TEKNOLOJİ - 07 Kasım 2020 Cumartesi 11:27

TEKNOFEST’te birincilik getirdi, dünyada örneği yok

A
A
A
TEKNOFEST’te birincilik getirdi, dünyada örneği yok

Sincan Şehit Abdullah Büyüksoy Bilim ve Sanat Merkezi ortaokul öğrencileri, görme engellilerde renk algısı oluşturacak önemli bir projeye imza attı. Dünya’nın en büyük Uzay ve Teknoloji Festivali "TEKNOFEST 2020’de birincilik ödülü alan projelerini evrensel boyuta taşımak isteyen geleceğin bilim insanları, Braille Alfabesine uzantı olabilecek renk pikselleri hazırladı.

Türkiye Teknoloji Takımı Vakfı (T3 Vakfı) ile Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı yürütücülüğünde, bu yıl Gaziantep’te düzenlenen TEKNOFEST 2020'ye katılan Sincan Şehit Abdullah Büyüksoy Bilim ve Sanat Merkezinin Ortaokul öğrencileri, 'İnsanlık Yararına Teknoloji Sosyal İnovasyon' kategorisinde hazırladıkları projeyle birincilik kazandı.

Görme engelli bireylerin renklerle bağ kurmasını sağlayacak önemli bir proje hazırlayan Piksel Mühendisleri Takımı, Braille alfabesine uzantı olabilecek renk kodları oluşturmayı başardı.

Teknoloji Tasarım öğretmeni Melike Güler Okur danışmanlığında; Ebrar Gökçe Kızılgül ve Emir Sağdıç tarafından hazırlanan ‘Braille Kodlu Renk Pikselleri‘ Projesiyle görme engellerin bir çok alanda eksikliğini hissettiği renk algısının ortadan kaldırılması hedefleniyor. Günümüzde bazı dijital uygulamalar görme engelli bireyleri renkler konusunda bilgilendirebiliyor ancak proje evrensel boyut kazandığında dünyanın dört bir yanındaki görme engelliler, sadece renk alfabesini kullanarak hiç bir şeye ihtiyaç duymadan renkler hakkında bilgi sahibi olabilecek. İlk aşamada 8 ana renk ile start verilen proje sanattan eğitim müfredatına, yaşamın farklı bir çok alanına entegre edilebilecek şekilde tasarlandı.

TEKNOFEST’te birincilik getirdi, dünyada örneği yok

"Gerçekleştirdiğimiz bu projeyle, renk kodları sayesinde görme engelli bireyler kimseye ihtiyaç duymadan renkleri ayırt edebilecek”

Proje piksellerle hazırlandığı için kendilerine Piksel Mühendisleri ismi verdiklerini belirten 11 yaşındaki Emir Sağdıç, "Öğretmenimiz bize, ‘Teknofest ile ilgili bir projeye katılalım’ dedi. Biz de, ‘Olur’ diyerek çalışmalara başladık. Bir şeyler başarmaya başlayınca çok eğlendiğimizi de anladık. Öncelikle Tinkercad programın ı kullanarak çizimlerimizi yaptık, küplerimizin. Kalibrasyon küplerinin üzerine kod oluşturarak küplerimizin üzerine bastık. Daha sonra küplerimizi görme engelli bireyimize tanıttık. Görme engelli bireyimiz, ‘Kodlar çok yüksek olmuş, ellerimle algılayamıyorum’ dedi. Aldığımız dönütle kodların yüksekliğini azalttık. Bu sefer de kalibrasyon küplerinin çok uzun olduğunu söyledi. Biz de 1X1 ölçülerinde küpleri oluşturduk. Görme engelli bireyimiz bu defa da ellerinin çok büyük olduğunu ve küplerin çok küçüldüğünü bize ifade etti. Bu sayede de en son haline getirdik projemizi. Gerçekleştirdiğimiz bu projeyle, renk kodları sayesinde görme engelli bireyler kimseye ihtiyaç duymadan renkleri ayırt edebilecek. Çalışmalarım sırasında görme engelli bireylerin renk algısının olmadığını fark ettim. Görme engelli birey, bir kıyafet alırken hangi renkte olduğunu merak ediyor. Alışveriş sırasında herkese soruyor, bazı insanlar da görme engelli bireylerin sorduğu sorular karşısında tersliyor. Bu çok kötü bir duygu ve çok kötü bir his. Bu yüzden biz, bu projenin daha fazla yaygın olmasını istiyoruz. Bu proje sayesinde renk kodlarını akla gelebilecek her ürüne basabilirler. En ufak bir masaya bu kodları bastığınızda bile, görme engelli birey masanın rengini algılayabilecek” dedi.

