GENEL - 24 Eylül 2010 Cuma 11:59

Su ile çalışan otomobil yaptı

A
A
A
Su ile çalışan otomobil yaptı

Erzurum'un Uzundere ilçesinde yaşayan ilköğretim okulu mezunu Mustafa Karasungur, suyla çalışan otomobil yaptı.

AYHAN TÜRKEZ / AHMET AKBUĞA
ERZURUM 

Erzurum'un Uzundere ilçesinde ikamet eden ve elektronik tamircisi olarak çalışan Mustafa Karasungur, 10 yıldır üzerinde çalıştığı sistem sayesinde otomobilini suyla çalıştırdı, benzinde yüzde 45 tasarruf sağladı. Şimdiye kadar buluşu için 215 bin lira harcama yaptığını söyleyen Karasungur, imkan verilmesi halinde yüzde 80 tasarruf sağlayacak bir sistem geliştirebileceğini öne sürdü. 

Geliştirdiği elektronik mekanizmalar ve suyla benzinin ayrışmasını sağlayan sistemle otomobilinin suyla çalıştığını söyleyen Karasungur, "Bu sistem geliştirilirse, ülkemizde benzin sıkıntısı yaşanmaz, tasarruflu yolculuk imkanı doğar. Dünyanın en fazla ihtiyaç duyduğu 3 enerji hidrojen, rüzgar ve güneş. Bu enerjileri kullandığımız takdirde birçok sağlık sorunu da ortadan kalkar" diye konuştu.

Sudan hidrojen elde ederek 1992 model otomobilinde yüzde 45 tasarruf sağladığını dile getiren Mustafa Karasungur, "Bu sistemle yüzde 10 ile yüzde 80 arasında tasarruf sağlanabilir. Ben imkanlarımla tasarruf oranını yüzde 45'e kadar yükseltebildim. İmkan verilmesi halinde bunu daha yüksek seviyelere çıkarabilirim. Büyük otomobil firmalarından bu konuda destek istiyorum. Elimde var olan bütün paramı bu işe harcadım" dedi.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara Bakan Ersoy: "Ülkemiz, dünyadaki sayılı büyük ve hızlı üretim kapasitesine sahip konservasyon merkezlerinden birine sahip" Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Türkiye’nin konservasyon ve restorasyon alanında dünyada sayılı ülkeler arasında yer aldığını belirterek, "Bugün ülkemiz, dünyadaki sayılı büyük ve hızlı üretim kapasitesine sahip konservasyon merkezlerinden birine sahiptir" dedi. Bakan Ersoy, Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü bünyesinde faaliyet gösteren Konservasyon Laboratuvarı’nda yürütülen çalışmaları yerinde inceleyerek, son yıllarda yapılan yatırımların Türkiye’yi arkeoloji ve kültürel miras alanında uluslararası ölçekte güçlü bir konuma taşıdığını vurguladı. "Ülkemiz, dünyadaki sayılı büyük ve hızlı üretim kapasitesine sahip konservasyon merkezlerinden birine sahiptir" Konservasyon laboratuvarlarında hem ekip hem de ekipman açısından ciddi yatırımların yapıldığını aktaran Bakan Ersoy, "Bunun somut sonucu olarak, bu merkezlerde bugüne kadar 251 binden fazla eser restore edilerek kültür hayatımıza kazandırıldı. Bugün ülkemiz, dünyadaki sayılı büyük ve hızlı üretim kapasitesine sahip konservasyon merkezlerinden birine sahiptir" ifadelerini kullandı. "Pek çok ülkeden ekipler, eğitim almak için laboratuvarlarımızı tercih ediyor" Türkiye’nin sahip olduğu teknik altyapı ve uzman insan kaynağının birçok ülke tarafından yakından takip edildiğini belirten Ersoy, "Pek çok ülkeden uzman ekipler, eğitim almak ve deneyim paylaşmak için laboratuvarlarımızı tercih ediyor. Bu durum, ülkemizi arkeoloji ve kültürel mirasın korunması alanında uluslararası düzeyde ayrı bir noktaya taşıyor" açıklamalarında bulundu. Ersoy, laboratuvarların yalnızca restorasyon çalışmalarıyla sınırlı kalmadığını, aynı zamanda kültür varlığı kaçakçılığıyla mücadelede de bilimsel veri ve teknik analizlerle kritik bir rol üstlendiğini ifade etti. Konservasyon altyapısına ilişkin bilgiler de paylaşan Bakan Ersoy, Genel Müdürlük bünyesinde 11 aktif laboratuvarın bulunduğunu ve 281 uzman personelle hizmet verildiğini söyledi. Kazılardan çıkan eserlerin, sergilenene kadar birçok bilimsel işlemden geçtiğini aktaran Ersoy, ahşap, taş, metal, bronz ve tekstil gibi farklı malzemeler için ayrı uzman ekiplerin görev yaptığını; müdahale yöntemlerinin laboratuvar analizlerine göre belirlendiğini kaydetti. Bakan Ersoy, tekstil konservasyonu çalışmalarına da değinerek, Mustafa Kemal Atatürk’ün Selanik’teki doğduğu evde sergilenen kişisel eşyalarının da bu laboratuvarda titizlikle korunduğunu hatırlattı. "Atatürk’ün ailesine ait kişisel eşyalar, Cumhuriyet Müzemizde geçici olarak sergilendikten sonra burada bakım ve onarımları yapılarak yeniden Selanik’teki Atatürk Evi’ne gönderildi" diyen Ersoy, laboratuvarların her türlü malzemeye müdahale edebilecek teknik yeterliliğe sahip olduğunu vurguladı. "256 noktada kazı çalışması yürütüyoruz" Geleceğe Miras Projesi kapsamında kazı faaliyetlerinin hızla arttığını kaydeden Ersoy, "Bugün 256 noktada kazı çalışması yürütüyoruz. Artan kazı bütçeleriyle, son 60 yılda yapılan çalışmaları önümüzdeki 4 yıl içinde gerçekleştirmeyi hedefliyoruz. Bu yoğunluk, konservasyon kapasitemizi daha da güçlendirmemizi zorunlu kılıyor" dedi. Bakan Ersoy, sahada ve laboratuvarlarda görev yapan tüm uzmanlara teşekkür ederek, Türkiye’nin kültürel mirasını bilimsel yöntemlerle koruma ve geleceğe aktarma kararlılığının artarak süreceğini ifade etti.