KENT HABERLERİ - 18 Mart 2013 Pazartesi 14:54

Sezer Tansuğ vefatının 15.yılında anıldı

A
A
A
Sezer Tansuğ vefatının 15.yılında anıldı

Türk sanat tarihinin önemli isimlerinden Sezer Tansuğ, vefatının 15. yılında Küçükçekmece’de anıldı.

Ömer Faruk Şerifoğlu, mesai arkadaşı ve Türk sanat tarihinin önemli isimlerinden biri olan Sezer Tansuğ’u, ölümünün 15. yılında Küçükçekmecelilere anlattı. Cennet Kültür ve Sanat Merkezi'nde şair, yazar Cem Yavuz’un moderatörlüğünde gerçekleştirilen söyleşiye konuk olarak katılan sanat tarihçisi ve Sezer Tansuğ Sanat Vakfı Başkanı Ömer Faruk Şerifoğlu, Tansuğ’un zihinsel mirasını slayt gösterisi eşliğinde, kendi tanıklığı üzerinden katılımcılarla paylaştı.

“SIRA DIŞI VE İLGİNÇ BİR İNSANDI”

Küçükçekmece Belediye Başkanı Aziz Yeniay’a teşekkür ederek konuşmasına başlayan Şerifoğlu, Sezer Tansuğ’u ölmeden önceki 11-12 yılında iş arkadaşı olarak tanıdığını söyledi. Şerifoğlu, Tansuğ’un kişilik özelliklerini, “İş arkadaşlığım sırasında çok sıra dışı ve ilginç bir karakteri olduğunu fark ettim. Sezer Bey bir kişi hakkında yazdıysa o yürümeye başlar, yazmadıysa o kişi sanatçıdan sayılmazdı. Balon bir karakteri asla şişirmez; buna tenezzül etmezdi. Yeri geldiği zaman en yakınını bile tersleyebilen bir insan olduğu için onu sevmezlerdi. Ancak o hayatla kavgalıydı. 60 yılı yollarda geçmiş, Türk edebiyatına bambaşka gözlerle bakan bir adamdı. Biraz derinine inince bu anlaşılıyordu” diyerek anlattı.

“KEMOTERAPİLERE HEP YALNIZ BAŞINA GİTTİ”

Ayrıca Şerifoğlu, Tansuğ’un yalnızlaşmasının bir başka sebebinin de, batı normlarının dayatıldığı bir sanat anlayışı içerisinde, Şenlikname Düzeni adlı eserinde, batı ile doğuyu sentezleyerek doğunun sanat anlayışına olan bakışı değiştirmesi olduğunu söyledi. Böylesine yalnızlaştırılmış bir adamın kanser tedavisi görürken kemoterapilere bile tek başına gittiğini, hiç evlenmediği için evinde geceleri tek başına kaldığını belirten Şerifoğlu, Tansuğ’un ölmeden önce “Mirasımı ne yapayım? Nereye harcayayım?” diye kendilerine sorduğunu, bu nedenle Sezer Tansuğ Sanat Vakfı’nı kurduklarını belirtti.

SEZER TANSUĞ KİMDİR?

1930 yılında Erzurum’da dünyaya gelen Tansuğ, İ.Ü. Edebiyat Fakültesi Sanat Tarihi Bölümün’den 1953 yılında mezun oldu. 1956'ya kadar aynı bölümde araştırma görevlisi olarak, 1958-60 arasında profesyonel sinemada çalıştı. 1960-75 yılları arasında Ayasofya Müzesi’nde uzman olarak görev aldı ve 1964-65'de bir yıl süreyle AID participant’ı olarak Amerika Birleşik Devletleri'nde bulundu. 1975-76'da reklam şirketlerinde copywriter olarak iki yıl çalıştı. 1977-81 yılları arasında 5 yıl, Dokuz Eylül ve Mimar Sinan üniversitelerine bağlı güzel sanatlar fakültelerinde öğretim görevlisi olarak çalıştı ve 1982 başında Mimar Sinan Üniversitesi Sinema Televizyon Merkezi öğretim görevliliğinden emekli oldu. Son olarak gazetede köşe yazarlığı yaptı. Tansuğ, 1998 yılında vefat etti.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara MİT’ten 1940 tarihli "acele" ibareli şüpheli takibi belgesi paylaşıldı Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) resmi sitesi üzerinden 1940 yılına ait Ankara’nın Ulus semtinde yabancı bir istihbarat şüphelisi hakkında üzerinde "acele" ibaresi bulunan bir belge paylaştı. Milli İstihbarat Teşkilatı, resmi sitesi üzerinden belge paylaşımlarına devam ediyor. Tarihe ışık tutmak amacıyla paylaşılan son belge ise yabancı bir istihbarat şüphelisinin Ankara’nın Ulus semtinde faaliyetlerinin açıklığa kavuşturulması amacıyla MAH Riyasetinden Ankara B Amirliğine 16 Ağustos 1940 tarihli talimat oldu. Paylaşılan belgede kimliği henüz tespit edilmeyen ve Rus veya Bulgar olduğu anlaşılan bir şahsın Ulus meydanındaki Tan kırtasiyesinden bir fotoğraf makinesi alması, aldığı fotoğraf makinesi ile yazı kopyası ve bunun büyütülmesinin nasıl olacağı hakkında bilgi edinmeye çalışmasının dikkati çektiği belirtiliyor. Belgede, şüpheli şahsın bir fotoğrafın büyütülerek çıkarılması için kullanılan agrandisman cihazı satın almak istemesi ve cihazın Tan kırtasiyesinde olmadığı bilgisi yer aldı. Şüphelinin yarın (17 Ağustos 1940) öğleden önce veya sonra kırtasiyeye gelip cihazı göreceği bilgisi de ayrıca belgede yer aldı. Kısa boylu ve sarışınca olan şüphelinin teşhisi ve kimliğinin tespiti lazım olduğu belirtilen belgede, şüphelinin aldığı fotoğraf makinesi ile almak istediği agrandisman cihazı ile neler yapmakta olduğu ve neler yapacağının tespitinin ehemmiyetine vurgu yapıldı. Karşı istihbarat çalışmaları MİT tarafından yayımlanan belgede karşı istihbarat çalışmaları hakkında bilgiler de yer alıyor. Belgede, şüphelinin teşhisi için kırtasiye sahiplerinden istifade etmenin şüphelinin takip edildiğini anlamasına yol açabileceği belirtiliyor. Ayrıca belgede bu sebeple mağazanın gizlice gözlenmesi ve mağaza çalışanlarından birinin dükkandan çıkarak agrandisman cihazını almak için gitmesi ile kırtasiyeye geri dönüşünün gözetilmesi ve o sırada Tan kırtasiyesinde bulunularak cihazı teslim alacak kısa boylu, sarışın şüphelinin peşini bırakmayarak kimliğini ve faaliyetlerini tespit etmeye gayret etme zarureti olduğu belirtiliyor. "Gizli istihbarat servislerinin karakteristik mesailerinden olan alametlerden ipucu temin ederek meseleyi aydınlatmanın Ankara merkezinin uyanık ve gayretli memurlarından beklenir" ifadeleri yer alan belgede, hiç olmazsa bu alışverişin zararlı maksatla yapılmadığının tespitinin başarı olduğu belirtildi ve icabına tevessül edilmesi rica edildi. Vatandaşlar paylaşılan belgeye MİT’in resmi sitesinde yer alan "Özel Koleksiyon" sekmesi altında bulunan "Belgeler" kısmından ulaşabiliyor.