SAĞLIK - 30 Kasım 2011 Çarşamba 09:31

"Toplatılan, sahte ürünler"

A
A
A
"Toplatılan,  sahte ürünler"

Orjin Hijyen ve Sağlık Ürünleri A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Adnan Ceyhan, Orjin Krem'in piyasadan toplatılması yönünde bir karar olmadığını belirterek, "Kararın özü sahte ve endikasyon içeren ürünlerin toplatılmasıyken, yorum hatası yapılarak 'Orjin marka ürünler toplatılıyor' şeklinde servis yapılmış ve kamuoyu yanlış bilgilendirilmiştir" dedi.

Dr. Adnan Ceyhan, Orjin Krem'in piyasadan toplatılması yönünde basında çıkan haberler üzerine Yenibosna'daki şirket merkezinde basın toplantısı düzenledi. 27 Kasım 2011 tarihinde ürünlerinin toplatılmasıyla ilgili basın yayın organlarında haberler çıktığını anlatan Ceyhan, "Bunun üzerine Sağlık Bakanlığı İlaç ve Eczacılık Genel Müdürlüğü yetkilileriyle bir toplantı yaptık. Toplantıda konuyla ilgili basın açıklamasının tamamen yanlış yorumlanarak haber yapıldığını gördük. Kararın özü sahte ve endikasyon içeren ürünlerin toplatılmasıyken, yorum hatası yapılarak Orjin marka ürünler toplatılıyor şeklinde servis yapılmış ve kamuoyu yanlış bilgilendirilmiştir. İlaç ve Eczacılık Genel Müdürlüğü yetkilileri durumun düzeltilmesi için iki aşamalı bir çalışmaya karar verdi. Birinci adım basın toplantısıyla orijinal ve sahte ürünlerin farklarının anlatılması, ikinci adım da bu anlatılanlarla düzeltme yazısı yazılarak Sağlık Bakanlığı tarafından İl Sağlık Müdürlüğü'ne ve Türk Eczacılar Birliği aracılığıyla bütün eczanelere resmi bir yazıyla yayınlanarak duyurulacak ve böylece yanlışlık ortadan kaldırılmış olacaktır. Orjin markalı ürünlerin eczanelerde ve piyasada satılmasında bir mahsur görülmediği bildirilecektir" diye konuştu.

Ürünlerin sahte olup olmadığının nasıl anlaşılacağını da anlatan Dr. Adnan Ceyhan, şunları söyledi;

"Orijinal hologramın kaldırıldığında kutuda baklava şeklinde iz bırakmaktadır. Sahtesinde ise hiçbir iz kalmamaktadır. Ayrıca orijinal ürünlerimizin broşür ve ambalajları da gazete ve televizyon reklamlarında hiçbir şekilde endikasyon belirtilmemektedir. Yani 'Orjin Krem hastalıkları tedavi ediyor' şeklinde bir ibare yoktur. Bizim ürünlerimizin kozmetik üründür, ilaç değildir. Rahatlatıcı bir masaj kremidir. 'Şu ağrıya iyi gelir, şunu tedavi eder' diyemeyiz. Kozmetik ürünlerin tedavi edici özelliği bulunmaz. Biz de böyle bir iddiada bulunmamaktayız. Sonuç olarak Türkiye'nin her yerinde eczanelerde Orjin markalı orijinal ürünlerin satılması tamamen serbesttir."

Orjin Hijyen ve Sağlık Ürünleri A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Adnan Ceyhan, Orjin Krem'in piyasadan toplatılması yönünde bir karar olmadığını belirterek, "Kararın özü sahte ve endikasyon içeren ürünlerin toplatılmasıyken, yorum hatası yapılarak 'Orjin marka ürünler toplatılıyor' şeklinde servis yapılmış ve kamuoyu yanlış bilgilendirilmiştir" dedi.

