DÜNYA - 16 Temmuz 2025 Çarşamba 23:41 | Son Güncelleme : 16 Temmuz 2025 Çarşamba 23:42

Suriye'nin çağrısı üzerine BM Güvenlik Konseyi'nin yarın toplanması bekleniyor

A
A
A
Suriye'nin çağrısı üzerine BM Güvenlik Konseyi'nin yarın toplanması bekleniyor

Suriye'nin İsrail saldırıları sonrası yaptığı çağrı kapsamında Birleşmiş Milletler (BM) Güvenlik Konseyi'nin yarın toplanması bekleniyor.

Suriye'nin İsrail'in başkent Şam ve Dera kentlerine düzenlediği hava saldırıları sonrası yaptığı çağrının ardından Birleşmiş Milletler (BM) Güvenlik Konseyi toplanma kararı aldı. Diplomatik kaynaklar, BM Güvenlik Konseyi'nin yarın Suriye'deki durumu ele almak üzere acil toplantı yapmasının beklendiğini açıkladı.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Bursa Mimarsinan 2. Etap’ta ilk imzalar atıldı Bursa-Yıldırım Belediyesi tarafından hayata geçirilen ve 160 konut, 19 ticari alan, açık ve kapalı otopark ile parktan oluşacak Mimarsinan 2. Etap Kentsel Dönüşüm Projesi’nde ilk imza atıldı. Yıldırım Belediyesi tarafından yürütülen Mimarsinan 2. Etap Kentsel Dönüşüm Projesi’nin ilk adımı atıldı. Mimarsinan Mahallesi’nde 14 bin metrekarelik alanda hayata geçirilecek proje kapsamında; 30 bina ve 100 bağımsız bölüm yıkılarak, 160 daire, 103 araçlık kapalı otopark, açık otopark ve 555 metrekarelik park yapılacak. Yıldırım Belediyesi tarafından bölgede bulunan 64 hak sahibi ile görüşmeler devam ederken ilk imzalar da atıldı. Proje’nin ilk anlaşması; Yıldırım Belediye Başkanı Oktay Yılmaz ile bölgedeki hak sahibi Ali Kaytan arasında imzalandı. Önce ikna sonra inşa İmar uygulamaları, kurumlar arası iş birliği, insan odaklı projelerle Bursa ve Türkiye’de kentsel dönüşüme örnek olduklarını vurgulayan Yıldırım Belediye Başkanı Oktay Yılmaz, "Bakanlıklarımız ve özel sektör desteği ile ilçemizin bölgesel özelliklerini de göz önünde bulundurarak projeler hazırlıyor ve uyguluyoruz. Bu projelere başlarken temel kıstasımız ise hemşehrilerimizin rızası. Mimarsinan Mahallesi 1. Etap Kentsel Dönüşüm Projesi’ni yüzde 100 uzlaşma ile hayata geçirdik. Yine bu projemizi çok kısa bir sürede tamamladık" dedi. "Bursa bize inanıyor ve güveniyor" Kentsel dönüşümün bir zorunluluk olduğunun altını çizen Başkan Yılmaz, "Kentsel dönüşüm şehrimiz için ülkemiz için zaman kaybetmeden hayata geçirilmeli. Ancak bu zorunluluğu insanlarımız için bir dayatmaya dönüştürmüyoruz. Projelerimizi, hemşehrilerimize anlatıyor, onların sürece aktif olarak katılımını sağlıyoruz. Yine insanlarımıza gerek yapım süresi gerekse kalite noktasında verdiğimiz teminatlara harfi harfine uymaya gayret ediyoruz. Bu yaklaşım da hak sahipleri ile belediyemiz arasında bir güven iklimi oluşturdu. Kentsel dönüşüm deyince tereddüt yaşayan, korkuları olan insanlarımız, artık belediyemize gelerek kendileri dönüşüm talep ediyor. İnsanlarımızın bu güveni ve memnuniyeti kentsel dönüşüm hamlemizdeki en önemli gücümüz. İnsanlara güvenli modern, ulaşılabilir konforlu yaşam alanları oluşturmaya devam edeceğiz" diye konuştu.
İstanbul Wings For Life World Run’da paralimpik sporcular iyilik için koşacak Omurilik felcinin tedavisine yönelik araştırmalara fon sağlayan dünyanın en büyük koşu etkinliği Wings for Life World Run, 10 Mayıs Pazar günü tüm dünyayla aynı anda start alacak. Omurilik felcinin tedavisine yönelik araştırmalara kaynak sağlamak amacıyla düzenlenen Wings for Life World Run için geri sayım devam ediyor. Dünyanın dört bir yanında aynı anda start alınan ve bitiş çizgisi olmayan koşu, 13. kez Türkiye’de düzenlenecek. Koşulara Kerem Kazaz, Hazal Nehir, Bora Altıntaş, Yunus Emre Gültekin, Ege Arseven ve İsmail Can Yerinde’nin yanı sıra paralimpik sporcuların katılımı da etkinliğe ayrı bir anlam katacak. Okçuluk alanında uluslararası arenada Türkiye’yi temsil eden ve başarılara imza atan paralimpik sporcular Öznur Cüre Girdi, Merve Nur Eroğlu, Yiğit Caner Aydın ve Nil Mısır İstanbul’daki koşuya, Büşra Ün ise İzmir’de düzenlenecek koşuya iyilik için destek verecek. Öznur Cüre Girdi: "Sen de Yapabilirsin’ hissini vermek istiyoruz" Paris 2024 Paralimpik Oyunları’nda altın madalya kazanan Öznur Cüre Girdi, "Wings for Life World Run, bu yıl da her adımıyla umuda dönüşecek. Bu yarışta atılacak tüm adımlar birlikte kurduğumuz dayanışmanın en görünür hali olacak. Sporun herkes için erişilebilir olması, biz paralimpik