ASAYİŞ - 14 Aralık 2012 Cuma 12:57

Silah zoruyla tahsilat

A
A
A
Silah zoruyla tahsilat

Bursa’da mafya çetesi kurdukları iddia edilen şahısların silah zoruyla çek tahsilatı yaptıkları, tahsilat yapamadıkları vatandaşların ise otomobillerini zorla alarak sattıkları iddia edildi.

BURSA

Bursa’da 1 yıldır vatandaşlardan silah zoruyla tahsilat yaptıkları, tahsilat yapamadıkları şahısların ise eşyalarını alarak sattıkları iddia edilen 18 kişi, Bursa Emniyet Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Şube Müdürlüğü ekipleri tarafından gözaltına alındı. İddiaya göre elinde çek bulunan ancak karşı taraftan alamayan şahıslar, tahsilat yapılması için örgüt lideri A.A. ve N.Z.’nin yanına geldi. Örgüt liderleri ellerinde çeki bulunan şahıslara belli bir ücret karşılığında tahsilatın yapılacağını söyledi. Şahıslar arasında yapılan anlaşmanın ardından mafya üyeleri, çekin üzerine yazılı bulunan şahısların yanına gitti. İddiaya göre çete üyeleri bazı şahıslardan silah zoruyla tahsilat yaparken, parayı alamadıkları şahsıların ise otomobillerini alarak sattıkları ortaya çıktı. Yaptıklarını daha da ileri götüren örgüt üyelerinin, otomobille eve giden bir vatandaşın yolunu keserek araçtan indirdikleri, şahsı bir iş yerine götürerek 2 gün boyunca dövdükleri ve otomobile el koydukları iddia edildi. İddiaya göre daha sonra otomobili satan örgüt, sattığı aracın parasını bir kısmını kendi aralarında paylaştı, diğer kısmını ise çeki kendilerine ileten şahsa verdi.

ROL İCABI DAYAK

Diğer yandan zanlıların emniyette verdiği ifadeler ise polisi bile şaşırttı. Çete liderlerinden A.A.’nın verdiği ifadede, “Bazen tanımadığımız kişiler bizim yanımıza gelerek parasını alamadığı şahıslardan parayı bizim almamızı isterdi. Biz de belli bir ücret alarak parasını tahsil edeceğimizi söylerdik. Parayı tahsil edeceğimiz kişiyi dövmüş gibi yaparak başını sargı bezi ile kapatırdık. Dayak yemiş süsü vererek birkaç gün dışarıda gezmesini isterdik. Sonra da rol icabı dövdüğümüz şahıslarda para ve değerli olmadığını karşı tarafa söylerdik” dediği iddia edildi. Zanlıların, para tahsil etme bahanesiyle rol icabı birçok kişiyi dolandırdıkları da ortaya çıktı. Zanlıların genellikle merkez Osmangazi ilçesi Bağlarbaşı, Hürriyet ve Esentepe Mahallelerinde bu işi yaptıkları öğrenildi.

İfadeleri alınmak üzere emniyete getirilen zanlıların evlerinde yapılan aramada 4 adet silah, 1 adet av tüfeği, kalem kamera ve sahte ehliyet ele geçirildi. Zanlıların, kalem kamera ile bazı vatandaşları tehdit ettikleri ve çektikleri görüntülerle müştekilere şantaj yaptığı belirtildi.

