GÜNDEM - 22 Kasım 2017 Çarşamba 03:00

Türkiye'nin en büyük deve kuşu üretim çiftliği Çanakkale'de

A
A
A
Türkiye'nin en büyük deve kuşu üretim çiftliği Çanakkale'de

Çanakkale'de hobi amaçlı açılan deve kuşu çiftliği şimdilerde Türkiye'nin en büyük deve kuşu çiftliğine dönüştü. Bir tanesi 2 kiloyu bulan deve kuşu yumurtası 120 liradan satılıyor. Deve kuşu eti ise 70 lira.

Çanakkale'nin Ezine ilçesine bağlı Gökçebayır köyünde Hasan Turan tarafından 30 deve kuşuyla hobi olarak açılan deve kuşu çiftliği, şu anda 75 deve kuşuyla 7,5 dönüm arazi üzerinde Türkiye'nin en büyük deve kuşu çiftliğine dönüştü. 6 yıldır faaliyette olan çiftlikte, deve kuşu yumurtasına duyulan ilgiden dolayı siparişlere yetişilemiyor. 1 yılda 1 deve kuşundan yaklaşık 70 adet yumurta alınabiliyor. 1 tanesi yaklaşık 2 kilo 100 gramı bulan deve kuşu yumurtasının yemeklik olarak tanesi 120 liraya satılıyor. Örümceklik olarak iş yerleri, dağ evleri ve özellikle camilerde kullanılan yumurta ise 100 liraya satılıyor. Aksesuarlık olarak ise kullanılan yumurta 40-50 lira arası satılıyor. Deve kuşunun yumurtası aynı zamanda sağlık sektöründe de kullanılıyor. Deve kuşunun yağı, romatizma hastalıklarına, vitiligo hastalıklarına, siyatik tedavisinde ve kas rahatsızlıklarında kullanılırken, yemeklik deve kuşu yumurtası kalsiyum, fosfor, vitamin A ve folik asit deposu olmakla birlikte çocuk gelişimine de çok fayda sağladığı belirtiliyor. Deve kuşunun 1 kilo eti ise 70 liradan satılıyor.

Deve kuşlarının bakıcılığını yapan 36 yaşındaki Necdet Demirhan, "Çiftliğimizde şu anda 75 tane deve kuşumuz var. Sürekli üretim yapıyoruz. Yavrusunu ve yumurtasını satabiliyoruz. Yumurtaları örümceklik ve yemeklik olarak taze olarak satıyoruz artı olarak aksesuarlık olarak satıyoruz. Örümceklik dediğimiz tavana asılıyor. İş yerlerine, dağ evlerine, camilere asılıyor. 40 ve 50 metrekare yere kadar alanda geçerli olarak kullanılabiliyor. Yumurtaların boşu aksesuar olarak kullanılabiliyor. Taze yemeklik yumurta ve örümceklik yumurta olarak kullanılabiliyor. Biz makineye koyarak civciv çıkartıp üretim yapıyoruz" dedi.

"Etin kilosu 70 lira"

Kuluçka döneminin 38 gün olduğunu ve 45 güne kadar sürdüğünü ifade eden Demirhan, "Deve kuşunun derisinden faydalanılır. Ayakkabı, çanta bu tür şeyler derisinden yapılıyor. Derisini de tabi ki satıyoruz. Artı etini satıyoruz. Deve kuşunun etinin kilosu şu anda 70 liradan gidiyor. Biz sürekli kesmediğimiz için gönderemiyoruz. Anaç hayvanı kesmiyoruz. Yumurta verimi durduktan sonra o yüzden kesiyoruz ve hayvana etlik olarak bakıyoruz. Onları da etlik olarak kesiyoruz. İş yapmayan erkekleri kesiyoruz. Türkiye'nin en büyük deve kuşu üretim çiftliğinden birisi şu anda. Ve sürekli üretim olduğu için sürekli arttırıyoruz. İstek olursa yavrusunu satıyoruz. 21 günlük olmadan hayvanı satmıyoruz" dedi.

"Romatizma ve kas hastalıklarına iyi geliyor"

Deve kuşu yumurtasının sağlık sektöründe de yoğun talep gördüğünü belirten Demirhan, "Yumurtasını satıyoruz, yavrusunu satıyoruz. Bir deve kuşundan yıllık ortalama yumurta alımı, iklimine göre değişiyor. Antalya daha sıcak olduğu için Antalya biraz daha farklı. Bizim burada 60 ile 65 arası yumurta yapıyor. Ama Antalya daha sıcak olduğu için 100'e kadar çıkabiliyor. Bir yumurtanın 2 kilo 100 grama kadar ağırlığı var. Yemeklik yumurtanın fiyatı 120 lira, örümceklik 100 lira, aksesuarlık ise 40 ile 50 arası. Örümceklik olarak çoğunlukla iş yerleri, dağ evleri, camiler tercih ediyor. Yemeklik olarak buradan her yere kargoyla gönderebiliyoruz. Artı deve kuşumuzun yumurtasının yağı var. Romatizmaya, kas hastalıklarına iyi geliyor. Yumurtanın içi ise çocuk gelişimine çok faydası var" diye konuştu. 

