DÜNYA - 19 Eylül 2024 Perşembe 19:51 | Son Güncelleme : 19 Eylül 2024 Perşembe 20:30

Stoltenberg: "Güneyde Türkiye, ve batıda ABD olmadan Avrupa kıtasının güvenliği imkansızdır"

A
A
A

NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg, görev süresinin sona ermesi dolayısıyla yaptığı veda konuşmasında Avrupa'ya uyarıda bulunarak, "Güneyde Türkiye, kuzeyde Norveç ve batıda ABD, Kanada ve İngiltere olmadan Avrupa kıtasının güvenliğini tasavvur etmek imkansızdır" dedi.

NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg'in görev süresinin sona ermesi dolayısıyla Belçika'da veda programı gerçekleştirildi. German Marshall Fund (GMF) tarafından tertiplenen programda konuşma yapan Stoltenberg, görev süresi boyunca NATO'nun her zamankinden daha güçlü ve önemli hale geldiğini söyledi. Stoltenberg, "2014 yılında Genel Sekreter olarak vazifeye başladığımdan bu yana dünya derin değişiklikler yaşadı. Rusya'nın Kırım'ı hukuksuz bir şekilde ilhakına, DEAŞ'ın yükselişine, Rusya'nın Ukrayna'daki tam ölçekli işgaline, Çin'in artan rekabetçiliğine, Covid pandemisine, sofistike siber saldırılara ve iklim değişikliğinin güvenliğimiz üzerindeki artan tesirine şahit olduk. Liste bu şekilde uzayıp gidiyor. Genel Sekreter olarak görev yaptığım süre boyunca NATO'nun önemi sorgulandı. İttifakın bölünmüş, modası geçmiş ve beyin ölümü gerçekleşmiş olduğu iddia edildi. Fakat gerçek şu ki, NATO güçlü, birleşik ve her zamankinden daha önemli bir durumda” dedi.

"NATO Genel Sekreteri olarak hizmet etmiş olmaktan gurur duyuyorum”

NATO'nun 10 yıl içerisinde büyük bir değişim yaşadığına ve artık doğu kanadında binlerce NATO askeri bulunduğuna, Karadağ, Kuzey Makedonya, Finlandiya ve İsveç'in NATO'ya katıldığına ve Ukrayna'nın NATO'ya daha önce hiç olmadığı kadar yaklaştığına dikkat çeken Stoltenberg, “NATO Genel Sekreteri olarak hizmet etmiş olmaktan gurur duyuyorum. Bu İttifakı, tarihi açıdan belirleyici olan 10 yıl boyunca yönlendirmiş olmaktan mutluluk duyuyorum” şeklinde konuştu.

NATO'daki tecrübesi çerçevesinde ittifakın gelecekteki başarısının anahtarı olacağına inandığı 5 ders bulunduğunu ifade eden Stoltenberg, bunlardan ilkini barış için bedel ödemeye istekli olunması gerektiği olarak tanımladı.

“Aynı hatayı Çin ile de yapmamamız gerekiyor”

İkinci dersin özgürlüğün serbest ticaretten daha önemli olduğunu vurgulayan Stoltenberg, "Çok da uzun olmayan bir zaman önce birçok müttefik, Rusya'dan gaz almanın tamamen ticari bir mesele olduğuna inanıyordu. Bu yanlıştı. Rusya, gazı bir silah olarak kullanarak bizi baskı altına almaya ve Ukrayna'yı desteklememizi engellemeye çalıştı. Aynı hatayı Çin ile yapmamamız gerekiyor” dedi.

“Ukrayna, NATO'ya katılacak”

Üçüncü dersin askeri gücün diyalog için bir ön şart olması olduğunu kaydeden Stoltenberg, "Diyalog, sadece arkanızda güçlü bir savunma kapasiteniz varsa işe yarar. Bu, Ukrayna örneğinde net bir şekilde ortaya konulmuştur” ifadelerini kullandı.
Ukrayna istikrarlı olmadığı sürece Avrupa'da sürdürülebilir bir güvenlik tesis edilemeyeceğini vurgulayan Stoltenberg, “Aynı şekilde Ukrayna, NATO üyesi olmadığı sürece, Ukrayna'da kalıcı bir güvenlikten de bahsedilemez. NATO'nun kapısı açık. Ukrayna NATO'ya katılacak” diye konuştu.