sporcuların en önemli hedeflerinden biri. Bu yarış sayesinde ilham olabilmeyi ve ’sen de yapabilirsin’ hissini verebilmeyi istiyoruz. Eğer bir kişiye bile umut olabiliyorsak, bu bizim için en büyük başarıdır. Sporun birleştirici gücünü daha fazla insana ulaştırmak ve farkındalık oluşturmak hepimizin sorumluluğu" dedi. Büşra Fatma Ün: "Sporun herkes için erişilebilir olduğu bir gelecek hayaliyle koşuyoruz" 2025 Dünya Para Okçuluk Şampiyonası’nda altın madalya kazanan Büşra Fatma Ün ise, "Wings for Life World Run’ın en etkileyici yanı, dünyanın dört bir yanındaki insanların aynı amaç için aynı anda koşması. Bu, sporun sınırları nasıl ortadan kaldırabildiğini çok net gösteriyor. Paralimpik sporcular olarak bizler, sporun hayat değiştiren gücünü birebir yaşıyoruz. Bu koşuda yer almak benim için omurilik felci araştırmalarına katkı sağlamak ve daha kapsayıcı bir dünya için ses olmak anlamına geliyor. Sporun herkes için erişilebilir olduğu bir gelecek hayaliyle koşuyoruz" ifadelerini kullandı.
İstanbul Politik kurgu romanı "Operasyon Altın Kubbe" tanıtıldı Yazar Mehmet Hilmi Aygün’ün kaleme aldığı politik kurgu romanı ‘Operasyon Altın Kubbe’nin tanıtım programı Rami Kütüphanesi’nde gerçekleştirildi. Etkinlikte füze saldırısını konu alan politik gerilim romanının ortaya çıkış süreci ve ele aldığı küresel gelişmeler değerlendirildi. Yazar Mehmet Hilmi Aygün’ün kaleme aldığı ve Türkiye ile uğraşmanın gerilimini merkezine alan politik kurgu romanı "Operasyon Altın Kubbe", Rami Kütüphanesi’nde düzenlenen programla tanıtıldı. Hayat Yayın Grubu tarafından yayımlanan romanın tanıtım programa medya temsilcileri ve davetliler katıldı. Türkiye ile uğraşmanın gerilimini konu alan romanın, günümüz jeopolitiğinde Ortadoğu’da son yollarda yaşanan gerilimlerden ve saldırılardan esinlenerek kaleme alındığı belirtildi. Eserde, son yıllarda Doğu Akdeniz’de artan askeri hareketlilik, Güney Kıbrıs’ta gerçekleştirilen tatbikatlar ve uluslararası açıklamaların bölgesel bir çatışma ihtimalini gündeme getirdiği vurgulandı. Romanın kurgusunda, "Samuel 15:3" kodunun devreye girmesiyle başlayan bir savaş senaryosu ele alınıyor. İsrail’in Ankara’yı hedef alan bir füze saldırısının Türkiye tarafından savaş sebebi sayılmasıyla iki ülke arasında kısa sürede büyük bir askeri çatışmanın başladığı aktarılıyor. Eserde, yerli ve milli savunma sistemlerinin devreye girmesiyle Türkiye’nin hızlı bir şekilde organize olduğu, ülke genelinde seferberlik ilan edildiği ve uzun süredir gizli kalan bir organizasyonun savaşın seyrini değiştirecek hamleler yaptığı ifade ediliyor. İstihbarat operasyonları, askeri stratejiler ve uluslararası diplomasi trafiğinin iç içe geçtiği romanın, politik gerilim türünde dikkat çeken bir eser olarak öne çıktığı kaydedildi. Tanıtım programında katılımcılara kitap hakkında bilgi verilirken, etkinlik imza töreni ve hatıra fotoğrafı çekimiyle sona erdi. "Kitabım bir farkındalık çağrısı" Yazar Mehmet Hilmi Aygün, "Kitabım aslında bir farkındalık çağrısı. Günümüzdeki olaylara baktığımda ufukta yaklaşan olayları insanlara izah etmek istedim. Füze saldırısının nereye varabileceğini, atılacak bir sonraki adımların neleri doğurabileceğini anlattım. Aslında bir savaş var ve bu savaşın adım adım nasıl yaklaştığını, Türkiye’nin buna nasıl reaksiyon verdiğini sonunda da ne olduğunu aktardım. Bunu yaparken de gerçeklikten kopmadan bir kurgu dünyası inşa ettim. Okuyanların çok aksiyonlu, tempolu bir kitapla karşılaşacağını şimdiden söyleyebilirim" dedi. Kitabı yazarken en çok zorlandığı kısımları açıklayan Aygün, "En zorlandığım nokta inançlarında bu işin temellerini anlatmaktı. Bir dinin bu kadar tahrif edilip, insanlık düşmanı, merhametten yoksun olabileceğini düşünmemiştim. Tahrif edilmiş bir inanç sistemine bunun bir insanlık politikası olmuş olması beni çok şaşırttı" ifadelerini kullandı. "Sınırları aşmak kabuğumu kırmak gibiydi" Aygün açıklamasının devamında, "Diğer kitaplarımda çok etik sınır ve ahlaki çerçeve vardı. Bu kitapta ise bu sınırların tamamen aşıldığı bir olayı yazıyoruz. Bu sınırları aşmak kendi kabuğumu kırmak gibiydi. Ayrıca çocuk edebiyatından yetişkin edebiyatına geçiş benim işin daha zordu. Okuyucular kitabı okumadan derin bir nefes alsın, çünkü kitabı çok hızlı okuyacaklar. Okuduktan sonra da biz ne yaşadık diye kendilerine soracaklar" diye konuştu.