Orjin Hijyen ve Sağlık Ürünleri A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Adnan Ceyhan bugün de bir yazılı açıklama yaptı. İşe o açıklama:

 

27.11.2011 tarihinde ürünlerimizin toplatılması ile ilgili bir haber basın organlarında yer aldı. Bunun üzerine bizzat kendim  konunun en üst seviye de yetkilisi olan Sağlık Bakanlığı, İlaç ve Eczacılık Genel Müdürlüğünde yetkililerle dün bir toplantı yaptım. Toplantı da konu ile ilgili basın açıklamasının  tamamen yanlış yorumlanarak, haber yapıldığını gördük. Kararın özü; sahte ve endikasyon içeren ürünlerin toplatılması iken, yorum hatası yapılarak, Orjin markalı ürünler toplatılıyor şeklinde servis yapılmış ve kamuoyuna yanlış bilgilendirilmiştir. Bu durumun böyle olduğunu İlaç ve Eczacılık Genel Müdürlüğü yetkilileri ile birlikte tespit ettik.

İlaç ve Eczacılık Genel Müdürlüğü yetkileri durumun düzeltilmesi ile ilgili iki aşamalı bir çalışma yapılmasına karar verdiler. Birinci adım olarak bu basın toplantısı ile orijinal ve sahte ürünlerin farklarını ben sizin kanalınızla kamuoyuna duyuracağım. İkinci adım olarak bu duyuru da verdiğim bilgilere uygun düzeltme yazısı  ile Sağlık Bakanlığı tarafından İl Sağlık Müdürlüklerine ve Türk Eczacılar Birliği aracılığıyla bütün eczanelere resmi bir yazı ile yayınlayarak,duyurulacak ve böylece yanlışlık ortadan kaldırılmış olacaktır.

Kozmetik yasasına uygun olarak üretilen ORJİN ürünlerinin  eczanelerde ve piyasa da satılmasında bir mahzur görülmediği bildirilecektir.  Orijinal ürün ayırımına yarayacak  hologram  bilgisi  de bu duyuru da yer alacaktır. Orijinal Hologramın özelliği ise kaldırıldığında altında baklava dilimi izi bırakıyor olmasıdır. Sahte olanlar ise tamamen kalkmakta ve herhangi bir iz bırakmamaktadır. Ayrıca orijinal ürünlerimizin  broşür ve ambalajlarında , Gazete ve Televizyon reklamlarında hiçbir şekilde endikasyon belirtilmemektedir. Yani orjin krem şu, şu hastalıklara iyi gelir…şeklinde bir ibare yoktur.

Bizim ürünlerimiz kozmetik yasasına uygun olarak üretilen bir kozmetik üründür. İlaç değildir. Rahatlatıcı bir masaj kremidir. Şu ağrıya iyi gelir, şunu tedavi eder diyemeyiz. Kozmetik ürünlerin tedavi edici özelliği bulunamaz. Bizde böyle bir iddia da bulunamamaktayız. Orjin kremin nasıl rahatlatıcı bir masaj kremi olduğunu milyonlarca kullanıcısı bilmekte ve takdir etmektedir. Ürünümüz kaliteli ve yasalara uygun olmasından dolayı Türkiye dışında da Başta Almanya olmak üzere Avrupa ve diğer dünya ülkelerine ihraç edilmektedir.

Sonuç olarak, Türkiye nin her yerinde eczanelerde satılan ORJİN markalı orijinal ürünlerin satılması tamamen serbesttir. Biz, yasalara uygun üretim ve satış yapmaktayız. Bizim ürünlerimize teveccüh gösteren  2 milyon insanımıza tercihlerinden dolayı, ürünlerimizi müşterilerimize ulaştıran bütün eczacılarımız ve hakkı teslim noktasındaki hassasiyetinden dolayı Sağlık Bakanlığımız ve Kadirşinas Türk halkına teşekkürlerimizi arz ederiz.