“Afganistan'daki misyon fazla uzadı”

Dördüncü dersin askeri gücün sınırlarının olduğu olarak vurgulayan Stoltenberg, “Bunu Afganistan'da net bir şekilde gördük. 11 Eylül terör saldırılarının ardından Afganistan'a girilmesi doğruydu. Askeri müdahalemiz BM'nin verdiği net yetkiye dayanıyordu. Müdahale, ittifak genelinde geniş siyasi destek aldı. El Kaide'yi zayıflattık ve Afganistan'ın uluslararası teröristler için güvenli bir sığınak olmasını engelledik. Yani, misyonumuz boşuna değildi” dedi.

Diğer yandan Afganistan'daki misyonun fazla uzadığını ifade eden Stoltenberg, “2014 yılında NATO'ya katıldığımda plan, oradaki askeri varlığımızı birkaç yıl içerisinde sonlandırmak ve siyasi bir ortaklığa dönüşümü sağlamaktı. Fakat 7 yıl sonrasında halen binlerce askerle oradaydık. Terörle mücadele odaklı bir operasyon olarak başlayan misyon, büyük çaplı bir ulus inşa etme misyonuna dönüştü” diye konuştu.

Misyonun genişlemesinin bedelinin görüldüğünü vurgulayan Stoltenberg, “20 sene sonra, savaşı halen kazanıyor değildik. Taliban ilerleme kaydediyordu ve biz ayrıldığımızda sorumluluğu üstlenecek birleşik bir Afgan otoritesi mevcut değildi. Afganistan hükümeti ve güvenlik güçlerinin bu kadar hızlı çökmesi, ayrılmanın doğru karar olduğunu gösterdi” dedi.

Avrupa'ya uyarı

Beşinci ve en önemli dersin Avrupa ve Kuzey Amerika arasındaki bağın asla garanti görülmemesi gerektiği olduğunu ifade eden Stoltenberg, “NATO, taş üzerine kazınmış bir şey değil. NATO bilinçli tercihler ve bir siyasi iradenin sonucu. Atlantik'in her iki yakasında da Amerika ve Avrupa'nın yollarını ayırması gerektiğini söyleyen sesler duyduk. Kısa vadeli ulusal çıkarlara odaklanılması, uzun vadeli iş birliğinin yerine geçmez. Yalnızlık politikası kimseyi güvende tutmaz. Birbirine bağlı bir dünyada yaşıyoruz. Güvenlik sınamaları fazlasıyla büyük ve rekabet çok şiddetli. Hiçbir ülke, tek başına bu işin üstesinden gelemez. Transatlantik ilişkiye yatırım yapmak, ileriye dönük tek kazançlı yoldur” dedi.

Avrupalıların NATO olmadan Avrupa'nın güvenliğinin sağlanamayacağını anlaması gerektiğini vurgulayan Stoltenberg, “NATO'nun savunma harcamalarının yüzde 80'i, Avrupa Birliği üyesi olmayan ülkelerden geliyor. Bu sadece kaynaklara ilişkin bir mesele değil. Bu aynı zamanda coğrafya ile ilgili. Güneyde Türkiye, kuzeyde Norveç ve batıda ABD, Kanada ve İngiltere olmadan Avrupa kıtasının güvenliğini tasavvur etmek imkansızdır” şeklinde konuştu.

Transatlantik ittifakın hem Avrupa'ya hem de ABD'ye büyük faydaları olduğunu vurgulayan Stoltenberg, hiçbir büyük gücün ABD kadar çok dost ve müttefike sahip olmadığının unutulmaması gerektiğine dikkat çekti.

“Kitap yazabilirim”

Stoltenberg, veda konuşmasının ardından Alman Devlet Radyosu'ndan Bettina Klein'ın moderatörlüğünde katılımcıların sorularına cevap verdiği bir panele katıldı. Panelde görevinin sona ermesinin ardından bir kitap yazıp yazmayacağına ilişkin bir soruyu cevaplayan Stoltenberg, bu soruya önceden hep “hayır” cevabı verdiğini fakat mevcut durumda nihayetinde bir kitaba dönüşebilecek bir şeyler yazabileceğini söyledi.

