GÜNDEM - 26 Nisan 2019 Cuma 14:11

Türkiye’de yerli imkânlarla patlamaları önleyici sistem geliştirildi

A
A
A
Türkiye’de yerli imkânlarla patlamaları önleyici sistem geliştirildi

Terör saldırıları ve patlama özelliği bulunan gaz ve yakıt kullanılan çalışma alanları ile konutlarda kullanılmak amacıyla ülkemizde yerli ve milli imkânlarla patlamaları önleyici sistem geliştirildi.

ALFOEX Savunma ve Güvenlik Sistemleri tarafından geliştirilen ALFOEX-PLO 573 adı verilen sistemin tanıtımı dolayısıyla firmanın Ankara’daki genel merkezinde bir basın toplantısı düzenlendi. Basın toplantısına ALFOEX Savunma ve Güvenlik Anonim Şirketi Genel Müdürü Bayram Aytaşgın, İstanbul Yeni Yüzyıl Üniversitesi Mütevelli Heyeti Başkanı Dr. Azmi Ofluoğlu, İstanbul Yeni Yüzyıl Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yaşar Hacısalihoğlu, EXPROOF Kitabı’nın Yazarı ve Elektrik Yüksek Mühendisi Kemal Sarı ve İşyeri Hekimleri, İş Güvenliği Uzmanları ile çok sayıda davetli katıldı. Toplantıda ilk olarak Alfoex 573 sistemi anlatan video gösterimi yapıldı.

“Ülkemizden dünyaya satabileceğimiz bir ürün”
Toplantıda sisteme ilişkin bilgiler veren ALFOEX Savunma ve Güvenlik Anonim Şirketi Genel Müdürü Bayram Aytaşgın, “ALFOEX-PLO 573 sistemi; parlayıcı, sıvı, gaz, akaryakıt türevlerinin tamamında parlamayı ve patlamayı önleyen bir sistemdir” dedi. Aytaşgın şunları söyledi: “Kullanım alanları çok geniş. Ürünümüzün kullanım alanlarını evimizdeki mutfak tüpümüzden tutun da endüstriyel hayat, savunma sanayi, LPG’li araçlar, akaryakıt istasyonları sıvı ve gaz enerji kaynaklarının bulunduğu her yer diyebiliriz. En elzem kullanım alanı ise ordumuzun kullandığı kara araçları, askeri havalimanları, uçaklarımız ve helikopterlerimizdir. Halkımızı ilgilendiren kısım ise LPG’li araçlardır. Bu sistemin dünyada tek dediğimiz kısmı aslında budur. Biz LPG’li araçlarda patlama kontrolü yaptık, güvenliği aldık ve ülkemizde dünyaya satabileceğimiz bir ürün geliştirdik.”

“Bu sistemi uygulayan para kaybetmez”
Amerika, İtalya ve Almanya’da 1960’lı yıllardan bu yana ürünün kullanıldığını söyleyen Aytaşgın, “Biz bu sistemi elimize aldığımızda iş sağlığı ve güvenliği kanunu çıkmıştı. 6331 sayılı kanunun 30. maddesine tabi olan iş ve işletmeler bu sistemi tedbir amaçlı almak, kullanmak zorunda. Bu sistemi uygulayan para kaybetmez. Ancak bu sistemin kullanılmamasından kaynaklı yaşanacak patlamalarda geleceğini ve işletmesini kaybeder. Bu sene yaşanan iş yeri patlamalardan dolayı sigorta bütçeleri 20 milyona çıktı“ şeklinde konuştu.

“Hacme göre değişen fiyat politikamız var”
İsteyenlerin Alfoex 573 sistemini matorinli, benzinli, jet A1’li, LGP’li araçlarında kullanabileceğini dile getiren Bayram Aytaşgın, “Bayilerdeki maliyet analizini üç gruba ayırıyoruz. LPG’li araçların 10 yılık ekonomik ömrünü dolduran tankları değişime gitmek zorunda. Ürünü burada değiştirirsek 200 TL gibi bir maliyeti var. Ama sıfırdan değiştirilmek istenirse tankın hacmine göre 750 TL ila 1000 TL arasında değişen bir fiyat politikamız var” diye konuştu.