Dr. ADNAN CEYHAN
Yönetim Kurulu Başkanı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Adana Başkan Kıvanç: "Adana’nın ihracatı Mart ayında artmaya devam etti" Türkiye İhracatçılar Meclisi tarafından açıklanan Mart 2026 ihracat verilerini değerlendiren Adana Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Zeki Kıvanç, Adana’nın 2026 Mart ayında bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 12,1 artışla 276 milyon 396 bin dolar ihracat gerçekleştirdiğini açıkladı. Adana Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Zeki Kıvanç, yılın ilk çeyreğini kapsayan Ocak-Mart döneminde ise Adana’nın toplam ihracatının geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 8,3 artışla 798 milyon 147 bin dolar seviyesine ulaştığını belirtti. Küresel ticarette daralma yaşanmasına rağmen Adana’nın güçlü performans sergilediğine dikkat çeken Başkan Kıvanç, "Mart ayında yakaladığımız yüzde 12,1’lik artış, sanayicilerimizin üretim gücünü ve dış pazarlardaki rekabetçiliğini bir kez daha ortaya koymuştur. Daha da önemlisi, yılın ilk çeyreğinde elde ettiğimiz yüzde 8,3’lük artış, Adana sanayisinin sürdürülebilir bir büyüme ivmesi yakaladığını göstermektedir. Yakalanan bu ivmenin Türkiye genelinde ihracatın önünde olması da ayrıca son derece kıymetlidir. Adana sanayisi, zorlu küresel şartlara rağmen üretmeye ve ihracatını artırmaya devam etmektedir" dedi. Mart ve ilk çeyrekte ispanya lider Mart ayında Adana’dan en fazla ihracat yapılan ülkenin 24 milyon 386 bin dolar ile İspanya olduğunu belirten Başkan Kıvanç, "İspanya’yı 17 milyon 790 bin dolar ile ABD ve 17 milyon 127 bin dolar ile Almanya takip etmiştir. Ocak-Mart döneminde ise en fazla ihracat yapılan ülke 64 milyon 695 bin dolar ile İspanya oldu. İspanya’yı 47 milyon 896 bin dolar ile Irak ve 47 milyon 283 bin dolar ile Amerika Birleşik Devletleri izlemektedir" diye konuştu. Adana’nın Türkiye ihracatındaki konumuna da değinen Kıvanç, Mart ayında yüzde 1,42 pay ile 12. sırada yer alındığını, yılın ilk üç ayında ise yüzde 1,44 pay ile yine 12. sıranın korunduğunu belirtti. Kimya sektörü liderliğini sürdürüyor Mart ayında Adana’dan en fazla ihracat gerçekleştiren sektörün 57 milyon 907 bin dolar ile kimya sektörü olduğunu söyleyen Başkan Kıvanç, "Kimya sektörünü 44 milyon 218 bin dolar ile tekstil ve hammaddeleri, 35 milyon 509 bin dolar ile hububat, bakliyat, yağlı tohumlar ve mamulleri sektörü takip etti. Yılın ilk çeyreğine ise kimya sektörü 162 milyon 525 bin dolar ile ilk sıradaki yerini korudu. Aynı dönemde tekstil ve hammaddeleri sektörü 119 milyon 50 bin dolar ile ikinci sırada yer alırken, hububat, bakliyat, yağlı tohumlar ve mamulleri sektörü ise 106 milyon 465 bin dolar ile üçüncü sırada yer aldı" dedi. "Potansiyelimiz çok daha yüksek" Adana’nın ihracat potansiyelinin mevcut rakamların çok üzerinde olduğuna dikkat çeken Kıvanç, sözlerini şöyle tamamladı: "Adana’mız; stratejik konumu, güçlü sanayi altyapısı, limanlara yakınlığı, gelişen lojistik ve yatırım imkanlarıyla çok daha yüksek ihracat rakamlarına ulaşabilecek kapasiteye sahiptir. İlk çeyrekte ortaya koyduğumuz bu performans, yılın geri kalanı için de umut vericidir. Sanayicilerimizin azmi ve kararlılığıyla önümüzdeki aylarda bu artış trendinin daha da güçleneceğine inanıyorum. İhracatımıza katkı sağlayan tüm firmalarımıza ve çalışanlarımıza teşekkür ediyorum."
