TEKNOLOJİ - 20 Ekim 2014 Pazartesi 16:17

Sosyal medya imajı CV'nin önüne geçti

A
A
A
Sosyal medya imajı CV'nin önüne geçti

Sosyal medyada oluşturulan imaj, iş arayanların kendilerini tanıtmak için oluşturdukları CV’nin 'Öz Geçmiş' bir adım önüne geçti

Günümüzde işverenlerin, adayların CV’lerinden önce sosyal medyada paylaştıkları profil fotoğraflarını ve özel bilgilerini değerlendirmeye aldıklarını belirten Yaşar Üniversitesi Halkla İlişkiler ve Reklamcılık Bölümü Başkanı Doç. Dr. Ferah Onat, “İş arayanlar sosyal medyada ön yargıya neden olacak paylaşımlardan uzak durmalı” uyarısında bulundu.

SOSYAL MEDYA İMAJINIZI İYİ YÖNETİN İŞİ KAPIN

Günde ortalama üç saatini internet başında geçiren gençler, artık sosyal medya üzerinden nerede ne yaptığını, ne yediğini, arkadaşlarını, tuttuğu takımı veya siyasi partiyi hatta en özel duygusal anlarını kimseden esirgemiyor. Bu durum da iş arayan gençleri gerçekten tanımak isteyen işverenlerin eline büyük ipuçları veriyor.

TÜM GELECEĞİNİZİ ETKİLEYEBİLİR

İş arayan gençlerin sosyal medya imajını iyi yönetmesi gerektiğini vurgulayan Yaşar Üniversitesi akademisyeni Doç. Dr. Ferah Onat, önemli uyarılarda bulundu:

“İş için bir kuruma başvurulduğunda işvereniniz sizi merak edebilir. Bu yüzden sizi çeşitli arama motorlarında aratabilir. Öncelikle elektronik posta adreslerinin isim ve soy isimden oluşmasına dikkat edilmeli ve takma isimlerden uzak durulmalı. Kimlerle arkadaşlık kurduğunuz, takip ettiğiniz kişiler, üye olduğunuz gruplar da sizin nasıl biri olduğunuz konusunda ışık tutabilir. Fanatik ve karşıt tavır sergilemek özelikle iş arama sürecinde olan adayların imajını olumsuz etkileyebilir.

Profil fotoğrafları ise yüzler görünecek şekilde, siyasi ve dini kimlik tanımlamalarından uzak olmalı. Yüz göstermek istenmiyorsa yalın ve olumsuz algılanmayacak bir sembol de olabilir. Profil yanındaki kapak fotoğrafları da küfürlü yazı içermeyen, fanatizmden uzak olmalı. Bu demek değildir ki siyaset ve kişisel görüşlerden uzak olunsun. Buradaki hassas nokta başkasının gözünden agresif ve şiddet yanlısı gözükmemek. Tabii ki kişisel siyasi görüşü herhangi bir parti olabilir ama burada başkalarının görüşlerine saygılı olduğunu da tanımlamak lazım. Ayrıca paylaştığınız linklerin, yaptığınız yorumların yerinde ve hedeflediğiniz iş pozisyonunun bulunduğu sektörle ilgili olması sizin o işe ne kadar uygun olduğunuz hakkında işverene az da olsa bilgi verir. Dolayısıyla işverenin zihninde ön yargı yaratmamak için hesaplarınızda çok fazla detay paylaşmamak gerekir.”

SON SINIFLAR DİKKAT

Sosyal medyadaki gizlilik ayarlarının da çok önemli olduğunun altını çizen Doç.Dr. Onat, “Mümkün olduğunca özel konuları, görüşleri dışarıya açmamak lazım. Özellikle üniversite son sınıf öğrencileri attıkları her adıma dikkat etmeli. İlk CV’lerini birinci döneme denk gelen tarihlerde oluşturmaları gerekiyor. Eş zamanlı olarak da sosyal medya hesaplarındaki fotoğraflara, metinlere ve link paylaşımlarına da özen göstermeliler” dedi. 