Milli Eğitim Bakanı Selçuk Projeye imzasını attı

Projenin amacına ilişkin konuşan Ebrar Gökçe Kızılgül ise “Bu projede insanlara faydalı olacak bir şey üretmeye çabaladık. Öncelikle kendimizi bir yerde tanıtmak daha sonra farklı yerlerde projeyi, evrensel bir düzeye getirmeyi amaçladık. Biz dünyada ilkiz. Bir sürü farklı araştırmalar yaptık. Bütün kaynaklara baktık, bizimkine benziyor mu diye. Görme engelli bireylere yönelik bu tür bir projeye hiç rastlamadık. Yarışma gününde görevliler bize ‘En İyi Sunum Ödülü’nü kazandığımızı söyledi. Bir sevinç yaşadık ama sonra biraz düşününce başka bir alanda başarı gösteremediğimiz için bize bu ödülü verdiklerini düşündük. Projeyle de birinci olduğumuz açıklanınca; sevinç, coşku, heyecan duygularını bir arada yaşadık. Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk, yarışma günü tüm stantları gezerek projeleri inceliyordu. Bizim standımıza geldiğinde biz de kendisine özetledik projemizi. Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk, ‘Bu çok iyi bir proje. İnşallah daha iyi yerlere gelirsiniz. Ben buna imzamı atayım’ dedi ve projemize imzasını attı. Projemizi, daha iyi yerlere getirmek daha iyi amaçlara hizmet etmek için uğraşacağız. Bizim amacımız, ulaşılabilir ve evrensel olmasını sağlamak. Herkesin empati yapması gerekiyor. Ben empati yaparak anladım. Biz bu projeyi merak ederek, araştırarak yaptık. Yaşıtlarıma tavsiyem, merak etmekten korkmasınlar, kitaplardan, internetten sürekli araştırsınlar” diye konuştu.

TEKNOFEST’te birincilik getirdi, dünyada örneği yok

Projenin danışmanlığını üstlenen Sincan Şehit Abdullah Büyüksoy Bilim Sanat Merkezi Teknoloji ve Tasarım Öğretmeni Melike Güler Okur, projenin hikayesini şu ifadelerle paylaştı:

“Mitat Enç Görme Engelliler Okulu’na bir proje gezisinde bulunduk. Bu gezi sırasında kullandıkları dokunsal materyalleri keşfetme imkanımız oldu. Dokunsal materyalleri incelediğimizde renk ayrıntısının olmadığını fark ettik. Dokunsal materyaller görme engelli bireylerin eğitiminde çok sık kullanılıyor. Bu eksiklikten yola çıkarak bu projeyi oluşturduk. Kendimiz Braille alfabesi gibi bir renk alfabesi oluşturduk. Her bir renk için farklı kod belirttik ve bu kodları Tinkercad programında işledik. Bunları daha sonra 3D yazıcıda üreterek projeye başladık. Görme engelli birey daha öncesinde kirazı hatlarıyla dokunsan bir şekilde algılayabiliyordu. Biz oluşturduğumuz küplerle görme engelli bireye, kirazın yuvarlak hatlarının kırmızı renkte olduğunu anlatabiliyor, sapının siyah renkli olduğunu ve yaprağının yeşil olduğunu anlatabiliyoruz" ifadelerini kullandı.

Piksel Mühendisleri Takımı, birincilik ödülünü, İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’dan aldı.