Kocaeli Kardeşini pusu kurarak öldürdü, babasının katili çıktı: "Hedefinde annesi de vardı" iddiası Kocaeli’nin Darıca ilçesinde işe gitmek üzere tırına binen kardeşini, kurduğu pusuyla öldüren 47 yaşındaki zanlının, 31 yıl önce de babasını sırtından bıçaklayarak öldürdüğü ortaya çıktı. Cinayetin ardından hastanedeki annesini de öldürmeyi planladığı iddia edilen zanlı, polis ekiplerinin takibi sonucu yakalandı. Nenehatun Mahallesi Ertuğrulgazi Caddesi’nde 1 Nisan Çarşamba günü saat 08.00 sıralarında meydana gelen olayda, işe gitmek üzere tırının yanına gelen evli ve iki çocuk babası Çetin Kaya (35), aracını çalıştırdığı esnada silahlı saldırıya uğradı. Başında kask bulunan ve tırın altına saklanarak pusu kurduğu belirlenen şüpheli, saklandığı yerden çıkarak Kaya’ya tabancayla ateş etti. Ağır yaralanan Çetin Kaya, kaldırıldığı hastanede yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı. Olayın ardından geniş çaplı çalışma başlatan Asayiş Şube Müdürlüğü Cinayet Büro Amirliği ekipleri, cinayeti işleyen kişinin Çetin Kaya’nın 47 yaşındaki ağabeyi S. Kaya olduğunu tespit etti. Ekiplerin takibi sonucu, cinayetin ardından hastanede tedavi gören annesini de öldürmek amacıyla hastaneye gittiği iddia edilen zanlı, hastanede yakalanarak gözaltına alındı. Emniyetteki işlemleri tamamlanan S. Kaya, çıkarıldığı mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderildi. Babasını öldürdüğü ortaya çıktı İlk etapta miras ve para meselesi olduğu düşünülen cinayetin altından ise yıllara dayanan başka bir aile trajedisi çıktı. İddiaya göre S. Kaya, henüz 16 yaşındayken 1995 yılında Gebze ilçesi Akse Sapağı’nda 42 yaşındaki babası Cemal Kaya’yı da bıçaklayarak öldürdü. O dönem, babasının kendisinin hırsızlık yapan arkadaşlarıyla görüşmesini istemediği ve bu sebeple kendisine tokat attığı, buna öfkelenen S. Kaya’nın gece eve gitmediği öğrenildi. S. Kaya’yı bulmak için evden çıkan baba Cemal Kaya’nın sapakta oğluyla karşılaştığı, "Eve gel" demesine rağmen ret cevabı aldığı ve arkasını dönüp giderken oğlu tarafından karpuz satıcısından alınan bıçakla sırtından bıçaklanarak öldürüldüğü belirtildi. Bu cinayetin ardından S. Kaya’nın cezaevine girdiği kaydedildi. Baba cinayetinin ardından Kaya ailesinin diğer üyelerinin S. Kaya ile tüm iletişimini kestiği, zanlının ise bu dışlanmayı hazmedemediği ve aile üyeleriyle zaman zaman sürtüşmeler yaşadığı öne sürüldü. Zanlının, olaydan önceki yaklaşık bir hafta boyunca kardeşi Çetin Kaya’nın evinin önünden geçtiği, aile üyelerini zaman zaman tehdit ederek kışkırtmaya çalıştığı; ayrıca tüm bu husumetin ve aileden dışlanmasının sorumlusu olarak annesini gördüğü, bu nedenle kardeşinin ardından annesini de öldürmeyi planladığı ileri sürüldü. Öte yandan, zanlı S. Kaya’nın kendi ailesinden bazı kişilerin, sosyal medya üzerinden maktulün ailesindeki bazı kişilere yönelik kışkırtıcı yorumlar yaptığı da iddialar arasında yer aldı.