“Ürünün Türkiye’de üretilecek olması heyecan verici”
İstanbul Yeni Yüzyıl Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yaşar Hacısalihoğlu da yaptığı konuşmada sistemin patlamaları önleme adına büyük önem taşıdığını belirterek şöyle konuştu: “Birincisi insan canına ilişkin riski önleyen bir sistem olması açısından önemli bir sistem. İkincisi bu sistemin Türkiye’de üretilecek olması heyecan verici. Üçüncüsü ise yerli ve milli karakter olması. Milgüç’ü tebrik ediyorum. Milli davranmak geleceğimize sahip çıkma bilincimizin, şuurumuzun adıdır. Şunu net olarak biliyoruz; Türkiye dinamik yapısıyla koyduğu hedefe yürümek istiyor. Bu bir istiklal yürüyüşüdür. Bunu ancak üreterek başarabiliriz. Yaşadıklarımız bu dersi önümüze koyuyor. Dolayısıyla her alanda Türkiye sanayi modelini değiştirmiştir. Nihai mal üretmek değil, ara mal yani üretmeyi üreten, katma değeri yüksek ürün üreten bir sanayi modeline geçmiştir. İşin daha başındayız ama özgüven aşılamıştır. Bu sistem, savunma sanayinin içerisinde yer alacak önemli bir sistem. Umut ediyor ve diliyoruz ki üretimimiz, anlayışımız, ilkelerimiz, değerlerimiz ve inancımız yerleşik hale gelsin kurumsallaşsın.”

“Bu bir istiklal mücadelesidir”
15 Temmuz’dan çıkarılacak dersler olduğunu dile getiren Prof. Dr. Yaşar Hacısalihoğlu şöyle devam etti: “Her beladan ve musibetten bir hayır çıkarmak gerekir. Evet buradan da bir hayır çıkmıştır. Türkiye yeniden bütün kurumlarını yerli ve milli karakteri ile yeniden güçlendirerek, iş bütünleşmesini sağlayarak, kurumsallaştırarak yolunu açmaktadır. Dolayısıyla ülkemizin şimdi bunu fırsata dönüştürerek bu yolculukta herkesin alın terine, emeğine ve katkısına ihtiyacı vardır. Üniversiteler üzerine düşeni yapacaktır. Girişimciler, iş çevreleri, üreticiler, sanayiciler bu rolü üstlenecektir. Devletimiz onların hamiliğini yaparak, her türlü desteği, teşvik edici ve düzenleyici rolü ile pozisyon alacaktır. Bizler de geleceğimize sahip çıkma bilincini yerleşik kılacağız. Yeni nesil bizden bunu bekliyor. Dolayısıyla bu duygularla tüm emeği geçenleri bu yatırımı yaptıkları için tebrik ediyorum. Yatırım yapmak cesaret ister. Bu cesareti ayakta tutacak, güçlendirecek olan da hepimiziz. Biz biliyoruz ki devletimiz de koyduğu hedeflerle bu desteklerle yürüyecek.”

Konuşmaların ardından Alfoex 573 sistemi davetlilere uygulamalı olarak tanıtıldı. Sistemin servis bölümünde ise LPG’li araçlara uygulama sunumu yapıldı. Bu arada firmanın yeni binasının açılışı da törenle gerçekleştirildi.
 

