EKONOMİ - 16 Haziran 2019 Pazar 18:59

Türkiye’nin ilk 1000 ihracatçısı belli oldu

A
A
A
Türkiye’nin ilk 1000 ihracatçısı belli oldu

'Türkiye’nin İlk 1000 İhracatçısı 2018’ araştırmasına göre ilk 1000 şirket önceki yıla göre 10,5 milyar artışla toplam 102,8 milyar dolarlık ihracat gerçekleştirdi. Otomotiv sektörü zirveyi bırakmazken, Türkiye’nin ihracat lideri ise Ford Otomotiv oldu. İkinci sırada Toyota, üçüncü sırada ise Tofaş yer aldı.

Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) 'Türkiye'nin İlk 1000 İhracatçısı 2018' araştırması sonuçlarını açıkladı. Bu yıl 17’ncisi açıklanan 'Türkiye’nin İlk 1000 İhracatçısı 2018’ araştırmasına göre ilk 1000’de yer alan şirketlerin toplam ihracatı 2017’ye göre 10,5 milyar dolar artışla 102,8 milyar dolara ulaşırken, toplam ihracattan aldıkları pay ise yüzde 61,2’ye yükseldi. İlk 500 şirketin ihracattaki payı yüzde 52,6’sı oldu.

Araştırma sonuçlarına göre Ford Otomotiv Sanayi A.Ş. 5 milyar 683 milyon dolarlık ihracatla Türkiye’nin lider şirketi olurken, Toyota Otomotiv Sanayi Türkiye A.Ş., 4 milyar 598 milyon dolarla ikinci, Tofaş Türk Otomobil Fabrikaları A.Ş. ise 2 milyar 998 milyar dolarla üçüncü sırada yer aldı.

Bir önceki yıl 6’ncı sırada bulunan Kibar Dış Ticaret A.Ş., 2 milyar 720 milyon dolarlık ihracatla 4’üncü sıraya yükselirken, önceki yıl 12’nci sırada bulunan TGS Dış Ticaret A.Ş., 7 sıra birden yükselerek 2 milyar 591 milyon dolarla 5’inci sıraya yükseldi. 6’ncı sırada ise Türkiye Petrol Rafinerileri A.Ş., 2 milyar 467 milyon dolarlık ihracatla yerini aldı. Vestel Ticaret A.Ş., 2 milyar 255 milyon dolarla 7’nci, Arçelik A.Ş. ise 1 milyar 937 milyon dolarla 8’inci sıradaki yerini korurken, 9’uncu sırayı ise 1 milyar 784 milyon dolarla Oyak-Renault Otomobil Fabrikaları A.Ş. elde etti. 10’uncu sırayı ise 1 milyar 544 milyon dolarla önceki yıla göre 1 sıra yükselen Habaş Sınai ve Tıbbi Gazlar İstihsal Endüstrisi A.Ş. aldı.

"2018 yılında küresel ticaret, 19,2 trilyon dolara ulaştı"

TİM Başkanı İsmail Gülle yaptığı açıklamada küresel ticaretin seyrinden bahsederek, "Yıllara göre seyrine baktığımızda 2018 yılında küresel ticaretin, 19,2 trilyon dolara ulaştığını görmekteyiz. Bu rakam tüm zamanların en yüksek dünya cirosudur. Küresel ticaret rekor kırarken, dünyada 100 milyar dolar üzerinde yapan ülke sayısı da 37’den, 36’ya düşmüş durumda bulunuyor. İran’ın ihracatı 2018 yılında 100 milyar doların altında kalarak, bu sıralamanın altına düştü. 10 yıllık dönemde küresel ticaretteki ilk 5 sıralamasında da önemli değişiklikler olduğunu görüyoruz. Amerika Birleşik Devletleri’nin (ABD) Almanya’nın önüne geçtiğini, Fransa’nın ilk 5 içinden yerini Hollanda’ya bıraktığını görmekteyiz. 10 yıl öncesine göre, ülke sıralamalarını karşılaştırdığımızda Türkiye’nin yerinin değişmediğini görüyoruz. 2018 yılında ilk 5 ülke, küresel ticaretin neredeyse yüzde 40’lık kısmını gerçekleştirdiğini görüyoruz" dedi.