Zanlılar, “Adam öldürmeye teşebbüs, nitelikli yağma, kasten yaralama, ikamet ve iş yeri kurşunlama, genel güvenliği tehlikeye sokma, suça azmettirme” suçlarından adliyeye sevk edildi.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara Bakan Yerlikaya: "1 milyar 180 milyon lira işlem hacmi olduğu tespit edilen 18 şüpheliyi yakaladık" İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya: "Mersin’de ‘Change Araç’ çetesine yönelik operasyonumuzda aralarında 1 milyar 180 milyon lira işlem hacmi olduğu tespit edilen 18 şüpheliyi yakaladık" dedi. Bakan Yerlikaya, sosyal medya hesabından Mersin’de polis tarafından yapılan ‘Change Araç’ çetesine yönelik operasyona dair açıklama yaptı. Yerlikaya, operasyonda aralarında 1 milyar 180 milyon lira işlem hacmi olduğu tespit edilen 18 şüphelinin yakalandığını ve 14 şüphelinin tutuklandığını, 4 şüphelinin ise adli kontrol şartıyla bırakıldığını bildirdi. Aynı zamanda Yerlikaya, 27 adet araca da el konulduğunu belirtti. "1 milyar 180 milyon lira işlem hacmi olduğu tespit edilen 18 şüpheliyi yakaladık" Bakan Yerlikaya, yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verdi: "Mersin’de ‘Change Araç’ çetesine yönelik polisimiz tarafından düzenlenen operasyonumuzda aralarında 1 milyar 180 milyon lira işlem hacmi olduğu tespit edilen 18 şüpheliyi yakaladık. 14 şüpheli tutuklandı, 4 şüpheli hakkında adli kontrol hükümleri uygulandı. 27 adet araca el konuldu. Mersin Cumhuriyet Başsavcılığımız ile EGM Asayiş Daire Başkanlığımız koordinasyonunda, Mersin Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü ekiplerince yapılan çalışmalar sonucu; yurt dışından kaçak yollarla ülkemize getirilen araçların şasi numaralarını ‘ağır hasarlı’ araçların şasi numaralarıyla değiştirerek, ağır hasarlı araçları tamir edilmiş gibi gösterip trafiğe çıkardıkları, çalıntı, gümrük kaçağı ve hacizli yakalamalı araçları parçalayıp yedek parça olarak piyasaya sürdükleri tespit edildi. Vatandaşlarımız ikinci el araç satın alırken çok dikkatli olmalı, aracı iyi kontrol ettirmelidir. Şüpheli bir durum varsa lütfen hemen 112 Acil Çağrı Merkezimize bildirin biz gereğini yapalım. Valimizi, Cumhuriyet Başsavcılığımızı, İl Emniyet Müdürlüğümüzü ve emeği geçenleri tebrik ediyorum."
Diyarbakır Diyarbakır’da hayvanların sessiz kahramanı Diyarbakır’da yaşayan Muhammet Bahattin Doğru, 10 yıldır sokak hayvanlarının yaşam mücadelesine umut oluyor. Geçimini bir inşaatta bekçilik yaparak sağlayan Doğru, bunun yanı sıra hurda eşyalar toplayıp satarak elde ettiği gelirle sokak hayvanları için mama, ilaç ve sağlık harcamalarını karşılıyor. Kendi imkânlarıyla ayakta durmaya çalışan Doğru, Diyarbakır’ın birçok noktasına arkadaşlarının ve gönüllülerin araçlarıyla ulaşarak düzenli olarak yemek ve mama bırakıyor. Doğru, 10 yılı aşkın süredir sokak hayvanlarıyla ilgili besleme ve çeşitli çalışmalar yaptığını belirtti. Doğru, "Sokak hayvanlarının dostluğunu gördükten sonra onlarla kaynaştım, bütünleştim. Bu dostluğu birebir yaşadım. Hayvanlar da Allah’ın yarattığı canlardır. Şantiyede çalışıyorum, şantiye elemanıyım. Buradaki imkanlarımla ve ayrıca topladığım hurdaları geri dönüşüm olarak satarak elde ettiğim gelirle sokak hayvanlarına destek olmaya çalışıyorum. Gördüğünüz gibi hem burada şantiyede hem de şantiye dışında; Çarıklı’da, Bağlar’da ve birçok bölgede sokak hayvanlarını besliyorum. Bugün o hayvanın dili yok, konuşamıyor, bir şey isteyemiyor. Allah, onları yaratmış ve bize emanet etmiş. Biz bu emanete sahip çıkmak zorundayız. Sokak köpekleri için, evcil olmayan hayvanlar için şunu söylüyorum: Merhamet, merhamet, merhamet. Merhametimizi onların üzerinden esirgemeyelim. Biz onlara baktıkça Allah-u Teâlâ da bize bakar. Biz onlara merhamet ettikçe Allah da bize merhamet eder. İslami ve dini boyutuyla ele aldığımızda da biz bu hayvanların açlığından, hastalığından ve yaşamından mesulüz. Bu meseleye bu bilinçle yaklaşmak gerekir. Buyurun gelin; biz gönüllüler, sivil toplum örgütleri olarak elimizi değil, gövdemizi taşın altına koymuşuz. Gelin el birliğiyle bu artan popülasyonun önüne kısırlaştırmayla geçelim. Öldürmekle, katletmekle ya da hayvanları sokaktan uzaklaştırmakla bu sorunu çözemeyiz. Aksine daha fazla ölüme sebep oluruz" dedi. Kedi ile köpeğin bir arada yaşamasının mümkün olduğunu aktaran Doğru, "Gerçekten mümkündür. Gözünüzle gördünüz, eminim kayda da aldınız. Birlikte oynuyorlar. Yeter ki biz aralarına nifak sokmayalım, onları birbirine kışkırtmayalım. Sevdirelim. Sevdirmek, sevmek bizim görevimizdir. Bu, bizim en insani görevimizdir. Buradan annelere, cami imamlarına, öğretmenlere ve toplumda kanaat önderi olan herkese sesleniyorum. Gelin bu hayvanları çocuklarımıza öcü gibi değil, sevgiyle anlatalım. Merhameti aşılayalım. Bunun eğitimini, vaazını, terbiyesini çocuklarımıza verelim ki bu hayvanlar gelecekte zarar görmesin" diye konuştu. 10 yıl boyunca gördüğü en korkunç vakalardan birini geçen hafta Cuma günü Çınar’da yaşadığını söyleyen Doğru, "Akşam saat 21.35 sıralarında bana bir telefon geldi. Çınar’da yaralı bir hayvan olduğu, cinsel organının dışarıda olduğu söylendi. Muhtemelen bir cisimle zorlandığı ifade edildi. Bunun üzerine hiç durmadan ticari bir araçla olay yerine gittim. Gördüğüm manzara karşısında insanlığımdan utandım. Gerçekten insanlığımdan utandım. O köpeği alıp geldim. Gece saat 02.30’a kadar Diyarbakır’da açık veteriner aradım ama maalesef bulamadım. O can sabaha kadar benim misafirim oldu. Sabahleyin kliniğe, veterinere götürdüm. Zor bir ameliyat geçirdi; yaklaşık 5 saat sürdü. Ameliyat iyi geçti ancak maalesef ertesi gün, öğleden sonra saat 15.00 civarında canımızı kaybettik. Bu, beni yüreğimden yaralayan vakalardan biriydi. Umarım bir daha böyle şeyler yaşanmaz. Ama yaşanacak. Neden mi? Çünkü biz çocuklarımıza sevgiyi aşılamıyoruz" diye konuştu.