ÇEVRE - 06 Eylül 2020 Pazar 10:14

Trabzon'un Köprübaşı ilçesi şiddetli bir yağışta tıpkı Giresun'un Dereli ilçesi gibi sel riski taşıyor

A
A
A
Trabzon'un Köprübaşı ilçesi şiddetli bir yağışta tıpkı Giresun'un Dereli ilçesi gibi sel riski taşıyor

Doğu Karadeniz'in bir çok noktasında olduğu gibi Trabzon'un Köprübaşı ilçesi de dere yatağındaki yapılaşması ile dikkat çekiyor. Şiddetli bir yağışta tıpkı Giresun'un Dereli ilçesi gibi sel riski taşıyan ilçenin havadan çekilen görüntüsü tehlikenin boyutunu gözler önüne seriyor. 1998 yılında ilçeye bağlı Beşköy mahallesinde 47 kişinin ölümü ile sonuçlanan büyük bir afet yaşayan ilçe halkı şiddetli her yağıştan sonra aynı korkuyu yaşıyor.

Türkiye’nin en fazla yağış alan bölgelerinden Doğu Karadeniz Bölgesi’nde yaşanan sel ve heyelanlar sonucu en çok dere kenarlarına yapılan binalar zarar görüyor. Doğu Karadeniz Bölgesi’nin birçok yerinde dere kenarlarına yapılan binalar dikkat çekerken özellikle Köprübaşı ilçesinde dere yatağında yapılan binalar adeta tehlikenin boyutunu gözler önüne seriyor. İlçeye bağlı Beşköy mahallesinde 7 Ağustos 1998 yılında meydana gelen sel ve heyelan felaketinde 47 kişi hayatını kaybederken, 62 konut, 63 işyeri, Belediye garajı, İlköğretim Okulu, değirmen, cami ve cami lojmanı tamamen yıkılmıştı. 4 binanın ayakta kaldığı selde adeta haritadan silinme noktasına gelen Beşköy’e ulaşım 2 gün sonra sağlanmıştı. Aradan geçen 22 yıl içerisinde Beşköy’e sadece 3 kilometre uzaklıktaki ilçe merkezinde meydana gelebilecek sel ve heyelan riskine karşı hiçbir önlem alınmadı.

Trabzon'un Köprübaşı ilçesi şiddetli bir yağışta tıpkı Giresun'un Dereli ilçesi gibi sel riski taşıyor

1998 yılında Beşköy mahallesinde yaşanan sel felaketine tanıklık eden Hasan Kara, yaptığı açıklamada “1998 yılında yaşanan sel felaketinde buradaydım. Burası tarihten silindi. 47 kişiden 3 kişi bulundu 44 kişi kaybolmuştu. O zamandan bu zamana kadar fazla bir şey değişmedi” dedi.

Muhtar Tüfekçioğlu: “Tedirginlik yaşıyoruz”

Beşköy Mahalle Muhtarı Aydın Tüfekçioğlu ise o günleri bir daha yaşamak istemediklerini belirterek “Mahallemizde 1998 yılında yaşanan sel felaketinin ardından mahallemizde özellikle nüfus azalması oldu. O zamanlar nüfusumuz 5 bin 500 iken bugünlerde ise bin 500-bin 700 civarında. Yazın nüfusumuz biraz daha artıyor. Kışın nüfusumuz binin altına düşüyor. Vatandaşlar başta okul sıkıntısı olmak üzere başka yerlere gitmek zorunda kaldı. Kırsal kesim olduğu için geçim sıkıntısı olduğundan vatandaş buralarda pek durmuyor. Alt yapı olarak bir şeyler yapılmaya çalışıldı ama yeterli değil” diye konuştu.

“Dere yataklarına yapılan yapılanma muhakkak olumsuz bir sonuçlara yol açacaktır” diyen muhtar Tüfekçioğlu, “Burada 1929 yılında da aynı bir sel felaketi olmuştu. Şu anda bulunduğumuz bölgede de zaten imar kapsamına kapalı ve böyle bir kararın alınması çok doğru bir karardı bence. Düz arazi olmaması nedeniyle dere yatağında yapılaşma oluyor. Devletin bu konuda önlem alması gerekiyor. Çok yağdığı dönemlerde tedirginlik yaşıyoruz. Dere suyu yükselerek köprünün üst kısmına kadar gelebiliyor. Birkaç ağaçta köprünün ayağını tıkadığı zaman felaket kaçınılmaz oluyor” şeklinde konuştu.

