MAGAZİN - 15 Kasım 2016 Salı 16:17

Sibel Can 32 yıl sonra mahkeme kararıyla yaşını küçülttürdü

A
A
A
Sibel Can 32 yıl sonra mahkeme kararıyla yaşını küçülttürdü

Ünlü şarkıcı Sibel Can’ın, babası Engin Cangüre’nin, 32 yıl önce sahneye çıkabilmesi için yaşını 6 yıl büyütmesine ilişkin açtığı davada kararını açıklayan mahkeme, Sibel Can’ın yaşını küçülttü.

Ünlü sanatçı Sibel Can, İstanbul Asliye Hukuk Mahkemesi'ne açtığı doğum tarihinin değiştirilmesi davasının karar duruşmasına katılmadı. Ünlü sanatçıyı avukatı temsil etti.

Mahkeme yaklaşık bir yıldır süren yargılamayı bugün karara bağlayarak İstanbul Fatih Karagümrük nüfusuna kayıtlı Sibel Cangüre hakkında daha önce Fatih 2 Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından verilen kararının ortadan kaldırılmasına hükmetti. Mahkeme, nüfus kaydına göre 1 Ağustos 1964 doğumlu gözüken Sibel Can’ın doğum tarihinin 1 Ağustos 1970 olarak düzeltilmesine karar verdi.
Sibel Can, mahkemeye sunduğu dava dilekçesinde, babası Engin Cangüre'nin yaşını 1985 yılında 6 yıl büyüttüğünü belirterek, asıl doğum tarihinin 1970 yılı olduğunu öne sürmüş ve bunun düzeltilmesi için mahkemeye başvurmuştu.

Babası yaşını büyüttürmüştü
Ünlü sanatçının babası Engin Cangüre, 1985 yılında Sibel Can'ın doğum tarihinin nüfusta yanlış olduğunu belirterek mahkemeye başvurmuş, mahkeme Sibel Can’ın doğum tarihini 1 Ağustos 1964 olarak düzeltilmesine karar vermişti. 

Başak Akbulut
 

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Onur: "Arvasi Hoca Türk milletinin manevi mimarlarından biridir" Gazeteci yazar Hüdâvendigâr Onur, büyük Türk milliyetçisi Ahmet Arvasi’nin aynı zamanda bir fıkıh âlimi de olduğunu belirterek, "Bu sahada ‘İlmihâl’ kaleme almıştır. Türk milletinin manevi mimarlarından biridir" dedi. Ülkücü hareketin sembol isimlerinden Erdem Karakoç’un düzenlediği haftalık ‘Vefa’ toplantıları devam ediyor. Koçoba’daki son etkinlikte büyük Türk milliyetçisi ve mütefekkiri S. Ahmet Arvasi anıldı. Erdem Karakoç, 12 Eylül öncesi zor zamanlarda Arvasi Hoca’nın yazılarıyla, konferanslarıyla bir nesli eğittiğini, yetiştirdiğini, batıl ideolojilere saplanmaktan koruduğunu söyledi. Karakoç ayrıca, Ahmet Arvasi’nin savunduğu davayı yaşayan ‘örnek bir şahsiyet’ olduğunu söyledi. MHP Şişli ilçesi eski başkanlarından Kamil Balyer de konuşmasında, Ahmet Arvasi’nin kadroya önem verdiğini belirterek, "Söylediğini yaşamaya gayret ederdi. Ülkücü hareketin manevi mimarlarından biridir. Bir davayı anlatmada, devlet yönetiminde, yapılacak her işte başarılı olmak için kadroların kalitesinin önemine değinirdi. O Ahmet Yesevi ruhluydu" dedi. "Yazılarında Türklük vurgusu çoktur" Gazeteci yazar Hüdavendigâr Onur da, Türk milliyetçilerinin yetişmesinde emeği olanlardan birinin Ahmet Arvasi olduğunu belirterek, "Yazıları dikkatle okunduğunda, satır aralarında Türk tarihine, din ve felsefeye, kısacası yaşadığı döneme ait tüm konulara değindiği görülür. Ahmet Arvasi’ye göre Türk milliyetçiliği, İslâm’ın çizdiği sınırlar içerisinde Türk’ün mutluluğunu arayan bir harekettir. Bu bir iddia değil tespittir" dedi. Hüdâvendigâr Onur, aynı zamanda Ahmet Arvasi’nin bir din bilgini olduğunu belirterek, "O, fıkıh âlimidir. İlmihâl kaleme almıştır. Şöyle der, ‘İlmihâl bilmeyen, ne İslam’ı bilir ne de onun dünya ve kâinata bakışını.’ Ülkücü hareketin, Türk milletinin manevi mimarlarından biridir" ifadelerini kullandı. Ahmet Arvasi’nin yaşadığı dönemin tüm sorunlarına değindiğini, çareler ürettiğini belirten Onur, Arvasi’nin güzel sanatlara verdiği önemden de bahsetti. Ahmet Arvasi’ye göre estetiğin bir ilim olduğunu belirten Onur, sözlerini şöyle tamamladı: "Arvasi’ye göre sanat, güzele ulaşmak ve çirkinden uzaklaşmaktır. Sanatkâr mutlak güzeli arar. Sinan imparatorluğumuzun temel taşlarından Süleymaniye çıkabileceğini, Selimiye çıkacağını ispatladı. Arvasi’ye göre bu muhteşem eserlerde hendesenin zaferi ve dinin zaferi vardır. İslâmiyet’e göre en güzel Allah’tır."