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Van Başkan Memet Aslan’dan bayram mesajı Van Organize Sanayi Bölgeyi (OSB) Yönetim Kurulu Başkanı Memet Aslan, Kurban Bayramı nedeniyle bir mesaj yayımladı. Başkan Memet Aslan, mesajında, "Bayramlar; birlik, beraberlik, dayanışma ve kardeşlik ikliminin vuku bulduğu zamanlardır. Kaynaşmanın ve paylaşma duygusunun en üst seviyede yaşandığı iklimlerdir. Kurban Bayramı’nın manevi ruhuna uygun kesilen kurbanlar; akrabaya, ihtiyaç sahibine ve mazlumlara ulaştırılarak Halil İbrahim’i bir duygu yaşanır. Birlikte yaşamanın, bir birimizi anlamanın, sabrın ve sebatın ruhumuza işlediği zamanlardır bayramlar. Allah’ın rızası gözetilerek kesilen kurbanların maneviyatı; duygu selini, birliği, beraberliği, paylaşmayı ve kardeşliği bütün hayatımıza yansıtacaktır. Cenab-ı Allah, kurbanı imkanı olan biz Müslümanlara farz kılmıştır. Oysa ki Rabbimizin kestiğimiz kurbanlara ihtiyacı yoktur. Tamamen kullarının gönül dünyasını zenginleştirmek, sabır ve sebat üzerine ayaklarını sabit kılmak, hamd ve şükür duygusunu kalplerine yerleştirmek, dayanışma ve paylaşma hasletini kalplerine oturtmaktır. Cenab-ı Allah’tan dileğimiz bu Kurban Bayramı’nın İslam coğrafyası, özellikle Gazze, Filistin ve tüm insanlık için bir milat olmasıdır. Zulmün, adaletsizliğin, çatışmaların, savaşların, sürgünlerin olmadığı, çocukların, kadınların, yaşlıların açlığa, sefalete mahkum olmadıkları bir dünya temennisiyle tüm insanlığın Kurban Bayramı’nı kutluyorum" dedi.
Düzce Yığılca’ya rekor yatırım DÜZCE(İHA) – AK Parti Düzce İl Başkanı Hasan Şengüloğlu, Yığılca ilçe merkezinde hayata geçirilecek yaklaşık 1 milyar 200 milyon TL yatırım bedeline sahip dere ıslah projesinin ihalesinin yapılacağını duyurdu. Yığılca ilçesi için dev yatırım müjdesini paylaşan Hasan Şengüloğlu Dere Islah Projesi İçin geri sayımın başladığını duyurdu. Şengüloğlu, Yığılca ilçe merkezinde hayata geçirilecek dere ıslah projesinin ihale tarihini açıkladı. Yaklaşık 1 milyar 200 milyon TL yatırım bedeline sahip proje için ihale sürecinin temmuz ayında başlayacağını duyuran Şengüloğlu, projenin Yığılca tarihinin en büyük çalışması olacağını söyledi. İhalenin 6 Temmuz 2026 tarihinde saat 10.30’da gerçekleştirileceğini belirten Şengüloğlu, sözleşmenin imzalanmasının ardından çalışmaların başlayacağını aktardı. İl Başkanı Şengüloğlu, yatırım kapsamında ilçede 435 bin metreküp kazı çalışması, 90 bin metreküpten fazla beton dökümü, binlerce ton demir kullanımı, fore kazık uygulamaları, taş dolgu çalışmaları ile birlikte 5 araç köprüsü ve 2 yaya köprüsü yapılacağını bildirdi. Projenin taşkın riskini azaltacağını, dere yataklarını daha güvenli hale getireceğini ve ilçenin altyapısını güçlendireceğini vurgulayan Şengüloğlu, "Eser ve hizmet siyasetiyle hemşehrilerimiz için çalışmaya devam ediyoruz. Bu büyük yatırımın Yığılca’mıza hayırlı olmasını diliyorum" dedi.
Sivas Uzmanı uyardı: "Kurban keserken aşırı efor kalp krizini tetikleyebilir" Kardiyoloji Uzmanı Dr. İsmail Erdoğu, Kurban Bayramı’nda yoğun efor gerektiren kurban kesimi gibi faaliyetlerde, özellikle sigara kullanan ya da kalbinde stent bulunan kişilerin biraz daha geri planda kalmalarında fayda olduğunu belirterek, "Bu kişilerde oluşabilecek aşırı efor, kalp krizine neden olabilir" dedi. Kurban Bayramı öncesi kalp hastalarına yönelik önemli uyarılar yapıldı. Bayram sürecinde değişen beslenme alışkanlıkları, uzun yolculuklar ve kurban kesimi sırasında harcanan yoğun fiziksel efor kalp hastaları açısından ciddi sağlık sorunlarına yol açabiliyor. Konuya ilişkin açıklamalarda bulunan