Hülya Keklik - Emin Kuvat - Yunus Özkan
 

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Muğla "Yemek yapmadı" diyerek eşini darp edip ölümüne sebep olan sanığa 14 yıl hapis Muğla’nın Köyceğiz ilçesinde, eşini darp ederek ölümüne neden olan Yunus Korkut’un yargılandığı davada karar çıktı. Mahkeme, sanığa, ’eşe karşı kasten yaralama sonucu ölüme neden olma’ suçundan indirim uygulamaksızın 14 yıl hapis cezası verdi. Köyceğiz ilçesinde 22 Ocak 2025 tarihinde meydana gelen ve Türkiye kamuoyunda geniş yankı uyandıran Ummuhan Korkut cinayeti davasında bugün karar celsesi görüldü. Muğla 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen 3. duruşmada, eşini darp ederek hayatını kaybetmesine neden olan tutuklu sanık Yunus Korkut’un cezası belli oldu. Mahkeme heyeti, toplanan deliller ve Adli Tıp Kurumu raporları doğrultusunda sanık Yunus Korkut’u, ’eşe karşı kasten yaralama sonucu ölüme neden olma’ suçundan 14 yıl hapis cezasına çarptırdı. Kararda, suçun işleniş şekli ve sanığın kastının yoğunluğu göz önüne alınarak takdiri indirim uygulanmamasına hükmedildi. Olay tarihinde 25 yaşında olan Ummuhan Korkut, eşi tarafından darp edildikten sonra hastaneye kaldırılmış, beyin kanaması teşhisiyle ameliyata alınmış ancak 6 gün süren yaşam mücadelesini kaybetmişti. Sanık Yunus Korkut’un yargılama sürecinde öne sürdüğü "sadakatsizlik" iddiaları, yapılan HTS incelemeleriyle çürütülmüştü. Bahsi geçen telefon numarasının bir operatör yönlendirme hattı olduğu tespit edilmişti. Mahkeme, verilen ceza miktarı ve kaçma şüphesini gerekçe göstererek Yunus Korkut’un tutukluluk halinin devamına karar verdi. Ayrıca sanığın, yaklaşık 66 bin TL tutarındaki yargılama giderlerini ödemesine hükmedildi. Ummuhan Korkut’un aile avukatı Perihan Ceviz Turasay kararı istinafa taşıyacaklarını belirterek, "Bugün takip ettiğimiz Umman Korkut dosyasında karar çıktı. Sanık eşe karşı ölüm neticesine sebebiyet veren kasten yaralama suçundan cezalandırıldı. 14 yıl hapis cezasıyla cezalandırıldı. Cezada herhangi bir takdiri indirim yapılmadı. Sanığın savunmalarına itibar edilmedi aldatma iddiaları ve yemek yapmadığının haksız tahrik gerekçesi olduğu iddialarına. Dolayısıyla herhangi bir indirim yapılmadı alt sınırdan uzaklaşılarak 14 yıl hapis cezası tayin edildi. Bizler ilk aşamadan itibaren ısrarla söylüyoruz, bu bir kasten yaralama dosyası değil. Bu, neticesi öngörülememiş bir eylem neticesinde oluşan bir ölüm değil. Dolayısıyla bizim burada kesinlikle Ummuhan’ın kasten bir şekilde sanık tarafından öldürüldüğü noktasındaki beyanlarımız istikrarla devam edecek. Dolayısıyla bizler burada neticesi sebebiyle ağırlaşmış bir yaralama suçundan yapılan değerlendirmeyi asla kabul etmiyoruz. Kararı bu yönüyle istinaf edeceğiz. Mahkeme haksız tahrik indirimi uygulamadı. Sanığın bu yöndeki savunmalarına itibar etmedi. Ancak bizler çeşitli söylemlerimizle kadını ev içi emek yükümlüsü haline getiren kadının yemek yapmasını kadına bir yükümlülük olarak yükleyen söylemlerimizle bugün faile cesaret verdik. Failin bu gerekçeyi kendisine açıkça haksız tahrik indirimi uygulanmasına yönelik kullanmasına biz de zemin hazırladık toplum olarak. Dolayısıyla bu dosya kapsamında net bir şekilde şunu söyleyebiliriz. Bizler toplumsal cinsiyet eşitliği ilkeleriyle yaşamak zorundayız. Kadınların öldürülmemesi için bunu yapmak zorundayız. Yine cezasızlık politikasının işlememesi, caydırıcılığın gerçekleşmesi için de bu tarz kararlarla değil kadının öldürülmesinin açıkça kast edildiği bu dosyada eşe karşı, kadına karşı kastan öldürme suçundan indirimsiz bir ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası kararıyla karşılaşmak isterdik. Ancak karar bu şekilde oldu. Bizler kararı suç vasfı yönüyle istinafa taşıyacağız" dedi. Ummuhan Korkut’un annesi Ayşe Bilen ise "En ağır cezayı almasını istiyorum" diye konuştu.