Murat Yüksel - Utku Yaşar Cüce - Erol Güngördü
 

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Bursa Kadın emeği ve bahar ritüelleri Nilüfer’de buluştu Nilüfer Belediyesi tarafından düzenlenen Gastroetnomüzikolojik Kaynatmalar etkinliğinde bu ay, baharın gelişi ve mutfak kültüründeki kadın izleri konuşuldu. Nilüfer Belediyesi Pancar Deposu’nda düzenlenen "Gastroetnomüzikolojik Kaynatmalar" etkinliğinin bu ayki konusu, mutfak kültüründeki kadınları izleri ve baharın gelişi oldu. Prof. Dr. Özlem Doğuş Varlı’nın kurgusu ve sunumuyla gerçekleşen etkinlikte; Mart ayının hem Kadınlar Günü’nü hem de doğanın uyanışını temsil etmesinden yola çıkılarak, bu iki tema etrafında şekillenen kültürel anlatılar paylaşıldı. Söyleşiye konuşmacı olarak Doç. Dr. Zeliha Nilüfer Nahya ve Fatma Güler katıldı. Etkinlikte, Anadolu’nun köklü geleneklerinden Çiğdem Pilavı ve Nevruz kutlamalarından, saya gezmelerine ve marteniçka takma ritüellerine kadar baharı karşılayan pek çok adet, müzik ve yemek kültürü eşliğinde incelendi. Bu geleneklerin toplumsal cinsiyet rolleriyle olan bağlantısı ve kadınların bu somut olmayan mirası günümüze nasıl taşıdığı detaylı bir şekilde ele alındı. Programda, evlerdeki kilerin gıda depolama alanı olmasının ötesinde; aynı zamanda besinle kurulan ilişkinin, kültürel hafızanın ve toplumsal düzenin temel bir parçası olduğu vurgulandı. İnkalardan Antik Mısır’a uzanan tarih örneklerle besin saklama yöntemlerinin gelişimi aktarılırken, kadınların üretimden tüketime kadar gıda döngüsünün merkezinde yer alan emeğine dikkat çekildi. Endüstriyel tarım ve modern gıda teknolojilerinin yaygınlaşmasıyla birlikte görünmez kılınan bu geleneksel bilgi birikimi ile kadınların ev içindeki organizasyon ve kriz çözme becerileri katılımcılara aktarıldı. Mübadil kadınlar mısır koyma geleneğini canlandırdı Bahar ezgilerinin de yer aldığı etkinliğin kapanış bölümünde, Görükleli mübadil kadınların baharı karşılama ritüellerinden biri olan "mısır koyma" geleneği sahneye taşındı. Görükle Kadın Derneği temsilcileri tarafından gerçekleştirilen canlandırma, izleyicilere kültürel hafızanın günümüzde nasıl yaşatıldığını görsel bir sunumla aktardı.
Ankara BBP Genel Başkanı Destici: "Gençlerimize sahip çıkmak gibi bir yükümlülüğümüz ve sorumluluğumuz var" Büyük Birlik Partisi (BBP) Genel Başkanı Mustafa Destici, "Hep birlikte ülkemize, milletimize, çocuklarımıza, gençlerimize sahip çıkmak gibi bir yükümlülüğümüz ve sorumluluğumuz var" dedi. BBP Genel Başkanı Mustafa Destici, parti genel merkezinde düzenlediği basın toplantısında geçtiğimiz günlerde CHP’li Görele Belediye Başkanı Hasbi Dede’nin sosyal medya hesabı üzerinden taciz ettiği iddialarıyla gündeme gelen 16 yaşındaki Elif Tuana Torun’un trafik kazasında hayatını kaybetmesinin derin üzüntüsünü yaşadıklarını belirterek, bu vahim kaza neticesinde çocukları daha da korumaları gerektiğinin altını çizdi. İsrail ve ABD ile İran arasındaki savaşa da değinen Destici, ABD’nin yıllardır Orta Doğu ve Afrika üzerine haksız emelleri olduğunu, kendi çıkarları uğruna ülkelerin kaynaklarını sömürdüğünü ve sömürmeye devam ettiğini söyledi. "Umutlarımızı karartan haberlerle karşılaşıyoruz" Türkiye’de her geçen gün geleceğe yönelik vahim olaylarla karşılaştıklarını belirten Destici, "Umutlarımızı karartan haberlerle karşılaşıyoruz. Bunlardan bir tanesi, geçtiğimiz günlerde Giresun’un Görele ilçesinde CHP Belediye Başkanı’nın görevden alındığı taciz davasının mağduru 16 yaşındaki bir kız çocuğunun geçirdiği elim ve şüpheli trafik kazasından sonra tedavi gördüğü hastanede hayatını kaybettiği haberidir. Son derece üzgünüm. Biliyorum ki milletimiz de son derece üzgün. Çocuklarımıza karşı sorumluluklarımız var. Evlatlarımıza ve gençlerimize sorumluluklarımız var. Taciz