Muğla Yatağan Müftülüğü’nden ezanı güzel okuma kursu Muğla’nın Yatağan ilçesinde İlçe Müftülüğü tarafından din görevlilerine yönelik ’Ezanı Güzel Okuma Hizmet İçi Eğitim Kursu’ başlatıldı. Mesleki yeterliliğin artırılması amacıyla düzenlenen kurs, ilçe genelinde görev yapan imam-hatip ve müezzin kayyımların katılımıyla gerçekleştiriliyor. 6 hafta sürmesi planlanan eğitim programında, ezan başta olmak üzere salâ ve kâmetin usulüne uygun, estetik ve etkileyici bir şekilde icra edilmesi hedefleniyor. Eğitimler, Yatağan Merkez Aşağı Camii Müezzin Kayyımı Süleyman Bayram hoca eşliğinde yürütülüyor. Teorik bilgilerin yanı sıra uygulamaya da ağırlık verilen kursta, din görevlileri öğrendiklerini pratik yaparak pekiştirme imkanı buluyor. Katılımcılar süreç boyunca ses, nefes, makam ve tecvit alanlarında uygulamalı eğitim alacak. Kursla ilgili açıklamalarda bulunan Yatağan İlçe Müftüsü Durmuş Ali Çetmi, eğitimin önemine dikkat çekerek, "Bu önemli kursun sonunda cami görevlilerimizin ezan, salâ ve kâmeti daha etkili, güzel ve gönüllere dokunan bir şekilde okuyabilmeleri için bilgi ve becerilerinin artırılmasını sağlamayı hedefliyoruz. Emeği geçen hocamıza teşekkür ediyor, kursiyer din görevlilerimize başarılar diliyorum" dedi. Kursa katılan din görevlileri ise programın verimli geçtiğini belirterek, bu imkanı sağlayan Yatağan İlçe Müftülüğüne teşekkür etti.
Gaziantep Gaziantep’te barajlar doldu taştı Gaziantep’te etkili olan yoğun yağışlar sonrası barajlarda doluluk oranı yüzde 100’e ulaştı, kentte su sevinci yaşanıyor. Geçtiğimiz yıllarda kuraklıkla gündeme gelen kentteki barajlardan bu yıl bambaşka görüntüler geliyor. 50 yılın en kurak döneminde su seviyesi iyice azalan barajlar, bu yıl ise yoğun yağışlarla ağzına kadar doldu. Doluluk oranı yüzde 100’e ulaşınca su tahliyesi başladı. Barajların ortalama doluluk oranı son günlerde etkili olan yağışların ardından yüzde 100’e yükselirken, bunun yaklaşık yüzde 20’si son iki haftada gerçekleşti. Gaziantep’te son günlerde etkili olan yağışlarla birlikte uzun süredir düşük seviyelerde seyreden baraj doluluk oranları da yükselmeye başladı. Barajlar yüzde 100 doldu Kent genelinde etkili olan yağışlar, barajlardaki su seviyelerini hızla yükseltti. Başta Araban ilçesindeki Ardıl Barajı olmak üzere kente su sağlayan Kartalkaya Barajı’nda doluluk oranı yüzde 100 seviyelerine ulaştı. Artan su seviyeleriyle birlikte özellikle yaz aylarında yaşanabilecek kuraklık riski önemli ölçüde düştü. Buğday, arpa, sarımsak ve biber gibi tarımsal ürünlerin üretimi için kritik olan sulama ihtiyacı büyük ölçüde karşılandı. Taşkın riskine karşı kontrollü su tahliyesi yapılıyor Gaziantep’in Araban ilçesinde son günlerde etkili olan sağanak yağışlar, bölgedeki barajların