Konya Meram’da bir nesil doğa eğitimleriyle büyüyor; ‘MEGA Doğa Okulu’nda bir eğitim yılı daha tamamlandı’ Konya’nın merkez Meram İlçe Belediyesinin mega projesi Meram Gelişim Akademisi (MEGA) kapsamında ilkokul 3. sınıf öğrencilerine verilen ‘Doğa Okulu 2025-2026 Dönemi’ tamamlandı. Yıl boyunca Meram genelindeki tüm ilkokul üçüncü sınıf öğrencilerinin katıldığı eğitim programı, çocuklara doğayla iç içe, eğlendirici, öğretici ve unutulmaz bir deneyim sundu. Meram Belediyesi tarafından Meram Gelişim Akademisi (MEGA) kapsamında ilkokul 3. sınıf öğrencilerine yönelik gerçekleştirilen ‘KOP Doğa Okulu’ eğitimlerinde 2025-2026 dönemi tamamlandı. Yıl boyunca Meram genelindeki tüm ilkokul üçüncü sınıf öğrencilerinin katıldığı eğitim programı, çocuklara doğayla iç içe, eğlendirici, öğretici ve kolay kolay unutamayacakları bir eğitim programı sundu. Doğa Okulu’nda her şey var; eğitim, eğlence, spor ve doğa Doğa Okulu’nda yıl boyunca verilen eğitimlerde öğrenciler, güne Dutlu Millet Bahçesi’nde gerçekleştirilen spor etkinlikleriyle başladı. Fiziksel aktivitelerin ardından çeşitli oyunlarla eğlenen çocuklar, günün ilerleyen saatlerinde Meram Belediyesi Gençlik ve Spor Hizmetleri Müdürlüğü eğitmenleri tarafından verilen teorik eğitimlerle doğa bilinci kazandı. Program kapsamında Meram Belediyespor İzci Kulübü lideri Hakan Uğurluabacı da öğrencilere doğa hakkında önemli bilgiler aktararak onların çevreye duyarlılıklarını artırdı. Teorik ve pratik eğitimler bir arada Eğitimin en dikkat çekici bölümlerinden biri ise uygulamalı etkinlikler oldu. Öğrenciler doğa yürüyüşüne çıkarak çevreyi yakından tanıma fırsatı buldu. Doğanın korunması, sürdürülebilir yaşam ve çevre bilinci gibi konularda bilgilendirilen çocuklar, aynı zamanda toprakla birebir temas kurdu. Çapa ile toprak kazıp tohum eken öğrenciler, ektikleri tohumlara can suyu vererek üretmenin ve doğaya katkı sağlamanın mutluluğunu yaşadı. Program, geleneksel okçuluk eğitimi ile tamamlanarak öğrencilere farklı bir deneyim daha kazandırdı. Çocuklar en çok da ‘doğa sevgisini’ öğrendi Doğa Okulu, çocukların sadece bilgi edinmelerini değil; aynı zamanda doğayı hissederek öğrenmelerini sağladı. Bu eğitimler sayesinde öğrenciler, doğayla bağ kurmayı, çevreyi korumanın önemini kavramayı ve sürdürülebilir yaşam alışkanlıkları geliştirmeyi öğrendi. Küçük yaşta kazanılan bu bilinç, onların gelecekte daha duyarlı bireyler olmalarına önemli katkı sunacak. Meram Belediyesi, önümüzdeki eğitim dönemlerinde de çocukları Doğa Okulu gibi hayatın içinden eğitimlerle buluşturmaya ve onların gelişimine katkı sunmaya devam edecek. "Gelecek yıl yeniden buluşmak üzere" Meram Belediye Başkanı Mustafa Kavuş da Doğa Okulu eğitimlerinin sona ermesi dolayısıyla yaptığı açıklamada, okulun çocukların gelişiminde önemli bir rol üstlendiğini hatırlatarak; "Çocuklarımızın doğayı tanıyan, seven ve koruyan bireyler olarak yetişmesi bizim için büyük önem taşıyor. Doğa Okulu’nda geçirdikleri bu kıymetli zamanın onların hayatlarında kalıcı izler bırakacağına inanıyorum. Önümüzdeki eğitim yılında yeniden buluşmak üzere" diye konuştu.