Trabzon'un Köprübaşı ilçesi şiddetli bir yağışta tıpkı Giresun'un Dereli ilçesi gibi sel riski taşıyor

“Kuvvetli bir yağmur olması halinde ikinci bir sel felaketi yaşamamak içten bile değil”

Beşköy mahalle sakinlerinden Hasan Yıldırım da, “1998 yılında sel felaketi yaşadık. O zamandan bugüne kadar fazla bir şey değişmedi. Vadide iki tane bent yapıldı projesinde üç tane idi ikisi yapıldı biri yapılmadı. Köprü yerine menfezler yapıldı. Bu menfezin tıkanması halinde ikinci bir sel felaketi kaçınılmaz. Ama ne yazık ki ne o köprüyü ne de bent yapabildik. Dere yatakları ağaç dolu. 22 yıldır o ağaçlar her biri en az 40 santim kalınlığında, 3 tane kızılağaç gelse burası tamamen biter. Dere yatağına bir şey yaptığımız zaman Orman Müdürlüğü ekipleri başımıza biniyor iki tane yaprak dahi alamayız. Ne yazık ki bunlar kırılmadı bekliyoruz. Kuvvetli bir yağmur olması halinde ikinci bir sel felaketi yaşamamak elde değil. Dere yatakları iskana uygun değil. Geçmişte vardı yıkıldı gitti. Ona rağmen bir önlemde alınmamış. Burası halen afat alanı. Afat alanı içerisinde ikamet ediyoruz. Ya iskan edin bizi ya da afatı kaldırın. Islah edin. Dere yataklarını ıslah ettin vatandaş arazisini dahi işleyemez durumdadır. Her an tedirginiz. Bir yağmur yağsa herkes tedirgin oluyor” ifadelerini kullandı.

“İlçemizde evler hep dere boyunda”

Köprübaşı ilçesi sakinlerinden Hasan Özdamar, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Giresun’da yaşanan sel felaketinde gündemi getirdiği "Dere kenarlarına ev yapmayın" uyarısı üzerine, “Doğrusunu söyledi aslında. Dere kenarlarında olmaması lazım. Sağlam zeminde yapılması lazım. İlçemizde bütün evler maalesefe derenin içinde” derken, Hüseyin Aslan ise, “Dere kenarlarına evler yapılmaması lazım. O felaket buraya da gelebilirdi. Onun için dere kenarlarında ev yapılmaması lazım. İlçemizde evler hep dere boyunda” şeklinde konuştu.

Trabzon'un Köprübaşı ilçesi şiddetli bir yağışta tıpkı Giresun'un Dereli ilçesi gibi sel riski taşıyor

Cumhurbaşkanı Erdoğan uyardı: “Dere er ya da geç selde yatağını bulur”

Giresun’da geçtiğimiz ay yaşanan sel felaketinin ardından bölgeye gelerek incelemelerde bulunan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Güzel bir söz var ‘Dere er ya da geç selde yatağını bulur’. İstediğiniz kadar oraya yapılar yapın ama o sel geldiği zaman taşkın geldiğinde ne yapar yatağını bulur. Onun önünde hiçbir şey dayanamaz...Giresun’da aldığımız dersler önümüzdeki dönemde yapılacak çalışmalarda inşallah bize ışık tutacaktır. Ancak bu konuda sadece devletin kararlı olması yetmiyor. Milletimizin de gerektiğinde kendi menfaatinden vazgeçip destek vermesi gerekiyor...” ifadelerini kullanmıştı.

