MAGAZİN - 27 Aralık 2021 Pazartesi 16:38

Türk oyuncudan çarpıcı açıklama: 'Türkiye’deki oyunculuk gerçekçiliğini yitirdi'

A
A
A
Türk oyuncudan çarpıcı açıklama: 'Türkiye’deki oyunculuk gerçekçiliğini yitirdi'

Türkiye’deki oyunculuk yapanların bir çoğunun yapmacık olduğunu belirten oyuncu Gürkan Arıkboğa, “Türkiye’deki oyunculuğun gerçekçiliğini yitirdiğini düşünüyorum. Eski Yeşilçam oyunculuğunun tamamen yitirildi. Türkiye’de hakkıyla oyunculuk yapan kişilerin sayısı 5 veya en fazla 10 dur” dedi.

Bayrampaşa 11 dizisinde Garanti Selahattin karakterini canlandıran oyuncu Gürkan Arıkboğa sektöre ilişkin çarpıcı açıklamalarda bulundu.

Türkiye’de oyunculuk yapabilen kişilerin bir elin parmaklarını geçmediğini ifade eden Oyuncu Gürkan Arıkboğa, “Ben Yeşilçam ve Yılmaz Güney hayranıyım, sinema oyunculuk konusunda kendisini örnek alıyorum. Türkiye’deki oyunculuğun gerçekçiliğini yitirdiğini düşünüyorum. Eski Yeşilçam oyunculuğunun tamamen yitirildi. Türkiye’de oyunculuk yapan kişilerin sayısı 5 veya en fazla 10 dur. Çünkü bu oyuncular bana yapmacık geliyor, bayan oyuncuların botoks yaptırarak mimiklerini öldürdüğünü düşünüyorum. Erkek oyuncularda kaş almak gibi şeyler yaptıktan sonra ben izlediğim oyuncularda gerçekçiliği alamıyorum. Seyircilerinde benim gibi gerçeklik duygusunu alamadıklarını düşünüyorum. Yurt dışında çalıştığım arkadaşlarımda daha içtenlikle sıfır ego ile çalışıyorduk" ifadelerini kullandı.

Türk oyuncudan çarpıcı açıklama: 'Türkiye’deki oyunculuk gerçekçiliğini yitirdi'

Oyuncuların kendilerini yeteri kadar geliştirmediğini savunan Arıkboğa, "Bizde bir dizide oyunculuk yapan kendisini oldum zannediyor. Oyunculukta oldum kelimesini asla kabul etmiyorum. Yılmaz Güney, Çetin Tekindor, Şener Şen ve Kadir İnanır ile oynamak isterdim. Nejat Uygur hayatta olsa idi onunla aynı sahnede olmak en büyük hayalimdi. Bunlar bizlerin en büyük değerleridir" dedi.

“Dizi tam mahalle kültürünü yansıtıyor”
Bayrampaşa 11 isimli dizide Garanti Selahattin karakterini canlandırdığını dile getiren Arıkboğa, “Oynadığım dizide benim için en güzel yanı Wilma Elles ile birlikte oynamaktır. Dizide aynı zamanda Selahattin Taşdöğen ve Ümit Acar gibi değerli ağabeylerimiz ile oynuyorum. Dizinin senaristliğini ise Mustafa Kabul üstlendi, yapımcılığını İlyas Çağlayan ve uygulayıcı yapımcılığını Kadir Balık yaptığı dizi, tam bir mahalle kültürünü yansıtıyor. Şiddetin olmadığı komedinin olduğu eskiden yayınlanan Perihan Abla dizisine benziyor” diye konuştu.