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kütahya Kütahya’da öğretmenlere yönelik TÜBİTAK proje hazırlama eğitimi başladı Kütahya İl Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından, öğretmenlere yönelik "TÜBİTAK Proje Hazırlama Yöntem ve Uygulamaları Kursu" başladı. Öğretmenlerin bilimsel araştırma ve proje geliştirme yeterliklerini artırmak, TÜBİTAK proje çağrılarına nitelikli başvurular yapılmasını sağlamak amacıyla İl Milli Eğitim Müdürlüğü Zafer Salonunda başlayan ve toplam 4 hafta sürecek TÜBİTAK Proje Hazırlama Yöntem ve Uygulamaları Kursu", 4 farklı öğretmen grubuna yönelik olarak planlandı. Her grup için 3 gün sürecek yoğunlaştırılmış eğitim modeli uygulanacak. Bu planlama ile farklı branşlardan öğretmenlerin programa aktif katılım sağlaması ve eğitimlerin uygulama odaklı şekilde yürütülmesi hedefleniyor. Program kapsamında öğretmenlere; bilimsel araştırmanın temel ilkeleri, araştırma problemi belirleme süreçleri, amaç ve yöntem kurgusu, veri toplama ve analiz planlama, etik kurallar ve akademik dürüstlük ile TÜBİTAK proje formatına uygun başvuru dosyası hazırlama aşamaları hakkında kapsamlı eğitim verilecek. Ayrıca sorumlu yapay zekâ kullanımı başlığı altında, yapay zekâ araçlarının proje geliştirme süreçlerinde etik ve bilinçli kullanımına yönelik uygulamalı içerikler sunulacak. Eğitim sürecinde daha önce yürütülmüş başarılı TÜBİTAK projeleri incelenecek, iyi uygulama örnekleri ve yaygın hatalar analiz edilecek, katılımcı öğretmenler tarafından örnek proje taslakları hazırlanarak uygulamalı çalışmalar gerçekleştirilecek. Programda bir konuşma yapan İl Milli Eğitim Müdür Yardımcısı Mustafa Topuz, proje kültürünün sürdürülebilir hale gelmesinin önemine dikkat çekerek öğretmenlerin proje süreçlerine aktif katılımının hem öğrencilerin akademik gelişimi hem de bilimsel vizyon kazanmaları açısından büyük önem taşıdığını vurguladı. Proje süreçlerinde öğrencilerin sunum yapma, fikirlerini savunma ve bilimsel düşünme becerilerini geliştirdiğini ifade eden Topuz, yıllar içinde yürütülen çok sayıda projenin önemli dereceler elde ettiğini ve bu birikimin yeni projeler için güçlü bir zemin oluşturduğunu belirtti. Müdür Yardımcısı Topuz, ayrıca, proje hazırlık süreçlerinin yalnızca başvuru döneminde değil, yıl boyunca planlı şekilde yürütülmesi gerektiğini, kurum içi proje yarışmaları ve üniversite iş birlikleri ile proje kalitesinin artırılabileceğini ifade etti. Kurs sonunda öğretmenlerin; proje fikri geliştirme, bilimsel yöntemi doğru kurgulama, araştırma basamaklarını etkin şekilde uygulama ve proje başvuru süreçlerini profesyonel düzeyde yönetme yetkinliği kazanmaları amaçlanıyor. Bu doğrultuda eğitim, öğretmenlerin bireysel mesleki gelişimlerinin yanı sıra okullarda sürdürülebilir proje kültürünün oluşmasına da katkı sunması öngörülüyor. Yetkililer, TÜBİTAK destekli projelerde Kütahya’nın temsil gücünü artırmayı hedefleyen eğitim programının, öğretmenlerin bilimsel üretim süreçlerine daha aktif katılım sağlamalarına ve öğrencilerine bu alanda rehberlik edebilecek düzeye ulaşmalarına önemli bir zemin hazırladığına vurgu yaptı.
Kayseri büyükşehir konservatuvarı 2025 yılında 5 bin 655 kişiye sanatla dokundu Kayseri Büyükşehir Belediyesi Konservatuvarı 2025 yılında 3 bin 413 yetişkin, 2 bin 242 çocuk olmak üzere 5 bin 655 kişiye hizmet verdi. Şehrin kültür ve sanat hayatına adeta nefes olan Büyükşehir Belediyesi Konservatuvarı, iki şubesinde 3 farklı dönemde toplam 19 branşta kurs verdi. Başkan Dr. Memduh Büyükkılıç yönetimindeki Kayseri Büyükşehir Belediyesi, 2025 yılında da çocuklar ve gençler başta olmak üzere tüm Kayserililere sanat dolu bir dünyanın kapılarını ardına kadar açtı. Bu kapsamda müzikten tiyatroya, resimden korolara kadar birbirinden farklı alanlarda vatandaşlara