İstanbul Türk Kızılay Genel Başkanı Yılmaz: "Bizim milletimiz son 2 senedir kendi ülkesine yaptığı bağıştan daha fazlasını Gazze’ye yapıyor" Türk Kızılay, Kurban Bayramı’nın bereketini ihtiyaç sahiplerinin sofralarına ulaştırmak için bu yıl da vekaletle kurban kesim kampanyasını başlattı. Konuşma yapan Türk Kızılay Genel Başkanı Prof. Dr. Fatma Meriç Yılmaz, "Bizim milletimizde son 2 senedir aslında yurt içinde kendi ülkesine yaptığı bağıştan daha fazlasını Gazze’ye yapıyor" dedi. Türk Kızılay, Kurban Bayramı’nın bereketini ihtiyaç sahiplerinin sofralarına ulaştırmak için bu yıl da vekaletle kurban kesim kampanyasını başlattı. "Kurban Bereketini Yıl Boyu Yaşatıyorsan Hilal Olsun Türkiye" sloganıyla dayanışmayı büyüten Kızılay, Türkiye ve Gazze başta olmak üzere 33 ülkede milyonlarca insana ulaşmayı hedefliyor. Kampanya, Türk Kızılay’ının Kısıklı’daki ofisinde yapılan basın toplantısında tanıtıldı. "Toplam 168 bin 584 hisseyi Türkiye dahil 25 ülkede gerçekleştirmiş olduk" Türk Kızılay Genel Başkanı Prof. Dr. Fatma Meriç Yılmaz, 2025 yılında Türkiye dahil 25 ülkede kurban kesim ve dağıtım operasyonlarını gerçekleştirdiklerini söyleyerek, "168 bin 584 vekalet sahibi adına kurban kesimi yapıldı. Bunların 21 bin 504 hissesi Gazze için, 137 bin 350 tanesi yurt dışı, 9 bin 730 tanesi ise yurt içi olarak gerçekleştirilmiş oldu ve tüm bu operasyonlarla geçen sene 2025 yılında kurban döneminde 4 milyon 529 bin 644 kişinin sofrasına kurban bereketini çeşitli şekillerde ulaştırmış olduk. 81 ilde 81 aşevi projemiz de zaten bu vurgunun ve bu hedefin de bir ifadesi. Aşevlerinden sıcak yemek yardımı yoluyla 44 bin kişiye ulaştırdık 2025 yılı boyunca. Konservelere çevirerek bu konserveler yoluyla 122 bin kişiye ulaşıldı. Yurt dışında 3.5 milyona yakın kişiye aslında kurban operasyonlarında ulaştık. Ve Gazze’de de 929 bin 600 kişiye bu konservelerin her birini çok zor şartlarda da olsa Gazze’nin içine girdirebilmek vasıtasıyla ulaştırabilmiş olduk. 2025 senesinde hangi ülkelerde kurban hissesi kestiğimizi ifade ediyor. Bunların içinde her zaman söylediğimiz gibi gönül coğrafyamız olan delegasyonlarımızın olduğu yerler var. Bunların içinde Afrika’da başta olmak üzere çok ihtiyaç sahibi ülkeler var. Bunların içinde hepimizin gönlünü hala bir tarafını o tarafta bırakan Gazze var. Toplam 168 bin 584 hisseyi Türkiye dahil 25 ülkede gerçekleştirmiş olduk" ifadelerini kullandı. "Biz Gazze’yi kendimizden ayırmıyoruz bunu hep söyledik" Konserve haline döndürülen etlerin en az 24 ay hatta 3 sene dayanıklı bir şekilde oda sıcaklığında saklanabilmesine dikkat çeken Meriç şunları söyledi: "Yıl boyunca çeşitli vesilelerle hem yurt içinde hem de Gazze’de kurban konservesi olarak dağıtabilmemize imkan sağlamış oluyor. Bu sene biraz ülke sayısını arttırdık. Bu gelen istekler yapılan analizler sonucu gerçekleştiriliyor. Operasyon kapasitesini arttırmayı gerektiriyor. Bu hazırlığımız şu anda 31 ülke şeklinde yapılmış durumda. Geçen sene 25’ti bir 6 ülke eklenmiş oldu. Filistin Gazze’de ise sadece dağıtım planladık. Biliyorsunuz son 2 senedir bunu gerçekleştiriyoruz. Üçüncü sene yine aynı şekilde yapacağız. Biz Gazze’yi kendimizden ayırmıyoruz bunu hep söyledik. Aslında rakamlara baktığımız zaman 2025 yılı rakamlarına biz Gazze’nin konservelerini Türkiye’de kesiyoruz. Bunun sebebi ne zaman açılıp ne zaman kapanacağı belli olmayan bir kapı. İçeriye girdiğiniz zaman buzdolabı imkanının olmadığı bir ortam. Saklama şartlarının sıkıntılı olabileceği bir ortam ve sonuçta bu etlerde herhangi bir enfeksiyon sıkıntısı olduğu zaman siz fayda sağlamaya