"Türkiye ve Yunanistan, son derece önemli iki müttefikimiz ve ortak güvenliğimize farklı şekillerde katkı sağlıyorlar"

Genel Sekreterliği süresince Türkiye ile Yunanistan arasındaki iniş çıkışlar sırasında NATO'da durumu nasıl yönettiğine ilişkin bir soruya cevap veren Stoltenberg, “Türkiye ve Yunanistan, son derece önemli iki müttefikimiz ve ortak güvenliğimize farklı şekillerde katkı sağlıyorlar. Her iki ülke de NATO'da önemli rol oynuyor ve günlük olarak aldığımız kararlarda yer alıyorlar. Bazı farklı yaklaşımlar ve zorluklar ortaya çıktığında bunların çoğu ikili diyalog yoluyla çözülüyor. İki ülke arasında gerçekleştirilen her görüşme ve diyaloğu memnuniyetle karşılıyorum. İkincisi, NATO geçmişte diyalog ve farklılıkların ele alınmasına yardımcı olan bir platform oluşturmuş olduğu gibi gelecekte de bu rolü oynamaya devam edecektir. Ayrıca, Ege Denizi'nde deniz ve hava sahası üzerindeki olayları önlemek için bazı askeri yapılar oluşturduk ve NATO'nun bu tür olayları önlemeye devam etmesi gerektiğini düşünüyorum” dedi.

