DÜNYA - 06 Şubat 2024 Salı 10:19 | Son Güncelleme : 06 Şubat 2024 Salı 10:22

Türkiye'nin ilk astronotu Gezeravcı'nın Dünya'ya dönüşü bir kez daha ertelendi

A
A
A
Türkiye'nin ilk astronotu Gezeravcı'nın Dünya'ya dönüşü bir kez daha ertelendi

Uzay taşımacılığı şirketi SpaceX, Türkiye’nin ilk astronotu Alper Gezeravcı’nın da aralarında bulunduğu Ax-3 ekibinin Dünya’ya dönüş yolculuğunun, inişin gerçekleşeceği Florida kıyılarındaki olumsuz hava şartlarının devam etmesi nedeniyle bir kez daha ertelendiğini açıkladı.

Türkiye’nin ilk astronotu Alper Gezeravcı’nın Dünya’ya yolculuğu üçüncü kez ertelendi. Uzay taşımacılığı şirketi SpaceX tarafından yapılan açıklamada, Gezeravcı’nın da aralarında bulunduğu Ax-3 ekibinin uzaydan Dünya’ya dönüş yolculuğunun, inişin gerçekleşeceği Florida kıyılarındaki olumsuz hava şartlarının devam etmesi nedeniyle ertelendiği belirtildi. Mürettebatın sağlıklarının yerinde olduğu vurgulanan açıklamada, “Ekipler, bir sonraki uygun kenetlenme fırsatı için hava şartlarını izlemeye devam edecektir” ifadeleri kullanıldı.
Ax-3 ekibinin Uluslararası Uzay İstasyonu’ndan (ISS) ne zaman ayrılacağı paylaşılmadı.

2 kez ertelendi

ISS’ten 2 Şubat'ta ayrılması beklenen Ax-3 ekibinin dönüşü, Florida kıyılarındaki olumsuz hava şartları nedeniyle önce 5 Şubat Pazartesi'ye, daha sonra ise 6 Şubat Salı'ya ertelenmişti.

19 Ocak'ta fırlatılmıştı

Gezeravcı ve beraberindeki 3 astronotu SpaceX'in Dragon uzay aracıyla yörüngeye taşıyacak olan Falcon-9 roketi, Florida'daki Kennedy Uzay Merkezi'nden 19 Ocak saat 00.49’da başarılı bir şekilde fırlatılmıştı. Dragon uzay aracı, yaklaşık 36 saat süren uzay yolculuğunun ardından 20 Ocak TSİ 13.40'ta Uluslararası Uzay İstasyonu'na kenetlenmişti. Alper Gezeravcı, Uluslararası Uzay İstasyonu’nda kaldığı 14 gün boyunca programına uygun şekilde 13 deneye imza attı.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Bursa Öğün atlamak metabolizmayı vuruyor Endokrinoloji ve Metabolik Hastalıklar Uzmanı Doç. Dr. Pınar Köksal, öğün atlamanın metabolizma üzerinde ciddi olumsuz etkileri olduğunu söyledi. Metabolizma hızının, vücudumuzun gıdalarla aldığı kaloriyi enerjiye dönüştürme (yakma) kapasitesini gösterdiğini ifade eden Medicana Bursa Hastanesi Endokrinoloji ve Metabolik Hastalıklar Uzmanı Doç. Dr. Pınar Köksal, süreçle ilgili önemli bilgiler verdi. "Metabolizma hızını belirleyen faktörlerin başında genetik yapımız rol oynar" diyen Doç. Dr. Pınar Köksal, sözlerine şöyle devam etti: "Genetiğimiz hem besinlerle aldığımız kalorinin ne kadarının yakılacağını, hem de yağ olarak depolanan fazla kalorinin vücudumuzun hangi bölgesinde daha yoğun yerleşim göstereceğini belirlemede belirleyicidir. Yaşın metabolizma hızını belirleyen bir diğer önemli faktördür. 20-40 yaşlarına kadar metabolizma hızı en yüksek seviyedeyken, ilerleyen yaş bu hızı olumsuz etkiler. 50 yaşından sonra her 10 yılda bir metabolizma hızının yaklaşık yüzde 2 yavaşladığı bilinmektedir. Bunun sebebi ilerleyen yaşla birlikte fiziksel aktivitenin azalması, kas dokusunun azalması ve yağ dokusunun artışıdır. Gebelik dönemi ise metabolizma hızının arttığı dönemdir." Vücutta yağ dokusu arttıkça bazal metabolizma hızının düştüğünü, kas dokusu arttığında ise yükseldiğini ifade eden Köksal, "Genellikle kadınlarda yağ dokusu erkeklere göre daha fazla, kas dokusu daha az olduğu için kadınların bazal metabolizma hızı erkeklere göre daha düşüktür. Tiroid hormonları olmak üzere adrenalin, noradrenalin ve büyüme hormonu gibi bazı hormonların metabolizma üzerinde önemli etkileri vardır. Tiroid bezinin az çalışması (hipotiroidi) durumunda metabolizmamız yavaşlar, fazla çalışması (hipertiroidi) durumunda ise metabolizma hızlanır" dedi. Uzun süre açlık ve yarı açlık durumlarında da bazal metabolizma hızında düşme gözlendiğini belirten Köksal, tehlikeye şu sözlerle dikkat çekti: "Buna sebep olan faktör, vücudumuzun enerji azlığına adapte olma amacıyla dolaşımdaki başta tiroid hormonları olmak üzere hormon düzeylerinde değişikliklere yol açmasıdır. Uzun süre az besin alanlarda bazal metabolizma hızının yaklaşık yüzde 20 civarında azaldığı gözlenmiştir." Düzenli egzersiz yapılmasının yağ yakımını artırıp kilo kontrolünü sağladığını, aynı zamanda kas kütlesinin artırılmasında da faydalı olduğunu ifade eden Köksal, konuşmasını şu hayati uyarılarla sonlandırdı: "Egzersiz dışında günlük fiziksel aktivitenin artırılması da ek katkı sağlamaktadır. Öğün atlanmasının metabolizmamız üzerine olan olumsuz etkileri sebebiyle öğün atlanmaması ve ara öğün alınması önemlidir. Bununla birlikte çok düşük kalorili şok diyetlerden kaçınılmalı, sağlıklı ve dengeli beslenilmelidir."