TEKNOLOJİ - 28 Temmuz 2014 Pazartesi 21:27

Sosyal medyaya göre cumhurbaşkanı Erdoğan

A
A
A
Sosyal medyaya göre cumhurbaşkanı Erdoğan

Marmara Üniversitesi İletişim Fakültesi Öğretim Üyesi ve sosyal medya uzmanı Yrd. Doç. Dr. Ali Murat Kırık, 'Sosyal medya sonuçlarına göre cumhurbaşkanlığı seçiminin galibi Erdoğan' dedi.

Cumhurbaşkanlığı seçimlerine sayılı günler kala heyecan giderek artmaya başladı. Türk halkının ilk kez kendi oyuyla cumhurbaşkanını seçecek olması seçimin önemini daha da arttırıyor. Aralarında Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Ekmeleddin İhsanoğlu ve Selahattin Demirtaş’ın bulunduğu cumhurbaşkanı adayları görüş ve düşüncelerini halka aktarabilmek için radyo, televizyon, gazete… vb. gibi kitle iletişim araçlarını yoğun bir şekilde kullanırken, bununla birlikte;internet ve internet bünyesinde gelişim gösteren yeni iletişim ortamları bu seçimlerde kullanım açısından daha ön plana çıkmaya başladı. Sosyal paylaşım ağlarında yürütülen kampanyaların, yapılan konuşmaların ve sunulan görsel-işitsel içeriklerin seçim sürecini etkileyip etkilemeyeceği sorusunu Marmara Üniversitesi İletişim Fakültesi Öğretim Üyesi ve sosyal medya uzmanı Yrd. Doç. Dr. Ali Murat Kırık açıkladı.

SOSYAL MEDYA HAYATIMIZIN MERKEZİNDE

Sosyal medya üzerine araştırmalar yürüten Kırık, sosyal medyanın her yaştan her kesimin yoğun ilgisini çeken yeni nesil iletişim ortamlarına verilen genel adı olduğunu belirterek; ‘’Elbette sosyal medya denildiği vakit akıllara öncelikle Facebook, Twitter, Instragram, YouTube gibi web siteleri geliyor. Sosyal medyanın bu denli aktif hale gelmesini sağlayan temel unsur ise etkileşim. Yani geleneksel medyada olmayan çok yönlü iletişim süreci, kaynağın alıcı, alıcının da kaynak durumuna geçmesi… Özellikle Türkiye’de sosyal medya aktif bir şekilde kullanılıyor. Mobil iletişim araçlarının gelişim göstermesi ve akıllı telefonlar sosyal medyayı tabiri caizse zirveye taşıdı. Bu nedenle sosyal medya kullanımı noktasında Türkiye, dünya genelinde ilk 10 ülke içerisinde yer almaktadır. Sosyal medyanın paylaşıma açık olması ve kendine özgü demokratik yapısı bireylerin yoğun ilgisini çekmektedir. Kimi zaman dezenformasyona rağmen haber ve bilgi akışı da sağlayan sosyal medya; bu yönüyle hayatın merkezinde bulunmaktadır.” dedi.

SOSYAL MEDYA AYNI ZAMANDA SİYASET ARENASI

Sosyal medyaya internetin olduğu her noktadan rahatlıkla erişilebildiğinin altını çizen Kırık açıklamalarına şöyle devam etti: “Yeni medyanın gelişim göstermesi seçim kampanyalarının da çehresini değiştirdi. İnternet tabanlı iletişim araçları, geleneksel kitle iletişim araçlarına oranla daha maliyetsiz ve kullanımı kolay bir yapıya sahiptir. Aynı zamanda sosyal paylaşım ağlarına üyelik için ekstra bir ücret ödemeye gerek yoktur. Dolayısıyla kullanıcılar, ilgi duydukları siyasetçi ya da beğendikleri siyasi parti ile ilgili paylaşımlarda bulunabilmekte ve diğer kullanıcılarla etkileşime geçebilmektedirler. Nitekim sosyal medyada yapılan paylaşımların çoğu incelendiğinde siyaset ve sporun ön plana çıktığı görülmektedir. Kullanıcıların bir kısmı beğendikleri siyasi partiyi ve tuttukları takımı fanatizm derecesinde savunabilmektedir. Bu durum; sanal ortamda başlayan kavgaların reel ortama sıçramasına neden olmakta ve devam eden dostlukları, arkadaşlıkları zedeleyebilmektedir.”

