TEKNOLOJİ - 31 Mart 2016 Perşembe 10:38

Turkcell'den müşterilerine 10 maddelik taahhüt listesi

A
A
A
Turkcell'den müşterilerine 10 maddelik taahhüt listesi

Turkcell, 4.5G’nin ilk gününde bütün abonelerin internet kotasını ikiye katlayacak. Turkcell Genel Müdürü Kaan Terzioğlu, “10 maddeden oluşan bir taahhüt listesi hazırladık. Onları memnun etmek için tüm imkanlarımızı seferber ediyoruz” dedi.

Turkcell’in 1 Nisan itibarıyla açıkladığı vaatler ile 4.5G’ye geçişte hiç kimseden ilave bedel ya da cayma bedeli talep edilmeyeceğinden Turkcell müşterilerinin fatura şoku yaşamayacağına ve bozulan telefonların yerine ikame telefon tahsis edilmesine kadar pek çok konu taahhüt altına alındı.

Terzioğlu, herkesin merak ettiği 4.5G’nin getireceği yüksek bant genişliği ve yüksek hızın kotaları nasıl etkileyeceği konusunda açıklamalarda bulunarak, Turkcell müşterilerine kotaları katlama müjdesi verdi. Terzioğlu, “Müşterilerimize ‘Hızım arttı, kotam bitecek’ sıkıntısı yaşatmak istemiyoruz. 4.5G’ye geçen müşterilerimizin kotalarını ilk 3 ay boyunca ikiye katlayacağız, 3 ayın sonunda da fiyat artışı olmaksızın daha yüksek kotalı tarifelerden yararlanabilecekleri sürpriz tekliflerimiz olacak” dedi.

FATURALARDA SÜRPRİZ YOK

Müşterinin sorununu kendi sorunları olarak gördüklerini ve her zaman müşterinin yanında olacaklarını anlatan Terzioğlu, “Kullanılmayan paket ve servis ücretlerini geri ödeyeceğiz. Müşteri menfaati neyi gerektiriyorsa onu yapacağız. Örneğin paketinden kalan kullanım hakkını devredeceğiz. Cihazları bozulduğunda tamir edilene kadar ikame cihazla onları bağlantısız bırakmayacağız. 4.5G’ye geçen hiçbir müşterimizden 1 TL dahi ekstra bedel talep etmeyeceğiz, faturalarda sürpriz yaşatmayacağız” açıklamasını yaptı.

Turkcell Genel Müdürü Kaan Terzioğlu, müşterilerinin telefonlarının bozulması durumunda telefonlar tamir edilene kadar geçen sürede müşterilerini telefonsuz ve internetsiz bırakmamak için de yeni bir adım atarak 10 bin akıllı telefon aldıklarını belirterek, “Sektörde 20 günleri bulan cihaz bakım sürelerini biz Turkcell’de 10 güne kadar indirdik. Ancak 10 gün bile müşterilerimizi telefonsuz bırakamayacağımız kadar uzun bir süre. O nedenle biz, arıza nedeniyle akıllı telefonlarını servise gönderdiğimiz müşterilerimize, cihazları geri gelene kadar yeni bir cihaz vermeye başladık. Bu süreçte Turkcell’lileri mağdur etmemek için de sadece bu amaçla kullanılmak üzere 10 bin akıllı telefon alarak stoklarımıza koyduk” dedi.

4.5G’NİN YENİ TARİFELERİ

4.5G'nin yeni tarifeleri ise şöyle olacak:

"Data   Ses          SMS    Fiyat
50 GB 1000 Dk. 1000    149TL.
20 GB 1000 Dk. 1000    119TL.
15 GB 1000 Dk. 1000    99TL.
10 GB 1000 Dk. 1000    79TL.
6 GB    500 Dk.   1000    59TL.
4 GB    500 Dk.   1000    49TL.
2 GB    500 Dk.   1000    39TL."

