SPOR - 22 Eylül 2020 Salı 14:29

Süper Lig'de son 40 sezonun en kısır 2. haftası

A
A
A
Süper Lig'de son 40 sezonun en kısır 2. haftası

Süper Lig'in ikinci haftasında oynanan 10 karşılaşmada 17 gol atıldı. Bu sayı ligde son 40 sezonun ikinci haftalarında atılan en düşük gol sayısı olarak dikkat çekiyor.

Süper Lig'de 2020-2021 sezonunun ikinci haftası dün oynanan ve golsüz beraberlikle sona eren Fenerbahçe-A.Hatayspor mücadelesiyle sona erdi. Bu haftaki 10 müsabakada takımlar toplam 17 gol attı. Üç karşılaşmada gol sesi çıkmazken, haftanın en gollü maçı ise Gaziantep'te yaşandı. Gaziantep FK ile Fatih Karagümrük arasındaki müsabakada 4 gol atıldı.

Ligin ikinci haftası geçmiş sezonlara baktığımızda skor bakımından son 40 sezonun en kısır geçen dönemi olarak dikkat çekiyor.

1980-1981 sezonundan sonra en az gol
Süper Lig'de 1980-1981 sezonunun ikinci haftasında 8 maçta 16 gol kaydedilmişti. Söz konusu dönemden 2020-2021 sezonuna kadar olan süreçteki 39 sezonun ikinci haftalarında 18'in altında gol sayısı çıkmadı. İçinde bulunduğumuz sezonun ikinci haftası, 1980-1981'den sonra en az golün atıldığı hafta oldu.

Geçtiğimiz sezon bu haftada ağlar 28 defa sarsıldı. Alanyaspor - Kasımpaşa ve Gaziantep FK - Gençlerbirliği maçları 4-1'lik skorlarla bitmiş ve en gollü maçlar olarak ön plana çıkmıştı.

2018-2019 sezonunda ise bu sayı 23'e geriledi. Antalyaspor ile Konyaspor arasında oynanıp 3-3 sona eren karşılaşma, futbolseverlerin gole doyduğu müsabaka olmayı başardı.

2017-2018'in ikinci haftasında atılan 31 gol de son sezonların skor açısından en üretken süreci oldu. Bursaspor'un Alanyaspor'u 3-2 yendiği karşılaşma da haftanın en gollü maçıydı.

En çok gol 1994-1995'te oldu
1980-1981 ile 2020-2021 sezonları arasındaki bölümün söz konusu haftasında en fazla gol 1994-1995'te atıldı. 9 mücadelede 35 gol kaydedilirken, Beşiktaş'ın Kocaelispor'u 7-1 mağlup ettiği maçta topla gol sayısının yüzde 22'si karşılanmış oldu. 1994-1995 sezonunu 34 golle 2001-2002 izledi. 1988-1989, 1992-1993 ve 2017-2018 sezonlarının ikinci haftalarında da 31 kez gol sevinci yaşandı.

6 sezonun ikinci haftası 18 golde kaldı
39 sezonluk bölümün 6'sında ikinci haftalar 18 golde kaldı. 1983-1984, 1984-1985, 1990-1991, 2005-2006, 2008-2009, 2010-2011 sezonlarında atılan 18 gol, 2020-2021'in ardından en az golün üretildiği dönemler olarak sporseverlerin hafızalarında kaldı.

1980-1981 ile 2020-2021 sezonları arasındaki sezonların ikinci haftalarında atılan gol sayıları şöyle:

2019-2020: 28
2018-2019: 23
2017-2018: 31
2016-2017: 29
2015-2016: 24
2014-2015: 19
2013-2014: 25
2012-2013: 26
2011-2012: 26
2010-2011: 18
2009-2010: 29
2008-2009: 18
2007-2008: 24
2006-2007: 19
2005-2006: 18
2004-2005: 20
2003-2004: 23
2002-2003: 27
2001-2002: 34
2000-2001: 28
1999-2000: 19
1998-1999: 29
1997-1998: 27
1996-1997: 21
1995-1996: 28
1994-1995: 35
1993-1994: 24
1992-1993: 31
1991-1992: 23
1990-1991: 18
1989-1990: 19
1988-1989: 31
1987-1988: 24
1986-1987: 19
1985-1986: 21
1984-1985: 18
1983-1984: 18
1982-1983: 20
1981-1982: 22