Sivas Medicana Hastanesi’nden Kardiyoloji Uzmanı Dr. İsmail Erdoğu, kalp ve tansiyon hastalarının ilaç kullanımını aksatmaması gerektiğini ifade ederek, "Özellikle kan sulandırıcı kullanan kişilerin kendilerini yaralama konusunda çok dikkatli olmaları lazım. Çünkü bu kişilerde kanamanın durmaması ya da fazla miktarda kan kaybı gibi sorunlar ortaya çıkabiliyor" dedi. "Aşırı efor kalp krizine neden olabilir" Erdoğu, kurban kesimi sırasında kalp hastalarının dikkatli olması gerektiğini ve yoğun fiziksel eforun kalp krizini tetikleyebileceğini belirterek, "Özellikle yoğun sigara kullanan ya da kalbinde stent bulunan kişilerin kurban kesimi gibi ağır fiziksel güç gerektiren işlerde geri planda kalmalarında fayda var. Bu kişilerde oluşabilecek aşırı efor kalp krizine neden olabilir" diye konuştu. "Dikkatli olmaları gerekiyor" Seyahat edecek kişilerin mutlaka kalp ilaçlarını yanlarına almaları gerektiğini söyleyen İsmail Erdoğu, "Birkaç gün boyunca ilaçların alınmaması ya da atlanması bile kalp hastalığı açısından sıkıntılı süreçlerin oluşmasına neden olabilir. Kurban kesme merasimleri sırasında kalp hastalarının aşırı efor sarf etmemeleri ve kan sulandırıcı kullandıkları için kendilerini yaralama konusunda dikkatli olmaları gerekiyor. Çünkü kan sulandırıcı kullanan kişilerde kanamanın durmaması ya da fazla miktarda kan kaybı gibi sorunlar ortaya çıkabilir. Et tüketimi, özellikle tansiyon hastaları ve kronik böbrek yetersizliği olan kişiler için ciddi bir sorun oluşturabiliyor. Ayrıca toplumumuzda et genellikle fazla tuzla birlikte tüketiliyor. Bu durum tansiyonun yükselmesine, tansiyon yükseldiğinde ise kalp krizinin tetiklenmesine neden olabilir. Bu nedenle et tüketilecekse, az tuzlu tüketilmesi gerekiyor" dedi. "Göğüs ağrıları ciddiye alınmalı" Erdoğu, özellikle sigara kullanan ya da kalbinde stent bulunan kişilerin biraz daha geri planda kalmalarında fayda olduğunu belirterek, "Kişiler nerede olurlarsa olsunlar başlayan bir göğüs ağrısını mutlaka ciddiye almak gerekir. Kalp hastalıklarında göğüs ağrısı başladıktan sonra hastaneye ulaşmak için geçirilen zaman çok kıymetlidir. Hayatta kalmayı ve sağlıklı olmayı belirleyen en önemli unsur, aslında bu süredir. Göğüste oluşacak ciddi yanma, baskı ve benzeri şikayetlerde vakit kaybetmeden en yakın sağlık kuruluşuna müracaat edilmelidir. Kurban Bayramı’nda yoğun efor gerektiren kurban kesimi ve benzeri faaliyetlerde, özellikle yoğun sigara kullanan ya da kalbinde stent bulunan kişilerin biraz daha geri planda kalmalarında fayda vardır. Bu kişilerde oluşabilecek aşırı efor, kalp krizine neden olabilir. Nitekim kurban kesimi sonrasında kalp krizi geçiren hastalarla karşılaştık. Çünkü bu süreç ciddi bir fiziksel efor gerektiriyor. Eğer kişiler kurban kesimini kendileri yapacaklarsa, bu konuda daha sağlıklı ve genç bireylerin aktif görev alması daha doğru olacaktır" şeklinde konuştu.
İstanbul E-ihracatta Trendyol’da ilk 5’te yer alan Denizli’de satıcılar ürün gamını genişletiyor Denizli, Trendyol ile geleneksel üretim gücünü e-ticaretin hızıyla birleştirdi. Şehrin lokomotifi olan ev tekstili ve hazır giyim liderliğini korurken; Denizlili satıcılar e-ticaret sayesinde ürün yelpazesini genişletti. Denizli’den Türkiye’nin dört bir yanına giden sepetlerde artık sadece bornoz ve çarşaf değil; oto aksesuarı başta olmak üzere hayatın her alanına dokunan sürpriz ürünler de yer alıyor. Ev tekstili ve giyim ürünleriyle tanınan Türkiye ekonomisinin dinamik şehirlerinden Denizli’deki Trendyol satıcıları, platform üzerinden ülke geneline yayılan bir satış performansı