ENGELLİYE VE YAŞLIYA EVDE HİZMET

Turkcell’in 10 maddede özetlediği manifestosunu örnekleriyle açıklayan Turkcell Genel Müdürü Kaan Terzioğlu, özel hizmet ekibiyle engellilere ve 65 yaş üstündekilere evde hizmet vereceklerini söyledi. Terzioğlu, Türkiye’nin Turkcell’i olarak olağanüstü durumlarda, müşterilerinin tüm finansal yükümlülüğünü askıya alıp, her bir müşteriyi tek tek arayarak "Yardıma ihtiyaçları olup olmadığını" sorduklarına, dilerse yakınlarını arayarak bilgi verdiklerine vurgu yaptı. Özellikle İstanbul’daki evleri kentsel dönüşüm kapsamına giren müşterilerinin proaktif olarak nakil taleplerini aldıklarını hatırlatan Terzioğlu, müşterilerini internetsiz bırakmayacaklarını hatta nakliye, çilingir ve kamu hizmetleri vb. konularda hayatlarını kolaylaştırdıklarını anlattı.

BiP, Turkcell TV+, Turkcell Müzik, Dergilik, Goller Cepte gibi ürün ve servisleri kullanmak için Turkcell müşterisi olmaya gerek olmadığının altını çizen Terzioğlu, “Eşsiz müşteri odağıyla tasarladığımız ürün ve servisler; Türkiye ve dünyadaki diğer operatör müşterilerinin de kullanımına açıktır. Sadece bu servislerden faydalanan abonelere de kendi müşterimiz gibi hizmet vereceğiz” dedi.

Çok kısa bir süre önce Türkiye’nin 5 ilinde aynı anda 4.5G hız testleri yaptıklarını anlatan Terzioğlu, “Gerçek şebekeden cep telefonlarıyla yaptığımız bu testlerde tüm illerdeki hız 300 Mbps’in üzerinde çıktı. Bazı illerde de 400 Mbps sınırına dayandık. Bu veriler de ‘Dünyanın en hızlı 4.5G hizmetini sunacağız’ iddiamızı destekliyor. 2018’in sonunda 1600 Mbps hızları göstermeye başlayacağız. 4.5G’de yüksek hızları cihazların desteklemesi gerekiyor. Turkcell, ticari olarak piyasada satılan cihazlarda hem Türkiye’nin hem de dünyanın en yüksek hızını vermeye devam edecek” diye konuştu.

4.5G ihalesinde en yüksek frekansları aldıklarını ve bu sayede en yüksek hızlara ulaştıklarını ifade eden Terzioğlu sözlerini şöyle sürdürdü: “4.5G’de frekanslar size sunulmuş otoban gibidir. Otoban ne kadar geniş olursa siz de o kadar hız yapabilirsiniz. Bu yüzden biz en büyük otobana sahip olmak için en geniş frekanslara para ödedik. Şimdi elimizdeki frekansları ‘üçlü taşıyıcı’ sistemiyle birleştiriyoruz. Böylece en yüksek hızlara ulaşıyoruz. Birleştirme teknolojisi geliştikçe hızlarımız da daha yukarı çıkacak. Dolayısıyla biz her zaman en yüksek hızı vereceğiz. Frekans bandında Turkcell Avrupa’daki operatörler arasında 234.4 MHz ile ikinci sırada”

YENİ TARİFELERDE 50 GB İNTERNET BULUNUYOR

Turkcell Genel Müdürü Kaan Terzioğlu, müşterilerin merakla beklediği 4.5G tarifelerini de açıkladı. Müşterilerin ihtiyacına göre paketler oluşturduklarını anlatan Terzioğlu, “Çok data tüketen müşterilerimiz için 50 GB’a varan mobil internet paketleri hazırladık. Yeni paketlerimizde data fiyatlarının birim maliyetleri yüzde 20’ye varan oranda azalmış durumda.” dedi.