"2018 yılında cumhuriyet tarihinin en yüksek ihracat performansı, yüzde 7’lik artışla 168 milyar dolara ulaştı"
Gülle sözlerine şöyle devam etti: "Özel ticaret sistemi kapsamında yıllara göre baktığımızda 2018 yılında cumhuriyet tarihinin en yüksek ihracat performansı olan, yüzde 7’lik artışla 168 milyar dolara ulaştığımızı görüyoruz. Genel ticaret sistemine göre baktığımızda 2018 yılında bu rakamın yüzde 7,5 artışla 177 milyar dolar olduğunu görüyoruz. Bilindiği üzere 2018 yılı aylık bazda tarihi rekorlar kırdığımız bir sene oldu. Tarihimizde 10 milyar doları aştığımız yıl 2007’iydi. 15 milyar dolar psikolojik sınırını da 2018 yılında aştık. 2018’in Mart ayında 15,6 milyar dolarla kırılan rekor rakamı, Ekim ayında 15,7 milyar dolarla egale ettik. İhracatın rekorlar yılı olan 2018’i aylık olarak incelediğimizde, sadece Haziran ve Ağustos aylarında daha önceki yıllarda rekor kırdığımızı görüyoruz. Kalan 10 aylık ihracat rekorlarını 2018 yılında kırmayı başardık. İhracatta çok önem verdiğimiz konulardan birisi de ihraç ürünlerimizin teknoloji yoğunluğudur. İhracatımızın yüksek teknoloji ürünlerinin durumu yıllara göre sabit kalırken, orta ve yüksek teknoloji ürünlerinin toplam ihracattaki payının yüzde 34,2 olduğunu görüyoruz".

"2018 yılında 1 milyar dolar üzerinde ihracat yaptığımız ülke sayısı 39’a çıktı"

Gülle, 2017 yılında 77 bin 730 olan ihracatçı sayısını, 2018 yılında yüzde 7,1 arttırarak 83 bin 286 ya çıktığını belirterek, "İhracat pazarlarımızdaki performanslara bakacak olursak, 2018 yılında 1 milyar dolar üzerinde ihracat yaptığımız ülke sayısı 39’a çıktı. Listeye Çekya, İsviçre, Libya, Portekiz, Hindistan ve Katar girerken; Türkmenistan’ın buradan düştüğünü görüyoruz. İller bazındaysa 1 milyar dolar üzerinden ihracat yapan il sayımızın geçtiğimiz seneyle aynı olduğunu görüyoruz. Sadece Trabzon yerini Eskişehir’e bıraktı" ifadelerini kullandı.

Geriye kalan sonuçlar ise şöyle:

Araştırma sonuçlarına göre sektörel değerlendirmede ilk sırada 154 şirketle hazır giyim ve konfeksiyon sektörü, ikinci sırada 106 şirketle kimyevi maddeler ve mamulleri, üçüncü sırada ise 102 şirketle otomotiv sektörü yer aldı. İlk 1000’de yer alan ihracatçı şirketlerin İstanbul’dan Şırnak’a, Samsun’dan Osmaniye’ye 50 farklı ilde faaliyet gösteriyor olmaları da ihracatın Türkiye sathına yayıldığının en büyük göstergesi oldu. Şirketlerin 440’ı İstanbul merkezli iken, İstanbul’u 76 şirketle İzmir 67 şirketle Kocaeli izledi. Bölgesel dağılımda ise Marmara Bölgesi’nden 600, Ege Bölgesi’nden 146 ve İç Anadolu Bölgesi’nden 83 şirket listeye girmeyi başarırken, 7 coğrafi bölgemizde de İlk 1000 listesine girmeye hak kazanan firmaların olması dikkat çekti. İlk 1000 İhracatçı araştırmasında 1 milyar dolar ve üzeri ihracat yapan şirket sayısı bir önceki yıla kıyasla 10’dan 13’e yükselirken, 100 milyon dolar ve üzeri ihracat yapan şirket sayısı ise 145’ten 171’e yükseldi. 2018 yılında listenin en son sırasında yer alarak Türkiye’nin en çok ihracat yapan 1000. firması olan firma 21,6 milyon dolar ihracat gerçekleştirirken, bu rakam 2017’de 19,5 milyon dolar, 2016’da ise 18,2 milyon dolardı. İlk 1000 şirketin yüzde 66.3’ünün üretici ihracatçı şirketlerden oluştuğu dikkat çekti.  