Ozan Köse - Bekir Koca

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Denizli Denizli mobil araç sigarayla mücadeleye başladı Denizli İl Sağlık Müdürlüğü tarafından, tütünle mücadele kapsamında tütün kullanımının bırakılması ve sağlıklı yaşamı teşvik etmek amacıyla yeni bir uygulama hayata geçirildi. Sigarayı bırakmak isteyen vatandaşların kolay erişim sağlayacağı ‘Mobil Sigara Bırakma Aracı’ Denizli’de vatandaşların hizmetine sunuldu. Denizli İl Sağlık Müdürlüğü tarafından belirlenen takvime göre şehrin işlek noktalarına konuşlanacak mobil araçta, tütün bağımlılığı tedavisi konusunda eğitim almış sertifikalı bir uzman hekim ve sağlık personeli tarafından sigarayı bırakmak isteyen vatandaşlara birebir danışmanlık, muayene ve takip hizmeti verilecek. Valilik bahçesinde ilimize kazandırılan mobil sigara bırakma aracının teslim töreni yapıldı. Denizli Valisi Yavuz Selim Köşger, İl Sağlık Müdürü Uz. Dr. Berna Öztürk, İl Protokolü, Kurum Müdürleri ve sağlık çalışanlarının katıldığı törende; Vali Köşger mobil araçta görevli Uz. Dr. Gülten Yılmaz’a aracın anahtarını teslim etti. Sağlık ekipleri tarafından karbonmonoksit ölçümü yapılarak mobil araçta verilecek hizmetler hakkında bilgilendirmelerde bulunuldu. Tütün kullanımının önlenebilir ölümler arasında hala ilk sırada olduğunu vurgulayan İl Sağlık Müdürü Uz. Dr. Berna Öztürk, şehrin yoğun noktalarında ve ilçelerde hizmet verecek mobil hizmetin daha fazla kişiye ulaşılmasında büyük önem taşıdığını söyledi. Öztürk: "Tütün kullanımı, başta kanserler, kalp-damar hastalıkları ve solunum yolu rahatsızlıkları olmak üzere birçok ciddi sağlık sorununa yol açmaktadır. Ancak sigarayı bırakmak mümkündür ve doğru destekle bu süreç çok daha başarılı bir şekilde yürütülebilir. İşte bu noktada Sağlıklı Hayat Merkezlerimiz, hastanelerimiz bünyesinde İl merkezi ile 10 ilçemizde toplam 22 sigara bırakma polikliniği ile vatandaşlarımıza hizmet sunuyoruz. Mobil sigara bırakma aracımızda da tütün bağımlığı tedavisi eğitimi almış sertifikalı bir uzman hekim ve bir sağlık personelimiz hizmet verecek olup sigarayı bırakmak isteyen vatandaşlarımız, aracımızı ziyaret ederek karbonmonoksit ölçümü yaptırabilir ve hekimlerimizden birebir danışmanlık, tedavi ve takip hizmeti alabilirler" diye konuştu. Denizli Valisi Yavuz Selim Köşger ise ‘Mobil Sigara Bırakma Aracı’nın Denizli’ye hayırlı olmasını dileyerek özellikle ulaşım imkânı kısıtlı olan vatandaşlara doğrudan ulaşım sağlanması ve sigara bırakma hizmetlerinin sahaya taşınmasında böyle bir hizmetin Denizli için önemli bir kazanım olduğunu belirtti. Dumansız bir hava sahası oluşturmak ve sağlıklı bir toplum için sigarayı bırakmak isteyen tüm vatandaşların bu hizmetten faydalanmasını isteyen Vali Köşger; "Sigara bırakma hizmetlerini sahaya taşıyan bu mobil araç ile ne kadar insanımızın hayatına dokunabilirsek o kadar mutlu oluruz. Bu hizmetin İlimize kazandırılmasında emeği geçen ve hizmet verecek sağlık çalışanlarımıza teşekkür ediyorum. Tütünle mücadelede önemli bir hizmet üstlenecek olan Mobil Araca sigarayı bırakmak isteyen tüm vatandaşlarımızı davet ediyorum" dedi.