2015 yılı son çeyreğinde ülke olarak 4.5G’ye toplamda 13,1 milyar liraya yakın yatırım yapıldığını ve bu yatırımın yaklaşık yüzde 45’ini tek başına Turkcell’in gerçekleştirdiğini anlatan Terzioğlu, “En yüksek yatırımı yine Turkcell yapacak. 2018 yılına kadar 18 milyar TL daha yatırım yapmayı öngörüyoruz. Bu yatırım yaklaşık 175 bin kişiye istihdam sağlayacak. 4.5G ile birlikte istihdamdan yatırıma, milli gelirden firmaların gelecek planlarına kadar hayatın her alanında büyük bir değişim ve dönüşüm yaşanacak. Hızlı internet sayesinde bugün bilmediğimiz yeni sektörler oluşacak. Genişbant yatırımları ve olanakları genişledikçe klasik altyapı yatırımlarına olan ihtiyaç da azalacak. Genişbant penetrasyonunda her yüzde 10’luk artış ayrıca yeni girişimci sayısını da sırasıyla yüzde 21, yüzde 12 ve yüzde 8 oranında artırmaktadır” diye konuştu.

Araştırmalara göre, genişbant için yapılan yatırımın üç yoldan ilave istihdam oluşturacağını da anlatan Terzioğlu sözlerini şöyle sürdürdü: “İlk olarak altyapı yatırımlarında çalışanlar, ikinci olarak servis sağlayıcı firmalarda çalışanlar, üçüncü olarak ise diğer firmalarda konu ile ilgili departmanların oluşması istihdama katkı veriyor. Genişbant kullanımı ile birlikte firmaların etkinliklerinde de önemli artışlar oluyor. Araştırmalar, ihracatçı firmaların satışlarında yıllık yüzde 6, hizmet sektörü firmalarının satışlarında yüzde 7,5-10 arası artış etkisi olduğunu gösteriyor”.

Yerli üretimi önemsediklerini bir kez daha vurgulayan ve 4,5G ihale şartnamesine konulan yerlilik konusundaki tüm şartları kabul ettiklerini ifade eden Terzioğlu, “Yerli baz istasyonu için ilk biz harekete geçtik ve yerli baz istasyonu almak için ön sipariş verdik. Öncelikle yerli teknoloji üretimini destekleyen ve bu yönde çalışmalar yapan öncü firmayız. Global teknoloji pazarından daha fazla pay alabilmemiz için yerli 4.5G baz istasyonu çalışmalarını da çok değerli buluyoruz. T serisi yerli akıllı telefonlarımız, şebekemizde kullandığımız yerli radyolink sistemleri, yerli aküler, yerli yazılım ürünlerimiz bizim bu konuya bakışımızın en iyi örnekleridir” diye konuştu.

Terzioğlu, Turkcell’in tek çatı ile ilgili teknik hazırlıklarını tamamladığını ve bunun kısa süre içinde hanelere yansıyacağını belirterek, “Entegre hizmet ve tek fatura için, artık ayları değil günleri sayıyoruz” dedi. Bir süre önce yayına giren reklam filminde Türkiye’nin bütünlüğüne vurgu yaptıklarını hatırlatan Terzioğlu, aynı bütünlüğü Turkcell Grubu şirketlerinde de sağlamak için uzunca bir süredir çalıştıklarını belirterek, “Artık teknik altyapı hazırlıkları tamamlandı. Superonline’dan evde internet kullanan müşteri sayısında liderliğini kanıtlamış olan Turkcell, 4.5G’de de en yüksek hız ve kapasite kullanım hakkına sahip olarak, Türkiye’nin en büyük entegre telekom hizmetleri sunan şirketi olmayı hedefliyor” açıklamasını yaptı.

Şu anda Turkcell Grubu’nda mobilin ayrı, sabit hizmetlerin ayrı verildiğini ve bu hizmetlerin de farklı çağrı merkezlerinin olduğunu ifade eden Terzioğlu, “Kısa süre sonra hizmetlerin tamamı entegre olarak tek çatıdan verilecek. Bu sayede telekomünikasyon pazarının kurallarını yeniden yazarak, müşterilerimize tek çatı altında, istedikleri tüm hizmetleri birlikte sunacağız. Ay sonunda hem evden internetiniz, hem de mobil telefonunuzun hizmet bedelleri tek faturada gelecek, ayrı ayrı fatura takip etmek zorunda kalmayacaksınız. Tüm bunların yanında müşteri deneyimini ön planda tutmaya devam ediyoruz. Fiber dışındaki internet bağlantılarının kurulumu çoğu zaman bir günden uzun sürdüğü için, kurulumunuz gerçekleşene kadar da Turkcell mobil internetle sizi internetsiz bırakmayacağız” diye konuştu.

