DÜNYA - 17 Mart 2026 Salı 19:48 | Son Güncelleme : 17 Mart 2026 Salı 19:49

Trump’tan NATO ülkelerine tepki: "NATO ülkelerinin yardımına ihtiyacımız yok"

A
A
A
Trump’tan NATO ülkelerine tepki: "NATO ülkelerinin yardımına ihtiyacımız yok"

ABD Başkanı Donald Trump, ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırılarına katılmayan NATO üyelerine tepki göstererek, "NATO’yu her zaman tek yönlü bir ilişki olarak gördüm. Biz onları koruyacağız, ama onlar bizim için hiçbir şey yapmayacaklar, özellikle de ihtiyaç duyduğumuzda. NATO ülkelerinin yardımına ihtiyacımız yok" dedi.

ABD Başkanı Donald Trump, ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırılarına katılmayan NATO müttefiklerini sert şekilde eleştirdi. Trump, "ABD, NATO’daki müttefiklerimizin çoğundan, Orta Doğu’da İran’ın terörist rejimine karşı yürüttüğümüz askeri operasyona dahil olmak istemedikleri yönünde bilgi aldı" ifadelerini kullanarak, neredeyse her ülkenin İran’a yönelik saldırıları haklı bulduğunu ve İran’ın nükleer silaha sahip olmaması gerektiği konusunda hemfikir olduğunu aktardı.
Trump, "İran’ın hiçbir şekilde, hiçbir şartla nükleer silaha sahip olmasına izin verilemezdi. Ancak bu davranışları beni şaşırtmadı, çünkü her yıl bu ülkeleri korumak için yüz milyarlarca dolar harcadığımız NATO’yu her zaman tek yönlü bir ilişki olarak gördüm. Biz onları koruyacağız, ama onlar bizim için hiçbir şey yapmayacaklar, özellikle de ihtiyaç duyduğumuzda" dedi.
İran ordusunu ve liderlerini yok ettiklerini ifade eden Trump, "Bir daha bizi, Orta Doğu’daki müttefiklerimizi veya dünyayı asla tehdit edemeyecekler" dedi.

"Kimsenin yardımına ihtiyacımız yok"