sergiliyor. E-ticaret platformunun verilerine göre, Denizlili üreticilerin en çok satış yaptığı iller İstanbul, Ankara ve İzmir olurken, üç büyük şehri Bursa, Antalya, Kocaeli, Adana, Mersin, Konya, Muğla, Tekirdağ, Gaziantep ve Balıkesir takip etti. Denizlili satıcıların ilk 100 listesinde sürpriz ürünler Ev tekstili Denizli’nin e-ticaretinin ana omurgasını oluşturmaya devam ederken, platform verileri Denizlili üreticilerin pazarın nabzını tutarak niş alanlarda da Türkiye genelinde söz sahibi olmaya başladığını gösterdi. Denizli’den yurt geneline yapılan satışların hayatın her alanına yayıldığı göze çarparken, ilk 100 listesinde paspas, kılıf, pet shop ürünleri ve oto aksesuarı gibi ürünler dikkat çekti. Denizli’nin üretim gücü, Trendyol ile küresel pazarlara açılıyor Denizli, tekstil başta olmak üzere üretim gücüyle Türkiye’nin ihracat kaslarından biri olmayı sürdürürken, e-ihracat bu potansiyelin küresel pazarlara taşınmasında kritik bir rol üstleniyor. Dijitalleşmenin hız kazandığı bu dönemde, yerel üreticilerin sınır ötesi ticarete erişimini kolaylaştırmak, rekabet güçlerini artırmanın en önemli unsurlarından biri haline geliyor. Platform, sunduğu teknoloji, lojistik ve pazarlama altyapısıyla Denizlili üretici ve satıcıların e-ihracata katılımını kolaylaştırarak, ürünlerini dünya pazarlarıyla buluşturuyor. Böylece sadece satış hacmini artırmakla kalmayıp, yerel kalkınmaya da doğrudan katkı sağlayan bir köprü görevi görüyor. Denizli, yıllık 5 milyar dolara ulaşan rakamla Türkiye’nin dünyaya ihracatında sekizinci sırada yer alıyor. Denizli, Trendyol ekosistemi içindeki e-ihracat performansıyla Türkiye beşincisi olarak dikkat çekiyor. E-ihracat, Denizli’de en hızlı büyüyen alan olarak göze çarpıyor. Kentin üretim gücünün dijital kanallarla daha geniş pazarlara taşınması, sanayi ve ihracat temsilcileri tarafından da Denizli’nin yeni büyüme alanlarından biri olarak değerlendiriliyor. "Rekabetin yolu dijitalden geçiyor" Denizli’nin üretim gücü ve girişimci ruhuyla Türkiye’nin en önemli sanayi şehirlerinden biri olduğunu belirten Denizli Sanayi Odası Başkanı Selim Kasapoğlu, günümüzde rekabette öne çıkmanın yolunun üretilen değeri dijital dünyada güçlü bir şekilde konumlandırıp küresel pazarlara doğrudan taşıyabilmekten geçtiğini ifade ederek şunları söyledi: "E-ticaret ve mikro ihracat, özellikle KOBİ’lerimiz için önemli fırsatlar sunuyor. Daha önce yalnızca toptan çalışan birçok işletmemiz bugün kendi markasını oluşturarak dijital platformlar üzerinden son kullanıcıya ulaşabiliyor. Bu dönüşüm hem katma değeri artırıyor hem de firmalarımızın rekabet gücünü yükseltiyor. Biz de Denizli Sanayi Odası olarak şehrimizin e-ihracat ve e-ticaret alanındaki potansiyelinin farkındayız. Hedefimiz, firmalarımızın dijital dönüşüm süreçlerini desteklemek, markalaşmayı güçlendirmek ve Denizli’nin üretim başarısını dijital ticarette de daha ileri taşımaktır." "E-ihracat, Denizli’ye esnek ve doğrudan satış kanalı açıyor" Denizli İhracatçılar Birliği Başkanı Osman Uğurlu ise, e-ihracatın Denizli için stratejik önemine vurgu yaptı: "Avrupa başta olmak üzere birçok pazara yüksek kaliteli tekstil ürünleri ihraç ediyoruz. Ancak geleneksel ihracat modeli genellikle büyük siparişler ve uzun vadeli anlaşmalar üzerine kurulu. E-ihracat ise bu yapıyı tamamlayan ve esnek hale getiren yeni bir kanal oluşturuyor. Bugün Denizlili bir üretici, e-ihracat sayesinde Almanya’daki bir son kullanıcıya tek bir bornoz satışı gerçekleştirebiliyor. Bu, geçmişte mümkün olmayan bir iş modeliydi. Aynı şekilde ABD veya Körfez pazarlarına küçük hacimli