Entegre operatör olma yolundaki tüm ihtiyaçlar ve 4.5G’nin yenilikleri için 20 bin kişinin yüz yüze ve dijital eğitimlerden geçirildiğini ve tüm kanallardaki çalışanların bu hizmetlerin tamamını sunabilecek duruma getirildiğini de vurgulayan Turkcell Genel Müdürü Kaan Terzioğlu, sözlerini şöyle sürdürdü: “Lansmana özel hazırladığımız entegre iletişim çözümlerimizle artık müşterilerimizin hem evden hem cepten tüm iletişim ihtiyaçları için bana sadece Turkcell yeter demesini hedefliyoruz. Hizmet kalitesi ve müşterilerimize sağladığımız tek elden çözüm sonucu yine rekabetten ayrışarak, 2018 yıl sonu itibariyle entegre telekom pazarında liderliği hedefliyoruz.”

4.5G İLE HAYATIMIZ NASIL DEĞİŞECEK

4.5 G'nin devre girmesiyle hayatımızdaki değişiklikler de şöyle olacak:

"Evler akıllanacak: Hızlı ve kesintisiz internet sayesinde evimizi dışarıda olduğumuz zamanlarda dahi kontrol edebileceğiz. Kombiden buzdolabına, televizyon ocağa kadar tüm cihazlar uzaktan takip edilip yönetilecek.

TV izleme deneyimi yeniden tanımlanacak: Kişiye özel TV yayını dönemi başlayacak. 4K ve daha yüksek video kalitesi, her yerden kesintisiz TV izleme deneyimi, özellikle spor karşılaşmalarında klasik yayına bağlı kalmaksızın farklı açılardan, yoğun istatistiki bilgilerle desteklenmiş yepyeni bir izleme deneyimi seyircilere sunulabilecek.

Alışveriş deneyimi yeni bir boyut kazanacak: Beğendiğiniz bir kitabı sipariş ettiğinizde kısa bir sürede elinizde olacak. Drone olarak tanımlanan küçük insansız hava aracı, aldığınız kitabı evinizin balkonuna kadar getirecek.

Ambulanstaki hastaya uzman hekim desteği: Ambulansla hastaneye nakledilirken müdahale edilmesi gereken hasta için uzman hekim evinde bile olsa devreye girecek. 4.5G’nin sağlayacağı yüksek hız ve kapasite ile birden fazla doktor ile aynı anda görüntülü görüşme yapılabilecek.

Drone ambulanslar hayat kurtaracak: Hızlı müdahalenin hayati önem taşıdığı özellikle kalp krizi gibi acil tıbbi durumlarda hastaya çok kısa sürede müdahale edilebilmesini sağlayacak olan drone’lar hayat kurtaracak. Böylelikle kalp krizi vakaları sonrasında hayatta kalma oranı 10 kata kadar artabilecek.

Okulda yeni dönem: Eğitimde “Nerede olursan ol, derse katıl” sistemi gelişecek. Bu kolaylık ileriki dönemde ek derslikler açma gibi altyapı ihtiyaçlarını azaltacak.

Lojistik sektöründe verimlilik artacak. Rota planlama, filo takibi, konteyner takibi gibi lojistiğin farklı alanlarında ciddi iyileştirilmeler sağlanacak. Bu da zaman yönetimi, kaynak yönetimi ve maliyet yönetimi gibi konularda önemli avantajlar getirecek.

Akıllı araçlarla daha güvenli ve daha hızlı ulaşım: Yakın bir gelecekte yollarda görmeye başlayacağımız akıllı araçlarla sürüş güvenliği, yolculuk sürelerinin kısalması, trafik yoğunluk uygulamalarının desteğiyle daha düşük karbon emisyonu için de önemli bir adım atılmış olacak.

Ağır makineler uzaktan kontrol edilebilecek. Özellikle şantiye ve fabrika gibi büyük operasyon sahalarında kullanılan ağır makineler uzaktan yönetilerek baraj, stadyum, liman gibi yapıların inşasında ortaya çıkan riskler önemli oranda düşürülecek.