İran’a yönelik saldırılara katılmayan NATO üyelerini ve ABD’nin müttefiklerini eleştiren Trump, "Böylesine büyük bir askeri başarıya imza attığımız için artık NATO ülkelerinin yardımına ihtiyacımız yok ve bunu istemiyoruz da hiçbir zaman istemedik. Aynı şekilde, Japonya, Avustralya veya Güney Kore’ye de ihtiyacımız yok. Aslında, dünyanın en güçlü ülkesi olan ABD’nin Başkanı olarak konuşuyorum, kimsenin yardımına ihtiyacımız yok" diye konuştu.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Adana Kurbanlar kesildi, kelleler ütülmeye başladı Kurban Bayramı’nda kurbanlarını kesen vatandaşlar kelle paça hazırlığı için ocak başına geçti. Adana’nın Kozan ilçesindeki kadınlar ise köylerde yıllardır sürdürülen kelle ütme geleneğini kent merkezinde ekonomiye dönüştürerek hem kendi kurbanlarının kelle paçalarını hazırladı, hem de sipariş alarak aile bütçesine katkı sundu. İlçeye özgü geleneksel yöntemlerle hazırlanan kelle paçalar için kadınlar sabahın erken saatlerinden itibaren ateş başında mesai yaptı. Kurbanlıkların kelle ve ayaklarını ütüp temizleyen kadınlar, yaklaşık 12 saat süren zahmetli çalışmanın ardından ürünleri tüketime hazır hale getirdi. Bayram boyunca 700 liraya kelle ve ayak ütüp yoğun mesai yapan kadınlar, hem geleneksel lezzeti yaşattı hem de emekleriyle aile ekonomilerine katkı sağladı. "Bu bizim bayram kültürümüz" Kurbanın hiçbir bölümünün israf edilmemesi gerektiğini belirten Gülizar Dinler, yıllardır süren kültürü yaşatmaya çalıştıklarını söyledi. Dinler, "Hem kendi paçalarımızı hem de komşuların paçalarını hazırlıyoruz. Bu bizim bayram kültürümüz. Genç gelinlere yardım ediyoruz çünkü yeni nesil bu işleri çok bilmiyor. Bu sene 300 kelle hazırlamayı hedefliyoruz. Bunun püf noktası tüylerin tamamen arındırılması ve doğru şekilde ütülmesi. Bir tarafı yanıp diğer tarafı çiğ kalırsa olmaz. Bölgede bunu genelde anneler, yaşlı kadınlar yapar. Kurbanın hiçbir uzvunu atmamamız lazım. Kelle paça hazırlığını 700 liraya yapıyoruz" dedi. "Bu ürün şifa deposu" Kelle paça çorbasının şifa deposu olduğunu ifade ederek, "Kelle ütümü yapıyoruz. Sabah 05.30’da başlayan mesai gece geç saatlere kadar sürüyor. Özellikle kış aylarında çok tüketiliyor. Şifa deposu olarak görüldüğü için vatandaşlar yoğun ilgi gösteriyor" diye konuştu.
Sivas Efsanelere konu olan Dipsizgöl renk değiştirdi, ziyaretçileri hayal kırıklığı yaşadı Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü tarafından tabiat parkı ilan edilen Dipsizgöl renk değiştirdi, turkuaz rengi yerini adeta balçığa bıraktı. Sivas’ın Doğanşar ilçesinde yer alan Dipsizgöl, turkuaz rengi ve yüzeyini kaplayan yosunlarla adeta timsah gözünü andırıyordu. Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü tarafından tabiat parkı ilan edilen göl, son günlerde etkili olan yoğun yağışların ardından renk değiştirdi. Görüntüsü kadar hakkındaki rivayetlerle dikkat çeken göl, bayram tatilinde de doğa severlerin durağı oldu. Ancak timsah gözünü andıran gölü görmek isteyenler hayal kırıklığı yaşadı. Derinliği 17 metreye kadar ölçülebilirken, yosunların daha derine inilmesine izin vermeyen gölde bilinmeyen bir nedenle su adeta balçığa dönüştü. Zeminden kaynayan göl suyundaki renk değişimine neyin neden olduğu bilinmese de son zamanlarda aralıksız devam eden yağışların etkilemiş olabileceği düşünülüyor. Gölün ziyaretçileri, gölde yaşanan renk değişiminin araştırılarak gölün eski görünümüne kavuşturulmasını istediler. "Nitelikli doğal koruma alanı" ve tabiat parkı ilan edilmişti Dipsizgöl, şelalesi ve mağarası, 2020 yılında Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Tabiat Varlıklarını Koruma Genel Müdürlüğünce "nitelikli doğal koruma alanı" olarak tescillenmesinin ardından Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü tarafından tabiat parkı ilan edilmişti. Sivas’ın Doğanşan ilçesi sınırları içerisindeki göl, Sivas-Doğanşar karayolunun 60. kilometresinde yer alıyor.
Konya Bayram dönüşü için sürücülere uyarı Kurban Bayramı tatilinden dönüş yolculuğuna çıkacak sürücülere uzmanlardan uyarı geldi. İleri Sürüş Uzmanı Ramazan Ceylan, bayram trafiğinde acelecilik, yorgunluk ve dikkatsizliğin kazalara neden olabileceğini belirterek sürücülerin sabırlı olması gerektiğini söyledi. Bayram dönüşlerinde trafik yoğunluğunun arttığını ifade eden uzmanlar, sürücülerin yola çıkmadan önce araç kontrollerini mutlaka yapmaları gerektiğine ve kurban etlerinin taşınması sırasında araçlara aşırı yükleme yapılmamasına dikkat çekti. "Kesinlikle ağır bir şekilde araçları yüklemesinler" İleri Sürüş Uzmanı Ramazan Ceylan, "Mübarek Kurban Bayramını idrak ettik, dönüş yolculukları başlayacak. Burada yine en başta aracımızın kontrollerinin yapılması gerekiyor. Bunun yanı sıra köyümüzde veya başka illerde kurban kesen kardeşlerimiz neticede evlerine getirecekleri kurban etleri var. Bunlar taşıma sırasında kesinlikle ağır bir şekilde araçlarına yüklemesinler, buna dikkat etmemiz ve trafik kurallarına uymamız