kurs imkânı sunan Büyükşehir Belediyesi Konservatuvarı, 2025 yılında 3 bin 413 yetişkin (16 yaş üzeri) 2 bin 242 çocuk (9-15 yaş) olmak üzere 5 bin 655 kişiye hizmet verdi. İki şubesinde 3 farklı dönemde toplam 19 branşta kurs hizmeti sunan Büyükşehir Belediyesi Konservatuvarı, Türk Sanat Müziği, Tasavvuf Müziği, Türk Halk Müziği, ud, keman, bağlama, gitar, piyano, ney, yan flüt, klarnet, bateri, tiyatro, resim, şan, Kadınlar ve Türk Sanat Müziği Kent Koroları ile Güzel Sanatlar Hazırlık Kursları-müzik ve resim branşlarında sanatsal eğitim faaliyetleri gerçekleştirdi. Büyükşehir Konservatuvarı’nın bu eğitimleri, konser, sahne ve sergi etkinlikleriyle desteklenerek şehir kültür ve sanat hayatına katkı sağlandı. Şehrin sanat ve kültür yaşamına canlılık katan ve vatandaşlardan yoğun ilgi gören Kayseri Büyükşehir Belediyesi Konservatuvarı, dönemler halinde açılan kursları ile tüm sanatseverleri bekliyor.
Kilis Kilis’in yöresel lezzetleri kış sofralarının vazgeçilmezi Kilis’te kış aylarının vazgeçilmez yöresel lezzetlerinden müceddere, öcce ve lebeniye yemekleri, vatandaşlar tarafından yoğun ilgi görüyor. Kilis mutfağının köklü lezzetleri müceddere, öcce ve lebeniye, kış aylarında vatandaşların sofralarında yerini alıyor. 31 yıldır Kilis’te yöresel lezzetler sunan işletmeci Erdoğan Aktaş, yemeklerin yapılışını anlattı. Mesleğe endüstri meslek lisesinden mezun olduktan sonra bulaşıkçılıkla başladığını ifade eden Aktaş, "Komi, garsonluk, şeflik ve müdürlük derken yaklaşık 31 yıldır bu mesleğin içerisindeyim" dedi. "Müceddere hem garibanın hem de zenginin yemeğidir’’ Mücedderenin Arap kökenli bir yemek olduğunu vurgulayan Aktaş, "Kilis mutfağının önemli bir kısmı Arap mutfağından gelmektedir. Müceddere hem garibanın hem de zenginin yemeğidir. Her sofrada yer alan en özel yemeklerimizden biridir. Mercimek önce haşlanır, ardından bulgur eklenir. Kıvamını bulduktan sonra zeytinyağı ve soğanla kavrulur. Ortaya çok özel bir lezzet çıkar" şeklinde konuştu. Kabağın biraz sert olması önemlidir Bir diğer yöresel lezzetin öcce olduğunu söyleyen Aktaş, "Öcce yumurta ve unla yapılan, Kilis’in zeytinyağıyla pişirilen bir kış yemeğidir. Mücverle karıştırılır ama farkı şudur: Öcce’de havuç yoktur, mücverde vardır. Kabak, soğanla yapılır ve kabağın biraz sert olması önemlidir. Genelde haşlanmış nohut ve etle servis edilir" ifadelerini kullandı. ‘’Bulgur pilavıyla takım elbise gibidir" Zeytinyağının Kilis mutfağının vazgeçilmezlerinden biri olduğunu belirten Aktaş, "Her yemeği süsleyen tırnaklı ekmeğimiz vardır, sofralarımızdan eksik olmaz. Lebeniye ise mısır kökenli bir yemektir. Biz çorba demiyoruz, yemek diyoruz. Düğünlerde, bayramlarda ve özel günlerde yapılır. Bulgur pilavıyla takım elbise gibidir" dedi. ‘’Annemin yemeğini yemiş gibi hissediyorum’’ Müşterilerden Mustafa Yıldız ise yöresel yemeklere hayran olduğunu belirterek, "Harika bir lezzet. Lebeniye yediğim zaman annemin yemeğini yemiş gibi hissediyorum. Müceddere ve üzerine öcce, kış aylarında benim için vazgeçilmezdir. Severek ve beğenerek yiyoruz" diye konuştu.
Manisa Yağışlar çiftçiyi umutlandırdı Manisa’da etkili olan yağışların ardından konuşan Şehzadeler Ziraat Odası Başkanı Hüseyin Altındağ, barajlar ve yeraltı sularının kritik seviyeden döndüğünü belirterek, taşkınlara rağmen yağışların tarım için hayati olduğunu söyledi. Şehzadeler Ziraat Odası Başkanı Hüseyin Altındağ, Manisa’da son günlerde etkili olan yağışların tarımsal üretim açısından büyük önem taşıdığını belirterek, her ne kadar bazı çiftçilerin su baskınlarından zarar görmüş olsa da, genel anlamda yağmurların kuraklık riskini ortadan kaldırarak bölge tarımı için hayati bir kazanç sağladığını söyledi. Yağmur ve su baskınlarından zarar gören çiftçilere geçmiş olsun dileklerini ileten