Ahmet Faruk Sarıkoç

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul ‘Ekrem İmamoğlu Çıkar Amaçlı Suç Örgütü’ duruşmasında 107 sanık için tutukluluk incelemesi ‘Ekrem İmamoğlu Çıkar Amaçlı Suç Örgütü’ duruşmasının 15. oturumunda Ekrem İmamoğlu’nun beyanlarının ardından mahkeme heyeti, 107 sanığa yönelik tutukluluk incelemesi yapmak için duruşmaya ara verdi. ‘Ekrem İmamoğlu Çıkar Amaçlı Suç Örgütü’ davasının ilk duruşmasının 15. oturumu Marmara Ceza İnfaz Kurumları Yerleşkesi’nde bulunan duruşma salonunda görülmeye devam edildi. İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi’nce görülen duruşmada tutuklu sanıkların avukatları savunma yaptı. Murat Ongun’un avukatı: "Müvekkilim Ekrem İmamoğlu bile birlikte hedef olarak seçilmiştir" İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı (İBB) Başkanı Danışmanı ve Medya A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı olan ve iddianamede örgüt yöneticisi olarak suçlanan Murat Ongun’un avukatı Rahşan Sertkaya Daniş savunmasında, "Onlarca kişi müvekkilim Murat Ongun’a bağlı örgüt üyesi olarak gözaltına alınmıştır. Murat Ongun İBB’nin her alanında görevli kılınmış biri değildir. Müvekkilim akla mantığa hukuka aykırı şekilde hedef yapıldı. Savcılık makamı müvekkilimi adeta hukuk sopasıyla parçalamaya çalıştı. Huzurdaki iddianame anlatı odaklı bir soruşturma neticesinde yazılmıştır. Müvekkilim Ekrem İmamoğlu bile birlikte hedef olarak seçilmiştir. Herhangi bir suç şüphesine, somut delillerden bahsedilemeyeceği ortadadır. Soruşturma safhasında verilmiş tutuklama kararına hukuken itibar edilmesi mümkün değildir" dedi. "Müvekkil delilleri karartan kişi değil aksine delilleri dosyaya sunan kişidir" Tutuklu sanık Adem Soytekin’in avukatı Simge Büyük, "Müvekkilim sayın savcılık makamına yüzlerce sayfa evrak sunmuştur. Müvekkilin etkin pişmanlık kapsamında sunduğu belge ve bilgiler tutuklama gerekçesi oldu. Müvekkilin bu dosyada yer almasının tek sebebi işini iyi yapan bir yüklenici olması. Müvekkil delilleri karartan kişi değil aksine delilleri dosyaya sunan kişidir" dedi. Ekrem İmamoğlu’nun avukatı Hasan Fehmi Demir ise kendisi yerine müvekkilinin savunma yapmasını istedi. Söz verilen Ekrem İmamoğlu savunmasında, "Gerçekten vicdan sızlatacak bir ortam yaşıyoruz. İnsanlar bir yıldan fazla süredir tutuklu. Hangi gerekçeyle? Kaçma şüphesi. Kuvvetli suç şüphesi. Delil karartma. Gerçekten ayıptır, yazıktır, günahtır. Bu arkadaşlarım mı kaçacak? 43 yıllık zabıta memuru, daire başkanlığı yapmış hanımefendi mi kaçacak? Hayatını, kariyerine adamış insanlar mı kaçacak? Ülkenin en seçkin bürokratları mı kaçacak? Milyonlarca oy almış belediye başkanları mı kaçacak? Bunun böyle düşünülmesini bile zül kabul ederim. Bu dava tarihidir. Tercihi siz yapacaksınız. Kararı siz vereceksiniz. Burada bulunan yol arkadaşlarım serbest bırakılmalıdır" dedi. Mahkeme heyeti ardından 107 sanığa yönelik tutukluluk incelemesi yapmak için duruşmaya ara verdi. İddianameden İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 11 Kasım 2025 tarihinde tamamlanan 3 bin 809 sayfalık iddianamede Mülkiye Teftiş Kurulu Başkanlığı ‘ihbar eden’, Maliye Bakanlığı, İçişleri Bakanlığı, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı, Tarım ve Orman Bakanlığı, İstanbul Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı ve Şişli Belediye Başkanlığı ‘suçtan zarar görenler’, 16 kişi ‘müşteki’, 5 kişi ‘müşteki-sanık’ ve Ekrem İmamoğlu’nun da arasında bulunduğu 402 kişi ‘sanık’ sıfatıyla yer aldı. Hazırlanan iddianamede, Ekrem İmamoğlu örgütün kurucusu ve lideri olarak belirtilirken, Fatih Keleş, Murat Ongun, Ertan Yıldız, Murat Gülibrahimoğlu, Adem Soytekin ve Hüseyin Gün ‘örgüt yöneticisi’ olarak aktarıldı. İddianamede İmamoğlu’nun ‘suç işlemek amacıyla örgüt kurma’, 12 kez ‘rüşvet’, 7 kez ‘suç gelirlerinin aklanması’, 2 kez ‘kişisel verilerin kaydedilmesi’, 2 kez ‘kişisel verileri ele geçirme veya yayma’, 4 kez ‘suç delillerini gizleme’, ‘haberleşmenin engellenmesi’, ‘kamu malına zarar verme’, 47 kez ‘rüşvet alma’, ‘halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma’, 9 kez ‘irtikap’, 46 kez ‘kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık’, 4 kez ‘suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama’, 70 kez ‘ihaleye fesat karıştırma’, ‘çevrenin kasten kirletilmesi’, ‘Vergi Usul Kanununa muhalefet’, ‘Orman Kanununa muhalefet’ ve ‘Maden Kanuna muhalefet’ suçlarından toplamda 2 bin 430 yıla kadar hapis cezasına çarptırılması talep edildi. Öte yandan hazırlanan iddianamede toplam kamu zararının suç tarihinden itibaren 160 milyar TL ve 24 milyon dolar olduğu da aktarıldı.