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Mardin Aziz Yıldırım: "Taraftarımızla aramızdaki o sarsılmaz bağı yeniden inşa etmemiz lazım" Fenerbahçe Kulübü Başkan Adayı Aziz Yıldırım, Mardin Fenerbahçeliler Derneği ziyaretinde taraftarlarla bir araya geldi. Yıldırım, camianın eski güçlü günlerine dönmesi için öncelikle sarı-lacivertli taraftarlar ile yeniden barışması gerektiğini söyledi. Fenerbahçe Spor Kulübü’nde haziran ayında gerçekleştirilecek kongre öncesinde başkan adaylarından Aziz Yıldırım, Mardin Fenerbahçeliler Derneği’ni ziyaret etti. Fenerbahçe Kulübü Başkan Adayı Aziz Yıldırım, dernek yönetim kurulu üyeleri tarafından karşılandı. Artuklu Atatürk Kültür Merkezi’nde düzenlenen programda konuşan Yıldırım, Mardin’de bulunmaktan dolayı duyduğu memnuniyeti dile getirerek, "Değerli Fenerbahçeliler, Mardin gibi kadim bir şehirde sizlerle buluşmaktan, yakın şehirlerden gelen Fenerbahçelilerle bir arada olmaktan mutluluk duyduğumu belirtmek isterim" dedi. Mardinspor’un 1. Lig’ yükselmesini de kutlayan Yıldırım, "Mardin Spor’un 1. Lige çıkışından dolayı da tüm Mardinli sporcuları tebrik ederim" ifadelerini kullandı. "Aceleyle alınan kararlar, bizi bugüne kadar hep hedeflerimizden uzaklaştırdı" Kongre sonrası Doğu illerindeki ziyaretlerine devam edeceklerini belirten Yıldırım, "6-7 Haziran’da yapılacak seçimden sonra kazansak da kaybetsek de bütün doğuyu gelip gezeceğim arkadaşlarımla. Bugün buraya geldiğimizde başta valimiz, emniyet güçleri, dernek başkanımız ve onların üyelerinin bizlere göstermiş olduğu kadirşinaslık için sizin huzurunuzda teşekkür ediyorum. Ben yalnız gelmedim. Yanımda İsmail bey var, Mehmet bey var, Fatih bey ve Barış bey var. Onlara da her türlü soruyu sorabilirsiniz. Biz yönetim olarak güçlü bir yönetim yaptık. Ve Futbol A.Ş’ye de girecek yeni isimler var. Onları da yıpratmamak amacıyla açıklamadık ama onlar da çok değerli insanlar. Onlarla beraber hem kulüp tarafını hem de futbol tarafını beraber yöneteceğiz. Planımızı yaptık. Kongreyi bekliyoruz. Bu plan, kongreyi kazanmak için değil, şampiyon olmak içindir. Geçmişte alınan bazı acele kararlar kulübe zarar verdi. Şunu da unutmayın. Acele ile tepkilerden dolayı alınan kararlar bizi bugüne kadar hep hedeflerimizden uzaklaştırdı. Rakiplerimizin ekmeğine yağ sürdü. Benim güvercinleri beslemek gibi bir hobim var. Çocukluğumdan beri de bu sevgimi devam ettiriyorum. Bugün de burada sağ olsunlar arkadaşlar Midyat’tan bile güvercin getirdiler. İnşallah bu akşam onları götüreceğim. Ama güvercin beslemek büyük bir sevgi, emek ve hepsinden öte sabır ister. Fenerbahçe gibi bir kulübün taraftarı olmak da sabır gerektirir’’ dedi. "Taraftarımızla aramızdaki o sarsılmaz bağı yeniden inşa etmemiz lazım" Fenerbahçe taraftarının en sabırlı camialardan biri olduğunu söyleyen Yıldırım, "Artık sabrı yöneticilere, başkanlara değil sahadaki futbolculara göstereceğiz. Sabırla takımımızı hep beraber destekleyeceğiz. Tribünlerin yeniden eski atmosferine kavuşması gerekiyor. Fenerbahçe’nin şahlanması için tribünlerin de eski güçlü günlerine dönmesi lazım. Tribünlerimizin tek ses, tek yürek olmadığı, taraftarın armasına küstüğü veya bölündüğü hiçbir senaryoda başarı hikayesi yazılamaz. Bizim taraftarımızla aramızdaki o sarsılmaz bağı yeniden inşa etmemiz lazım. Tribünler eskisi gibi rakiplere cehennem, takımımıza kalkan olmalıdır. Önümüzde