ASAYİŞ - 11 Ağustos 2007 Cumartesi 12:08

Tuğba Özay tutuklandı

A
A
A
Tuğba Özay tutuklandı

Rulet Operasyonu kapsamında mahkemeye sevk edilen 18 kişiden aralarında manken Tuğba Özay'ın da bulunduğu 11 kişi tutuklanarak cezaevine gönderildi.

 Yaşar Öz'ün çetesine yardım ve yataklık suçundan tutuklanan ve İstanbul Paşakapısı Kadın Cezaevi'nde kalan manken Tuğba Özay'ı en çok dostlarının vefasızlığının üzdüğü öğrenildi.

 

13 SAAT SORGU

Tuğba Özay, Cumhuriyet Savcısı Süleyman Pehlivan tarafından sorgulandı. Sorgulama 13 saat sürdü. Mahkeme, Tuğba Özay’ın ’suç örgütüne yardım etmekten’ diğer 10 kişinin ise ’suç örgütüne üye olmaktan’ tutuklanmasına karar verdi.

BENİ BIRAKMA DİYE AĞLADI

Mahkemenin kararını duyan Özay'ın avukatı Edip Önder'e sarılarak "Beni bırakma" diyerek ağladığı ve baygınlık geçirdiği öğrenildi. 'Çeteye yardım ve yataklık' suçunda tutuklanan Özay Paşakapısı Cezaevi'ne gönderildi.

BUNLAR DELİKANLILIĞA SIĞMAZ

Cezaevine götürülürken "Bunların hepsi yalan" diyen Özay, aranan eski sevgilisi Akın Büyükoğlu'na da seslenerek "Bu delikanlılığa sığmaz" diye bağırdı.

Tuğba Özay, 3 gün gözaltında kaldıktan sonra adliyeye çıkarılırken menajeri Kadir Şen'e "Beni arayan oldu mu?" diye sordu. Menajeri "Hayır" deyince Tuğba gözyaşlarına boğuldu. Tuğba bu konuşma sırasında "Alacağın olsun Ece" diyerek bir zamanlar yanından ayırmadığı ve şöhret olmasını sağladığı Ece Gürsel'e sitem etti.

BÜTÜN GECE AĞLADI

Paşakapısı Kadın Kapalı Cezaevi'ne konulan manken Tuğba Özay, geceyi ağlayarak ve bir şey yemeden geçirdi.


Akşam yemeğine yetişemediği için yemek yiyemeyen Özay'ın, peynir, zeytin, ekmek, domates ve salatalıktan oluşan sabah kahvaltısını da almadığı, sadece bir bardak çay içtiği öğrenildi. Poliste geçirdiği sinir krizi sonucu sakinleştirici hap verilen Özay'ın bu ilaçlarına cezaevi revirindeki doktorlar tarafından el konuldu.


'RAHATSIZ GELEMEYECEK'

Tuğba Özal hapse girmeseydi önceki akşam İznik'te bir otelin diskosunda DJ'lik yapacaktı. Organizatörler Tuğba Özay'ın açılışa gelemeyeceğini belediye hoparlörlerinden "Tuğba Özay, rahatsızlandığı için programa gelemeyecek" sözleriyle duyurdu. Hoparlörlerden bu anons yapılırken, televizyonlarda Tuğba Özay'ın kelepçeyle hapse gönderilirken çekilmiş görüntüleri yayınlanıyordu.

 

KOĞUŞTA İLK SABAH


Uykusuz ve ağlama krizleriyle geçen ilk gecenin ardından kahvaltı verilen Özay, ağzına lokma koymadı. Gözaltına alındığı perşembeden sonraki ilk banyosunu cumartesi sabahı hamamda infaz koruma memurlarının uzaktan takibi altında yaptı. Kantinden gelen şampuan ve sabunla yıkanıp, avukatının gönderdiği temiz kıyafetini giyen Özay, kalacağı memurlar koğuşu olarak bilinen D koğuşuna götürüldü. 280 kişilik kapasitesine rağmen 400 civarında tutuklu ve mahkûmun bulunduğu Paşakapısı'nda ünlü manken cumartesi ve pazar günlerini yeni hayatına alışmakla geçirdi. Özay, koğuş arkadaşlarının hikâyelerini dinleyip, kurallara göre yaşamaya başladı. Bir de Eylül'ün ne kadar önemli olduğunu öğrendi. Bakırköy'deki kadın cezaevi inşaatı tamamlanırsa kadınlar Paşakapısı'nı terk edecekler. Koğuştakiler orada oda koğuş sistemi uygulanacağı için rahat edeceklerini söylerken ünlü manken "Umarım o zamana kadar burada kalmam" diye düşündü.