ama yüksek katma değerli ürünler gönderilebiliyor." Dijitalin Denizli’ye getirdiği köklü değişim Denizlili işletmeler, e-ticaret ve e-ihracatın sağladığı verilerle daha esnek ve talep odaklı üretim gerçekleştiriyor. Bir ürünün hangi şehirde ya da ülkede çok sattığı, hangi renk veya modelin daha çok talep gördüğü gibi veriler, Denizli’deki üretim planlamasına doğrudan yansıdı. Platform verileri, Denizli’deki üretim modelinin köklü bir dönüşüm geçirdiğini gösteriyor. E-ticaret ve e-ihracat öncesinde ürünler önce toptancı, ardından perakendeci zinciriyle son kullanıcıya ulaşıyordu. Ancak günümüzde dijitalin gücüyle üretici doğrudan müşteriyle buluşabiliyor. Bu dönüşüm kadın ve genç girişimcilerin daha kolay pazara girmesini, küçük atölyelerin marka haline gelmesini ve sınırlı bir kitleye hitap eden özel ürünlerin üretimini artırdı.
İstanbul Vodafone’un 5G kapsama reklamında milli basketbolcu Alperen Şengün oynadı Uluslararası bağımsız denetim kuruluşu P3 tarafından Türkiye’nin en geniş 5G kapsamasına sahip operatörü seçilen Vodafone, bunu müşterileriyle kutluyor. 21 Haziran’a kadar devam edecek yeni kampanyada, operatör müşterilerinin Hediye Çarkı’nda kazandığı internet 10’a katlanacak. Kampanya kapsamında milli basketbolcu Alperen Şengün ve Vodafone’un reklam yüzü Cengiz Bozkurt’un rol aldıkları özel bir reklam filmi de hazırlandı. Uluslararası bağımsız denetim kuruluşu P3 tarafından Türkiye’nin en geniş 5G kapsamasına sahip operatörü seçilen Vodafone, yeni bir kampanya düzenliyor. Buna göre, operatör müşterileri, Hediye Çarkı’nı her çevirmede internet kazanacak ve kazandıkları interneti 10’a katlayacak. 21 Haziran’a kadar sürecek kampanyadan tüm Vodafone’lular yararlanabilecek. Müşteriler, Hediye Çarkı’nı Yanımda uygulamasında her hafta, operatör mağazalarında ise ayda bir kez çevirerek kampanyaya katılabilecek. Kampanya kapsamında milli basketbolcu Alperen Şengün ve operatörün reklam yüzü Cengiz Bozkurt’un rol aldıkları özel bir reklam filmi de hazırlandı. Vodafone Türkiye İcra Kurulu Başkan Yardımcısı Meltem Bakiler Şahin, şunları söyledi: "Vodafone olarak, dünya genelinde en fazla ülkede 5G hizmeti veren bir numaralı mobil operatörüz. 1 Nisan’da 81 il ve 922 ilçede 5G sinyalini aynı anda vermeye başladık. Hemen ardından, uluslararası bağımsız denetim kuruluşu P3 tarafından ülkemizin en geniş 5G kapsamasına sahip operatörü sertifikasını kazandık. 5 kıtadaki 5G deneyimimizi Türkiye’deki yaygın kapsama gücümüzle birleştirmenin mutluluğunu yaşıyoruz. Bu mutluluğumuzu müşterilerimizle paylaşmak istedik ve 5G kapsama liderliğimizi kutlamak üzere yeni bir kampanya başlattık. Tüm müşterilerimizin Hediye Çarkı’nda kazandığı interneti 10’a katlayacağız. Müşterilerimizi kampanyamızdan yararlanmaya davet ediyoruz." Ayrıntılı ve güvenilir analiz Açıklamaya göre, P3 tarafından 1-8 Nisan tarihleri arasında toplam 30 bin kilometrelik alanda yapılan ölçümlerde 5G kapsama alanı değerlendirildi. 5G kapsama alanının güvenilir ve anlamlı bir şekilde tespit edilmesini sağlamak için P3 tarafından global standartlara uygun metodolojiler uygulandı. Vodafone Türkiye elde ettiği sonuçlarla ülke genelinde en geniş 5G kapsamasını sağladı. Kutlamaya özel reklam film Operatör, 5G kapsama liderliğini kutladığı kampanya kapsamında özel bir reklam filmi de hazırladı. Milli basketbolcu Alperen Şengün’ün rol aldığı filmde bir basketbol maçının en kritik anı gösteriliyor. "5G kapsamasında Türkiye’de sahanın yeni lideri Vodafone" mesajını veren reklam filminde Alperen Şengün’ün yanı sıra markanın reklam yüzü Cengiz Bozkurt da yer alıyor.