DÜNYA - 05 Nisan 2025 Cumartesi 14:05 | Son Güncelleme : 05 Nisan 2025 Cumartesi 14:07

Türk Dünyası 2025 Kültür Başkenti Aktau'da büyük açılış töreni başlıyor

A
A
A
Türk Dünyası 2025 Kültür Başkenti Aktau'da büyük açılış töreni başlıyor

Uluslararası Türk Kültürü Teşkilatı (TÜRKSOY), tarafından 2025 yılı için "Türk Dünyası Kültür Başkenti" ilan edilen Kazakistan'ın Aktau şehri, bugün gerçekleştirilecek büyük açılış töreniyle resmi kutlamalara başlıyor. Hazar Denizi kıyısında binlerce sanatseverin buluşacağı özel etkinlik; konserler, dans gösterileri, sergiler ve sahne performanslarıyla Türk Dünyası'nın zengin kültürünü yansıtarak unutulmaz anlara sahne olacak.

Kazakistan'ın Aktau şehri, "2025 Türk Dünyası Kültür Başkenti" seçilmesinin ardından büyük açılış töreni için hazırlıkları tamamladı. Türk Dünyası'nın dört bir yanından gelen yaklaşık bin 400 sanatçının katılımıyla bugün gerçekleştirilecek açılış töreni, geniş bir alana kurulan yurtlar ve açık hava sahnelerinde yapılacak. TÜRKSOY üyesi ülkelerden gelen sanatçıların katılımıyla düzenlenecek kortej yürüyüşüyle başlayacak program müzikten halk danslarına, geleneksel sanat atölyelerinden etnokültürel sunumlara kadar uzanan zengin içeriğiyle Aktau'da buluşan binlerce sanatsevere unutulmaz bir şölen yaşatacak. Etkinlikler kapsamında dron gösterileri, Kazakistan'ın dünyaca ünlü sanatçıları Dimaş Kudaybergen, Meyirbek Atabekov, Roza Zergerli, "Yalla" Grubu ve Kalifarniya gibi isimler ve ayrıca tüm Türk Dünyası'ndan dans topluluklarının performanslarını sergileyecek.

Türk Dünyası Kültür Bakanları da açılışta

Aktau'daki büyük açılış törenine, sanatçıların yanı sıra yüksek düzeyli devlet temsilcileri de katılacak. Bakanlar, beraberindeki heyetlerle birlikte Aktau'yu ziyaret edecek ve ikili görüşmeler gerçekleştirecek.

"Aktau, Türk Dünyası'nın gurur kaynağı"

TÜRKSOY Genel Sekreteri Sultan Raev açılış öncesi gazetecilere yaptığı açıklamada, Aktau'nun sadece Kazakistan için değil, tüm Türk Dünyası için bir gurur vesilesi olduğunu ifade etti. Raev, "Aktau; tarihi derinliği, yetiştirdiği öncü isimler ve kültürel zenginliğiyle bu ünvana fazlasıyla layık bir şehir. Törenle birlikte Türk Dünyası'nın kültürel ve sanatsal zenginliklerini gözler önüne serecek olan Türk Dünyası Kültür Başkenti yolculuğumuz Hazar kıyısından başlayacak" dedi.

"Aktau, Mangıstau bölgesinin binlerce yıllık Türk tarihine ev sahipliği yapıyor"

TÜRKSOY Genel Sekreter Yardımcısı Sayit Yusuf ise Mangıstau bölgesinin Türk Dünyası için taşıdığı öneme dikkat çekerek, "Özellikle Oğuz Türklerinin Anadolu'ya göç yolculuğunda bu bölge önemli bir geçiş güzergahıdır. Bugün Aktau küçük bir şehir gibi görünse de Hazar Denizi'nin sunduğu imkanlar ve stratejik konumu sayesinde Türk Dünyası'nın ortak değerlerini dünyaya tanıtmak adına büyük bir potansiyele sahiptir" dedi. Yusuf, "TÜRKSOY, kültürel iş birliğini güçlendirmek ve ortak mirası görünür kılmak amacıyla Türk Dünyası Kültür Başkenti projesini 2012 yılından bu yana başarıyla sürdürüyor. Aktau, bakanlarımızın oy birliğiyle Aşkabat'ta düzenlenen toplantıda bu anlamlı ünvana layık görüldü. Açılış sadece bir başlangıç. Yıl boyunca bu topraklarda onlarca kültürel etkinlik düzenlenecek. Bu etkinlikler, hem Türk Dünyası'nın kendi içinde bağlarını güçlendirecek hem de kültür mirasımızı ve ortak değerlerimizi uluslararası kamuoyuna daha etkin şekilde tanıtacak. Açılış töreni kapsamında kurulan her bir yurtta, kurucu ülkelerimizden gelen el sanatları ustalarının eserleri sergileniyor. Bazı yurtlarda canlı performanslarla ortak hikayelerimizi aktarıyor, geleneklerimizi yaşatıyoruz. Aktau halkı, ilk günden bu yana tüm sanatçılarımızı büyük bir misafirperverlikle bağrına bastı" ifadelerini kullandı.