 

ÇAMAŞIR KONTROLÜ

 


Tuğba Özay'ın yaşayacağı en büyük zorluklardan birisi de kıyafet kısıtlaması. Belirli sayıda iç çamaşırı, bir mahkeme kıyafeti bulunacak. Bu kıyafet infaz koruma memurlarının üniformasıyla aynı olmasın diye lacivert, askerlerinkiyle aynı olmasın diye yeşil olmayacak. Yine birer adet eşofman takımı, gündelik kıyafet, terlik, ayakkabı ve spor ayakkabı izni var. Özay cezaevinde kirlenen çamaşırlarını ya kendi yıkayacak ya da listeden düşürterek dışarı gönderecek, yerine yeni eşya alabilecek.

 

HAFTADA 200 YTL

 


Tuğba'nın cezaevinde haftalık harcama limiti 200 YTL. Hırsızlık olaylarına karşı parayı taşıyamayacak. Harcamaları kâğıt üzerinde hesaplanacak. Eski bir av köşkü olan Paşakapısı Cezaevi'nde zor fiziki şartlara rağmen yemekler kendi mutfağında pişiriliyor. İsteyen beyaz peynir, bal, reçelle de karnını doyuruyor. Cezaevine dışarıdan yiyecekiçecek sokulması ancak doğum günü gibi özel zamanlarda mümkün.

 

KOZMETİK YASAK


Paşakapısı'nda Özay'ın kaldığı koğuşun hemen yanındaki bölümün alt katında bir hamam var. Kapasitesi küçük olduğu için belirli bir düzen içinde faydalanılıyor. Cezaevi şartlarında kozmetik ürünlere izin verilmiyor. Ancak alerjisi, cilt rahatsızlığı olanlar, doktor izin verirse alabiliyor. Tuğba Özay artık her gün revirden içeceği hapı alacak. Yeşil reçeteli ilaca ihtiyaç duyarsa Bakırköy ve Sinir Hastalıkları Hastanesi'ne kelepçeli olarak götürülecek.

 

 

MEKTUPLARI OKUNACAK

 

Tuğba Özay'ın bundan sonra mektupları okunacak ve üzerine 'görülmüştür' damgası basılacak. Belli günlerde Acele Posta Servisi'nden yararlanabilecek. Özay'a muhtemelen adresi belli olduğu için medyatik her davada olduğu gibi yine evlenme teklifleriyle dolu mektuplar gelecek.

 

ANNESİ VE BABASI PERİŞAN

 

Manken Tuğba Özay'ın anne ve babası da zor günler geçiriyor. Şiir ve ders kitapları yazarı baba İlhan Özay olayı duyduğu andan itibaren üzüntüden kimseyle konuşmadı, ayakları tutmadı, sonra yalnız kalmak için evini terkette. "Kızım basit bir aşk kurbanıdır" diyen öğretmen anne Duygu Özay dün kızıyla görüşebilmek umuduyla İstanbul'a geldi ama görüş saatini kaçırdı. Çeteye yardımla suçlanan kızıyla ilgili gelişmeleri öğrenen eşi İlhan Özay'ın üzüntüden konuşmadığını, bacaklarının tutmadığını anlatan anne Özay, şöyle konuştu:

 