doluluk oranını yüzde 100 seviyesine ulaştırdı. Doluluk oranı yüzde 100’e ulaşan barajda, taşkın riskine karşı kontrollü su tahliyesi yapılmaya başlandı. Havadan çekilen görüntülerde ise barajın doluluğu net şekilde gözler önüne serildi. Bölgede yaşanan bu değişim, özellikle çiftçiler için büyük bir rahatlama anlamına geliyor. Geçtiğimiz yıl su yetersizliği nedeniyle zor günler geçiren üreticiler, bu sezon çok umutlu. Uzun süredir beklenen yağışların gelmesiyle birlikte hem barajlar doldu hem de çiftçilerin yüzü güldü. Önceki yıllarda kış ve bahar aylarının çok kurak geçmesi ve Ardıl Barajı’nda su seviyesinin ciddi şekilde düşmesi endişelere neden olmuş ve en çokta çiftçileri derinden üzmüştü. Ardıl Barajı tamamen doldu Kuraklık nedeniyle geçtiğimiz yıl mart ayında tarımsal sulamaların durdurulduğu ilçede son haftalarda aralıksız devam eden yağışlarla birlikte Ardıl Çayı üzerinde bulunan ve temelden 54 metre yüksekliğe sahip 10,97 milyon metreküp su depolama kapasitesi bulunan Ardıl Barajı tamamen doldu. Yaklaşık 25 bin 330 dekar tarım arazisini sulayan barajın doluluk oranının yüzde 100 seviyesini aşması ilçede çiftçilik yapan üreticilerin yüzünü güldürdü. Yağışlar ilçedeki üreticilere adeta nefes aldırırken, özellikle Araban Ovası başta olmak üzere geniş tarım alanlarında faaliyet gösteren çiftçiler, bu yıl su sıkıntısının ortadan kalkmasıyla yeni sezon öncesi umutlandı. Bölgedeki önemli su depolama tesislerinden biri olan barajdaki doluluk oranındaki artış ise bölgedeki üreticiler için umut verici bir tablo oluşturdu. Dron ile kaydedilen görüntülerde barajın doluluk oranındaki yükseliş net şekilde görülürken, çevredeki doğal alanların da suyla buluştuğu dikkat çekti. Barajın dolmasıyla birlikte yaz sezonunda buğday, arpa, sarımsak ve pamuk üretimi yapan çiftçiler için önemli bir sorun ortadan kalkarken, üreticiler ise verimli bir sezon geçirmeyi bekliyor. Araban Ziraat Odası ve Sarımsak Üreticileri Birliği Başkanı Hasan Altun, yoğun yağışlar nedeniyle bu yılın "bereket yılı" olduğunu vurguladı. "Bu yıl bereketli bir yıl oldu" Ardıl Barajı’nın 4 yıl sonra ilk defa yüzde 100 doluluk seviyesine ulaştığını belirten Altun, "Allah bu yıl rahmetini bize bol verdi. Biz hep ‘kuraklık ne olacak, insanlar ne yiyecek, ne içecek, ne ekecek ve ne biçecek’ diyorduk. Hep bir endişe içindeydik. Su olmazsa olmazımız. Su demek hayat demektir. Bizim Araban Ovası’nı besleyen ve yağmur sularıyla dolan küçük bir gölümüz vardı. O gölümüz kurudu. 2022 yılından beri kuraklık olduğundan dolayı barajımız yarısından fazlası boşaldı. Bundan dolayı çiftçimiz barajdan faydalanamadı. Şükür bu sene de aralık ayından beri hem kar hem de yağmur yağdı. Bu sene rahmetimiz bol oldu. Maşallah suyumuz dolmuş taşıyor. Barajdaki su Karasuya akıp gidiyor. İnşallah bunun devamında da nisan yağmurlarımız da gelir" dedi. "Çiftçinin yüzü gülecek" Geçen yıl Aralık ayında başlayan ve halen devam eden yağışların ilçedeki çiftçilerin kuraklık korkusunu sonlandırdığını belirten Altun, "Hiç