‘CUMHURBAŞKANLIĞI SEÇİMİNİ SOSYAL MEDYA ETKİLEYECEK

Türkiye’nin önemli bir seçim sürecine girdiğini ve sosyal medyanın seçim sürecine doğrudan etki edeceğini söyleyen Kırık; “10 Ağustos’a sayılı günler kala cumhurbaşkanı adayları halktan destek alabilmek ve seçim vaatlerini sunabilmek için iletişim araçlarını aktif bir şekilde kullanmaya çalışıyorlar. Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ve Selahattin Demirtaş daha çok açık hava mitinglerini tercih ederken, Ekmelleddin İhsanoğlu halkla küçük çaplı buluşmalar gerçekleştiriyor. Geleneksel kitle iletişim araçlarının anlık akış özelliği nedeniyle seçmenler, adayların seçim vaatlerini, düşüncelerini kaçırabiliyorlar. Ancak, Twitter ve Facebook üzerinden yapılan paylaşımlara daha rahat bir şekilde erişim mümkündür. Yapılan görsel,işitsel ve metinsel paylaşımlar seçmenlerin ilgisini çekebilmekte ve kişisel görüşlerini ya da sorularını etkileşim imkânı nedeniyle adaylara doğrudan yöneltebilmektedirler. Her ne kadar sosyal medyada gençlerin daha aktif olduğu düşünülse de yaş sınırlaması yapmak pek doğru değildir. Erdoğan, İhsanoğlu ve Demirtaş’ı cumhurbaşkanı seçebilmek amacıyla sosyal medya kullanıcıları da resmi hesapların yanında paylaşımda bulunabilmekte ve propaganda yapabilmektedirler. Bu paylaşımlar çoğu zaman toplumun fikrini ve bakış açısını etkileyebilmektedir. Dolayısıyla sosyal medyanın seçim sürecine müdahale edeceğini söylemek pek de yanlış olmayacaktır.” İfadelerini kullandı.

‘SOSYAL MEDYA SONUÇLARINA GÖRE SEÇİMİN GALİBİ ERDOĞAN’

Son olarak sosyal medya incelendiği vakit adaylar arasından Recep Tayyip Erdoğan’ın ön plana çıktığını ifade eden Kırık; “Başbakan Recep Tayyip Erdoğan sosyal medyada açık ara önde. Seçimler öncesi adaylar ve destekçileri Twitter’da farklı etiketler (hashtag) oluşturarak gündemde yer bulmayı amaçlıyorlar. Bu nedenle toplu olarak etiket çalışması gerçekleştiriyorlar. Hemen her gün bu çalışmalardan bir kaçını sosyal paylaşım ağlarında görmek mümkün. Resmi hesaplar incelendiğinde Twitter üzerinde Recep Tayyip Erdoğan 4.408.895, Ekmeleddin İhsanoğlu 259.352, Selahattin Demirtaş ise 352.311 takipçiye sahiptir. Başbakan Erdoğan’ın resmi hesabından atılan iletilerin etkileşim oranı diğer adaylara oranla oldukça yüksektir. Verilen cevapların bir kısmı olumlu, bir kısmı da olumsuz içeriğe sahiptir. Hatırlanacağı üzere Ekmeleddin İhsanoğlu’nun adaylığının açıklanması ardından adına birçok sahte hesap açılmış ve İhsanoğlu kendi ağzından kişisel hesabının hangisi olduğunu açıklamıştı. Bunun dışında Başbakan Erdoğan adına açılan birçok hesap da mevcuttur. Bu hesapların birçoğundan Başbakan Erdoğan’ın seçimle ilgili görüş ve düşünceleri paylaşılmaktadır. Bu durum Facebook’ta da çok farklı değildir. Recep Tayyip Erdoğan’ın 5.651.896 , Ekmeleddin İhsanoğlu’nun 258.461 ,Selahattin Demirtaş’ın ise 1.082.339 sayfa beğenisi bulunmaktadır. Etkileşim ve paylaşım sayısı olarak Recep Tayyip Erdoğan’ın resmi Facebook sayfası diğer adayların sayfalarının önünde yer almaktadır. Ayrıca Recep Tayyip Erdoğan’ın sosyal medya hesaplarında seçim pusulasında yer alacak fotoğrafın kullanılması da yine algıları yönlendirmektedir. Diğer adaylardan farklı olarak Selahattin Demirtaş adına yapılan mobil aplikasyon sayesinde kullanıcılar profil fotoğraflarına “Oyum Demirtaş’a” ifadesini de ekleyebilmektedirler. Yine sosyal medya hesaplarının birçoğunda profil fotoğrafı olarak Recep Tayyip Erdoğan ve seçim logosu kullanılmaktadır. Sonuç olarak sosyal medyanın nabzı bu şekilde olsa da son kararı halk verecektir. Umarım cumhurbaşkanlığı seçimleri ülkemiz ve milletimiz için hayırlı olur.” dedi.