Enerji sektöründe yeni fırsatlar oluşturacak. Enerjide üretim, stoklama, iletim, dağıtım süreçlerinin tamamında riskleri azaltacak kalite denetimi, kayıp-kaçak takibi, uzaktan yönetim uygulamaları geliştirilecek". 

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Birgül Erken’den Finlandiya’da buzun altında rekor Milli sporcu Birgül Erken, Finlandiya’nın Laukaa bölgesindeki Lake Siikajrvi’de, monopalet ile buz altında tek nefeste yatayda 141 metre giderek CMAS buzaltı serbest dalış dünya rekorunu kırdı. Milli sporcu Birgül Erken’in 26 Mart tarihinde Finlandiya’nın Laukaa bölgesinde 141 metrelik dalışı, CMAS buzaltı serbest dalış dünya rekoru olarak tescil edildi. Beyaz kartla tamamlanan bu tarihi performansın resmi onayı yaklaşık bir aydır bekleniyordu. CMAS kurul toplantılarının tamamlanmasının ardından dünya rekoru resmen onaylandı ve tarihe geçti. Tarihi başarı yankı uyandırdı Senior kategorisinde rekor başvurusu yapan milli sporcu Erken sadece kendi yaş grubuna değil, tüm yaş gruplarında ve dünyanın en güçlü sporcularıyla aynı sıralamada mücadele etti. Elde edilen derece olağanüstü bir performans olarak değerlendirilirken, buzaltı serbest dalış limitlerini zorlayan tarihi bir başarı olarak dünya serbest dalış camiasında yankı uyandırdı. Yaklaşık 30 santimetrelik buz tabakasının altında, karanlık ve belirli güvenlik delikleriyle çıkışı mümkün olan bir parkurda gerçekleştirilen bu tarihi performans; fiziksel bir başarı değil aynı zamanda büyük bir mental dayanıklılık, soğukkanlılık ve cesaret örneği olarak değerlendirildi. "Bu sadece bir rekor değil" Bu süreçte emeği geçen tüm arkadaşlarına, organizasyon ekibine, güvenlik ekiplerine, baş hakem Antero Joki’ye, yardımcı hakem Aliona Curtis’e, Freediving Fisherman & Friends Oy ekibine ve bu yolculuk boyunca yanında olan herkese teşekkür eden Birgül Erken, "Bu sadece bir spor başarısı değil. Bu vazgeçmemeyi seçen bir ruhun hikayesi. Sponsor desteği olmadan, kendi emeğimle, kendi umudumla ve mücadele gücümle çıktığım bu yolculukta ülkeme bir dünya rekoru kazandırabilmiş olmak benim için tarifsiz bir gurur" açıklamasında bulundu. Arkadaşlarının kendisine taktığı ’Buzlar Kraliçesi’ lakabının hoşuna gittiğini söyleyen Erken, kırdığı dünya rekorunun kendisine büyük bir öz güven verdiğini belirtti. "Türk bayrağını yeniden zirveye taşımak, yeni nesillere umut olmak istiyorum" Birgül Erken, doğru destek ve sponsorluk imkanları sağlandığı takdirde mevcut dünya rekorunu çok daha ileriye taşıyabileceğine inandığını ifade ederek, "Bu rekor bana şunu gösterdi; sınırlar düşündüğümüzden çok daha ileride. Eğer gerekli şartlar sağlanırsa ve güçlü desteklerle hazırlanabilirsem, kendi rekorumu çok daha ileriye taşıyabileceğime yürekten inanıyorum. Ülkemi temsil ederek Türk bayrağını uluslararası arenada yeniden zirveye taşımak, kürsülerde dalgalandırmak ve yeni nesillere umut olmak istiyorum" dedi. "Ben sadece kendi hayalim için yüzmüyorum, Türkiye adına mücadele ediyorum" Yıllar süren bir emeğin ardından rekorun geldiğini kaydeden Erken, destek çağrısında bulunarak şu ifadeleri kullandı: "Ben bu bayrak altında yarışmaktan büyük onur duyuyorum. Her yarışta, her