yağmur sularıyla sulanmayan ekinlerimiz bu yıl sulanır ve barajımız var. Sondaj sularıyla suladığımız ekinlerimiz var. Buğday, arpa, nohut ve sarımsak bu sene bol olacak. Bu sene şükür Allah’ın rahmeti yüzleri güldürdü" ifadelerini kullandı. "Ürünlerimiz bol olacak" 2022 yılından bu yana barajın ilk defa yüzde 100 seviyesine ulaştığını belirten Altun, "Barajdaki su bu yıl üstten akıyor. Su, Karasuyuna akıp gidiyor. Allah’a şükür bu sene rahmetimiz çok bol olduğundan dolayı barajımız da doldu. Şu anda ekinlerimiz güzel ve bu sene rahmetin bol olduğu bir sene oldu. Bundan dolayı Allah’a şükür ediyoruz" şeklinde konuştu. "Çiftçilerimizin yüzü güldü" Son yılların en kurak yılının yaşanmasıyla su seviyesi azalan Ardıl Barajı’nın 2026 yılının ilk 3 ayında etkili olan yağışlarla birlikte yüzde 100 doluluk oranına ulaştığını belirten Mehmet Gökçek Mahalle Muhtarı Hacı İlik ise, "Bu sene yağışların bol olması nedeniyle şükür barajımız doldu ve taştı. Barajdaki suyun yükselmesinden dolayı çiftçilerimizin de yüzü güldü. Araban Ovası’nda sarımsak, pamuk, mısır, kavun ve karpuz üreticileri güzel bir sulama yapacaklar. Yılımız bereketli geçti. Çiftçilerimize hayırlı uğurlu olsun" diye konuştu.
Kars Arpaçay’da Kütüphane Haftası etkinliği Arpaçay’da 62. Kütüphane Haftası dolayısıyla etkinlik düzenlendi. Arpaçay İlçe Halk Kütüphanesi’nde düzenlenen programa, Kaymakam Muhammed Burak Akköz, Cumhuriyet Savcısı Sümeyra Akköz ve ilçe kurum amirleri katıldı. Kütüphane Haftası etkinlikleri kapsamında gerçekleştirilen ziyarette, kitap okuma alışkanlığını teşvik etmek ve öğrencileri bu alanda motive etmek amacıyla çeşitli etkinlikler yapıldı. Programın en dikkat çeken bölümünde ise, yıl boyunca kütüphaneden en fazla faydalanarak "En Çok Kitap Okuyan Çocuk" unvanını kazanan öğrencilere belgeleri ve hediyeleri takdim edildi. Kaymakam Muhammed Burak Akköz, ödül töreninde yaptığı konuşmada, kitap okumanın bireylerin kişisel gelişiminde ve akademik başarılarında büyük rol oynadığını vurguladı. Öğrencilere hitap eden Akköz, "Kitap, insanın en yakın dostudur. Okuyan, araştıran ve kendini geliştiren bireyler her zaman bir adım önde olur. Sizlerin bu azmi bizleri gururlandırıyor. Eğitim hayatınız boyunca bu alışkanlığınızı sürdürmenizi diliyorum" dedi. Etkinlikte ayrıca kütüphanenin sunduğu imkanlar hakkında bilgi verilirken, öğrencilerin kütüphaneye olan ilgisinin her geçen gün arttığına dikkat çekildi. Öte yandan bu tür etkinliklerin çocukların okuma alışkanlıklarını güçlendirmesi açısından büyük önem taşıdığını belirtti. Program, öğrencilerle hatıra fotoğrafı çekilmesi ve kütüphane gezisinin ardından sona erdi. Kütüphane Haftası kapsamında ilçede farklı etkinliklerin de hafta boyunca devam edeceği öğrenildi.