Altındağ, uzun süredir beklenen yağışların bereket getirdiğini vurguladı. Altındağ, "Yaklaşık 4-5 yıldır beklediğimiz bir yağmurdu bu. Eğer bu yağışlar olmasaydı, bu sene ciddi bir kuraklıkla karşı karşıya kalacaktık. Barajlarımız, yeraltı sularımız neredeyse tamamen boştu. Çok şükür bu yağışlar geldi ve hepimiz için büyük bir umut oldu" dedi. "Gediz taşkınları yeraltı suyuna can veriyor" Gediz Nehri’nde yaşanan taşkınların yeraltı su kaynaklarını beslemesi açısından önemli olduğunu ifade eden Altındağ, bu durumun uzun vadede tarımsal verimliliğe olumlu yansıyacağını belirtti. Altındağ, "Bugün gördüğümüz Gediz Nehri taşkınları, yeraltı sularını beslemek için birebir. Bu suların tarlalara girmesi, yeraltı su seviyelerinin yükselmesine katkı sağlıyor ve bu da üretim açısından son derece değerli" diye konuştu. "Sular boşa akmamalı, kalıcı önlemler alınmalı" Suların denize ya da boşa akıp gitmemesi gerektiğine dikkat çeken Altındağ, Devlet Su İşleri (DSİ) tarafından kalıcı yatırımlar yapılması çağrısında bulundu. Altındağ, "Bu sular Gediz Nehri’nden akıp gidiyor. Devletimiz ve DSİ tarafından göletler mi yapılacak, yeni barajlar mı inşa edilecek, mutlaka bu konuda önlemler alınmalı. Bu suları tutacak yapılar yapılmalı ki, böyle dönemlerde gelen suyu depolayabilelim. Çünkü bugün akan suyu, yarın bulamıyorsunuz" ifadelerini kullandı. Hasar gören çiftçilere destek çağrısı Bazı üreticilerin su baskınlarından zarar gördüğünü hatırlatan Altındağ, özellikle buğday, arpa ve diğer kışlık ürün eken çiftçiler için destek talebinde bulundu. Altındağ, "Hasar gören çiftçilerimizin, Sayın Cumhurbaşkanımız ve Tarım ve Orman Bakanlığımız tarafından desteklenmesini talep ediyoruz. Buğday, arpa ve diğer kışlık ürün eken üreticilerimizin zararlarının karşılanması büyük önem taşıyor" dedi. "Ekili olmayan arazilere giren su fayda sağlıyor" Altındağ, ekili olmayan arazilere giren suların tarım açısından zarar değil, fayda sağladığını da vurgulayarak, "Şu anda ekili olmayan hiçbir araziye giren suyun zararı yok, aksine faydası var. Bu sular yeraltı su kaynaklarını daha fazla besliyor. Taşkın sularının tarlalara girmesi, yeraltı suları açısından daha da verimli bir süreci beraberinde getiriyor" şeklinde konuştu.
Kars Kars’ta kar ve tipi geçit vermiyor: 52 köy yolu ulaşıma kapandı Kars’ta yoğun kar yağışı ve tipi ulaşımda aksamalara neden olurken kapanan 52 köy yolunda ekipler yoğun mesai harcıyor. Kars’ta dün akşam saatlerinde başlayan ve gece boyunca şiddetini artıran kar yağışı, özellikle yüksek kesimlerde yerini tipiye bıraktı. Görüş mesafesinin yer yer sıfıra düştüğü bölgede, sürücüler zor anlar yaşarken, birçok yerleşim yeriyle irtibat kesildi. Kars merkez ve ilçelerde etkili olan tipi nedeniyle toplam 52 köy yolu ulaşıma kapalı bulunuyor. Kapanan yolların ulaşıma açılması için İl Özel İdaresi ekipleri yoğun bir mesai harcıyor. Ekiplerin öncelikli olarak hasta ve acil durumu olan köylere yönlendirildiği, ancak devam eden şiddetli rüzgarın açılan yolları tekrar kapattığı öğrenildi. Kars genelinde merkezde 1, Akyaka’da 2, Digor’da 16, Kağızman’da 27, Sarıkamış’ta 2 ve Susuz’da 4 olmak üzere toplam 52 köy yolu ulaşıma kapalı bulunuyor. Kars’ta bu yıl çok kar yağdığını ifade eden Metin Özeroğlu, "Şehrimiz bu sene tam kara kışı yaşamakta, bereket yılıdır bu sene inşallah, biraz daha kışımız var" dedi. Kars’a son yıllarda bu kadar fazla kar yağmadığını belirten Turan Sürmeli, "Bu sene biz kara doyduk. Çocukluğumdaki kış günlerini yaşıyoruz. Kars’ta da kar ayrıca güzel, kar ’k’ ile yazılır, Kars’ta ’g’ ile okunur. Gar çok, güzel bir mevsim yaşadık. inşallah devam eder" diye konuştu. Meteoroloji verilerine göre kar yağışının bölgede aralıklarla devam etmesi beklenirken, buzlanma ve don olayına karşı dikkatli olunması istendi.