AŞK KURBANI OLDU


"Biz olayı kızıma ait Antalya Manavgat'taki çiftlikte kalırken öğrendik. Eşim duyduğu andan itibaren tek kelime etmedi. Benimle dahi konuşmadı. Çok üzgün. Cuma günü de evden çıkıp gitti. Yalnız kalmak istedi." "Kızım basit bir aşk kurbanı oldu. Şov yapıyorlar" diyen Duygu Özay, şöyle devam etti: "Biz bu günleri atlatacağız. Kızım o mekânın insanı değil. Özgürlüğüne kavuşmalı. Çünkü basit bir aşk kurbanını başka şekillerde yorumlamanın gereği yok. Kızımın sonuna kadar arkasındayım." Kızını görmek için dün İstanbul'a gelen anne Özay, saat 17.00'den önce Paşakapısı Cezaevi'nde olamadığı için Tuğba Özay ile görüşemedi. Normal görüş günü salı olmasına karşın Duygu Özay bugün bir kez daha kızını görmek için cezaevine gideceğini, eşinin de bugün İstanbul'da olacağını söyledi.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Aydın Aydın’da bir ayda 111 milyon dolar ihracat yapıldı Önemli ihracat ürünleriyle Türkiye ekonomisine katkı sağlayan Aydın’da Kasım ayında 111 milyon 702 bin dolar ihracat, 27 milyon 164 bin dolar ithalat gerçekleştirildi. Aydın’ın 2025 yılı Ekim ayı ithalat ve ihracat rakamları belli oldu. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) Dış Ticaret İstatistikleri verilerine göre Aydın’da 2025 yılı Kasım ayında bir önceki aya göre ihracat rakamları yüzde 12’lik düşüşle 111 milyon 702 bin dolar olurken, ithalat rakamları ise yüzde 3’lük azalışla 27 milyon 164 bin dolar oldu. 2025 yılı Ocak-Kasım aylarında da toplam 353 milyon 317 bin dolar ithalat, 1 milyar 120 milyon 855 bin dolar ihracat gerçekleştirildi. En fazla ithalat Temmuz ayında yapıldı Aydın’da 2025 Ocak-Kasım dönemlerinde en çok ithalat 45 milyon 647 bin dolar ile Temmuz ayında gerçekleştirilirken, en düşük ithalatın yapıldığı ay ise 26 milyon 146 bin dolar ile Ocak ayı oldu. En düşük ihracat Haziran ayında yapıldı Aydın’da 2025 Ocak-Kasım dönemlerinde en çok ihracat 127 milyon 441 bin dolar ile Ekim ayında gerçekleştirilirken, en düşük ihracatın yapıldığı ay ise 85 milyon 721 bin dolar ile Haziran ayı oldu. Öte yandan son 10 yıldaki değişime bakıldığında ise 2015 yılı Kasım ayında 57 milyon 459 bin dolar olan ihracat rakamı 2025 Kasım ayında yüzde 94’lük artışla 111 milyon 702 bin dolar oldu. 2015 yılı Ocak-Kasım aylarında 569 milyon 828 bin dolar olan ihracat rakamı da 2025’in aynı dönemlerinde yüzde 96 artarak 1 milyar doları aştı. Son 10 yıldaki ithalat rakamlarına da bakıldığında 2015 Kasım ayında 13 milyon 563 bin dolar olan ithalat, 2025 Kasım ayında 27 milyon 164 bin dolar oldu. 2015 Ocak-Kasım aylarında 237 milyon 564 bin dolar olan ithalat ise 2025’in aynı dönemlerinde 353 milyon 317 bin dolar olarak gerçekleşti.
Ankara Bakan Uraloğlu: "2025 yılında yüksek hızlı, anahat, bölgesel ve kent içi hatlarda yaklaşık 283 milyon yolcumuza konforlu ve güvenli ulaşım imkânı sağladık" Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, "2025 yılında yüksek hızlı, anahat, bölgesel ve kent içi hatlarda yaklaşık 283 milyon yolcumuza konforlu ve güvenli ulaşım imkânı sağladık. 85,6 milyon olan Türkiye nüfusunun üç katından fazla yolcumuza hizmet verdik" dedi. Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, 1 Ocak 2017 tarihinde faaliyetlerine başlayan TCDD Taşımacılık A.Ş.’nin 9. yıl dönümü vesilesiyle yazılı açıklamada bulundu. Bakan Uraloğlu, demiryolu taşımacılığı açısından 2025 yılını tüm yönleriyle değerlendirerek hem yolcu hem de yük taşımalarında kaydedilen ilerlemeye dikkati çekti. 1 yılda 283 milyon yolcu Bakan Uraloğlu, son 23 yılda yapılan yatırımlarla daha görünür hâle gelen demiryolu taşımacılığının, 2025 yılında da etkin ve verimli bir yıl geçirdiğini ifade etti. Bakan Uraloğlu, "2025 yılında yüksek hızlı, anahat, bölgesel trenler ve kent içi hatlarımızda yaklaşık 283 milyon yolcumuza konforlu ve güvenli ulaşım imkânı sağladık. 