davası devam ettiği için ancak belirli sınırlar içerisinde konuşabiliyoruz. Dün Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığımız, Görele Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan şahsın taciz ettiği kızın ölümüyle ilgili sürece müdahil olacağını açıkladı. Yaşanan hadise bütün yönleriyle ve hiçbir şüphe kalmayacak şekilde cam gibi net bir şekilde aydınlatılmalıdır. Aksi halde kamu vicdanı yara alacaktır. Biz de bu konunun başta hukuki olarak takipçisi olacağımızı buradan bir kere daha ifade ediyoruz" diye konuştu. "Gençlerimize sahip çıkmak gibi bir yükümlülüğümüz ve sorumluluğumuz vardır" Türkiye’de son zamanlarda özellikle gençlerin ve çocukların yaşadığı olumsuzluklar üzerinde duran Destici, millet olarak gençlere özellikle her anlamda destek olunması gerektiğini ifade ederek, "Hep birlikte ülkemize, milletimize, çocuklarımıza, gençlerimize sahip çıkmak gibi bir yükümlülüğümüz ve sorumluluğumuz var. Herkesi, her siyasi partiyi de bu sorumluluğun gereğini yapmaya davet ediyoruz. Milletimize de çağrımız şudur; seçimlerde aşırı partizanlıktan kurtulmaları gerekiyor. Özellikle yerel seçimlerde. Kim belediye başkan adayı, buna iyi bakmaları gerekiyor. ‘Aman şu gelmesin de bu gelsin’ mantığıyla hareket etmemeleri gerekiyor. Milletimiz seçim yaparken daha ilgili, daha hassas, daha dikkatli bir şekilde davranmalıdır" ifadelerini kullandı. "Bütün bölgenin kaynaklarını sömürmek yetmedi, doymadılar" ABD’nin yıllardır Orta Doğu’da ve Afrika’da sömürgecilik faaliyetlerini yürüttüğünü vurgulayan Destici, sözlerini şöyle sürdürdü: "Bütün bu bölgenin kaynaklarını sömürmek yetmedi, doymadılar. Irak’ı sömürdüler, Afganistan’ı sömürdüler, Suriye’yi sömürdüler, Afrika’yı da sömürdüler ve sömürmeye devam ediyorlar. Bir gerekçe var? O da ne? İsrail’de, İsrail Başbakanı ve hükümeti hakkında devam eden bir yolsuzluk dosyası. Bunu örtmeye çalışıyorlar. İkinci gerekçe ise Epstein hadisesinin olması. Çünkü burada da direkt oklar ABD başkanını gösteriyor. Dolayısıyla da bu iki gerekçe, İran’a yönelik saldırıları erkene almıştır ya da hızlandırmıştır. Şu anda ABD kamuoyunda bu savaşa karşı tepkiler gittikçe yükselmektedir. Aynı şekilde ABD halkı, bu yüzden Trump’ın görevini bırakmasını istemektedir."
Tekirdağ Site için riskli yapı kararı: Dönüşüm süreci başladı Tekirdağ’ın Süleymanpaşa ilçesi Hürriyet Mahallesi’nde bulunan bir sitedeki tüm yapıların riskli olduğu tespit edilerek kentsel dönüşüm sürecinin başlatılması yönünde süreç hızlandırıldı. Tekirdağ’ın Süleymanpaşa ilçesi Hürriyet Mahallesi’nde gelen ihbar üzerine Tekirdağ Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Müdürlüğü ekipleri tarafından yerinde yapılan incelemede hasar aldığı belirlenen site sakinleriyle görüşmeler gerçekleştirildi. Yapılan değerlendirmelerde, sitedeki yapıların tamamının riskli olabileceği yönünde kanaat oluştu. Bu kapsamda vatandaşlara, can ve mal güvenliğinin sağlanması amacıyla 6306 sayılı Kanun çerçevesinde tüm yapılar için Riskli Yapı Tespiti yaptırmalarının daha doğru olacağı aktarıldı. Site maliklerinin başvuruları doğrultusunda, bakanlıkça lisanslandırılmış kuruluşlar tarafından hazırlanan Riskli Yapı Tespit Raporları Tekirdağ Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Müdürlüğü tarafından ivedilikle incelendi. İncelemeler sonucunda Tek Yapı Sitesi’ndeki tüm yapıların riskli olduğu kesinlik kazandı. Bakanlık koordinesinde yürütülen kentsel dönüşüm çalışmaları kapsamında il genelinde bugüne kadar bin 303 bina ve toplam 5 bin 162 bağımsız birimde sürecin tamamlandığı belirtildi. Yetkililer, Tek Yapı Sitesi için kentsel dönüşüm sürecinin en kısa sürede tamamlanmasını hedeflediklerini, vatandaşların ise daha güvenli ve afetlere dirençli konutlara kavuşmasının amaçlandığını ifade etti.