çalışırken onların saklama şartlarını sağlayamaması nedeniyle bile olsa vicdan azabına dönebilir. Bizim milletimizde son 2 senedir aslında yurt içinde kendi ülkesine yaptığı bağıştan daha fazlasını Gazze’ye yapıyor. Elbette ki daha kontrollü, daha zor, daha kritik, biraz daha maliyetli bir operasyon. Ama biz Gazze’deki bu konserveleri son 2 yılın içinde Gazze’de yaşayan her iki kişiye bir konserve düşecek şekilde ulaştırmayı başarmış durumdayız. Bu bizler için son derece önemli. Burada 31 ülkede dediğimiz gibi bazılarını yurt dışında keseceğiz. Gazze’yi yurt içinde kesip Gazze’de dağıtacağız. Yurt dışında yapılan operasyonlarda kesimi yapıp kurban bayramı boyunca taze et olarak dağıtmayı tercih ediyoruz." "Bu sene 4 bölgede 31 ülkede yurt dışında kesimi sağlamış olacağız" Kurbanda Kızılay modelinin vekaletini, emanetini Kızılay’a verecekler için şeffaf bir şekilde paylaşılmasının son derece önemli olduğunu aktaran Meriç, "Kesim sonrasında da yine SMS ve e-posta şeklinde vekalet sahibine kurban kesiminiz gerçekleşmiştir mesajını göndermiş oluyoruz. Yurt dışında 31 ülkeden bahsetmiştik, bu sene biraz daha arttırdık demiştik. Burada 4 bölge Ortadoğu, Balkanlar, Asya ve Afrika. Afrika biraz daha her seferinde çoğunlukta oluyor. Çünkü Afrika bölgesi gerçekten orada bizim gelip kurbanı satın alıp kesmemizi bekleyen üreticiler dahi aslında orada bir bundan kazanım sağlıyorlar. Kurbanlara bakıyorlar, bir sene boyunca biz geliyoruz, o kurbanları satın alıyoruz, et olarak dağıtıyoruz. Çokça ihtiyacı olan ve ne zaman gelecekler diye beklenen coğrafyalar bunlar. Bunun dışında yine Ortadoğu’dan Asya’ya, Balkanlara kadar bu sene 4 bölgede 31 ülkede yurt dışında kesimi sağlamış olacağız. Kesim sonrasında da yine SMS ve e-posta şeklinde vekalet sahibine kurban kesiminiz gerçekleşmiştir mesajını göndermiş oluyoruz." şeklinde konuştu. Meriç, "Yurt dışında 31 ülkeden bahsetmiştik, bu sene biraz daha arttırdık demiştik. Burada 4 bölge Ortadoğu, Balkanlar, Asya ve Afrika. Afrika biraz daha her seferinde çoğunlukta oluyor. Çünkü Afrika bölgesi gerçekten orada bizim gelip kurbanı satın alıp kesmemizi bekleyen üreticiler dahi aslında orada bir bundan kazanım sağlıyorlar. Kurbanlara bakıyorlar, bir sene boyunca biz geliyoruz, o kurbanları satın alıyoruz, et olarak dağıtıyoruz. Çokça ihtiyacı olan ve ne zaman gelecekler diye beklenen coğrafyalar bunlar. Bunun dışında yine Ortadoğu’dan Asya’ya, Balkanlara kadar bu sene 4 bölgede 31 ülkede yurt dışında kesimi sağlamış olacağız" dedi. "Bu sene kurban bedelimiz yurt içi Filistin-Gazze ortak 17 bin 250 lira. Yurt dışında ise 6 bin 350 lira olarak belirlenmiş oldu" Vekalet vermek için yöntem ve kaynakları da anlatan Meriç, "kızılay.org.tr bizim ana internet sitemiz. Oradan aslında her türlü hem faaliyetimize ulaşmak hem de bağış konusunda yönlendirmeleri almak mümkün. Keza mobil bağış uygulamamızı telefonumuza indirdiğimiz zaman orada da, ki biz bağışlarımızın sadece kurbanda değil, normal zamanda da bağışlarımızı farklı kategorilere bölüyoruz. Ve birçoğu da bize şartlı bağış şeklinde geliyor. Filistin’e göndereceğimiz kurbanda, Filistin’e göndereceğimiz bağışta aslında bağışçılarımızın tercih doğrultusunda belirleniyor. Yine tüm bankalardan bu bağışı yapmak, kurban bağışını yapmak mümkün. İnternet ve mobil bankacılığı bu anlamda kullanmak mümkün. 