85,6 milyon olan Türkiye nüfusunun üç katından fazla yolcumuza hizmet verdik. Yolcu taşımacılığında 2026 yılında yüzde 7 oranında büyüme öngörüyoruz." Uraloğlu ayrıca, 2025 yılında yaklaşık 25 milyon ton yük taşımacılığı gerçekleştirildiğini kaydetti. YHT’ler 12 milyonu taşıdı Bakan Uraloğlu, 2009 yılında Ankara-Eskişehir Hattı ile başlayan yüksek hızlı demiryolu işletmeciliğinin bugün 2 bin 251 kilometrelik hatta sürdürüldüğünü dile getirerek, sözlerine şu şekilde devam etti: "2025 yılı boyunca 12 milyondan fazla yolcu yüksek hızlı trenlerimizi tercih etti. En yoğun kullanılan hattımız, yaklaşık 6 milyon yolcu ile Ankara-İstanbul hattı olurken bunu 2 milyon yolcu ile İstanbul-Konya-Karaman hattı ve 1 milyon 750 bin yolcu ile Ankara-Konya-Karaman hattı izledi." "Kent içi demiryolu taşımacılığı kapsamında toplam 262 milyon yolcuya hizmet verdik" Bakan Uraloğlu, TCDD Taşımacılık tarafından işletilen hatlardaki yolcu hareketliliği hakkında açıklamada bulunduBakan Uraloğlu, "Söz konusu dönemde Marmaray hattında 220 milyondan fazla, Başkentray hattında 25 milyondan fazla, İstanbul Havalimanı-Gayrettepe Metro Hattı’nda 12 milyon ve Kazlıçeşme-Sirkeci Hattı’nda 4 milyondan fazla yolcumuza hizmet sunduk. Böylece kent içi demiryolu taşımacılığı kapsamında toplam 262 milyon yolcuya hizmet verdik." bilgisini paylaştı. Demiryolunda dijitalleşme vizyonu Dijitalleşme vizyonu doğrultusunda, Yolcu Taşıma Platformu’nu (YTP Projesi) 2024 yılı sonunda yurt içi, 2025 yılı sonunda ise uluslararası bilet satışlarında devreye aldıklarını kaydeden Bakan Uraloğlu, sözlerine şu şekilde devam etti: "Bu sayede dijital biletleme ve müşteri hizmetleri süreçlerini tek bir entegre yapı altında topladık. YTP projemiz, 2025 Yılı Türkiye Bilişim Ödülleri’nde birincilik elde ederek başarısını taçlandırdı. Platform sayesinde bilet satışları, rezervasyon işlemleri ve müşteri talepleri tek merkezden yürütülmeye başlandı. Dijital bilet ve QR kodlu kontrol sistemleri uygulamaya alındı. Ayrıca T.C. Kimlik Kartı okuma sistemi ile trene kabul süreçleri hızlandırıldı. Bu yeniliklerle yolcu deneyimi önemli ölçüde iyileştirildi. 2025 yılında toplam bilet satışlarımızın yüzde 45’i mobil uygulama, yüzde 24’ü web sitesi üzerinden gerçekleştirildi. Yüksek hızlı trenlerde ise bilet satışlarının yüzde 89,7’si dijital kanallar aracılığıyla yapıldı.
Bursa "Altın yatırımcısının yüzü 2026’da da gülecek" Yatırım araçları arasında 2025 yılında altının yüz güldürdüğünü belirten Bursalı kuyumcu Emir Yasin Kılıç, "Altın yatırımcısının yüzü 2026 yılında da gülecek" dedi. Altının son yıllarda güvenli bir yatırım amacı olma özelliğini koruduğunu vurgulayan Bursa Kuyumcular Odası üyesi Emir Yasin Kılıç, eskiden kadınların gram, çeyrek ve Cumhuriyet altını yatırımı yaptığını ancak son birkaç yılda işçilik oranları çok düşük olduğu için Ajda bileziklerin tercih edildiğini ifade etti. Yüzde 72 kazandırdı Altının 2025 yılında yüzde 72 oranında prim yaptığını anlatan Emir Yasin Kılıç, son dönemde kadınların Ajda bileziklerine ilgisinin arttığını kaydederek, "2025 yılı da Ajda yılı oldu. Talep de olunca farklı modelleri üretilmeye başlandı. En çok 10 gramlık Ajda bilezikleri geçtiğimiz sezon sattık. Çünkü hem şık ve gösterişli, hem de yatırım aracı. İşçilik çok düşük olduğu için alırken de satarken de yatırımcılar zarar etmiyor" dedi. 2026 yılında da altın konusunda benzer durumun yaşanmasının beklendiğini ifade eden Emir Yasin Kılıç, "Küresel krizler ve ekonomik riskler olduğu sürece altın yatırımcısının yüzü her zaman gülmeye devam edecektir. Son yıllara bakıldığında altın güvenli limana olarak yatırımcısının yüzünü güldürmüştür. Biz müşterilerimize uluslararası gündemi takip etmelerini tavsiye ediyoruz. Zaman zaman geri çekilmelerle alım için fırsatlar sunduğunda yapılan işlemlerin müşterilerimize daha fazla kazanç sağladığını anlatıyoruz. Daha fazla kar edebilmek için yatırımcılarımız bilinçli ve planlı hareket etmeli" dedi. Fiyatlardaki birkaç günlük geri çekilmenin alım bölgesine girilmesi sonrası sert bir teknik düzeltme olduğunu vurgulayan Emir Yasin Kılıç, "2026 yılının ilk üç ayı için gram altında özellikle 6 bin 200-6 bin 300 TL bandına doğru hareketler görebiliriz. Ons altında ise 5 bin 10 dolar bandı 6 ayda beklenebilir. TL bazında gümüşte farklılıklar söz konusu olabilir ama daha çok yatırımcının tercihini altından yana kullanması orta vade için biraz daha doğru strateji olacaktır." ifadelerini kullandı