Gaziantep Kuru Meyve ve Mamulleri İhracatçıları Birliği’nde yeni dönem Güneydoğu Anadolu Kuru Meyve ve Mamulleri İhracatçıları Birliğinin olağan genel kurul toplantısında Murat Bakır oybirliği ile yeni başkan seçildi. Güneydoğu Anadolu Kuru Meyve ve Mamulleri İhracatçıları Birliğinin seçimli olağan genel kurul toplantısı yapıldı. Güneydoğu Anadolu İhracatçı Birlikleri Toplantı Salonunda gerçekleştirilen genel kurula TİM Başkan Vekili ve GAİB Koordinatör Başkanı Ahmet Fikret Kileci, Güneydoğu Anadolu Hububat Bakliyat Yağlı Tohumlar ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Başkanı Celal Kadooğlu ve yönetim kurulu üyeleri, Gaziantep Ticaret Borsası Başkanı Mehmet Akıncı, Güneydoğu Anadolu Halı İhracatçıları Birliği Başkanı Zeynal Abidin Kaplan, davetliler ve Birlik üyesi ihracatçılar katıldı. Genel kurulda divan başkanlığını Ercan Güven yaparken, Erkan Aydın ve İbrahim Hakan Enes Alagöz de katip üye olarak görev aldı. Genel kurulda, 2025 yılı yönetim kurulu çalışma raporu, 2025 yılı bilanço, gelir-gider hesapları ve 2025 yılı denetim kurulu raporu görüşülerek oy birliği ile kabul edildi. Yönetim kurulu ve denetim kurulunun 2025 yılı iş ve işlemleri için ibrası gerçekleştirildikten sonra seçimlere geçildi. Kuru Meyve ihracatçılarında yeni dönem Tek liste halinde gidilen seçimlerde Murat Bakır başkanlığa seçilirken, Muttalip Akkılıç, Mehmet Alagöz, Özgür Atakan, Aziz Doğan, Abdulkadir Çıkmaz, Remzi Kırıcı, Yunus Özpineci, Bahattin Kılıç, Ahmet Öğüt ve Yalçın Geyik yönetim kurulu üyesi seçildi. Genel kurulda, denetim kurulu üyeliklerine Fatih Altunses, Hakkı Kılıç ve Mehmet Mete Sezer getirilirken, Mehmet Çıkmaz da TİM delegesi seçildi. Başkan Bakır’dan üyelere teşekkür Güneydoğu Anadolu Kuru Meyve ve Mamulleri İhracatçıları Birliğinin yeni başkanı Murat Bakır, seçim sonuçlarının açıklanmasının ardından üyelere bir teşekkür konuşması yaptı. Başkan Bakır, "Genel kurulumuza katılarak destek veren herkese teşekkür ediyorum. Birliğimizin kuruluşundan bu yana görev alan, ihracatımızın artması için çaba gösteren tüm yöneticilerimize verdikleri emekler için teşekkür ediyorum. Bizler yönetim kurulundaki arkadaşlarımızla birlikte, önümüzdeki dönemde üyelerimizle sürekli iletişim halinde olarak, bir taraftan onların yaşadığı sorunların çözülmesi, diğer taraftan da ihracatın önündeki engellerin kaldırılması ve yeni pazarların bulunması için çalışacağız" dedi. Çıkmaz’dan yeni yönetime kutlama Güneydoğu Anadolu Kuru Meyve ve Mamulleri İhracatçıları Birliği başkanlığını Murat Bakır’a devreden Mehmet Çıkmaz da genel kurul sonrası yaptığı açıklamada yeni başkan ve yönetim kurulunu tebrik ederek, "Birlik ve beraberlik içerisinde bir genel kurul gerçekleştirdik. Emeği geçenlere teşekkür ediyorum. Yeni başkan ve yönetim kuruluna da başarılar diliyorum" ifadelerini kullandı. En fazla ihracat AB ülkelerine yapılıyor Kuru meyve ve mamulleri ihracatının 2025 yılı rakamları ile ilgili de bilgi veren Başkan Murat Bakır, "Ülkemiz kuru meyve ve mamulleri ihracatı 2025 yılında yüzde 5,7 azalışla 1 milyar 742 milyon 529 bin ABD doları iken; Birliğimiz kuru meyve ve mamulleri ihracatı 2025 yılında yüzde 12,9 azalışla 316 milyon 349 bin ABD doları olmuştur. 2025 yılı Birliğimiz kuru meyve ve mamulleri ihracatının, Türkiye kuru meyve ve mamulleri ihracatı içindeki payı yüzde 18.3 olmuştur. 2025 yılı Birliğimiz toplam ihracatının yüzde 40,2’lik kısmını Antep fıstığı, yüzde 35,6’lık kısmını kuru kayısı, yüzde 9,5’lik kısmını diğer meyve kuruları oluşturmaktadır. Birliğimiz ihracatının arda kalan yüzde 14,7’lik kısmı ise diğer alt ürün gruplarından oluşmaktadır. Bu dönemde Antep fıstığı ihracatımız bir önceki döneme göre yüzde 14,6, kuru kayısı ihracatı ise yüzde 22,2 azalırken; diğer meyve kuruları ihracatı yüzde 8,4, kuru incir ihracatı ise yüzde 21,1 artmıştır" ifadelerine yer verdi. Başkan Bakır, "Kuru meyve ve mamulleri ihracatımızı 2025 yılı ülke grupları itibariyle değerlendirecek olursak; en çok ihracat yapılan ülke grupları içinde ilk sırayı 166 milyon 349 bin dolarlık ihracat ve bir önceki yıla göre yüzde 0,8 azalışla Avrupa