168 bağış hattımızı telefonla aramak mümkün. Yine yüz yüze yapalım, bir de çay kahve içelim, hasbihal edelim dersek şube ve temsilciliklerimiz Türkiye’nin dört bir yenin yanında beş yüze ulaşan noktada bağışlarımızı bekliyor olacak. Ve tabii ki aslında bütün bu toplantılarda her sene en önemli slaytımız bu oluyor, fiyat açıklama konusu. Bu sene kurban bedelimiz yurt içi Filistin-Gazze ortak 17 bin 250 lira. Yurt dışında ise 6 bin 350 lira olarak belirlenmiş oldu. Bunu yine geçen sene olduğu gibi iki ila dört taksite de bölebiliyor durumda olacak bağışçılarımız. Burada Filistin-Gazze’de Filistin’e gönderme, konserveleme gibi ek masrafları da kendimiz Kızılay’ın bütçesinden yapacak şekilde Filistin’e en doğru kaynağı ulaştırabilmenin çabası içindeyiz. Ben bu şekilde bu seneki kurban kampanyamızı başlatmış oluyoruz. Kurban bereketini yıl boyu yaşatıyorsan hilal olsun Türkiye demek istiyoruz" ifadelerini kullandı.
Samsun Samsun’da sanayi istihdamı yüzde 72 artışla 17 bin 250’ye ulaştı Samsun Valiliği öncülüğünde, Milli Teknoloji Hamlesi hedefleri doğrultusunda bilim, sanayi ve teknoloji temelli kalkınmaya ağırlık verilen Samsun’da, organize sanayi bölgelerinde istihdam önemli bir artış gösterdi. 2023 yılında OSB’lerde 10 bin 38 olan çalışan sayısı, bugün itibarıyla parsel tahsisi yapılan 361 firmadan üretime geçen 246’sında sağlanan büyümeyle birlikte yüzde 72 artarak 17 bin 250’ye yükseldi. Karadeniz’in ve Kuzey Anadolu’nun incisi Samsun, ekonomisiyle, teknolojisiyle ve insan kaynağıyla Türkiye Yüzyılı’na önemli katkılar sağlamaya devam ederken; Sanayi ve Teknoloji İl Müdürlüğü de Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’nın 2024-2028 Stratejik Planı’nda belirtmiş olduğu bilim, teknoloji ve inovasyona dayalı; rekabetçi, sürdürülebilir, küresel çapta yönlendirici, yerli ve milli bir sanayi yapısı ile dijital ekonomi oluşturmak misyonuyla ve teknolojisiyle öncü, sanayisiyle güçlü bir Türkiye ve Samsun vizyonuyla yürüttüğü çalışmalarını bakanlığın destekleriyle, valilik koordinasyonunda sürdürüyor. Samsun Valiliği’nden konu hakkında yapılan açıklamada, "Sanayi ve ticarette Kuzeyin ve Karadeniz Bölgesi’nin üretim merkezi konumunda bulunan Samsun’umuz, 2023 yılında kurulan Terme OSB ve 2025 yılında kurulan Yakakent Su Ürünleri İşleme İhtisas OSB ile birlikte 7’si faal olmak üzere toplam 11 Organize Sanayi Bölgesiyle bu konumunu daha da güçlendirmiştir. 2023 yılında 11 bin 520 dekar olan toplam OSB alanı, yüzde 99 artışla 22 bin 870 dekara çıkarılmıştır. OSB’lerimizde 2023 yılında 10.038 olan çalışan sayısı, bugün itibariyle parsel tahsisi yapılan 361 firmadan üretime geçen 246 firmada yüzde 72 artışla yaklaşık 17.250’ye ulaşmıştır. Son 2 yılda 127 firmaya tahsis edilen 136 parselde 3 bin 675 dekar alan ve diğer parsellerin de tahsis edilerek yatırımların tamamlanmasıyla istihdamın yaklaşık 35 bine çıkacağı öngörülmektedir" denildi. "İlimizde bulunan iki özel endüstri bölgesinden Etibakır Anonim Şirketi bünyesindeki 241 hektarlık Etibakır Anonim Şirketi Özel Endüstri Bölgesi Tekkeköy ilçemizde 1 Şubat 2025 tarihli Resmî Gazete kararıyla ilan edilmiş olup, üretim faaliyetleri devam etmektedir" bilgisi verilen açıklamada şu ifadeler de yer aldı: "Resmi Gazete kararıyla ilan edilen, Türkiye’nin ilk yerli ve milli İnsansız Hava Araçlarını üreten dünya markası BAYKAR’a ait Tekkeköy ilçemizdeki 400 dönümlük özel endüstri bölgesindeki yeni üretim üssünün çalışmaları da devam etmektedir. MKE’nin 2 milyar liralık yatırımla savunma sanayisi üretim merkezine dönüştüreceği ve Türk Silahlı Kuvvetleri’mizin ihtiyaç duyduğu stratejik ürünleri yerli imkanlarla üreteceği 4 bin dönümlük Samsun Üretim Kampüsü’nde