nefeste ülkemi temsil ettiğimi hissediyorum. Motivasyonum hala çok güçlü. İçimde hala daha ileri gitme arzusu, daha büyük başarılar kazanma isteği var. Bu rekor bana şunu gösterdi; doğru şartlar, doğru ekip ve güçlü desteklerle bu sınırlar çok daha ileriye taşınabilir. Ancak dünya çapında başarılar artık sadece bireysel mücadeleyle sürdürülebilecek noktayı geçti. Bu seviyede devam edebilmek; ciddi hazırlık, güvenlik ekipleri, antrenman organizasyonları, seyahatler, ekipmanlar ve sürdürülebilir destek gerektiriyor. Bugüne kadar çoğu zaman kendi imkanlarımla yürüdüm. Ama artık bu yolculuğun sadece benim omuzlarımda taşınmaması gerektiğine inanıyorum. Çünkü ben sadece kendi hayalim için yüzmüyorum. Ben Türkiye adına, bu bayrak adına, genç sporcular adına mücadele ediyorum. Eğer gerekli destekleri bulabilirsem, bugün kırdığım dünya rekorunu çok daha ileriye taşıyabileceğime tüm kalbimle inanıyorum. Bunu yine Türk bayrağıyla, Türkiye’nin adıyla dünyaya duyurmak istiyorum. Şimdi yeni sezon başlıyor. Yeni dünya şampiyonaları, yeni rekorlar ve yeni hikayeler için güçlü destekçilere, bu hikayeye inanacak markalara ve birlikte yürüyebileceğimiz insanlara ihtiyacım var. Çünkü bazen bir sporcunun arkasında durmak; sadece bir kişiyi değil, bir ülkenin cesaretini, ilhamını ve dünyaya bırakacağı izi desteklemektir" şeklinde konuştu. "Rekor yolculuğu Sivas’ta başladı" Rekor için ilk denemelerin Sivas’ta başladığını ancak küresel ısınmanın etkisiyle Finlandiya’ya gittiklerini belirten Birgül Erken, "Bu tarihi rekor yolculuğu aslında Türkiye’de, Sivas’ta başladı. Ülkemizde bu dünya rekorunu kırabilmek için uzun süre büyük emek verdik. Sayın Sivas Valimiz Yılmaz Şimşek’in destekleriyle geçtiğimiz yıl rekor denemesi için gerekli altyapı çalışmalarımız tamamlandı. Türkiye’de bu rekoru gerçekleştirebilmek adına ciddi hazırlıklar yapıldı. Ancak ne yazık ki küresel ısınmanın etkileri nedeniyle buz kalınlığı yeterli ve güvenli seviyeye ulaşmadı. Bu nedenle ülkemizde planladığımız rekor denemesini gerçekleştiremedik ve dünya rekorunu Finlandiya’da denemek zorunda kaldık. Bugün resmi olarak onaylanarak dünya kayıtlarına geçen bu rekor; Sivas’ta başlayan bir hayalin, Türkiye’de verilen büyük emeğin ve vazgeçmeyen bir inancın sonucudur" ifadelerini kullandı. Milli sporcu Birgül Erken, rekor denemesinde buzun altında Türk bayrağı da açmıştı.
Ankara Uzmanından uyarı: "Çarpıntı, kilo değişimi ve halsizliğin nedeni tiroit olabilir" Acıbadem Bayındır Kavaklıdere Hastanesi Genel Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Ebru Menekşe, çarpıntı, ani kilo değişimleri, halsizlik, saç dökülmesi ve sürekli yorgunluk gibi şikayetlerin altında tiroit hastalıklarının yatabileceğine dikkati çekti. Acıbadem Bayındır Kavaklıdere Hastanesi Genel Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Menekşe, tiroit hastalıklarına ilişkin uyarılarda bulundu. Çarpıntı, ani kilo değişimleri, halsizlik, saç dökülmesi ve sürekli yorgunluk gibi şikayetlerin altında tiroit hastalıklarının yatabileceğine dikkati çeken Menekşe, "Tiroit bezindeki fonksiyon bozuklukları tüm vücudu etkileyebilir. Bu nedenle hastaların sadece tek bir branş