niyetli olmanız gerekir. Başka diyor ki mesajda, bizim metinlerimizle ilgili olarak itirazlarında Trump’ın ipine sarılmış eleştirisi yapıyorlar. Nasıl çıkarıyorsunuz Ramazan genelgesinden böyle bir ifadeyi ben anlamakta zorlanıyorum. ’Laik hukuk düzenini ortadan kaldırmak.’ Ne yapmışız? Anadolu’da herkesin heyecanla beklediği, Anadolu’da toplumsal dayanışma, kardeşlik ve benzeri hususları vurguladığımız Ramazan ayı çocuklarımız heyecanla karşılasınlar, dayanışma, kardeşlik, yardımlaşma çocuklarımız tarafından içselleştirilsin dediğimiz için laik hukuk düzenini ortadan kaldırmak için çaba içerisine girmişiz. Anlamakta zorlanıyorum ama en ağır ifade ’gerici azınlık’ tanımlaması. Bunu söyleyen kişilere misli ile iade ediyorum" ifadelerini kullandı. Bakan Yusuf Tekin, metne tepkisini sürdürerek "’Gerici azınlık’ 1960’lı, 1970’li yılların Marksist sosyalist mantığıyla hâlen beslenen ve bu kafayla hareket eden, bu toplumu tanımayan, toplumdan kopuk insanları tanımlamak için kullanılabilir ancak. Bizim gibi 7-24 Anadolu’da insanların içerisinde olan insanların bu tür tabirleri kullanmasını ben doğru bulmuyorum. Metnin altında bir tek katıldığım ifade ’Laikliği savunmak suç değildir.’ Laiklik, dinî inanç ve ibadet hürriyetinin devlet, kamu otoritesi tarafından güvence altına alınmasıdır. Dolayısıyla bunu savunmak asla suç olarak kabul edilemez" şeklinde konuştu. Bakan Yusuf Tekin konuşmasının sonunda söz konusu metinle ilgili hukuki süreç başlatacaklarını sözlerine ekledi.
İstanbul Esenyurt’ta Başkan Vekili Can Aksoy, ilk iftarını şehit ailesiyle açtı Esenyurt Belediye Başkan Vekili Can Aksoy, Ramazan ayının ilk iftarını 2020 yılında Esenyurt’ta gerçekleştirilen bir operasyonda yaralanarak, tedavi gördüğü hastanede şehit düşen polis memuru Hakan Çetinkol’un ailesiyle birlikte yaptı. Şehidin ailesi ve çocuklarıyla sohbet eden Aksoy, "Bu güzel sofrada bir arada olmak, aziz şehidimizin fedakarlığını ve cesaretini bir kez daha yüreğimizde hissetmemizi sağladı. Rabbim tuttuğumuz oruçları ve ettiğimiz duaları kabul etsin; bu vatana hizmet ederken şehit düşen tüm kahramanlarımızdan razı olsun" dedi. Binlerce Esenyurtlu aynı sofrada buluştu Ramazan ayının ilk gününde binlerce Esenyurtlu, belediye tarafından Cumhuriyet Meydanı’nda kurulan iftar sofrasında bir araya geldi. Meydanda kurulan çadırda vatandaşlar hep birlikte oruç açarken, mobil ikram araçlarıyla iftara yetişemeyenlere de yemek dağıtımı yapıldı. Belediyenin üç farklı mahallede hizmet veren aşevi dağıtım noktalarında da iftarlık yemekler vatandaşlara ulaştırıldı. Ramazan’ın birlik ve beraberlik ruhu Esenyurt’ta bir kez daha hissedildi; dualar edildi, oruçlar açıldı, gönüller aynı sofrada buluştu. Geleneksel Ramazan eğlenceleri ilgi gördü Teravih namazının ardından Cumhuriyet Meydanı’nda düzenlenen geleneksel Ramazan etkinlikleri vatandaşlardan yoğun ilgi gördü. Karagöz ve Hacivat gösterileri ile illüzyon şovları özellikle çocukların büyük beğenisini topladı. Aileler keyifli bir akşam geçirirken, meydanda renkli görüntüler oluştu. "Ramazan’ı burada yaşamak çok başka bir duygu" İftar programına katılan Fadime Kara, "Allah razı olsun. Çok iyi, çok güzel buldum" dedi. Erkan Özdemir ise "Ramazan’ı burada yaşamak çok başka bir duygu. Can Başkanımıza helal olsun" ifadelerini kullandı. Bir başka vatandaş da etkinlikten duyduğu memnuniyeti, "Çok güzeldi, çok eğlendik. Özellikle kızım için geldik. Güzel bir etkinlikti. Can Bey’i çok seviyoruz. Başarılar diliyoruz kendisine" sözleriyle dile getirdi.