ASAYİŞ - 10 Nisan 2008 Perşembe 14:36

Tehdit ve cinayet davasında 3 müebbet

A
A
A
Tehdit ve cinayet davasında 3 müebbet

Öldürülen Ömer Lütfü Topal'ın kızı Elif Lütfiye Topal'ı ölümle tehdit ederek 400 bin dolar istedikleri ve 1 kişiyi öldürdükleri iddiasıyla yargılanan 16 kişiden 3'ü müebbet hapis cezasına çarptırıldı.

İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen duruşmada suç işlemek için kurulan örgütün lideri oluğu iddia edilen Yusuf Kayapınar'ın da aralarında bulunduğu 8 tutuklu sanık hazır bulundu. Duruşmada son savunmasını yapan sanıklardan Kayapınar, hakkındaki suçlamaların yargılamanın yapıldığı 6 yıl boyunca delillendirilemediğini ifade etti. 4 çocuk babası olduğunu söyleyen ve suçlamalarla ilgisi olmadığını iddia eden Kayapınar, tahliyesini talep etti.

Parayı alamayınca tehdit ettiler

Kayapınar'ın liderliğinde suç işlemek için silahlı bir örgüt kurulduğunu ifade eden mahkeme heyeti, bazı sanıkların daha önce yanında çalıştıkları Ömer Lütfi Topal ve adamlarınca işlenen bir cinayet nedeniyle suçu üstlenerek cezaevinde yattıklarını kaydetti. Dosyayı karara bağlayan mahkeme heyeti, bu sanıkların cezaevinden çıktıktan sonra kendilerine vaat edilen parayı alamadıkları için Ömer Lütfi Topal'ın kızı Elif Lütfiye Topal'ı telefonla arayarak ve işyerine gittikleri ve Topal'dan 400 bin dolar istediklerini belirtti. Kararda, paranın ödenmemesi üzerine Mehmet Recep Parlak'ı tehdit edip korkutmak amacıyla Topal'ın işyerinin kurşunlandığı ve bomba atıldığı ifade edilerek, bombanın patlamadığı, Elif Lütfiye Topal'a yönelik yağma suçunun da teşebbüs aşamasında kaldığı anlatıldı. 

Mahkeme kararında, sanıklardan Cengizhan Atakul'un öne sürdüğü alacağını tahsil etmek için diğer sanıklardan yardım istediği kaydedilirken, bazı sanıkların Mustafa Hasanoğlu'nu kaçırdıkları, bu kişinin ters cevaplar vermesi ve serbest bırakılması karşısında yüklü miktarda para verebileceğini, ancak serbest kaldığında bunun hesabını soracağını anlatması üzerine Hasanoğlu'nun öldürüldüğü belirtildi.

Verilen cezalar 

Sanıklardan Metin Aydoğmuş, Kemal Eriş ve Kerim Yenidünya'yı, ''adam öldürmek'' suçundan müebbet hapis cezasına çarptıran mahkeme heyeti, bu kişilere "suç işlemek için kurulan örgüte üye olmak'', ''Ateşli Silahlar Kanununa muhalefet etmek'' ve ''gasp'' suçlarında da 10 yıl 2.5 ay ile 14 yıl 2 ay arasında değişen hapis cezası verdi. Mahkeme heyeti, Yusuf Kayapınar'ı ''suç işlemek için örgüt kurmak'', ''gasp'', ''Ateşli Silahlar Kanununa muhalefet etmek'' ve ''patlayıcı madde atmak'' suçlarından 31 yıl 4 ay 20 gün hapis cezasına çarptırırken, Orhan Korkmaz hakkında da benzer suçlardan 14 yıl 10 ay 25 gün hapis cezasına hükmetti. 