Uygar Aydın

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara Bakan Ersoy: "Ülkemiz, dünyadaki sayılı büyük ve hızlı üretim kapasitesine sahip konservasyon merkezlerinden birine sahip" Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Türkiye’nin konservasyon ve restorasyon alanında dünyada sayılı ülkeler arasında yer aldığını belirterek, "Bugün ülkemiz, dünyadaki sayılı büyük ve hızlı üretim kapasitesine sahip konservasyon merkezlerinden birine sahiptir" dedi. Bakan Ersoy, Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü bünyesinde faaliyet gösteren Konservasyon Laboratuvarı’nda yürütülen çalışmaları yerinde inceleyerek, son yıllarda yapılan yatırımların Türkiye’yi arkeoloji ve kültürel miras alanında uluslararası ölçekte güçlü bir konuma taşıdığını vurguladı. "Ülkemiz, dünyadaki sayılı büyük ve hızlı üretim kapasitesine sahip konservasyon merkezlerinden birine sahiptir" Konservasyon laboratuvarlarında hem ekip hem de ekipman açısından ciddi yatırımların yapıldığını aktaran Bakan Ersoy, "Bunun somut sonucu olarak, bu merkezlerde bugüne kadar 251 binden fazla eser restore edilerek kültür hayatımıza kazandırıldı. Bugün ülkemiz, dünyadaki sayılı büyük ve hızlı üretim kapasitesine sahip konservasyon merkezlerinden birine sahiptir" ifadelerini kullandı. "Pek çok ülkeden ekipler, eğitim almak için laboratuvarlarımızı tercih ediyor" Türkiye’nin sahip olduğu teknik altyapı ve uzman insan kaynağının birçok ülke tarafından yakından takip edildiğini belirten Ersoy, "Pek çok ülkeden uzman ekipler, eğitim almak ve deneyim paylaşmak için laboratuvarlarımızı tercih ediyor. Bu durum, ülkemizi arkeoloji ve kültürel mirasın korunması alanında uluslararası düzeyde ayrı bir noktaya taşıyor" açıklamalarında bulundu. Ersoy, laboratuvarların yalnızca restorasyon çalışmalarıyla sınırlı kalmadığını, aynı zamanda kültür varlığı kaçakçılığıyla mücadelede de bilimsel veri ve teknik analizlerle kritik bir rol üstlendiğini ifade etti. Konservasyon altyapısına ilişkin bilgiler de paylaşan Bakan Ersoy, Genel Müdürlük bünyesinde 11 aktif laboratuvarın bulunduğunu ve 281 uzman personelle hizmet verildiğini söyledi. Kazılardan çıkan eserlerin, sergilenene kadar birçok bilimsel işlemden geçtiğini aktaran Ersoy, ahşap, taş, metal, bronz ve tekstil gibi farklı malzemeler için ayrı uzman ekiplerin görev yaptığını; müdahale yöntemlerinin laboratuvar analizlerine göre belirlendiğini kaydetti. Bakan Ersoy, tekstil konservasyonu çalışmalarına da değinerek, Mustafa Kemal Atatürk’ün Selanik’teki doğduğu evde sergilenen kişisel eşyalarının da bu laboratuvarda titizlikle korunduğunu hatırlattı. "Atatürk’ün ailesine ait kişisel eşyalar, Cumhuriyet Müzemizde geçici olarak sergilendikten sonra burada bakım ve onarımları yapılarak yeniden Selanik’teki Atatürk Evi’ne gönderildi" diyen Ersoy, laboratuvarların her türlü malzemeye müdahale edebilecek teknik yeterliliğe sahip olduğunu vurguladı. "256 noktada kazı çalışması yürütüyoruz" Geleceğe Miras Projesi kapsamında kazı faaliyetlerinin hızla arttığını kaydeden Ersoy, "Bugün 256 noktada kazı çalışması yürütüyoruz. Artan kazı bütçeleriyle, son 60 yılda yapılan çalışmaları önümüzdeki 4 yıl içinde gerçekleştirmeyi hedefliyoruz. Bu yoğunluk, konservasyon kapasitemizi daha da güçlendirmemizi zorunlu kılıyor" dedi. Bakan Ersoy, sahada ve laboratuvarlarda görev yapan tüm uzmanlara teşekkür ederek, Türkiye’nin kültürel mirasını bilimsel yöntemlerle koruma ve geleceğe aktarma kararlılığının artarak süreceğini ifade etti.