çalışmalar hızla devam etmektedir. OSB’lerimizin altyapısını güçlendirmek ve yatırımcılarımız için daha cazip hale getirmek amacıyla Meslek Lisesi ve MESEM kurulum çalışmaları dahil olmak üzere çok yönlü alt ve üst yapı çalışmaları yürütülmektedir. Samsun Lojistik Merkezi’nin Anadolu’yu Karadeniz’e bağlayan demiryolu hattına bağlantısı için yürütülen çalışmalar da hızla devam etmektedir. Havza OSB’de, Ulaştırma Bakanlığımızın destekleriyle TCDD Genel Müdürlüğü tarafından 2,7 km uzunluğunda iltisak hattı ve 2 adet yaklaşık 500 metre uzunluğunda yükleme yolu yapılmasıyla ilgili projenin 2026 yılı içerisinde tamamlanması planlanmaktadır. OKA ile Samsun Merkez OSB tarafından yürütülen bölgesel ölçekli Karadeniz Teknoloji Vadisi (Teknopark) çalışmaları devam etmektedir. Sanayi ve Teknoloji Bakanımız Mehmet Fatih Kacır tarafından açıklanan Sanayi Alanları Master Planı’nın ilk fazında, Samsun-Mersin hattında yer alan illerde Mega Endüstriyel Bölgeler oluşturma projesiyle de demir yolu ve liman bağlantıları, yeşil üretim altyapısı ve sosyal donatılarıyla Samsun’umuzun küresel üretim ve lojistik ağının en güçlü halkalarından biri haline getirilmesi hedeflenmektedir. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığımızın koordinasyonunda devam eden Marmara’dan Anadolu’ya Sanayi Dönüşümü programı kapsamındaki 14 il arasında Samsun’un da olması şehrimiz için önemli avantajlar sağlayacağı öngörülmektedir. Cumhurbaşkanımızın liderliğinde Sanayi ve Teknoloji Bakanımızın destekleriyle hayata geçirilen Yerel Kalkınma Hamlesi Teşvik Programı ve Cazibe Merkezlerini Destekleme Programı çerçevesinde ilimizdeki stratejik sektör yatırımlarına sağlanan desteklerle birlikte sanayi altyapımız daha sağlam temellere oturtulmuştur. Samsun Teknoloji Geliştirme Bölgesi’nde sanayi, üniversite ve teknoloji girişimciliğinin birlikteliği Kuzeyin Üretim Merkezi Samsun’umuza değer katmakta; çok sektörlü Ar-Ge ve inovasyon ekosistemiyle bölgesel kalkınmaya katkı sunulurken, farklı teknoloji alanlarında faaliyet gösteren firmalarla ülkemizin yenilikçilik kapasitesi güçlendirilmektedir. 2025 yılında Sanayi Sicil Belgesi alan 99 işletme ile birlikte ilimize kayıtlı işletme sayısı 2 bin 173’e ulaşmış olup, ilimiz genelindeki 21 sanayi sitesinde faal olan 8 bin 3 işyerinde toplam 24 bin 475 kişi istihdam edilmektedir. Yetkinlik ve Dijital Dönüşüm Merkezi olarak da ifade edilen ve açılışı 2024 yılında Sanayi ve Teknoloji Bakanımızın teşrifleriyle gerçekleştirilen Samsun Model Fabrika’da başarılı çalışmalara imza atılmaktadır. Yeşil OSB dönüşüm süreci doğrultusunda ilimizdeki OSB’lerimizde sürdürülebilir altyapı ve üretim anlayışına geçiş hedeflenmekte olup, özellikle Samsun Gıda İhtisas OSB ve Samsun Yeni OSB başta olmak üzere, elektrik altyapısının yenilenmesi, enerji verimliliği projeleri, geri dönüşüm sistemleri ve yenilenebilir enerji uygulamaları öncelikli gündemler arasındadır. Ortak Güneş Enerjisi Santralleri gibi projelerle hem enerji maliyetlerinin düşürülmesi hem de karbon salımının azaltılması hedeflenmektedir. Aynı zamanda sıfır atık yönetimi, çevre sertifikasyonları ve altyapı güçlendirme çalışmaları da bu dönüşümün ayrılmaz bir parçası olarak kararlılıkla sürdürülmektedir. OKA tarafından hem Samsun’umuz hem de bölgemizdeki sanayinin sürdürülebilir dönüşümünü sağlamak ve OSB’lerin Yeşil OSB Sertifikasyon Sistemi’ne uyumunu hızlandırmak amacıyla Türk Standartları Enstitüsü iş birliğinde Yeşil OSB’ler İçin Eğitim ve Danışmanlık Programı başlatılmıştır."