Fenerbahçemizin geleceği adına çok kritik bir kongre var. Bu kongre kulübümüzün yeniden kendi öz kimliğine, şampiyon karakterine kavuşma iradesi olmalıdır. Birlik olacağız, omuz omuza vereceğiz, sabredeceğiz ve o haklı gururu yaşamak için tüm engelleri birer birer hep beraber aşacağız. O güzel günlerde şampiyonluk kutlamasını yine hep beraber yaşayacağız, yapacağız ve yaşatacağız. Hepinizi sevgiyle selamlıyorum. En büyük Fener diyorum. Kadıköy’den çıkış yok diyorum" diye konuştu. Program, taraftarların sorularının cevaplanmasının ardından sona erdi. Yıldırım, göreve seçilmeleri halinde transfer ve teknik direktör sorularına ilişkin, teknik direktör ismi söylemeyeceğini ancak şu anda 2 santrfor ile görüşmelerin yapıldığını sözlerine ekledi.
Kastamonu Taşköprü Belediyesi’nin kısa filmine uluslararası ödül Taşköprü Belediyesi’nin tamamen yapay zeka desteğiyle hazırlattığı "7 Kemerli Bir Zaman Geçidi: Taşköprü" isimli kısa film, AI Film Awards in Cannes 2026’da onur ödülüne layık görüldü. Taşköprü Belediyesi tarafından hazırlatılan "7 Kemerli Bir Zaman Geçidi: Taşköprü" kısa filmi, uluslararası alanda büyük bir başarıya imza attı. İlçenin tarihini, kültürel hafızasını ve medeniyetler boyunca taşıdığı izleri yapay zeka destekli sinema diliyle anlatan film, 21 Mayıs’ta düzenlenen AI FILM AWARDS in Cannes 2026 (AI Film Awards French Riviera) yarışmasında onur ödülü kazandı. Yaklaşık 14 dakika uzunluğundaki kısa film, sadece bir tanıtım çalışması olmanın ötesine geçerek ilçenin tarihi birikimini çağın yeni anlatım araçlarıyla buluşturan özel bir proje olarak dikkat çekti. Festival kapsamında verilen onur ödülü, Taşköprü’nün yerel bir hikâyeyi dijital sanatın gücüyle dünyaya taşıma yolundaki iddiasını uluslararası arenada görünür hale getirdi. Pompeiopolis’ten günümüze çok katmanlı zaman yolculuğu Adını ilçenin simge yapılarından biri olan tarihi köprüden alan "7 Kemerli Bir Zaman Geçidi: Taşköprü", izleyiciyi Pompeiopolis’ten günümüze uzanan çok katmanlı bir zaman yolculuğuna çıkarıyor. Yapımda, Taşköprü’nün Roma İmparatorluğu’ndan Osmanlı’ya, Paflagonya’dan Çobanoğulları’na kadar uzanan zengin geçmişi, yapay zeka destekli görsel anlatımla yeniden yorumlanıyor. 6 Aylık titiz çalışmayla Türkiye’de bir ilk gerçekleştirildi Taşköprü Belediyesi tarafından yürütülen ve yaklaşık 6 ay süren titiz bir çalışmanın ardından tamamlanan film, ilçenin kültürel mirasını klasik tanıtım anlayışının dışına taşıyor. Türkiye’de bir ilk olarak tamamı yapay zeka desteğiyle hazırlanan yapım; tarih, kültür, hafıza ve teknolojiyi aynı çatı altında buluşturarak farklı bir sinema dili sunuyor. Proje, yerel değerlerin geleceğin teknolojileriyle nasıl yeniden anlatılabileceğine dair güçlü bir örnek oluştururken, Taşköprü’nün kültürünü dijital dünyaya taşıma hedefini de ortaya koyuyor. AI Film Awards in Cannes 2026’dan gelen onur ödülü, filmin uluslararası festival yolculuğunda önemli bir eşik oldu. Taşköprü’nün tarihini ve kültürel kimliğini dünyaya açma hedefiyle hazırlanan yapım, ilçenin adını sanat, teknoloji ve kültür ekseninde daha geniş kitlelere duyurma potansiyeli taşıyor. Festivalde "Honorable Mention" adıyla takdim edilen bu başarı, Taşköprü için yalnızca bir festival derecesi olmanın ötesinde, yerel hafızanın yapay zeka destekli yeni nesil anlatılarla geleceğe taşınabileceğini gösteren anlamlı bir adım olarak öne çıktı.