Birliği ülkeleri almıştır. AB ülkelerini, 50 milyon 171 bin dolarlık ihracat ve bir önceki yıla göre yüzde 9,2 azalışla Amerika ülkeleri ve 26 milyon 949 bin dolarlık ihracat ve yüzde 20,9’luk azalışla Türk Cumhuriyetleri takip etmektedir. Diğer taraftan ihracatımızın yoğunlaştığı ülkelere baktığımızda ise, ilk sırada yüzde 17,2 pay, 54 milyon 276 bin dolar ihracat ve ihracat rakamlarındaki yüzde 28,3 azalış ile Almanya, ikinci sırada yüzde 16,7 pay, 52 milyon 801 bin dolar ihracat ve ihracat rakamlarındaki yüzde 26,4 artış ile İtalya, üçüncü sırada yüzde 12,1 pay, 38 milyon 397 bin dolar ihracat ve ihracat rakamlarındaki yüzde 4,3 artış ile Birleşik Devletler, dördüncü sırada yüzde 5,9 pay, 18 milyon 728 bin dolar ihracat ve ihracat rakamlarındaki yüzde 16,6 artış ile Fransa bulunmaktadır. 2025 yılında 90 ülkeye ihracat gerçekleştirilmiştir" diye konuştu.
İstanbul Tuzla’da sağanak sonrası yaralar sarıldı: Yağıştan etkilenen vatandaşların mağduriyeti giderildi İstanbul’da 30 Mart’ta etkili olan şiddetli sağanak yağıştan Tuzla da olumsuz etkilendi. Su baskınlarının yaşandığı ilçede, Tuzla Belediyesi ekiplerince mağduriyetlerin giderilmesi için kapsamlı bir çalışma yürütüldü. Tuzla Belediyesi, yaklaşık 100 personel ve 40 araçla su baskınlarının yaşandığı ve risk taşıyan bölgelere destek verdi. Ekipler tarafından mazgal ve kanal temizlikleri yapılırken, evlerini su basan vatandaşların konutları belediye ekipleri ve profesyonel temizlik firmalarının desteğiyle temizlendi. "Evin bütün eksiklerini belediye olarak karşılayacağız" Sağanak yağışın ardından bölgeye giderek incelemelerde bulunan Tuzla Belediye Başkanı Av. Eren Ali Bingöl, mağdur vatandaşlarla bir araya gelerek, "Evin bütün eksiklerini belediye olarak karşılayacağız. Temizlik için profesyonel ekipler görevlendirdik. Halılardan eşyaların tamamına kadar temizliklerini biz üstleneceğiz. İhtiyaçları hızlı şekilde tespit ederek 1-2 gün içinde tüm sorunları çözeceğiz" ifadelerini kullandı. Yapılan çalışmalar sonucunda ilçede oluşan eksiklikler ve mağduriyetler kısa sürede giderildi. Temizlik ekipleri evlerde kaba ve ince temizlik işlemlerini tamamlarken, vatandaşlar verilen destekten dolayı Tuzla Belediye Başkanı Bingöl’e teşekkür etti. Parkeden boyaya kadar destek sağlandı Sağanakta mağdur olan bir aile, "Evimizin içine kadar su doldu, eşyalarımız zarar gördü. Belediye Başkanımız bize söz verdi ve tüm zararların karşılanacağını söyledi" dedi. Bir diğer vatandaş ise sabah saatlerinde ciddi su baskını yaşadıklarını belirterek, Başkan Bingöl’ün kendilerini ziyaret ettiğini ardından ekiplerin hızlıca müdahale ettiğini kaydetti. Mağdur vatandaş, "Tüm eşyalar için tespitler yapıldı. Parkeler, boyalar vs. bu konularda da hepsinde destekçi oldular. Ciddi bir temizlik ekibi geldi. İnce temizlik için geldiler ve tüm dolaplarına, camlarına kadar tüm temizlikleri sağlandı. Yaşamış olduğumuz bu kötü durumda tam anlamıyla bizim yanımızda olup, destek olup bu süreçte bizimle beraberdiler. Yanımızdaydılar, gerçekten dedikleri gibi eğer Tuzla’daysak yalnız değiliz" ifadelerini kullandı. "Tekrar yaşanmaması için kalıcı çözümler üzerine çalışıyoruz" Temizlik çalışmalarının tamamlanmasının ardından açıklama yapan Başkan Bingöl, "Tuzla’da yalnız değilsiniz. Yoğun yağıştan etkilenen komşularımızın tüm ihtiyaçlarını hızlıca karşıladık. Evlerin temizlik ve tadilatlarını gerçekleştirdik. Benzer sorunların tekrar yaşanmaması için ilgili kurumlarla gerekli değerlendirmeleri yaparak kalıcı çözümler üzerine çalışıyoruz. Sürecin takipçisi olmaya devam edeceğiz. Hepimize geçmiş olsun" ifadelerini kullandı.