tarafından değil, multidisipliner yaklaşımla değerlendirilmesi gerekir" dedi. Boynun ön kısmında bulunan tiroit bezinin metabolizmadan kalp ritmine, vücut ısısından kilo kontrolüne kadar birçok sistemi etkilediğini belirten Menekşe, "Tiroit hastalıkları bazen sadece halsizlik ya da kilo problemi gibi görünen belirtilerle ortaya çıkabiliyor. Bu nedenle erken tanı büyük önem taşıyor" ifadelerini kullandı. Doğru tedavi ile birçok hastada ameliyat gerekmeyebiliyor Tiroit hastalıklarının yönetiminde endokrinoloji uzmanlarının önemli rol üstlendiğini ifade eden Menekşe, "Hipotiroidi, hipertiroidi, tiroititler ve nodüler hastalıklar gibi farklı klinik tabloların doğru değerlendirilmesi gerekir. Uygun ilaç tedavisi ve düzenli takip sayesinde birçok hastada cerrahi ihtiyacı ortadan kaldırılabiliyor ya da hasta doğru zamanda ameliyata yönlendiriliyor" diye konuştu. Tiroit, hassas bir bölgede yer alıyor Cerrahi gereken durumlarda deneyimin kritik olduğunu vurgulayan Menekşe, "Tiroit ameliyatları ses tellerini kontrol eden sinirlerin ve kalsiyum dengesini sağlayan paratiroit bezlerinin bulunduğu hassas bir bölgede yapılır. Bu yapıların korunması ameliyat başarısı açısından son derece önemlidir" dedi. Uzman ekiplerle yapılan ameliyatların komplikasyon riskini azalttığını belirten Menekşe, "Bu nedenle tiroit cerrahisinin deneyimli merkezlerde yapılması gerekir" ifadelerini kullandı. Ultrason ve biyopsi tanıda yol gösteriyor Tanı sürecinde radyoloji ve patoloji birimlerinin katkısına dikkati çeken Menekşe, "Yüksek çözünürlüklü ultrasonografi ve ince iğne biyopsisi sayesinde nodüller detaylı şekilde değerlendirilebiliyor. Elde edilen veriler ilgili branşların ortak değerlendirmesiyle yorumlanıyor ve hastaya en uygun tedavi planı oluşturuluyor" diye konuştu. "Tedavi sonrası takip en az tedavi kadar önemli" Tiroit hastalıklarının çoğu zaman uzun süreli takip gerektirdiğini ifade eden Menekşe, "Hormon düzeylerinin düzenli kontrol edilmesi, görüntüleme sonuçlarının karşılaştırılması ve hastaya özgü risklerin izlenmesi tedavi başarısını doğrudan etkiler" dedi. Özellikle tiroit kanseri hastalarında multidisipliner takibin önemine değinen Menekşe, "Cerrahi sonrası nükleer tıp ve endokrinoloji uzmanlarıyla birlikte yürütülen süreç hastalığın kontrol altında tutulmasında kritik rol oynar" ifadelerini kullandı. "Her hastaya özel tedavi planı gerekiyor" Multidisipliner yaklaşımın kişiselleştirilmiş tedavi imkanı sunduğunu belirten Menekşe, "Farklı uzmanlık alanlarının ortak değerlendirmesi sayesinde daha doğru kararlar alınabiliyor. Bu yaklaşım hem tedavi etkinliğini artırıyor hem de komplikasyon risklerini azaltıyor" diye konuştu.
Düzce Düzce merkezli 14 ilde yasa dışı bahis operasyonu DÜZCE(İHA) – Düzce Cumhuriyet Başsavcılığı’nın yasa dışı bahisle mücadele kapsamında yürüttüğü soruşturma kapsamında 14 ilde eş zamanlı yapılan operasyonda 55 kişi yakalanarak göz altına alındı. Düzce Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde, Düzce İl Jandarma Komutanlığı Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerince 4 Mayıs 2026 tarihinde başlatılan takipli siber suç faaliyeti kapsamında, Cumhuriyet Başsavcılığının