Manisa Asırlık kalıplarla körüklü çizme üretiyor Manisa’nın Turgutlu ilçesinde 59 yaşındaki ayakkabı ustası Suat İlbey, gürgen ağacından yapılmış yaklaşık 100 yıllık kalıplarla körüklü ve körüksüz efe çizmesi üretmeye devam ediyor. 45 yılı aşkın süredir mesleğini sürdüren İlbey, geleneksel yöntemlerle yaptığı el yapımı çizmelerin bakım ve onarımını da gerçekleştiriyor. Turgutlu’da küçük atölyesinde mesleğini sürdüren Suat İlbey, ustasından öğrendiği yöntemlerle deriyi kalıplarla şekillendirerek körüklü "efe çizmesi" üretiyor. Sipariş üzerine çalışan İlbey’in yaptığı çizmeler özellikle folklor ekipleri, Yörük Türkmen dernekleri ve devecilikle uğraşan vatandaşlar tarafından tercih ediliyor. Yaklaşık 15 yıldır körüklü efe çizmesi yaptığını belirten İlbey, Türkiye’de bu işi yapan usta sayısının oldukça azaldığını ifade etti. "Bir kültürü yaşatmaya çalışıyoruz" İlbey, "Yörük kültürünün, Efe kültürünün en önemli nesnelerinden biri olan körüklü çizmeyi, kaybolmaya yüz tutmuş bu mesleği yaparak, üreterek bunu yaşatmaya çalışıyoruz. Kültür Bakanlığımızdan bize sahip çıkmasını, destek vermesini istiyoruz. Kaybolmaya yüz tutmuş körüklü çizme kültürünü bunu yaparak, imal ederek yaşatmaya çalışıyoruz. Körüklü çizmemizin yapımında hakiki anilin dana derisi ve iç kısmında da sahtiyan dediğimiz özel bir deri kullanıyoruz. Altında da hakiki kösele kullanıyoruz. Köselenin altına da yağmurdan, yaştan köseleyi korusun diye pençe dediğimiz bir pençelik koyuyoruz. Bu pençelik aynı zamanda yürüyüş yaparken bizim köselenin de kaymamızı da engelliyor. Deveci kültürümüze, Yörük kültürümüze hizmet etmeye, yaşatmaya çalışıyoruz. Artık eskisi kadar bu işe çırak da yetişmiyor. Çırak da gelmiyor. Eskiden çok çırak olurdu tezgahlarımızın kenarında iki tane, üç tane ama şimdi artık çırak da pek gelmez oldu. Biz bunu yaşatmaya çalışıyoruz. Kendi evlatlarımıza bu işi öğreterek bunun devam etmesini sağlamaya çalışıyoruz" dedi. Yüz yıllık kalıp Körüklü çizme yapımında ’gamba’ adlı kalıplar kullandıklarını anlatan İlbey, "Gamba dediğimiz gürgenden yapılma kalıplar, yaklaşık 100 yıllık. Tarihi eser de diyebiliriz bunlara. Bunları çizmenin yapım aşamalarında bunlar olmazsa olmazı. Bunlar olmadığı zaman çizme yapamıyoruz. Bunları çizmenin içerisine yerleştiriyoruz ve çizmemizi kırılmaya hazır hale getiriyoruz. Sonraki aşamada çizmemiz boru şeklini alıyor. Ardından da tekrar elde körüklü hale getiriyoruz. Bu düz çizmeyi el işiyle alet kullanarak kırma işlemini yapıyoruz. Çeşitli kırma yöntemleri var. Biz bu baklava şeklini yapıyoruz. Akordeon da deniyor buna. Bu şekilde çizmeyi üretiyoruz. Bu körüklü çizmeyi genelde Yörük kardeşlerimiz kültürlerini yaşatmak için kullanıyor. Onların ayrıca elbiseleri de var giydikleri, külot pantolon dedikleri, yelek, külot, köstekli saat, sekiz köşe şapka. Bu çizmemiz de o kostümün olmazsa olmazı. Bu kültürün, mutlaka olması gerekiyor ve ayrıca, efelerimiz, halk oyunları oynayan gençlerimiz ve ayrıca deveci kardeşlerimiz de bunu kullanıyorlar. Ayrıca doğudaki ağalarımız, ata binen ciritçi arkadaşlar, cirit oynayan arkadaşlar da kullanıyorlar. Yaygın bir alanı var. Ama maalesef şu an üreticisi çok azaldı. Türkiye genelinde 3-4 kişiyiz diyebilirim. Dediğim gibi artık çırak yetişmiyor" ifadelerini kullandı.