SPOR - 16 Aralık 2021 Perşembe 22:14

Stefan Kuntz: "Öncelikli hedefimiz B Ligi'ne yükselmek"

A
A
A
Stefan Kuntz: "Öncelikli hedefimiz B Ligi'ne yükselmek"

A Milli Takım Teknik Direktörü Stefan Kunt, UEFA Uluslar Ligi kurasıyla ilgili olarak, "Öncelikli hedefimiz B Ligi'ne yükselmek" dedi.

A Milli Takım Teknik Direktörü Stefan Kuntz, bugün çekilen UEFA Uluslar Ligi kuralarını değerlendirdi. Kuradan genel anlamda memnun olduğunu ifade eden Alman teknik adam, "Litvanya ile A Milli Takım’ın tarihindeki ilk karşılaşmayı oynayacağız. Bizim için yeni ve ilginç bir tecrübe olacak. Faroe Adaları ile de geçmişte yalnızca bir tane özel maç yapılmış. Bu maç da bize farklı bir deneyim yaşatacak" diye konuştu.

 

Almanya’da yaşadığı yerin Lüksemburg’a yaklaşık 50 km uzaklıkta olduğunu söyleyen Kuntz, "Dolayısıyla benim için yakın bir deplasman olacak. Lüksemburg’un yalnızca milli takım düzeyinde değil, kulüpler düzeyinde de futbolda gelişme gösterdiğini söylemek mümkün" dedi.

"Sahaya her çıktığımızda kazanmak için oynayacağız"

UEFA Uluslar Ligi’ne dışarıdan bakan bir gözün grupta Türkiye’nin favori olduğunu söyleyeceğini ifade eden A Milli Takım'ın teknik patronu, "Rakiplerimize de saygısızlık etmek istemeyiz. Sahaya her çıktığımızda kazanmak için oynayacağız” açıklamasını yaptı. Kuntz, öncelikli hedefin B Ligi’ne yükselmek olduğunun altını çizerken, “Diğer amacımız da takım olarak gelişmek. Oyun disiplinini arttırmak ve yeni taktiksel dizilişler üzerinde çalışmak da bunların arasında. Yeni oyunculara forma şansı verebiliriz. Kafamızın bir tarafında Dünya Kupası finalleri, diğer yanda da EURO 2024 Elemeleri’ne hazırlanmak var" diye konuştu.

Kuntz sözlerini şöyle tamamladı: "Ben, genç oyuncu ya da yaşlı oyuncu ayrımı yapmıyorum. Esas mesele kalitedir. Göreve geldiğimden beri ilk kez A Milli formayı giyen oyuncularımızın büyük bölümü 1998 ve sonrası doğumluydu. Birbirleriyle oynama alışkanlığı kazanmış futbolcuların bulunduğu bir takım iskeleti oluşturmak istiyoruz."

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara Bakan Ersoy: "Ülkemiz, dünyadaki sayılı büyük ve hızlı üretim kapasitesine sahip konservasyon merkezlerinden birine sahip" Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Türkiye’nin konservasyon ve restorasyon alanında dünyada sayılı ülkeler arasında yer aldığını belirterek, "Bugün ülkemiz, dünyadaki sayılı büyük ve hızlı üretim kapasitesine sahip konservasyon merkezlerinden birine sahiptir" dedi. Bakan Ersoy, Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü bünyesinde faaliyet gösteren Konservasyon Laboratuvarı’nda yürütülen çalışmaları yerinde inceleyerek, son yıllarda yapılan yatırımların Türkiye’yi arkeoloji ve kültürel miras alanında uluslararası ölçekte güçlü bir konuma taşıdığını vurguladı. "Ülkemiz, dünyadaki sayılı büyük ve hızlı üretim kapasitesine sahip konservasyon merkezlerinden birine sahiptir" Konservasyon laboratuvarlarında hem ekip hem de ekipman açısından ciddi yatırımların yapıldığını aktaran Bakan Ersoy, "Bunun somut sonucu olarak, bu merkezlerde bugüne kadar 251 binden fazla eser restore edilerek kültür hayatımıza kazandırıldı. Bugün ülkemiz, dünyadaki sayılı büyük ve hızlı üretim kapasitesine sahip konservasyon merkezlerinden birine sahiptir" ifadelerini kullandı. "Pek çok ülkeden ekipler, eğitim almak için laboratuvarlarımızı tercih ediyor" Türkiye’nin sahip olduğu teknik altyapı ve uzman insan kaynağının birçok ülke tarafından yakından takip edildiğini belirten Ersoy, "Pek çok ülkeden uzman ekipler, eğitim almak ve deneyim paylaşmak için laboratuvarlarımızı tercih ediyor. Bu durum, ülkemizi arkeoloji ve kültürel mirasın korunması alanında uluslararası düzeyde ayrı bir noktaya taşıyor" açıklamalarında bulundu. Ersoy, laboratuvarların yalnızca restorasyon çalışmalarıyla sınırlı kalmadığını, aynı zamanda kültür varlığı kaçakçılığıyla mücadelede de bilimsel veri ve teknik analizlerle kritik bir rol üstlendiğini ifade etti. Konservasyon altyapısına ilişkin bilgiler de paylaşan Bakan Ersoy, Genel Müdürlük bünyesinde 11 aktif laboratuvarın bulunduğunu ve 281 uzman personelle hizmet verildiğini söyledi. Kazılardan çıkan eserlerin, sergilenene kadar birçok bilimsel işlemden geçtiğini aktaran Ersoy, ahşap, taş, metal, bronz ve tekstil gibi farklı malzemeler için ayrı uzman ekiplerin görev yaptığını; müdahale yöntemlerinin laboratuvar analizlerine göre belirlendiğini kaydetti. Bakan Ersoy, tekstil konservasyonu çalışmalarına da değinerek, Mustafa Kemal Atatürk’ün Selanik’teki doğduğu evde sergilenen kişisel eşyalarının da bu laboratuvarda titizlikle korunduğunu hatırlattı. "Atatürk’ün ailesine ait kişisel eşyalar, Cumhuriyet Müzemizde geçici olarak sergilendikten sonra burada bakım ve onarımları yapılarak yeniden Selanik’teki Atatürk Evi’ne gönderildi" diyen Ersoy, laboratuvarların her türlü malzemeye müdahale edebilecek teknik yeterliliğe sahip olduğunu vurguladı. "256 noktada kazı çalışması yürütüyoruz" Geleceğe Miras Projesi kapsamında kazı faaliyetlerinin hızla arttığını kaydeden Ersoy, "Bugün 256 noktada kazı çalışması yürütüyoruz. Artan kazı bütçeleriyle, son 60 yılda yapılan çalışmaları önümüzdeki 4 yıl içinde gerçekleştirmeyi hedefliyoruz. Bu yoğunluk, konservasyon kapasitemizi daha da güçlendirmemizi zorunlu kılıyor" dedi. Bakan Ersoy, sahada ve laboratuvarlarda görev yapan tüm uzmanlara teşekkür ederek, Türkiye’nin kültürel mirasını bilimsel yöntemlerle koruma ve geleceğe aktarma kararlılığının artarak süreceğini ifade etti.