yasa dışı faaliyetlerle mücadele soruşturması kapsamında yapılan istihbari çalışmalar neticesinde, 55 şüpheli şahsın yasa dışı bahis faaliyetlerinde banka hesaplarının kullanıldığına yönelik bilgiler elde edildi. Olayla bağlantılı olduğu değerlendirilen şahısların tespitine yönelik çalışmalara başlandı. Yapılan çalışma neticesinde 55 şüpheli şahsın jojobet.com, portobet.com ve xturka.com isimli yasa dışı bahis sitelerine entegre şekilde kullanılan banka hesapları üzerinden elde edilen kazancın naklini yaparak 7258 Sayılı Kanunun 5/c maddesinde belirtilen ’para nakline aracılık etmek’ suçunu işledikleri tespit edildi. Şüpheli olduğu tespit edilen 55 şahsın açık kimlik ve adres bilgilerinin tespitinin ardından kurum, kuruluşlar ve MASAK ile yapılan yazışmalar sonucunda şüphelilerin hesaplarında 1 Ocak 2025- 1 Mayıs 2026 tarihlerini kapsayan 1,5 yıllık dönemde 24 Milyar TL işlem hacmi olduğu tespit edildi. Soruşturma kapsamında; şüphelilerin yakalanması maksadıyla, Düzce Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından verilen talimatla Düzce’de 27, Ankara’da 1, Edirne’de 1, Eskişehir’de 1, İstanbul’da 5, Kayseri’de 2, Mersin’de 1, Şanlıurfa’da 2, Trabzon’da 6, Gaziantep’te 3, İzmir’de 2, Bolu’da 1, Kocaeli’de 1 ve Hatay’da 2 olmak üzere 55 farklı adreste 55 şüpheliye yönelik operasyonda şahıslar göz altına alınarak, suç ve suç aletlerine el konuldu. Şahıslarla ilgili adli işlem başlatıldı.
İstanbul Bayrampaşa’da yasak ’U’ dönüşü yapan sürücüyü darp ettiler, olaydan sonra aracı sattılar İstanbul Bayrampaşa’da yasak ‘U’ dönüşü yapmaya çalışan otomobil sürücüsü, önündeki araçta bulunanlar tarafından darp edildi. O anlar kameraya yansırken, olayın ardından şüphelilerin aracı sattığı öğrenildi. Saldırıdan dolayı gözaltına alınan otomobil sürücüsüne 226 bin TL idari para cezası uygulandı. Olay, 11 Mayıs Pazartesi saat 01.30 sıralarında Yenidoğan Mahallesi Abdi İpekçi Caddesi üzerinde yaşandı. İddiaya göre seyir halindeki bir otomobil sürücüsü, yasak olan bölgeden "U" dönüşü yapmak istedi. Bu sırada karşı istikametten ilerleyen bir otomobil son anda manevra yaptı. Bunun üzerine otomobilin arka koltuğundan inen 4 şüpheli ‘U’ dönüşü yapan otomobilin sürücüsüyle tartışmaya başladı. Aralarından bir kişi ise tekme ve yumruklarla araç içerisindeki sürücüye saldırdı. Önce plakayı söktüler, sonra aracı sattılar Geldikleri araca binerek olay yerinden uzaklaşan saldırganların, bir süre sonra durarak aracın plakalarını söktükleri öğrenildi. Darbedilen otomobil sürücü ise saldırganlardan şikayetçi olurken polis ekipleri saldırganları tespit etmek ve yakalamak için çalışma başlattı. Saldırganların indiği otomobilin ertesi gün satıldığı öğrenildi. Saldırganların içinde bulunduğu otomobilin sürücüsü olan E.Ş. polis ekiplerince yakalanarak 226 bin TL idari para cezası uygulandı. Gözaltına alınan E.Ş.’nin polise verdiği ilk ifadesinde, otomobilin arka koltuğunda bulunan şüphelileri tanımadığını, araç sahibinin ehliyeti olmadığı için otomobili kendisinin kullandığını söyledi. Şüpheli E.Ş. emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilirken, diğer şüphelilerin yakalanmasına yönelik çalışmalar sürüyor.