İbrahim Aydoğan

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Miilux OY ve Koluman, SAHA Expo 2026’da Teknik İş Birliği Protokolü imzaladı Yerli ve milli zırh çeliği üreticisi Miilux OY, motorlu taşıtlar, mühendislik, üstyapı üretimi ve askeri projelerde faaliyet gösteren Koluman ile SAHA Expo 2026’da savunma sanayiine yönelik Teknik İş Birliği Protokolü imzaladı. Gerçekleştirilen imza töreniyle resmiyet kazanan iş birliği; tarafların mühendislik, üretim ve malzeme teknolojilerindeki uzmanlıklarını bir araya getirerek uzun vadeli ve sürdürülebilir bir sanayi ortaklığı oluşturmayı hedefliyor. Miilux OY, Koluman ile SAHA Expo 2026’da savunma sanayiine yönelik Teknik İş Birliği Protokolü imzaladı. Tören, OYAK Yönetim Kurulu Başkanı Zekai Aksakallı, OYAK Genel Müdürü Murat Yalçıntaş, Miilux OY Yönetim Kurulu Başkanı Erdinç Kocayanak ve Koluman Holding Yönetim Kurulu Başkanı Selçuk Kaan Saltık Adak’ın katılımlarıyla gerçekleştirildi. İş birliği sözleşmesini Miilux OY Genel Müdürü Yavuz Yeldan ve Koluman Otomotiv Genel Müdürü Cengiz Adak imzaladı. Zırhlı platformlara yönelik iş birliği İmzalanan protokol; zırhlı kara platformlarına yönelik projelerde yüksek balistik koruma sağlayan zırh çeliği çözümlerinin geliştirilmesi, mühendislik kabiliyetlerinin paylaşılması ve üretim süreçlerinde teknik iş birliğinin artırılmasını kapsıyor. Miilux OY’un zırh çeliği alanındaki üretim ve malzeme teknolojileri ile Koluman’ın zırhlı araç geliştirme ve sistem entegrasyonu kabiliyetlerinin bir araya getirilmesiyle, projelerde teknik uyum ve ürün geliştirme süreçlerinde iş birliğinin güçlendirilmesi hedefleniyor. "Yerli ve milli savunma ekosistemine değer katıyoruz" OYAK Genel Müdürü Murat Yalçıntaş, imza töreninde yaptığı açıklamada şunları söyledi: "Savunma sanayiinde yerli ve milli kabiliyetlerin geliştirilmesini stratejik bir öncelik olarak görüyoruz. Bu kapsamda Miilux OY ile Koluman arasında imzalanan teknik iş birliğinin, mevcut projelerin yanı sıra geleceğe dönük savunma programları açısından da kalıcı ve sürdürülebilir bir sanayi ortaklığına dönüşmesini temenni ediyoruz. Bu iş birliği, tamamlayıcı mühendislik ve teknoloji yetkinliklerinin entegrasyonuyla üretim ve teknoloji geliştirme kapasitemizi daha da güçlendirecek; yerli savunma sanayii ekosisteminin değer zincirini ileri bir seviyeye taşıyacaktır. OYAK olarak, savunma sanayiindeki rolümüzü üretim kapasitesi, teknoloji geliştirme gücü ve stratejik ortaklıklar ekseninde uzun vadeli bir perspektifle geliştirmeye devam ediyoruz." Miilux OY SAHA Expo 2026’da yeni nesil zırh çeliklerini sergiliyor Türkiye için stratejik öneme sahip ısıl işlem görmüş yüksek mukavemetli çeliklerin üreticisi Miilux OY, fuarda Miilux Protection markası altında geliştirdiği yeni nesil zırh çeliklerini ve ileri teknoloji ürünlerini tanıtıyor. Şirket, 9 Mayıs’a kadar İstanbul Fuar Merkezi’nde (İFM) düzenlenen SAHA Expo 2026 kapsamında 7. salonda 7C-04a standında ziyaretçilerini ağırlamayı sürdürüyor.
Van Van’da gebe anneye aynı anda hem sezaryen hem beyin ameliyatı yapıldı Van Eğitim ve Araştırma Hastanesine görme kaybı şikayetiyle başvuran 35 haftalık gebe hasta, aynı seansta gerçekleştirilen sezaryen ve endoskopik hipofiz ameliyatlarıyla sağlığına kavuştu. Bingöl’de yaşayan 3 çocuk annesi 35 yaşındaki Bircan Kolak, ani gelişen görme kaybı şikayetiyle Van Eğitim ve Araştırma Hastanesine başvurdu. 35 haftalık gebe olan Kolak’ta yapılan tetkikler sonucunda, hipofiz bezinde meydana gelen kanamanın görme sinirlerine baskı yaptığı tespit edildi. Hayati risk ve kalıcı görme kaybı ihtimali üzerine Beyin Cerrahisi uzmanları Op. Dr. Fatih Gök ve Op. Dr. Mustafa Arıcı ile Kadın Doğum ekibi acil operasyon kararı aldı. Ameliyathanede gerçekleştirilen koordineli müdahale ile önce sezaryen operasyonuyla bebek sağlıklı bir şekilde dünyaya getirildi. Ardından Op. Dr. Gök ve Op. Dr. Arıcı tarafından kapalı yöntemle endoskopik hipofiz cerrahisi uygulandı. Başarılı geçen operasyonların ardından yeniden görmeye başlayan Bircan Kolak ve bebeği hayati tehlikeyi atlattı. Anne ve bebeğin sağlık durumunun iyi olduğu, yakın zamanda taburcu edilecekleri bildirildi. Konuya ilişkin konuşan Hastane Başhekimi Doç. Dr. Remzi