Hasan Hoşgüler'e 12 yıl 11 ay 25 gün, Şeyhmus Yeşilmen'e 10 yıl 2.5 ay, Cengizhan Atakul'a 8 yıl 9 ay, Murat Ersin'e 9 yıl 4.5 ay, Birol Tünel'e 5 yıl 2,5 ay, Aziz Taştan'a 3 yıl 2 ay 10 gün, Çetin Aydoğmuş'a 3 yıl 1.5 ay, Ahmet Taşdemir'e de 15 ay hapis cezası veren mahkeme heyeti, Metin Dindar ve Mehmet Abuş'un beraatına, ölümü nedeniyle Bayram Çal hakkında açılan kamu davasının da düşürülmesine karar verdi. Kararla birlikte Orhan Korkmaz, Murat Ersin, Hasan Hoşgüler ve Şeyhmus Yeşilmen hakkında da
tutuklu kaldıkları süre göz önüne alınarak tahliye kararı çıktı.

Bombalı saldırı düzenlemişlerdi

Eski İstanbul Devlet Güvenlik Mahkemesi (DGM( Cumhuriyet Başsavcılığı'nca hazırlanan iddianamede, Yusuf Kayapınar ile Hasan Hoşgüler'in, çıkar amaçlı suç örgütü kurdukları ve diğer sanıklarla birlikte 28 Nisan 1996 tarihinde Bodrum'da Regal Otel'in sahibi Hikmet Babataş'ın öldürülmesi olayına karıştıkları ifade edilmişti. Sanıkların, bu işin karşılığı olan 400 bin doları almak için merkezi Bakırköy'de bulunan Emperyal İşletmeleri'nin sahibi Elif Lütfiye Topal'ı tehdit ettiklerinin kaydedildiği iddianamede, paranın ödenmesini sağlamak amacıyla 11 Ekim 2002 tarihinde Emperyal İşletmeleri'nin merkezini kurşunladıkları, 10 gün sonra da aynı yere bombalı saldırı düzenledikleri anlatılmıştı.