Aktau'da yıl boyu etkinlikler sürecek

Açılış töreninin hemen ardından başlayacak etkinlikler kapsamında 2025 yılı boyunca Aktau'da 30'a yakın büyük çaplı uluslararası etkinlik düzenlenecek. Geleneksel müzik konserlerinden tiyatro ve sinema festivallerine, gençlik buluşmalarından fikir ve kültür forumlarına kadar uzanan takvim, Türk Dünyası'nın kültürel çeşitliliğini gün yüzüne çıkararak gelecek nesillere aktarmayı hedefliyor.

Türk Dünyası'nın kültürel haritasına katkı

TÜRKSOY tarafından yürütülen Türk Dünyası Kültür Başkenti programı şehirler arası kültürel ve sanatsal etkileşimi artırırken, ortak değerleri yücelten bir platform olma işlevini sürdürüyor. Bugüne kadar 12 şehir bu ünvana layık görülerek Türk Dünyası'nın kültürel vitrini haline geldi. Program kapsamında sırasıyla Astana, Eskişehir, Kazan, Merv, Şeki, Türkistan, Kastamonu, Oş, Hiva, Bursa, Şuşa ve Anev şehirleri bu prestijli ünvanı taşıdı. Şimdi ise bayrak, Hazar'ın incisi Aktau'ya devredildi. Her şehir, kendi kültürel dokusunu ortak kimlik potasında yeniden üreterek Türk Dünyası'nın kültürel haritasına katkı sundu.