Sarıkaya Van Eğitim ve Araştırma Hastanesinin çevre illerden de sevk alan ileri sevk merkezi olduğunu belirtti. Başhekim Sarıkaya, "Komplike, zor vakaların bile güzel bir şekilde yönetildiği bir seviyeye geldik. Bundan dolayı çok mutluyuz. Artık birden fazla ameliyat gerektiren durumlar, gebelik gibi riskli durumların da eşlik ettiği hastalıkları sevk etmeden merkezimizde başarılı bir şekilde yönetebiliyoruz. Ben bu ameliyatı yapan tüm ekip arkadaşlarıma canı gönülden teşekkür ediyorum, hastamıza da acil şifalar diliyorum" dedi. "Cerrahimizi başarılı bir şekilde gerçekleştirdik" Hem kadın doğum hem de beyin cerrahisi bölümünün iki kademeli bir ameliyatı başarıyla gerçekleştirdiklerini dile getiren Beyin Cerrahisi Op. Dr. Fatih Gök ise "Önce sezaryenle hastamızın bebeğini sağlıklı bir şekilde yenidoğan yoğun bakıma gönderdik. Ardından görme kaybına sebep olan iki şah damarı arası bölgede, hormonal aktivitenin yüksek olduğu bir bölgede olan tümörünü yaklaşık 12 milimetrelik bir alandan endoskopik olarak burundan girilerek çıkardık. İki şah damarı arasından girilerek cerrahimizi başarılı bir şekilde gerçekleştirdik. Tabii bu bölgenin belli başlı anatomik göstergeleri vardı, onları kullanarak ameliyatımızı yaptık ama sonuçta bayağı riskli bir ameliyattı. Yaklaşık 5 saat süren bir ameliyatın sonunda başarılı bir şekilde sonuca eriştik. Ameliyattan sonra hastamızla görüştüğümüzde görmesinin gayet düzeldiğini, daha net gördüğünü teyit ettik. Şu anda hem hastamız hem çocuğu sağlıklı. Takip sürecimiz de bir hafta kadar sürdü. Hormonel dengelerini sağladıktan sonra taburculuğunu planlayacağız artık" diye konuştu. "Üst düzey bir ameliyattı" Beyin Cerrahisi Op. Dr. Mustafa Arıcı da bu ameliyatın genellikle üçüncü basamak hastanelerde yapılabilen üst düzey bir ameliyat olduğunu belirterek, "Post-op takibi çok önemlidir; post-op takibinde herhangi bir komplikasyon, sıkıntı yaşamadık. Multidisipliner bir şekilde takiplerimizi gerçekleştirdik. Hastamızı şifa ile taburcu etmeyi bekliyoruz" dedi. Gebe olan eşinin aynı zamanda FSH (Kas) hastası olduğunu ve görme problemi geliştiğini anlatan Erhan Kolak ise şunları söyledi: "Van’daki doktorlar bize yer açtılar. Onlar bu süreçte bize yardımcı oldular. Her gün, her saatte hastayla ilgilendiler; hastanın bütün problemlerine baktılar, çözdüler. Ondan sonra bizi taburcu ettiler, Allah onlardan razı olsun. Eşim iki ameliyat geçirdi; biri sezaryen bir de beyin cerrahi ameliyatı. İkisini de Allah’a çok şükür atlattık, bir sıkıntı yok. Doktorlara çok teşekkür ediyorum."
İstanbul Eyüpsultan’da çatı tamirinden sonra yangın çıktı, daire kullanılamaz hale geldi İstanbul Eyüpsultan’da iddiaya göre çatı tamirinin ardından çıkan yangın paniğe neden oldu. Olayda can kaybı ya da yaralanma yaşanmazken, yangının çıktığı daire kullanılamaz hale geldi. Hasar alan 5 katlı binanın son hali havadan görüntülendi. Yangın, saat 12.00’da Eyüpsultan Çırçır Mahallesi Saya Yolu Caddesinde bulunan 5 katlı binanın çatısında meydana geldi. Edinilen bilgiye göre binanın çatısında yapılan tamirat çalışmasının ardından yaklaşık iki saat sonra henüz bilinmeyen bir nedenle yangın çıktı. Kısa sürede büyüyen alevler, çatı katındaki daireyi sardı. İhbar üzerine olay yerine itfaiye, polis ve sağlık ekipleri sevk edildi. İtfaiye ekiplerinin müdahalesiyle yangın kontrol altına alınarak söndürüldü. Yangında can kaybı veya yaralanma yaşanmazken, çatı katındaki daire tamamen yanarak kullanılamaz hale geldi. "Yangın saat 12’de çıktı" Yangını gören Muhammed Halil, "Ben burada güvenliğim. Üst katta yangın çıkınca bizi aradılar. Ben baktım duman çıkıyor, karşı binaya çıktım, komşular haber verdi. Yangın saat 12’de çıktı. Çok şükür kimse yaralanmadı" dedi. "Büyük bir patlamayla evin kapıları sarsıldı" Yangının çıktığı anda patlama sesi geldiğini söyleyen Mehmet Ateş, "Çatı çalışması için usta geldi. Onarım çalışması yapacaktı. Gittikten 2,3 saat sonra yangın çıktı işi tam yapılmadığı için, güneşte tam tepeye geldiği için bir arıza meydana gelmiş. 1 anda püskürme yaşandı. Büyük bir patlamayla evin kapıları sarsıldı. Evdeki ve binadaki herkes binayı boşalttı" şeklinde konuştu. Polis ekipleri yangının çıkış nedenine ilişkin inceleme başlattı.