YUSUF MELİKOĞLU

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Diyarbakır Evde doğum yapan anne ve bebeği, saatler süren çalışmanın ardından kurtarıldı Diyarbakır’da sancısı gelen bir kadın evde doğum gerçekleştirdi. Anne ve bebeği, kar nedeni ile saatler süren çalışmanın ardından kurtarılarak hastaneye kaldırıldı. Diyarbakır’ın Çınar ilçesinde etkili olan yoğun kar yağışı ve tipi, 1 Ocak 2026 günü yaşanan bir doğum vakasında sağlık ekiplerini zamanla yarışan zorlu bir mücadeleye sürükledi. Saat 11.46’da Yeşiltaş Mahallesi’nden gelen doğum ihbarı üzerine Diyarbakır genelinde sağlık birimleri alarma geçti. Sağlık Komuta Kontrol Merkezi koordinasyonunda vakaya 1 kara ambulansı ve 1 UMKE timi olmak üzere toplam 6 sağlık personeli yönlendirildi. Hava ambulansı talebi, olumsuz hava şartları nedeniyle karşılanamazken, karadan ilerleyen ekipler yoğun kar, kapalı yollar ve tipi nedeniyle sık sık durmak zorunda kaldı. Ambulans ekibinin ilerleyememesi üzerine UMKE timi devreye girdi. Sahada ambulansa zincir desteği sağlandı, ancak Aşağı Kırlangıç köyü mevkiinde kar yağışının şiddetlenmesiyle ekipler yeniden mahsur kaldı. Bunun üzerine Çınar Kaymakamlığı ve Büyükşehir Belediyesi ile temasa geçilerek yol açma çalışmaları başlatıldı. Köy halkının traktör desteğiyle ekipler bir süre daha ilerleyebildi. Saatler süren çabanın ardından, yol açma çalışmaları ve saha koordinasyonunun güçlendirilmesiyle UMKE ekibi saat 18.15’te anneye ulaşmayı başardı. Olay yerinde doktor bilgisi dahilinde damar yolu açılarak tıbbi müdahale yapıldı, doğan bebeğin muayenesi gerçekleştirildi. Anne ve bebek, güvenli şekilde ambulans ekiplerine teslim edilerek Çınar 2 No’lu Acil Sağlık Hizmetleri İstasyonu tarafından saat 23.41’de SBÜ Gazi Yaşargil Eğitim ve Araştırma Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum ile Çocuk Hastalıkları Hastanesine nakledildi. Operasyonu yakından takip eden Diyarbakır İl Sağlık Müdürü Uzm. Dr. Emre Asiltürk, zorlu süreçte görev alan UMKE Ekip Sorumlusu Salih Bülbül’e, ekibi adına gösterdiği özverili çalışmalardan dolayı teşekkür etti. Asiltürk, "Zorlu kış şartlarına ve saatler süren ulaşım güçlüklerine rağmen ekiplerimiz büyük bir koordinasyon ve özveriyle görevlerini yerine getirdi. UMKE, 112 acil sağlık ekiplerimiz ve vatandaşlarımızın desteğiyle anne ve bebeğimiz güvenli şekilde sağlık tesisimize ulaştırıldı. Diyarbakır’da vatandaşlarımızın sağlık hizmetine erişimi için her şartta sahadayız. Bu süreçte görev yapan tüm sağlık personelimize teşekkür ediyorum’’ dedi.
Düzce Tropikal misafirler kar yağışını görünce mest oldu Düzce’yi etkisi altına alan kar yağışı, kentin en uzak misafirlerine unutulmaz anlar yaşattı. Sri Lanka ve Ruanda gibi tropikal iklim ülkelerinden eğitim için kente gelen öğrenciler, hayatlarında ilk kez gördükleri kar karşısında şaşkınlıklarını gizleyemedi. Kent genelinde etkisini sürdüren yağışla birlikte kar kalınlığı şehir merkezinde 20, Konuralp ve Bahçeşehir bölgelerinde ise 40 santimetreye ulaştı. Kar yağışı, çocuklar kadar memleketlerinden binlerce kilometre uzaktaki üniversite öğrencilerini de mutlu etti. "Burada ilk defa kar görüyorum" Düzce Üniversitesi Hemşirelik Bölümü öğrencisi Sri Lankalı Mohoummead Ayizea, ülkesinin tropikal iklim kuşağında yer alması nedeniyle daha önce hiç kar görmediğini söyledi. Yağışın tadını çıkardığını belirten Ayizea, "Sri Lankalı olarak biz orada kar görmüyoruz. Tropikal olduğu için hava hep güneşli. En fazla yağmur yağıyor. Burada ilk defa kar görüyorum ve her gördüğümde çok heyecanlanıyorum. Karın tadını en güzel şekilde çıkartmaya çalışıyorum" dedi. "Bizim hayallerimizi yaşıyorsun" Ülkesinde kar yağışını hep televizyondan izlediğini belirten Ayizea, şöyle konuştu: "Kar yağışını hep filmlerde görüyorduk. Karlı günleri filmlerde gördüğümüz gibi burada da aynı şekilde kendimiz yaşadık. Arkadaşlarıma ve aileme kar görüntülerini çekip gönderiyorum, onlar da çok seviniyorlar. Karlı havalar, bembeyaz zeminler Sri Lankalılar için bir hayaldir. Kar görmeleri, birbirleriyle kartopu oynamaları hepsi onlar için hayal. Bana ’Bizim hayallerimizi yaşıyorsun’ diyorlar." Kar yağışı Ruanda’dan gelen öğrenciyi korkuttu Ruanda’dan gelen Receaip Moukizzia da eğitim için bir yıldır Türkiye’de bulunduğunu anlattı. Karla ilk karşılaştığında şaşkınlık yaşadığını ifade eden Moukizzia, "Türkiye’ye gelince çok mutlu oldum, şimdilik her şey yolunda. Afrika’da kar yağmıyor. Burada kar görünce hem şaşırdım hem korktum. Çok soğuk olduğu için korktum, soğuktan korkmuştum ama şimdi alıştım" ifadelerini kullandı. Millet Bahçesi’nde Türk arkadaşlarıyla bir araya gelen öğrenciler, kar topu oynayıp hatıra fotoğrafı çektirerek keyifli vakit geçirdi.