gerekiyor. Güvenlik kontrollerini almamız gerekiyor. Yoldaki risk faktörlerini değerlendirerek Karayolları Genel Müdürlüğü’nün web sitesinden bakarak riskli bölgelere bunlara da bakmamız gerekiyor. Bunun yanı sıra tabii ki cep telefonu ile seyahat esnasında uğraşmamamız gerekir" dedi. "Sürücülerimizin sabırlı olması gerekiyor" Sürücülerin sabırlı olması gerektiğine değinen Ramazan Ceylan, "Trafikteyken kesinlikle trafik işaret ve işaretçilerinin bize vermiş olduğu komutlara uymalıyız ki, hem kendimizi hem diğer yol kullanıcılarını riske atmayalım. Bayram yolculukları trafik yönünden yoğun olur. Bu noktada sürücülerimizin sabırlı olması gerekiyor. Yani kesinlikle varmak istediğim noktaya eğer sağ salim varmak istiyorsak bu kurallara uyacağız. Bunun yanı sıra sabırlı olacağız. Yani biz eğer sabretmezsek, stres yaparsak hem kendimizi hem yolcularımızı sıkıntıya düşürürüz hem de diğer yol kullanıcılarını tehlikeye atmış oluruz. Bu noktada biraz daha hassas olalım. Gideceğimiz yer 3 saatlik bir yoldur, biz 4 saatte gittiğimiz zaman hiçbir şey kaybetmeyiz" şeklinde konuştu. "Mola süresi de 45 dakikadan aşağı olmaması lazım" Yolculuk esnasında mola vermek gerektiğini söyleyen Ceylan, "Mola verelim, molaları değerlendirelim. Normal şartlarda binek araçlarda bir saat sınırlaması yok. Ancak ticari araçlarda bir günde zaten 9 saatten fazla araç kullanılamaz. Bunda da en az bir mola vermesi gerekiyor. Mola süresi de 45 dakikadan aşağı olmaması lazım. Biz hususi araçlarımızda kullandığımızda bir saat bir buçuk saat kullandıktan sonra bir mola verelim. Orada bir dinlenelim 15-20 dakika kadar ve araçtan inelim ayaklarımız açılmış olur hem bir temiz hava almış oluruz. Daha sonrasında yolcuğumuza devam edelim ki, herhangi bir sıkıntı yaşamayalım. Birbirimize anlayış gösterelim. Bayramlarda birbirimizi, eşimiz, dostumuzu ziyaret ediyoruz gerekse bu tesislerde birbirimizle bayramlaşalım bunlar güzel şeyler, dikkat edelim" diye konuştu.
Konya Bayram dönüşü için sürücülere uyarı Kurban Bayramı tatilinden dönüş yolculuğuna çıkacak sürücülere uzmanlardan uyarı geldi. İleri Sürüş Uzmanı Ramazan Ceylan, bayram trafiğinde acelecilik, yorgunluk ve dikkatsizliğin kazalara neden olabileceğini belirterek sürücülerin sabırlı olması gerektiğini söyledi. Bayram dönüşlerinde trafik yoğunluğunun arttığını ifade eden uzmanlar, sürücülerin yola çıkmadan önce araç kontrollerini mutlaka yapmaları gerektiğine ve kurban etlerinin taşınması sırasında araçlara aşırı yükleme yapılmamasına dikkat çekti. "Kesinlikle ağır bir şekilde araçları yüklemesinler" İleri Sürüş Uzmanı Ramazan Ceylan, "Mübarek Kurban Bayramını idrak ettik, dönüş yolculukları başlayacak. Burada yine en başta aracımızın kontrollerinin yapılması gerekiyor. Bunun yanı sıra köyümüzde veya başka illerde kurban kesen kardeşlerimiz neticede evlerine getirecekleri kurban etleri var. Bunlar taşıma sırasında kesinlikle ağır bir şekilde araçlarına yüklemesinler, buna dikkat etmemiz ve trafik kurallarına uymamız gerekiyor. Güvenlik kontrollerini almamız gerekiyor. Yoldaki risk faktörlerini değerlendirerek Karayolları Genel Müdürlüğü’nün web sitesinden bakarak riskli bölgelere bunlara da bakmamız gerekiyor. Bunun yanı sıra tabii ki cep telefonu ile seyahat esnasında uğraşmamamız gerekir" dedi. "Sürücülerimizin sabırlı olması gerekiyor" Sürücülerin sabırlı olması gerektiğine değinen Ramazan Ceylan, "Trafikteyken kesinlikle trafik işaret ve işaretçilerinin bize vermiş olduğu komutlara uymalıyız ki, hem kendimizi hem diğer yol kullanıcılarını riske atmayalım. Bayram yolculukları trafik yönünden yoğun olur. Bu noktada sürücülerimizin sabırlı olması gerekiyor. Yani kesinlikle varmak istediğim noktaya eğer sağ salim varmak istiyorsak bu kurallara uyacağız. Bunun yanı sıra sabırlı olacağız. Yani biz eğer sabretmezsek, stres yaparsak hem kendimizi hem yolcularımızı sıkıntıya düşürürüz hem de diğer yol kullanıcılarını tehlikeye atmış oluruz. Bu noktada biraz daha hassas olalım. Gideceğimiz yer 3 saatlik bir yoldur, biz 4 saatte gittiğimiz zaman hiçbir şey kaybetmeyiz" şeklinde konuştu. "Mola süresi de 45 dakikadan aşağı olmaması lazım" Yolculuk esnasında mola vermek gerektiğini söyleyen Ceylan, "Mola verelim, molaları değerlendirelim. Normal şartlarda binek araçlarda bir saat sınırlaması yok. Ancak ticari araçlarda bir günde zaten 9 saatten fazla araç kullanılamaz. Bunda da en az bir mola vermesi gerekiyor. Mola süresi de 45 dakikadan aşağı olmaması lazım. Biz hususi araçlarımızda kullandığımızda bir saat bir buçuk saat kullandıktan sonra bir mola verelim. Orada bir dinlenelim 15-20 dakika kadar ve araçtan inelim ayaklarımız açılmış olur hem bir temiz hava almış oluruz. Daha sonrasında yolcuğumuza devam edelim ki, herhangi bir sıkıntı yaşamayalım. Birbirimize anlayış gösterelim. Bayramlarda birbirimizi, eşimiz, dostumuzu ziyaret ediyoruz gerekse bu tesislerde birbirimizle bayramlaşalım bunlar güzel şeyler, dikkat edelim" diye konuştu.