MEHMET YILDIZ
 

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Bursa BTÜ endüstriyel arızaları gerçekleşmeden bildiren yapay zekâ geliştiriyor Bursa Teknik Üniversitesi (BTÜ) bilim insanları; savunma sanayi, otomotiv ve robotik üretim hatları gibi kritik endüstriyel sistemlerde arıza tespitini önden bildiren ve enerji verimliliğini artıran yeni nesil bir yapay zekâ teknolojisi geliştirmeye hazırlanıyor. Çalışma kapsamında nöromorfik hesaplama (insan beyninin çalışma şeklini taklit eden bir bilgisayar işlem yöntemi) ve iğnecikli sinir ağları teknolojisi kullanılarak bir sistem geliştirilecek. BTÜ akademisyenleri; savunma sanayi, otomotiv, kaynaklı imalat ve robotik üretim hatları gibi pek çok alanda kullanılan endüstriyel sistemlerin daha güvenli ve verimli çalışmasına katkı sağlayacak önemli bir bilimsel projeye imza attı. BTÜ Mühendislik ve Doğa Bilimleri Fakültesi Bilgisayar Mühendisliği Bölümü Araştırma Görevlisi Talha Koruk’un yürütücüsü, Prof. Dr. Turgay Tugay Bilgin’in danışmanı, Araştırma Görevlisi Ahmet Metin’in araştırmacısı olduğu "SPIKE-EDGE: Endüstriyel Sistemlerde İğnecikli Nöral Ağ Tabanlı Kestirimci Bakım" başlıklı proje, desteklenmeye hak kazandı. Proje kapsamında, endüstriyel sistemlerdeki sensör verileri nöromorfik yapay zekâ teknolojisi ile analiz edilerek, arızalar gerçekleşmeden önce tespit edilebilecek. Özellikle bu sistemin düşük enerji tüketimi ve gerçek zamanlı çalışma yeteneği, endüstriyel uygulamalar için büyük avantaj sağlayacak. Geleneksel yapay zeka sistemlerinin yüksek enerji tüketimi ve gecikme süreleri nedeniyle endüstriyel uygulamalarda sınırlı kaldığını aktaran Proje Yürütücüsü Talha Koruk, "Endüstriyel üretimde plansız duruşlar, global ölçekte yüksek bütçe kayıplarına neden oluyor. Türkiye’de bu oran, toplam operasyonel maliyetlerin yüzde 15-25’ine tekabül ediyor. Bu projede, insan beyninin çalışma prensibinden ilham alan iğnecikli sinir ağları teknolojisini kullanarak, geleneksel sistemlere göre yüzde 70-80 daha az enerji tüketen ve 1 ms altında karar verebilen bir anomali tespit sistemi geliştirmeyi hedefliyoruz. Böylece endüstriyel sistemlerdeki arızalar gerçekleşmeden önce tespit edilebilecek ve üretim kayıpları önlenebilecek" dedi. Projenin, yeşil enerji ve sürdürülebilirlik hedefleriyle de uyumlu olduğunu vurgulayan Koruk, "Geliştirdiğimiz sistem, makine başına ortalama 5 watt güç tüketimi ile çalışabilecek. Bu, geleneksel GPU tabanlı sistemlerin 40-60 watt enerji tüketimine kıyasla çok daha sürdürülebilir bir çözüm sunuyor. Özellikle enerji verimliliğinin kritik olduğu endüstriyel uygulamalarda, bu teknoloji hem karbon ayak izini azaltacak hem de işletme maliyetlerini önemli ölçüde düşürecek. Yeşil dönüşüm ve enerji verimliliği vizyonuna doğrudan katkı sağlayacak bu proje, Türkiye’nin