Türk Dünyası 2025 Kültür Başkenti Aktau'da büyük açılış töreni başlıyor

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Eskişehir Rektör Adıgüzel, Buhara’da Anadolu Üniversitesi’nin küresel eğitim vizyonunu anlattı Anadolu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yusuf Adıgüzel, Buhara’da katılmış olduğu programda, üniversitenin küresel eğitim vizyonuyla ilgili bilgilendirmede bulundu. Yükseköğretim Kurulu (YÖK) ile Özbekistan Yükseköğretim, Bilim ve İnovasyon Bakanlığı iş birliğinde düzenlenen ’4. Özbekistan-Türkiye Rektörler Forumu’ iki ülkenin yükseköğretim kurumlarını Buhara’da bir araya getirdi. Buhara Devlet Teknik Üniversitesi ev sahipliğinde gerçekleştirilen forumda, küresel rekabet gücünün artırılması amacıyla yükseköğretimde iş birliği imkânları ele alındı. Çeşitli konularla ilgili değerlendirmelerde bulunuldu Forum programında, Özbekistan Cumhuriyeti Yükseköğretim Bilim ve İnovasyon Bakanı Prof. Dr. Kongratbay Avezimbetovich Sharipov ile Buhara İli Valisi Botir Komilovich Zaripov, YÖK Yürütme Kurulu Üyesi Prof. Dr. Erol Arcaklıoğlu, Anadolu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yusuf Adıgüzel, Özbekistan’dan 25 üniversite Rektörü, Türkiye’den ise 8 üniversite Rektörü forum oturumlarına katılım sağladı. Forumda ortak bilimsel çalışmalar, yükseköğretimde iş birliği, akademik proje geliştirme süreçleri ve uluslararasılaşma politikaları değerlendirildi. Forumun açılışında konuşan YÖK Yürütme Kurulu Üyesi Prof. Dr. Erol Arcaklıoğlu, Türkiye ile Özbekistan arasındaki köklü ilişkilerin yükseköğretim alanındaki iş birlikleriyle daha da güçlendiğini belirterek, iki ülke üniversiteleri arasında geliştirilecek ortak çalışmaların önemine dikkat çekti. Anadolu Üniversitesi’nin açık ve uzaktan öğrenme deneyimine dikkat çekildi Forum kapsamında düzenlenen ’Küresel Rekabet Gücü İçin Özbekistan-Türkiye Yükseköğretim İş Birliğinin Geliştirilmesi’ başlıklı oturumda konuşan Anadolu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yusuf Adıgüzel ise, yükseköğretim kurumları arasındaki stratejik ortaklıkların yalnızca akademik gelişime değil, aynı zamanda ülkelerin bilimsel üretim kapasitesine ve uluslararası rekabet gücüne de katkı sunduğunu ifade etti. Anadolu Üniversitesi’nin açık ve uzaktan eğitim alanındaki deneyimine dikkat çeken Rektör Adıgüzel, üniversitenin öğrenci sayısı bakımından Avrupa’nın en büyük, dünyanın ise üçüncü büyük üniversitesi olduğunu belirtti. Açıköğretim Fakültesi’nin 45 yıllık köklü geçmişe sahip olduğunu aktaran Rektör Adıgüzel, değişen sektör ihtiyaçlarına göre eğitim programlarını sürekli yenilediklerini ifade etti. Bu kapsamda Yükseköğretim Kurulu ile yapılan çalışmalar doğrultusunda bazı programların güncellendiğini ve çağın ihtiyaçlarına uygun yeni bölümlerin açıldığını söyledi. Özbek öğrenciler teşvik edilmeli Türkiye ile Özbekistan arasındaki akademik ve kültürel bağların güçlendirilmesi gerektiğine vurgu yapan Rektör Adıgüzel, Özbekistan’ın genç nüfus potansiyeline dikkat çekerek Türkiye’de öğrenim gören Özbek öğrenci sayısının artırılmasının önemine değindi. Prof. Dr. Adıgüzel, "Özbekistan dışında eğitim alan yaklaşık 160 bin öğrenci bulunuyor. Ancak Türkiye’de öğrenim gören Özbek öğrenci sayısı yaklaşık 10 bin seviyesinde. Bu oranı artırmak için üniversiteler arasında daha fazla iş birliği yapılması gerekiyor" ifadelerini kullandı. Anadolu Üniversitesi’nde 23 bin örgün öğrencinin eğitim gördüğünü belirten Rektör Adıgüzel, bunların yaklaşık 3 binini uluslararası öğrencilerin oluşturduğunu söyledi. Üniversitede öğrenim gören Özbek öğrenci sayısının ise yaklaşık 80 olduğunu ifade eden Rektör Adıgüzel, bu sayının artırılması için çalışmalar yürüttüklerini kaydetti. Türk Dili ve Kültürü Programı dil bariyerini kolayca aşmaya fırsat tanıyor Konuşmasında Anadolu Üniversitesi’nin uluslararası öğrencilere yönelik çalışmalarına da değinen Prof. Dr. Yusuf Adıgüzel yalnızca uluslararası öğrencilere yönelik olarak açılan Türk Dili ve Kültürü Programı ile Türkçe hazırlık imkânlarının önemine işaret etti. Açıköğretim Fakültesi üzerinden dünyanın farklı ülkelerinden öğrencilerin Türkçe öğrenebildiğini belirten Rektör Adıgüzel dil bariyerinin bu yöntemle daha kolay aşılabileceğini ifade etti. Türkçe’nin Türk dünyasının ortak hafızasını güçlendiren temel unsur olduğunu vurgulayan Anadolu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yusuf Adıgüzel üniversiteler arasında ortak Türkçe yayın ağlarının kurulması, akademik dergilerin çıkarılması ve ortak kitap projelerinin geliştirilmesi gerektiğini söyledi. Anadolu Üniversitesi’nin ’AU Press’ adıyla yeni bir yayınevi kurduğunu aktaran Rektör Adıgüzel, Türkiye ve Özbekistan’daki üniversitelerle ortak yayın projelerine açık olduklarını dile getirdi. İş birliği protokolleri imzalandı Forum süresince Rektör Adıgüzel tarafından Anadolu Üniversitesi ile çeşitli yükseköğretim kurumları arasında akademik iş birliği protokolleri imzalanırken, üniversite ziyaretleri ve ikili görüşmeler de gerçekleştirildi. Görüşmelerde ortak bilimsel projeler, öğrenci ve akademisyen hareketliliği ile eğitim alanında yapılabilecek yeni iş birlikleri ele alındı.