sürdürülebilir sanayi hedeflerine de hizmet edecek" şeklinde konuştu. Nöromorfik hesaplama ve edge AI teknolojilerini bir araya getiren bu projede; endüstriyel sensör verileri (titreşim, akım, sıcaklık) iğnecikli (spike) alana dönüştürülerek, düşük güç tüketen nöromorfik hızlandırıcılar üzerinde gerçek zamanlı olarak işlenecek. Sistem, bulut bağlantısı olmadan yerinde (edge) çalışabilecek ve sınırlı sayıda veri ile yüksek doğruluk oranına ulaşabilecek. Elde edilecek sonuçların, gelecekte yapılacak daha kapsamlı bilimsel araştırmalara ve endüstriyel uygulamalara önemli bir altyapı oluşturması bekleniyor. Bursa Teknik Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Naci Çağlar, üniversite olarak dijital dönüşüm, yapay zekâ ve sürdürülebilir sanayi alanlarını stratejik öncelik olarak gördüklerini belirtti. Rektör Prof. Dr. Çağlar, "Akademisyenlerimizin geliştirdiği bu proje, yalnızca bilimsel bir çalışma olmanın ötesinde, sanayimizin rekabet gücünü artıracak somut bir teknolojik çözümdür. Enerji verimliliği yüksek, çevreci ve akıllı sistemler geliştirmek, Türkiye’nin Endüstri 5.0 vizyonu açısından büyük önem taşıyor. BTÜ olarak üretim süreçlerini daha güvenli, verimli ve sürdürülebilir hale getirecek çalışmaları desteklemeye devam edeceğiz. Proje ekibini tebrik ederim" ifadelerini kullandı.
İstanbul Sultanbeyli’nin gururu Hemdem Kadın Kooperatifi Türkiye birincisi oldu Sultanbeyli’nin gururu Hemdem Kadın Kooperatifi, Halkbank Üreten Kadınlar Yarışması’nda Türkiye birincisi oldu. Kadın girişimciliğini destekleyen yarışmada Kadın Kooperatifi Kategorisi birinciliği, Sultanbeyli’de faaliyet gösteren Hemdem Kadın Girişimi Üretim ve İşletme Kooperatifinin oldu. Kooperatif kurucu ortağı Yasemin Sayılgan, Hemdem adına ödülü teslim aldı. Kadın emeğini ekonomik değere dönüştüren Hemdem Kadın Kooperatifi, Sultanbeyli’de kurulan üretim mutfağında çalışmalarını sürdürüyor. Kooperatif çatısı altında bir araya gelen kadınlar; gıda, hijyen ve aşçılık eğitimleri alarak üretime katılıyor. Üretilen ürünler hem web sitesi üzerinden hem de Trendyol Yemek ve Yemeksepeti gibi platformlarda satışa sunuluyor. Aynı şekilde Hemdem Kadın Kooperatifi, ürettikleri ürünlerle Boğaziçi Üniversitesi, Marmara Üniversitesi, Türk-Alman Üniversitesi, Medeniyet Üniversitesi gibi üniversitelere catering hizmeti sağlıyor. Hem üretim hem de programların tüm organizasyon süreçlerinde 1000 kişilik kapasiteye kadar organizasyon hizmeti sunuyorlar. "Kadın emeğini büyüten bu destekle daha çok üretecek, daha çok kadına ulaşacağız" Ödül töreninin ardından açıklama yapan Hemdem Kadın Kooperatifi kurucu ortağı Yasemin Sayılgan, başarının tüm kadınların ortak emeğiyle gerçekleştiğini belirterek Sultanbeyli Belediyesi’ne teşekkür etti. Sayılgan, şu ifadeleri kullandı: "Bu ödül Hemdem’de emek veren tüm kadınlarımızın ortak başarısıdır. Sultanbeyli’de kadınların üretime katılmasına imkan sağlayan, bize alan açan ve her aşamada destek olan Belediye Başkanımız Sayın Ali Tombaş’a gönülden teşekkür ediyorum. Kadın emeğini büyüten bu destekle daha çok üretecek, daha çok kadına ulaşacağız." Kooperatifin üretim kapasitesini artırmak amacıyla 2023 yılında Malta Cumhuriyeti Hükümeti tarafından jeneratör ve endüstriyel fırın desteği sağlandığı; ayrıca Malta’lı şefler tarafından eğitimler verildiği de bildirildi.
Düzce Düzce’nin ilk yapay gölü tamamlanıyor Düzce İl Genel Meclisi Başkanı Fazlı Koç, kentte yapımı süren "Saklıgöl" projesiyle bölgeye yeni bir turizm destinasyonu kazandırılacağını bildirdi. Geçtiğimiz yıllarda hizmete açılan Korugöl ile yapımı devam eden Yaylagöl arasında Düzce İl Özel İdaresi ekipleri tarafından yapılan Saklıgöl projesinde çalışmalar sürüyor. 45 dönümlük alan içerisinde oluşturulan göl bölgesinde temizlik ve dip çukuru kaplama işlemleri tamamlanma aşamasına geldi. Konu ile ilgili Düzce İl Genel Meclisi Başkanı Fazlı Koç, şehrin turizm potansiyelini artırmak için çalışmalara devam edeceklerini belirterek, Saklıgöl’ün Düzce’de bu özelliğiyle ilk olacağını vurgulayarak, "Saklıgöl projesiyle sıfırdan bir gölet oluşturuluyor. Düzce’nin bu şekilde yapılan ilk gölü diyebiliriz çünkü diğer göllerimiz doğal olarak oluşmuş durumda. Burada yaptığımız incelemelerde suyun kaynadığını da tespit ettik. Yaklaşık 45 dönümlük bir alanda, çok ciddi bir doğal güzelliğe sahip bir göl oluşuyor" dedi. Kazı çalışmaları tamamlandı Saklıgöl’de yürütülen çalışmalar hakkında da bilgi veren Koç, kazı işlemlerinin tamamlandığını belirterek, "Şu anda dip çamurunun temizlenmesi ve göl tabanının dolguyla kaplanması çalışmaları devam ediyor. Bölge adeta yeniden şekilleniyor. Ortaya çok güzel bir alan çıkıyor" diye konuştu. "Üçgöller" rotası oluşturuluyor Bölgede turizm potansiyelinin her geçen gün arttığını dile getiren Koç, Korugöl’ün turizme açıldığını ve ciddi bir doluluk oranıyla ziyaretçi ağırladığını hatırlattı. Saklıgöl’ün, Korugöl’e yaklaşık 1,5 kilometre mesafede bulunduğunu belirten Koç, "Üçgöller diye bir tabir geliştirdik. Korugöl turizme açıldı. Hemen yanında Yaylagöl ve halihazırda yapımını sürdürdüğümüz Saklıgöl ile birlikte çok güzel bir rota oluşacak. Bu alan yürüyüş yolları, doğayla iç içe vakit geçirilecek alanlar ve ilerleyen süreçte konaklama imkanlarıyla önemli bir destinasyon merkezi olacak" şeklinde konuştu. Saklıgöl ve çevresindeki projelerin Düzce turizmine büyük katkı sağlayacağını ifade eden Fazlı Koç, "İnşallah önümüzdeki günlerde çalışmalar tamamlandığında çok nitelikli bir alan ortaya çıkacak. Düzce’nin turizmde hak ettiği yere ulaşması için önemli bir adım atılmış olacak" ifadelerini kullandı.